MİMARLIK
392
KASIM-ARALIK 2016
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KORUMA

TBMM Yerleşkesinde Yıkım: Küresel-Yeraltı Örgütler ile Yerli-Yerüstü Organlar İşbaşında

Aydan Balamir, Prof. Dr, ODTÜ Mimarlık Bölümü

Korunabilmesi için uzun zamandır sürdürülen mücadeleye rağmen, “günümüzün ihtiyaçlarını karşılamıyor” bahanesiyle yıkılan başka bir modern mimarlık mirası ise TBMM Halkla İlişkiler Binası oldu. Yıkmadan yeni işlevlerle yapıları dönüştürebilecek güce sahip mimarlık pratiğine rağmen, alınan bu ve benzeri kararlar konunun sadece mimarlık olmadığını gösteriyor. Süreci değerlendiren yazar, ne meclis binalarının “emlak”tan ne de etrafındaki alanın “imara gelişigüzel açılacak yapı adaları”ndan ibaret olduğunu vurguluyor.

15 TEMMUZ VE SONRASI

Ankara’da modern mimarlık mirasının önemini ve kaybedilen değerleri dile getirmek üzere, Temmuz ayında bir basın bildirisi hazırlandı. Altı meslek kuruluşunun yönetim kurulları(1) ile Ankara’dan 242 akademisyen ve araştırmacının imzaladığı metnin basın duyurusu, 15 Temmuz 2016 günü Mimarlar Odası’nda yapıldı. Ana başlığı “Başkent ANKARA’daki yıkımlara dur diyoruz!” olan bildiri, talihsiz zamanlaması nedeniyle gündeme taşınamadı, imza kampanyasına devam edilemedi. Bildiride, Havagazı Fabrikası’nın yıkımından bu yana yitirilen modern kamu yapılarının kentte ve toplumsal bellekte bıraktığı boşluğa değinilerek, keyfi yıkımların olağanlaşıp Saraçoğlu Mahallesi ve Ulus tarihî kent merkezindeki nitelikli yapılara uzamasından duyulan endişe dile getiriliyordu. Endişenin odağındaki öncelikli mahaller sayılırken, TBMM yerleşkesi hiç akla gelebilir miydi!

15 Temmuz darbe girişiminde bombalanan Meclis binasının hasar gören bölümlerine ait fotoğraflar yürek yakıcıydı. Fotoğraflar geldikçe, başkentte meslek çevrelerinin onarıma yönelik endişeleri de büyüdü. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin konuyu soruşturması üzerine, hemen birkaç gün içinde gelen bilgi, “tadilatın başlamış olduğu ve kısa zamanda tamamlanacağı” yönünde oldu. Kim ne yapıyor nasıl yapıyor derken, 1 Ağustos’ta Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) onarıma talip oldu ve 24-25 Ağustos 2016 tarihli haberlerde “gayrimenkul sektörünün çatısı” netleşti. GYODER’in 32 üye firmasıyla oluşturulan konsorsiyum, “Milletin Meclisini Millet Yapar” sloganıyla onarım çalışmalarına başladı."(2)

Ekonomiyi suni solunumla ayakta tutan sektörün ağababaları tarafından ‘Milletin Meclisi’ne ‘emlak’ muamelesi yapılmasına izin verilirken, mesleki ve akademik çevreler milletten sayılmadı. Bununla kalmadı; 32’li konsorsiyum, henüz ortalık tarumar iken, yeni bir yıkım-yapım programının müjdesini verdi. İmzalanan protokolde “halıların yenilenmesi” maddesinin ardından gelen bir diğer madde şöyleydi: “Eski Halkla İlişkiler Binası’nın (A-B Blok) yıkılıp yerine idare tarafından gösterilen alanda taban alanı 8.000-10.000 m2'ye oturan müştemilatıyla birlikte altında sığınak ve otopark bulunan üç ya da dört katlı yeni binanın projelendirilmesi ve yapılması.”(3)

Böylece, darbeyi takip eden üç ay içinde TBMM yerleşkesi savaş alanına döndü. Küresel uzantıları olduğu anlaşılan bir yeraltı örgütünün yıkamadığı Halkla İlişkiler Binası, tamamı yerli ve meşru organlar tarafından yerle bir edildi. Mimarlar Odası üyesi bir grup mimarın,(4) 23 Eylül ve 12 Ekim 2016 tarihlerinde TBMM Yerleşkesi’ni ziyaretlerinde edindikleri izlenimler şöyle özetlenebilir:

1. Meclis Ana Bina, Clemens Holzmeister, 1937-1964

Yapının mimari açıdan en değerli bölümleri olan Şeref Holü, avlu ve çevresindeki fuaye mekânlarının ihtimamla projelendirilmesi beklenir. İmalatı tamamlanmış bölümlerde ise özgün tasarımdan farklı uygulamalara gidildiği gözlenmekte. Örneğin, avlu etrafındaki ince demir konstrüksiyon üzerine kaplama olan tunç renkli zarif doğramalar yerine gelmiş piyasa işi alüminyum doğrama, onarımda haute couture yerine konfeksiyon üretimin egemen olacağını düşündürüyor. Mekânın bir bölümünün müze niyetine yıkık bırakılışındaki yaratıcılığı ise geçelim… Böyle hassas konularda ses getiren yarışmaların açılarak, travmaların sanat ve kültür yoluyla aşılabildiği ülkelerin Türklerden öğreneceği ne çok şey var!

2. Halkla İlişkiler Binası, Çinici Mimarlık (Altuğ ve Behruz Çinici), 1978-1984

Tamamlanmış olan yeni milletvekili ofisleri nedeniyle, bina yeniden işlevlendirilmeyi beklemekte idi. İhtiyaç duyulan kütüphane ve personel ofisleri için çok uygun olan binanın onarım ve tadilatı için çalışmalara, Çinici Mimarlık tarafından başlanmıştı. Varislerin yıkım iznini vermiş oldukları yönündeki asılsız bilginin, yıkıma karşı durmaları beklenecek milletvekillerini de yanılttığı anlaşılıyor. Altta sığınak ve otopark ihtiyacından söz edecekler olursa, bunu 15 Temmuz sonrasında mı farketmişlerdir? Yeni bina, altındaki “fantastik” tüneli gerçekleştirmek için mi yapılmıştı? (TBMM yerleşkesinde yok edilmesi gereken bir şey varsa, işte o tüneldir mesela...) Çağdaş Türk mimarisinin önde gelen yapıları arasında yer alan eski Halkla İlişkiler Binası’nın yıkımı, mimari açıdan onarılmaz bir kayıptır. Gelecek kuşaklara bırakılacak bir modern mimarlık mirası daha eksilmiştir.

3. TBMM Camisi, Çinici Mimarlık (Behruz ve Can Çinici), 1986-1989

Yakın çevresindeki yıkım nedeniyle bakımsız durumda olan caminin kullanıma da kapalı oluşu, yapının geleceği konusunda endişe uyandırmaktadır. Bir bütünün parçası olarak tasarlanmış olan yapıyı yalnızlaştırıp bakımsızlığa terk etme yöntemi uygulanarak, yapının unutturulacağı sanılmasın! Çağdaş cami mimarisine katkıları nedeniyle uluslararası ortamda ödüllendirilmiş ve dünya mimarlık literatürüne girmiş olan bu eserin tasarlandığı şekilde varlığını sürdürebilmesi, modern mimarlık mirasının korunabilmesi açısından önceliklidir.

4. Yeni Halkla İlişkiler Binası

Mimari açıdan “modern miras” kapsamına girme ihtimali bulunmayan bir hizmet binası olarak, yıkım sonrası değerlendirmelerin dışında tutulabilir.

YIKILAN İLE YALNIZ BIRAKILAN İKİ YAPININ ÖNEMİ

Meclis yerleşkesindeki Ana Bina’nın Türkiye için manevi değerini ve mimari özelliklerini tanımlamaya ihtiyaç olmasa gerek. Halkla İlişkiler ile Cami yapılarının taşıdığı değerleri hatırlatacak birkaç noktayı ise, kısaca yazmakta yarar var. Çoğunlukça fantazi bulunacak olsa da yazalım. Türkiye bir gün günyüzüne çıkacaksa, bunu emlâk bolluğu ile değil, kültürel zenginlikle yapabilecektir.

Her iki yapı da, Holzmeister’in 1920’li yıllardan itibaren öneriler geliştirdiği “Devlet Mahallesi” (Vekâletler) ile Meclis Ana Bina tasarımlarının tamamlayıcısı niteliğindedir. Güven Park’la başlayan tarihî “Vekâletler” üçgeninin güney ucunda yer alan Halkla İlişkiler Binası, Ana Bina’nın güney girişi tarafına mekânsal bir tanım getirerek, millet ile vekillerinin buluşacağı kamusal bir meydanı oluşturmak üzere biçimlenmiştir. Bu meydandan geçilerek ulaşılan üçgen şeklindeki cami avlusunu çevreleyen ibadet ve kitaplık kanatları, her iki kanadı bütünleştiren kolonsuz revak ile birlikte, yapıya bir külliye ölçeği ve grameri kazandırmayı hedeflemiştir. (“Külliye” terimi, merhum Çinici’nin kullandığı şekliyledir.) Cumhuriyet tarihimizde devletin işvereni olduğu ilk cami olarak bilinen TBMM Camisi, Yenişehir’in kalbindeki tarihi üçgeni noktalayan son halka olarak tasarlanmıştır.

Her iki yapı da, dönemlerini nitelikli biçimde yansıtan birer belge niteliği taşımaktadır. Clemens Holzmeister’in hükümet yapıları nasıl 20. yüzyılın ilk çeyreğinde egemen olan mimari tarzın, müellife özgü ifade araçlarıyla gerçekleştirilmiş bir örneği ise, Çinici Mimarlık tarafından gerçekleştirilmiş olan yapılar da, 20. yüzyılın son çeyreğinde egemen olan akımlar doğrultusunda, dönemini temsil ederler. Her yapı “temsil” gerekçesiyle korunmaya değer olmaz; bunun çeşitli koşulları vardır, koşullar emlâk dünyasının standartlarına göre belirlenmez.

Her iki yapı da, günümüzde resmî üslup haline getirilen “taklit tarih” ya da “çakma tarih” anlayışlarından uzak olmakla birlikte, aslında tarihî referanslarla yüklüdür. Halkla İlişkiler Binası Selçuklu taç kapı, avlu, revak, kubbe, şadırvan gibi geleneksel ögelere sahiptir. Ancak bunlar sahte bir dekordan ibaret olmayıp, her biri sahici ve kişiliklidir. Camide ise klasik cami mimarisinin kubbe, minare ve revak unsurları unutulmadığı gibi, deyim yerindeyse mihrap da yerindedir. Yapının en özgün unsuru olan saydam kıble duvarı, “cennet bahçesi” temsiline sahip kaskatlı bir havuza bakmakta, kubbeye doğru kademelenen kirişler arasından alınan gün ışığı, mekâna tinsel bir atmosfer kazandırmaktadır. Yapı, 16. yüzyıldan bir numune alınıp klonlanarak değil, tüm dönemlerin ibadet mekânları derinliğine irdelenerek projelendirilmiştir.

Her iki yapı da, tarihî ögelerin çağdaş yapı dili ve teknolojisiyle yorumlanışındaki başarıları nedeniyle ödüllendirilmiş ve akademik araştırmalara konu olmuştur. Tek başarı kriterleri bu değildir. Halkla İlişkiler Binası yenilikçi yapım teknolojisi nedeniyle de ödüle değer bulunmuştu. Cami yapısına verilen, mimarlık dünyasının en prestijli ödüllerinden Ağa Han Mimarlık Ödülü’nün ana kriteri ise, kısaca “mimari mükemmeliyet” olarak ifade edilmektedir. (Teknoloji geliştirme ve mükemmeliyet gibi hususların hâlâ bir anlamı varsa...) TBMM Camisi’nin, çağdaş cami mimarisine katkısı nedeniyle uluslararası literatüre geçmiş, döneminin tek örneği olduğu da eklenmelidir. Her iki yapı üzerine yapılmış yayınlardan bir seçki, bu yazının sonunda listelendi. Meclis organları ve 32’li konsorsiyum, çıtayı yükseltmek için listeyi referans alabilir.

Her iki yapının da Çinici Mimarlık tarafından tasarlanmış olması, başlı başına bir değerdir. Günümüzde ve gelecekte “kültür varlığı” olarak nitelenmeleri için yeterli gerekçedir. Behruz Çinici (1932-2011), yurt içinde ve dışında gerçekleştirdiği projelerle ün kazanmış ve kurumlar tarafından taltif edilip ödüllendirilmiş bir mimardır.(5) Yukarıda sayılan ödüllerin yanı sıra, Türkiye’de çağdaş mimarlığın gelişimine katkıları nedeniyle kendisine 1993'te “Büyükelçilik” unvanı verilmiş ve “Başbakanlık Şehircilik-Mimarlık Başdanışmanlığı” konumuna getirilmiştir. 2004 yılında Ulusal Mimarlık Ödülleri Büyük Ödül (Sinan Ödülü) sahibi olan Behruz Çinici’nin mesleki üretimi, mimarlık tarihi açısından belge konumunda olup, araştırmacılar için inceleme konusudur. (Mimarlık tarihine “Türkiye’nin Sinan Ödüllü bir mimarı tarafından gerçekleştirilmiş özgün eserlerin yıkılışını” kaydetmek iyi bir performans değildir.)

TESCİL BAŞVURULARI VE SONUÇ

Sayılan gerekçelerle, 2012 yılında Halkla İlişkiler Binası’nın “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescili için başvurular yapıldı.(6) Tescil talebine itibar etmemiş olan Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 2015 yılında Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin açtığı dava sonucunda sadece camiyi tescilleyerek, binanın yıkılmasına giden süreçte pay sahibi olmuştur. Tescil başvurusunda, Meclis Ana Bina ile Cami arasında mekânsal geçiş işlevi gören Halkla İlişkiler Binası’nın mimari nitelikleri açıklanmış ve korunamayıp yitirilmesi halinde, alanın bütünlüğünün zedeleneceği de vurgulanmıştı. Kurul’un mimari nitelikten ve bütün-parça ilişkilerinden anladıkları varsayılırsa, bu kararı baskı altında aldıklarını düşünmek yanlış olmaz.

Ülkenin kültür varlıklarına yönelik, örnekleri giderek çoğalan bu kıymet bilmez tutum, mimari eserlerin değerini bilmek ve nitelikleri tefrik etmek üzere yetişmiş meslek insanlarını derinden yaralamaktadır. Yetkili organlara yanıltıcı bilgi (örneğin varislerin yıkım kararını onaylamış olduğu bilgisi) ve kurullara baskı ihtimalleri ise, mesleki ve akademik ortamları ümitsizliğe düşürmektedir.

Koruma Yüksek Kurulu ilke kararlarına göre, tescilli binalarda izinsiz olarak esaslı onarım, inşaat, tesisat, kısmen veya tamamen yıkma gibi müdahalelerde bulunulamaz. Yakınlarında yer alan yapılar için de sınırlayıcı koşullar mevcut olup, yıkım ve yeni yapılaşmaların koruma kurullarından izinli olması zorunludur. Halkla İlişkiler Binası için yıkım ve yeni yapılaşma kararlarının bu açıdan irdelenmesi gerekiyor. 15 Temmuz sonrası her şey mübah mantığıyla hareket edilemez. Meclis binaları emlaktan ibaret olmadığı gibi, etrafındaki boş saha ve bahçeler de imara gelişigüzel açılacak yapı adaları değildir.

Meclis Ana Bina ve Cami ile ilişkilenişi bakımından nitelikli bir planlama ve mimariye sahip olan Halkla İlişkiler Binası’nın yerine düşünülecek yeni yapılaşma için, meslek topluluğuyla diyaloga girilmesi gerekir. Yitirilen yapının mekânsal izini sürdürecek bir yaklaşımla, projenin Çinici Mimarlık tarafından gerçekleştirilmesi veya geniş katılımlı bir jüri çalışması sonunda, ulusal bir yarışmayla elde edilmesi beklenmelidir.

 

TBMM Ana Bina

Tasarım: Clemens Holzmeister

Projelendirme ve Yapım: 1937-1964

TBMM Halkla İlişkiler Binası

Tasarım: Çinici Mimarlık (Altuğ ve Behruz Çinici)

Danışman: Prof. Clemens Holzmeister

Projelendirme ve Yapım: 1978-1984

Kullanım Alanı: 50,000 m2 alan üzerine 14,000 m2 inşaat alanı; bodrum + 3/4 kat (ana dolaşım, ortak mekânlar, ofis blokları / 430 çalışma odası)

TBMM Camisi

Tasarım: Çinici Mimarlık (Behruz ve Can Çinici)

Projelendirme ve Yapım: 1986-1989

Kullanım Alanı: Açık mekânlarıyla birlikte 2000 m2 alan üzerine toplam 1300 m2 inşaat alanı (450 kişilik ibadet mekânı ve destek işlevler)

 

TBMM Halkla İlişkiler Binası ve Cami üzerine Seçilmiş Yayın Listesi

1985, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası Ankara”, Yapı, sayı:62, ss.47-54.

1989, “Turkish Parliament Mosque”, SD Review, sayı:12, ss.52-53.

1993, “Turkish Parliment Mosque”, SD Review, sayı:7, ss.38-41.

1995, “Mosque of the Turkish Grand National Assembly, Ankara-Turkey”, The Architectural Review, November 1995, ss.84-85.

1995, “The Mosque of the Turkish Grand National Assembly”, Albenaa, cilt:15-86, ss.60-61.

Al-Asad, M., 1999, “The Mosque of the Turkish Grand National Assembly in Ankara: Breaking with Tradition”, Muqarnas, An Annual on the Visual Culture of the Islamic World, (ed.) Gülru Necipoğlu, cilt:XVI, ss.155-168.

Balamir, A.; Erzen, J., 1991, “TBMM Halkla İlişkiler Kompleksi”, Arredamento, sayı:25, ss.80-81.

Cornoldi, A. (ed), 1995, L’Architettura Dell’edificio Sacro / Manuale Di Progettazione Architettonica, Officiana Edizioni, Roma, ss.258-260.

Cruickshank D., (ed), 1996, Sir Banister Fletcher’s A History of Architecture, RIBA ve the University of London, Londra, ss.1450-1451.

Çinici, Behruz; Çinici, Can, 1992, “Meydan-İbadet-Kitaplık Kompleksi”, Tasarım, sayı:4, ss.56-63.

Çinici, Can; Bilgin, Ziyaeddin, 1996, “Mimarlıkta Cami”, Söyleşiyi yapan: Gürhan Tümer, Ege Mimarlık, sayı:20 (1996/3), ss.24-30.

Davidson, C., 1995, “Mosque of the Grand National Assembly”, Architecture Beyond Architecture,(ed) Cynthia C. Davidson, ve İsmail Serageldin, Academy Editions, Londra, ss.124-131.

Erzen J.; Balamir, A., 1996, “Case Study IV: Turkey; The Parliament Mosque, Ankara”, Architecture of the Contemporary Mosque, (ed) İsmail Serageldin ve James Steele, Academy Editions, Londra, ss.100-117 (104-107).

Holod R.; Khan, Hasan-Uddin, 1997, The Mosque and the Modern World, Thames and Hudson, Londra, ss.100-105.

Güzer, A., 1995, “Diğerlerinin Mimarlık Ödülleri-1995 Ağa Han Mimarlık Ödülleri”, Mimarlık, sayı:266, ss.44-45.

Muschamp, H., 1988, “An Islamic Reminder of the Sacred in Design”, The New York Times-Art and Leisure, 11.09.1998, s.34.

Sevimay, D., 2004, “Behruz Çinici ile Röportaj”, Haftalık, sayı:72, ss.22-24.

Shulmann, K., 2003, “Turkish Grand National Assembly Ankara-1995 Aga Khan Winner”, Metropolis, sayı:11, s.138.

1995, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Camisi, Ankara”, Mimarlık, sayı:266, ss.36-37.

1984, Public Relations Building for the Grand National Assembly Ankara Turkey, AC / Architecture Contemporaine / Contemporary Architecture, sayı:6 (1984/11), ss.117-120.

 

NOTLAR

1. Alfabetik sırayla: Docomomo-TR, KORDER, MD1927, MO Ankara Şube, ŞPO Ankara Şube, TSMD.

2. Konsorsiyuma katılan üyeler verdiği katkıya göre şöyle sıralanıyor:

Platin Konsorsiyum Üyeleri: Astay Gayrimenkul, Artaş İnşaat, Ağaoğlu, Akiş GYO, Çalık Gayrimenkul, DAP Yapı, Doğuş GYO, Emlak Konut GYO, Eroğlu Gayrimenkul, Halk GYO, Kiptaş, Kuzu Grup, NEF, Sinpaş GYO, Sur Yapı, Tahincioğlu Gayrimenkul, Tekfen Holding, Torunlar GYO, Vakıf GYO.

Altın Konsorsiyum Üyeleri: Ege Yapı.

Gümüş Konsorsiyum Üyeleri: Akzirve, DKY İnşaat, Ortadoğu Grup, Özak GYO, Piyalepaşa İstanbul, İntaya-EYG-İntes. Bronz Konsorsiyum Üyeleri: Akkuş Gayrimenkul, AND Gayrimenkul, Bak Yapı, Kiler GYO, Mar Yapı, 24 Gayrimenkul. Kaynak: www.milliyet.com.tr/meclisin-onarimi-alti-ayda-bitecek-ekonomi-2300555/ [Erişim: 10.10.016]

3. www.arkitera.com/haber/27485/tbmmnin-onarimini-gyoder-ustlenecek [Erişim: 10.10.016]

4. Meclis’e 23 Eylül 2016 tarihli ziyaret: Aydan Balamir (ODTÜ), Bülent Batuman (Bilkent Üni.), Tezcan Candan (Mimarlar Odası), Namık Kemal Kaya (Mimarlar Odası), Zeynep Önen (Mimarlar Derneği 1927). Meclis’e 12 Ekim 2016 tarihli ziyaret: Aydan Balamir (ODTÜ), Lale Özgenel (ODTÜ, Mimarlar Derneği 1927). Ziyaretler sırasında ilgilerini ve yardımlarını esirgemeyen milletvekillerimize teşekkür borçluyuz.

5. Katıldığı yarışmalarda, yedisi birincilik olmak üzere, 23 projesi ödül almış bulunan Behruz Çinici’ye, kurumlar tarafından verilen taltif ve ödüller:

(1981) UIA Fransız Seksiyonu'nca Sir Robet Matthew Ödülü’ne adaylık

(1984) Sedat Simavi Vakfı, Mimarlık ve Kent Düzenleme Ödülü

(1984) TBMM Halkla İlişkiler Binası’nın Proje Müellifi olarak verilen takdirname (TBMM Başkanlık Divanı, 27 Ocak 1984 tarih ve 8 sayılı kararı ile)

(1986) Türkiye İş Bankası Mimarlık Büyük Ödülü

(1991) Türkiye Prefabrik Birliği 1990 Yılı Proje Ödülü (TBMM Halkla İlişkiler Binası)

(1993) Büyükelçilik Unvanı

(1993) Başbakanlık Şehircilik Mimarlık Başdanışmanlığı

(1995) Ağa Han Mimarlık Ödülü (TBMM Cami kompleksi, Can Çinici ile)

(2003) ODTÜ Senato Özel Ödülü (Altuğ Çinici ile)

(2004) Ulusal Mimarlık Ödülleri Büyük Ödül / “Sinan Ödülü” (yaşam boyu verdiği eserlerle)

6. Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Çinici Mimarlık tarafından iki ayrı tescil başvurusu yapıldı. Altuğ ve Can Çinici raporu: 29 Şubat 2012 (Hazırlayan: Aydan Balamir)

 

 

Bu icerik 580 defa görüntülenmiştir.