402
TEMMUZ-AĞUSTOS 2018
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

Yokmadde(1) : Tresoldi’nin Sınırlararası İşleri

Süreyya Topaloğlu, Arş. Gör., Bilgi Üniversitesi Mimarlık Bölümü

 

Edoardo Tresoldi, “arada olmayı” / “arada kalmayı” başaran işler üreten 1987 doğumlu İtalyan bir sanatçı. Kaliforniya’da düzenlenen Coachella Festivali için inşa ettiği “Etherea” yerleştirmesiyle ise son zamanlarda adını geniş çevrelere duyurdu.

Tresoldi 2013’ten beri tellerden akıl almaz heykeller konduruyor dünyanın farklı noktalarına, ürettiği çalışmaları “peyzajda çizimler yapmak” olarak tanımlıyor.(2) Hava boşluğuna çizilen, zaman zaman illüzyon etkisi yaratan bu heykeller öncelikli olarak hem çizim hem heykel olma durumlarıyla “boyutlar arası” bir dünyada kendilerini var ediyorlar. Çok bilinmeyen, ancak çizimden başlayıp heykele dönüşen “Chained” isimli çalışması ise bu “boyutlar arası” geçişi daha somut bir şekilde anlatan işlerinden biri.

Durduğu noktada, mimarlık ve sanatın birbirinin içinde eriyip kaybolan sınırlarına ince dokunuşlar yapması da Tresoldi’nin heykellerinin “arada olma” halinin güçlü bir özelliği. İşlerini açıklarken kullandığı Christian Norberg-Schulz referanslı “genius loci” yani “yerin ruhu” tanımı da yere özgü (site-specific) üretilen heykellerin bağlamla kuvvetli ilişkisini anlatıyor.(3) Geçirgen bir katmanlılık hali bu; ses, ışık ya da hava için engel teşkil etmeyen, öte yandan güçlü bir mekânsal çevrelenmişliği de beraberinde getiren.

Heykellerin kusursuzluğunun kamera arkasında ise Tresoldi’nin kat kat bantlarla sarılmış parmakları var. Tel örgü, heykel malzemesi olarak ne kadar hafif görünse de şekil vermesi zor bir ürün. Teller birbirlerine sayısız noktadan adeta görünmez detaylarla kenetlenmiş halde. Hafif, geçirgen, her an yok olabilir gibi, ancak bir o kadar da sağlam strüktürler olarak ayakta duruyorlar.

Tresoldi’nin klasik dönem yapılarını ölçekleriyle oynayarak tellerden yeniden üretmesi tarihsel açıdan da iki zıt ucu bir araya getiriyor. Çağdaş bir malzemeyle özgün yapının kendi çağının ve belki de günümüzün de ötesinde dev bir üç boyutlu model, hatta bir simülasyon olmaya daha yakın olan bu heykellerin var olma biçimleri de gerçeklik ve artırılmış gerçeklik arasında bir yerlerde geziniyor.

Bu özelliğiyle Tresoldi’nin restorasyon dünyasının bitmek bilmeyen rekonstrüksiyon tartışmalarına da oldukça özgün ve etkileyici bir cevap verdiği söylenebilir. Siponto Arkeoloji Parkı’nda temel kalıntılarının üzerine tellerle inşa ettiği Siponto Bazilikası, bir çağdaş sanat objesi olarak tekrar canlandırılmış durumda. Ortaya çıkan iş çevresine yabancı olmaktan çok uzak; aksine onunla bütünleşen, yapının bir hayaleti, izi, gölgesi gibi hafifçe var oluyor.

Belki de somut bir şekilde ayağa kaldırıldıkça özgünlüğünden uzaklaşan, ruhsuzlaşan rekonstrüksiyon çalışmaları yerine yapının izlerini, sınırlarını Tresoldi’ninki gibi alternatif yöntemlerle belirlemek mimari koruma dünyası için tercih edilir bir yorumlama ve sunum şekline dönüşebilir. Böylelikle yeniden ayağa kalkması hedeflenen yapılar çirkin meftalar değil, yakışıklı hayaletler olarak hayat bulmuş olur.

NOTLAR

1. Edoardo Tresoldi’nin işlerini tanımlarken kullandığı “absent matter” tabirinin “yokmadde” olarak çevirisi Dr. Öğr. Üyesi Emrah Altınok tarafından yapılmıştır.

2. “Edoardo Tresoldi ‘Pensieri’ Making of”, www.youtube.com/watch?v=QDK4PjN7y14

3. “Materia Assente | Edoardo Tresoldi | TEDxBologna”, www.youtube.com/watch?v=iOLW_0T9LkY

Bu icerik 349 defa görüntülenmiştir.
<p>Etherea </p>
<p>Chained</p>