MİMARLIK
387
OCAK-ŞUBAT 2016
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KIRDAN / KENTTEN

Bir Rum Köyü: Domatia (Eski Doğanbey Köyü)

Mine Aşcı, Mimar, Söke Belediyesi Başkan Yardımcısı

Çok sayıda antik kentin, doğal zenginliklerle bütünleştiği bir “kültür ve tarih havzası” içinde mitolojideki efsaneleriyle ünlü Meandros’un, yani Büyük Menderes Nehri’nin denize kavuşurken Anadolu’ya armağan ettiği deltadaki bereket ve yaşam noktasının en güzel örneğidir Domatia. Eski adı çeşitli kaynaklarda Domatia, Domatya, Domatça ya da Damatça olarak geçen köye, Söke’ye ait bir şer’iyye sicilindeki iki ayrı davada Tomatçe ve Tomanca olarak iki ayrı şekilde rastlanır. Her biri büyük avlulara sahip oda şeklinde inşa edilmiş yapılara verilen “nmotia”dan türemiş olduğu düşünülen Rumca kökenli Domatia, ayrıca Yunanistan’da birçok köyün isminde karşımıza çıkar.

Hem tarihin hem de doğanın kucaklaştığı bu köyde dolaşırken; artık turizmin sıradan bir ziyaret ve dinlence eylemi olmak yerine, aynı değerleri yaratan insan yaşanmışlıklarının şahitliğini yapacak bir yaklaşımla tasarlanması ve sürdürülmesi gerektiğini düşündürür hep. Göz alabildiğine uzanan bir ovayı çevreleyen dağların yükseklerine kurulmuş bu köy, Mykale (Samson) Dağlarının güney yamacında, milli parkın delta alanını seyreder. Bütün konutlar bu eşsiz manzaraya dönmüştür yüzünü.

Adalardan gelen Rumların kurduğu köy, 19. yüzyılın ortalarında önemli bir gelişim göstermiştir. Günümüze ulaşan konutlar, Dilek Yarımadası Milli Parkı Ziyaretçi Tanıtım Merkezi olarak hizmet veren hastane binası, büyük ölçüde yıkık bir kilise, köy girişindeki şapel, çeşmeler, mübadele sonrası bölgeye yerleşenlerin yaptığı cami ve çok sayıda ticaret yapısı ile yaşananların birer özetini göz önüne serer. Sahildeki Karina bölgesi ve burada inşa edilmiş olan gümrük binaları bölgenin adalara ve dış dünyayla ticari ilişkilerinin de tanıklarıdır.

Anadolu coğrafyasında eşsiz birikimdeki uygarlıklar deltasının hem kültürel derinlikleri, hem de cömert üretken doğası olan böylesi bir havzanın, tüm tarihsel ve doğal değerleriyle günümüz yaşamında tarihi ve huzuru paylaşılası bir eylem alanına ve yaratıcılığa da esin kaynağı olması adına adımlar da atmaktayız. Doğal, kentsel, arkeolojik sit alanlarıyla her biri ayrı ayrı değer yaratan; Söke, Kemalpaşa, Priene, Güllübahçe, Gelebeç, Avşar, Serçin, Kapıkırı, Heraklia, Bafa Gölü, Avşar Köyü, Serçin Köyü, Didim, Akköy ve Milet, Karina ile birlikte Doğanbey Köyü de havza ölçeğinde “onları var eden değerleriyle yaşatabilecek bir kültür turizmi” anlayışını taşıyan uygulama projesi içerisindedir.

Tarihi yaşatan atmosferiyle tarihi solumak için gösterilecek her çaba, hem Domatia hem de hepimiz için yeri doldurulamaz bir fırsattır.

Bu icerik 901 defa görüntülenmiştir.