MİMARLIK
398
KASIM-ARALIK
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Komşum Bienal
    Sevince Bayrak, Yrd. Doç. Dr., MEF Üniversitesi Mimarlık Bölümü, SO? Mimarlık ve Fikriyat

  • Kent Belleğinin Canlandırılması: Samsun Kent Müzesi
    Fatih Us, Yrd. Doç. Dr, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Bölümü
    Hayal Meriç, Yrd. Doç. Dr, İstanbul Arel Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü
    Giorgi Tsanatskenishvili, Doç.Dr.,Gürcistan Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

Koruma / Koruyamamayı Tartışmak: IV. Ulusal Mimari Koruma Proje ve Uygulamaları Sempozyumu

Zeynep Eres, Doç. Dr, İTÜ Mimarlık Bölümü
Merve Arslan Çinko, Arş. Gör., İTÜ Mimarlık Bölümü

Mimari restorasyon alanında üretilen proje ve uygulamaların ve bu süreçlerde yaşanan sorunların mimarlar tarafından paylaşılabilmesini hedefleyen sempozyum dizisinin dördüncüsü, geçtiğimiz Eylül ayında Tekirdağ’da gerçekleştirildi.

Ulusal Mimari Koruma Proje ve Uygulamaları Sempozyumu’nun dördüncüsü 22-23 Eylül 2017 tarihleri arasında Tekirdağ’da gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin yanı sıra İstanbul Büyükkent Şubesi ve Tekirdağ Bölge Temsilciliği’nin katılımıyla gerçekleştirilen sempozyumda ülkenin farklı kentlerinde üretilmiş olan proje ve uygulamalar mimarları tarafından sunuldu. Tekirdağ’ın kent merkezinde gerçekleştirilen teknik gezi ile de, hem kentin tarihî dokusu duyumsandı hem de Büyükşehir Belediyesi’nin çok sayıda restorasyon uygulamasını yerinde inceleme fırsatı bulundu.

Sempozyum’da 23 bildiri sunuldu, hem sunumu yapılan projeler hem de sempozyumun temel kuralı olan ilgili Bölge Koruma Kurulu’ndan geçerek sempozyuma başvuran tüm projelerin posterleri Mimarlar Odası Tekirdağ Temsilciği binasındaki sergi salonunda sergilendi ve iki güne yayılan poster oturumlarıyla da tüm projelerin mimarlarının katılımcılarla buluşması sağlandı.

Açılış Konuşmaları, Mimarlar Odası Tekirdağ Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Tanrıöver ile başladı, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Omacan, Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, Süleymanpaşa Belediye Başkanı M. Ekrem Eşkinat ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın konuşmalarıyla devam etti. Konuşmalarda, koruma alanında yeni yaklaşım ve beklentilerin yanı sıra karşılaşılan güncel sorunlara, yerel idarelerin tarihî çevreyi koruma yaklaşımına, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin tarihî kentte yaptığı uygulamalara ve koruma alanındaki hedeflerine yer verildi.

Açılış konuşmalarının ardından, Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu’nun korumada yerel çabaları destekleme kararı çerçevesinde Kültürel Mirasın Korunması ve Geliştirilmesi Komitesi’nin önerisiyle Tekirdağ emekli müze müdürü Sayın Mehmet Akif Işın’a Tekirdağ’ın kent kültürüne ve korunmasına katkılarından dolayı teşekkür plaketi verildi. Müze müdürlüğü döneminde il genelinde çok sayıda kültür varlığının tescillenmesini ve korunmasını sağlamış, çok sayıda arkeolojik kazı başlatmış olan Mehmet Akif Işın, emekliliği sonrasında da Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanlığı ve Tekirdağ Kent Konseyi üyesi olarak Kültür ve Tarih Komisyonu Başkanlığını sürdürmektedir. Mehmet Akif Işın hem memuriyeti döneminde Tekirdağ il genelinde bütün alana sahip çıkarak korunması için ortaya koyduğu kararlılık, hem de emeklilik döneminde sivil toplum kuruluşları içinde etkin rol alarak gösterdiği çaba ile örnek bir korumacı olarak mücadelesinde yalnız olmadığının belgelenmesi adına Odamız tarafından bir teşekkür plaketi verilmesinin yerelde koruma örgütlenmesine de bir destek oluşturması amaçlanmıştır.

Plaket sunumunun ardından Prof. Dr. Deniz Mazlum “Kültür Varlıklarının Korunmasında Sürdürülebilirlik” başlıklı tematik sunuşunu gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik konusunda en erken tarihli kurum olarak vakıfları örnek veren Deniz Mazlum, sistemli onarımın kültür varlıklarının korunmasında önemli bir etken olduğunu dile getirdi. Mazlum, yeni bir kavram olan “sürdürülebilirlik” ve “koruma”yı, “tarihî yapıların, kentlerin ya da genel anlamda kültür varlıklarının bozulmalarını giderirken ya da bu yapılara yeni işlevler önerirken gelecek nesillere de bu yapıları özgün nitelikleri ile tanımalarına ve sevmelerine fırsat vermek, geri döndürülemez müdahalelerde bulunmamak, yalnız kültür varlıklarını değil, çevreye de zarar vermeyecek çözümler geliştirmek” olarak tanımladı. Prof. Dr. Mazlum’un günümüzde uluslararası ölçekte en yoğun tartışılan konulardan biri olan korumada sürdürülebilirlik kavramını ulusal boyutta sorguladığı konuşması, sempozyumun ana tartışma eksenini de en başta oturttu ve neredeyse tüm oturumlarda gerçekleştirilen sunum ve tartışmalarda kültür varlıklarına verilen yeni işlevler, önerilen müdahalelerin ölçüsü, rekonstrüksiyon ve özgünlük gibi konularda sürdürülebilirlik kavramına değinilerek, sürdürülebilir korumanın ne ölçüde sağlandığı üzerinde duruldu.

“Tekirdağ’da Kültür Mirasının Korunması Uygulamaları” başlıklı birinci oturumda, Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Dilşad Ergin, kentin tarihsel süreci ve korunması gereken değerlerini özetledikten sonra Büyükşehir Belediyesi’nin kentteki koruma çalışmalarını aktardı. Bu çalışmalardan birisi olan “Miras Atölyesi I” kapsamında Tekirdağ Ertuğrul Mahallesi’nde ahşap konutların restorasyon projesinin anlatıldığı birinci sunumda, ele alınan 14 yapıdan bazılarının rekonstrüksiyon için yeterli verisi olup olmadığı tartışma konusu oldu. “Miras Atölyesi II” kapsamında Şarköy İlçesi’ne bağlı Uçmakdere köyündeki 8 konutun restorasyon projesinin anlatıldığı ikinci sunumda, doğal çevresi ile bir bütünlük oluşturan yerleşmenin kırsal peyzajı ile birlikte korunması gerektiği üzerinde duruldu. Bu oturumda son olarak, Tekirdağ Yalı Hamamı’nın restorasyon projesi sunuldu. Hamam kültürünün sürdürülmediği bir dönemde, yeniden işlevlendirme konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekildi.

“Anıtsal Yapılarda Koruma Proje ve Uygulamaları” başlıklı ikinci oturumda, ilk olarak Balıkesir’de yer alan Taksiyarhis Kilisesi restorasyon çalışmaları anlatıldı. Edirne’de yer alan Merkez Hıdırlık Tabyası’nın onarım ve çevre düzenlemesinin aktarıldığı ikinci sunum, savaş / savunma mimarlık mirasına yönelik yeniden kullanım önerisi ve geliştirilen peyzaj tasarımı tartışmaya konu oldu. Alanın arkeolojik miras olarak değerlendirilmesi ve uygulamaların bu yaklaşım doğrultusunda yapılması gerektiği vurgulandı. Üçüncü sunumda, Samsun-Kalın Demiryolu hattının modernizasyonu ve hat üzerinde yer alan tarihî köprülerin koruma ve kullanım projesine yer verildi. Elde edilen ayrıntılı arşiv belgeleri ışığında geliştirilen proje, dinleyicilerin ilgisini topladı. 2008-2012 yılları arasında I. Mahmut Kütüphanesi’nde yapılan uygulamaların anlatıldığı son sunum, yapılan müdahale türleri ile ilgili olarak tartışmaya konu oldu.

“Sivil Mimarlık Örneği Yapılarda Koruma Proje ve Uygulamaları”nın anlatıldığı, üçüncü ve altıncı oturumda, farklı kentlerdeki sivil mimarlık örneklerinin onarım ve yeniden kullanım projelerine yer verildi. Kıyıköy’de önerilen bir butik otel, Tekirdağ’da bir fotoğraf müzesi, Ayvalık’ta bir geleneksel konut, Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosluğu Kavas Evi ve Kadıköy’de Karikatür Evi projeleri ile Adatepe’de sivil mimarlık yapıları ile müştemilat, sokak, bahçe ve yerleşim özelliklerinin anlatıldığı oturumlarda, yeniden işlevlendirme sırasında karşılaşılan sorunlar üzerinde duruldu. Kıyıköy’de bir konuttan butik otele çevrilen yapıya gelen çağdaş ek ve ekin yapıyla ilişkisi tartışmaya neden oldu. Kültür varlıkları ile çağdaş eklerin nasıl bir arada yer alabileceği üzerine çeşitli görüşler sunuldu.

İkinci günün ilk oturumu olan “Arkeolojik Alanlarda Koruma Proje ve Uygulamaları” konulu dördüncü oturum, Marmara Ereğlisi’nde yer alan Perinthos Aşağı Şehir Sur Duvarları’nın ayrıntılı belgeleme, restitüsyon ve restorasyon projelerinin anlatımı ile başladı. Misis Antik Kenti içerisinde yer alan iki değirmen yapısının belgeleme ve restorasyon çalışmalarının anlatıldığı ikinci sunumda, endüstri mirasının önemli örneği olan bu yapılarda önerilen bütünlemelerin fazla olduğu, hatta yeniden yapım noktasına vardığı yönünde tartışmalara neden oldu. 10 bin yıllık tarihi olan Aşıklı Höyük’teki HV+T Koruma Yapısı’nın anlatıldığı sunumda ise, arkeolojik alanlarda önerilecek bir koruma çatısının nasıl olması gerektiği anlatıldı. Ayrıca alanda geliştirilen çevre düzenleme projesi ve kerpiç malzemenin deneysel arkeoloji yöntemi ile dayanımının araştırıldığı projeler aktarıldı. Oturumun son sunumu Bodrum Kalesi’nde geliştirilen mimari koruma ve sualtı arkeoloji müzesi projesi ile ilgiliydi. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan kale içinde yer alan yakın dönem yapılarının yıkımını ve yerine çelik taşıyıcılı cam yüzeyli bir kütlenin yerleştirilmesini öneren proje, yoğun biçimde tartışıldı.(1)

Farklı örneklerin birarada sunulduğu “Genel Koruma Proje ve Uygulamaları” başlıklı oturumda yapılan, Kastamonu’da yer alan Aşirefendi Hanı’nın belgeleme çalışmaları, restitüsyon ve restorasyon projelerinin anlatıldığı sunum, yapının çok mülkiyetli olmasından ve günümüzde hâlâ yoğun bir şekilde kullanılmasından kaynaklanan sorunlara dikkat çekti. Kadıköy Belediyesi tarafından geliştirilen Hasanpaşa Gençlik Merkezi rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesinin aktarıldığı ikinci sunumda, yeniden işlevlendirme ile birlikte, yapıda çağdaş yaşam koşullarının sağlanmasında ve engelli erişiminde yaşanan sorunlar üzerine geliştirilen öneriler anlatıldı. Sempozyumda yer alan sunumlar arasında, yakın döneme ait kültür varlıklarının korunmasına bir örnek olarak İstanbul 4. Levent Duvar Mozaikleri’nin anlatıldığı son sunum, diğer çalışmalardan farklı ölçeği ve konusu ile ilgi çekti. Çağdaş Türk sanatının önde gelen ressam ve heykeltıraşları tarafından tasarlanmış olan 21 duvar mozaiğinin reklam panoları, boya, sıva veya ek yapılarla kapatılmış durumdan açığa çıkartılması ve belgelenmesi sırasında karşılaşılan zorluklar anlatıldı. Mimarlar Odası Çorlu Temsilciliği’nin yaptığı son sunumda, yine bir Cumhuriyet yapısı olan ve tescilli kültür varlığı olan Çorlu Askeri Hastanesi’nin 2016 yılında tescilden düşürülmesi gündeme geldiğinde tescilin sürdürülmesi yönünde karar çıkmasının nasıl sağlandığı anlatıldı, bundan sonra da yapının kamusal kullanımı için çaba gösterileceği belirtildi.

Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ın yöneticiliğini yaptığı forum, sempozyum süresince sıkça dile getirilen yeniden kullanım ve rekonstrüksiyon önerilerine yönelik sorular ile başladı. Ahunbay, yeniden kullanım projelerinin disiplinlerarası bir çalışma ile yapılması ve yapının özgün değerlerini yitirmemenin ve onları daha iyi anlaşır hale getirmenin temel hedef olması gerektiğinin üzerinde durdu. Rekonstrüksiyonun özünde bir koruma uygulaması olmadığı, esas olanın özgün yapının sürekli bakımla varlığını sürdürmesinin sağlaması olduğu belirtildi.

İsmail Salman da, 1970’lerden bu yana yasalarda yapılan değişikliklerle korumanın aşırı derecede merkezileştirildiğini ve aslında yerel yönetim ve toplumun da korumada ağırlıklı söz sahibi olması gerektiğini belirtti.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin daveti üzerine Tekirdağ’da gerçekleştirilen 4. Ulusal Mimari Koruma Proje ve Uygulamaları Sempozyumu tarihî bir kentte tarihle, kentle, kültürle uğraşan, emek harcayan mimarları biraraya getirdi. Mimari koruma alanında geliştirilen yeni proje ve uygulamalardan tüm mimari koruma camiasının haberdar olması için bir platform sağlayan sempozyum, aynı zamanda aktif bilimsel tartışma ortamıyla da mimarla koruma kurulu arasındaki içe kapalı örtük ilişkilerin yerine herkese açık bilimsel bir ortamı sağlaması nedeniyle de umut verici oldu.

NOTLAR

1. Derginin bu sayısının ... sayfalarında “” isimli görüş yazısı, Bodrum Kalesi’nde yapılması planlanan projeyi tüm detaylarıyla değerlendiriyor.

Bu icerik 168 defa görüntülenmiştir.