MİMARLIK
380
KASIM-ARALIK 2014
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

(D)evrilen Dünyada Mimarlık İhtiyacı

Elif Özgür Koltukoğlu, Y. Mimar

Mimarlık, temel ihtiyaçlardan yoksun bir bölgede bir gereklilik olarak görülmez. Bu duruma değişen iklim koşulları da eklenince, dünyanın birçok bölgesinde bırakın mimarlığın insan hayatına ve yaşam standardına olan olumlu etkilerini, temel ihtiyaçların başında gelen barınma hakkından bile bahsedilemiyor. Önceleri yerel halkın kendi yöntemleriyle kırda ya da kentte barınabildiği yerler, koşulları gitgide kötüleşen yaşam alanları olmaya başlıyor. Temiz kaynaklara ve enerjiye ulaşmak her geçen gün daha da zorlaşmakta. Peki, bu zorlu koşullara mimarlık ile kafa tutmak nasıl mümkün olabilir? Hem değişen doğaya hem de artan nüfusa mimarlık ne şekilde cevap verebilir?

Bu sorulara sosyal ve fiziksel cevaplar verebilen, 2012 yılında Amsterdam merkezli bir mimarlık ofisi olan NLE tarafından gerçekleştirilmiş toplumsal duyarlılığa sahip projeyi ele alabiliriz. Proje alanı, Nijerya’nın en büyük şehri ve eski başkenti olan Lagos’ta bulunan; temiz suya ve toprağa, suların yükselmesiyle ulaşamayan kıyı göl (lagün) üzerindeki bir yerleşim: Makoko Tarihsel Su Bölgesi. Burada 100.000 kişi ikamet etmekte ve kaçak bir yapılaşma mevcut. İklim değişikliği yüzünden kara parçasına bile oturmayan yapılar, yağmur miktarındaki artış ve bu nedenle suların yükselmesi bölgede sağlanması gereken asgari yaşam standartlarını daha da düşürüyor. Ayrıca, nüfusun çoğunluğunu oluşturan bölge çocukları, suların yükselmesiyle yaşamayı bile imkânsız hale getiren ortamda eğitimlerini devam ettiremiyorlar. Mevcut yapılaşmanın koşullara ayak uyduramaması, buraya geliştirilmesi düşünülen yapının ilham kaynağı olmuş. Projenin ilk prototipi, ilköğretim okulu olarak işlevlendirilmiş, fakat bu yapı ölçeklenebilen ve başka kullanımlar için de uyarlanabilen bir örnek olarak düşünülmüş. NLE ekibi, yapıyı toplamda 220 m² olan, üç platformlu, “A” formunda kesiti olan, Makoko sularında yüzebilen bir strüktür olarak projelendirmiş. “A” formundaki kesit sayesinde yapının ağırlık merkezi suya daha yakın ve dolayısıyla da yapı, güçlü rüzgârlara karşı direnç gösteren ideal bir şekle sahip. Zemin platformu, ders aralarında vakit geçirilebilecek, okul saatleri dışında da kamuya hizmet eden açık bir alan olarak tasarlanmış. İkinci platformda iki veya dört dersliğe bölünebilen 60-100 arası öğrenci kapasiteli kapalı bir hacim ve son platformda ise atölye işlevini yerine getiren yarı kapalı bir alan bulunuyor. Yapının bölge koşullarına ayak uydurabilme becerisinin yanı sıra, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılıyor olması, atık kontrolünü sağlaması, altyapı işleyişi, öğrencilerin yapıya ulaşımında düşük karbonlu taşıtların kullanılması, çevredostu inşaat teknikleriyle üretilmiş olması gibi üstünlükleri de dikkat çekiyor.

Makoko binlerce salın demirlediği, devasa korunaksız bir liman gibi. Fakat içinde denizci gemilerinin oluşturduğu bir topluluk değil 100.000 kişilik bir yerleşim barınmakta. Tüm yapılar okul prototipi gibi yüzen sallara benzerse, bu alanın korunaklı bir liman haline gelebilmesi sağlanacak. Makoko Yüzen Okulu, mikro ölçekte bir dokunuş gibi görünse de Lagos’a kentsel ölçekte bir öneri getirmekte…

Bu icerik 2041 defa görüntülenmiştir.