400
MART-NİSAN 2018
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Derginin Mutfağından
    Aslı Tuncer Madge, Mimar, Eylül 2013’ten beri Yayın Sekreteri ve Yayın Komitesi üyesi

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARLIK YAYINCILIĞI: NEREDEN NEREYE

Temsilden Söyleme: ABD’deki Yayınlar Üzerinden Mimarlığı Tartışmak

Esra Kahveci, Araş. Gör., İTÜ Mimarlık Bölümü

 

Amerika Birleşik Devletleri’nde mimarlık dergileri ilk olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında yayımlandığında ülke iç savaş sonrası toparlanma dönemindeydi. Yoğun olarak sürdürülen konut inşaatının getirisi olan konut yapma bilgisi temalı kataloglar bu dönemde süreli yayınlara dönüştü ve American Architect and Building News, Architectural Record, Architectural Forum gibi mimarlık tarihinde önemli yeri olan dergiler ortaya çıktı.(1) Sanayi devrimi ile birlikte karmaşık projelerin yaygınlaşması, mimarların yeni teknik bilgiye olan ihtiyaçlarının artması ve giderek büyüyen orta sınıfın mimarlığın yeni baskın müşterisine dönüşmesi bu yayınların çoğalmasına neden oldu. Mimarlık dergilerinin bu erken dönemi, mimarlık alanında ulusal düzeyde bir uyum ve tutarlılık oluşturulmasına büyük ölçüde katkı sağladı.(2)

Bu dönemde yayımlanmaya başlayıp günümüze kadar gelen tek dergi olan Architectural Record, bina yapma bilgisi dışında tarih, teori ve eleştiriyi de kapsayan içeriğiyle Amerikan mimarlık dergileri tarihinde önemli yer edindi. Derginin 1891’de yayımlanan ilk sayısının önsözünde mimarlık için “‘daha iyi fikirler yığını’ oluşturmak” amaçlandığı yazıyordu. “Architectural Aberrations” başlığı altında 1912’ye dek süren ve eklektik stil gösteren binaların anonim olarak eleştirildiği yazı dizisi, bina üzerinden mimarlık eleştirisi üretme geleneği adına bir öncül oldu. American Architect and Building News dergisinin ismi 1909 yılında American Architect olarak değiştiğinde, mimar figürü binanın ve teknik bilginin önüne geçmeye başlamıştı. Aynı dönemde ortaya çıkan ve 1974’e dek yayımlanan Architectural Forum’un ilk sayıları The Brickbuilder ismi altında kil malzemesinden mimarinin çıkarlarına adanmıştı. (Resim 1) Ocak 1917’de Architectural Forumismiyle ve “bina yapma sanat, bilim ve işine adanmış resimli mimarlık süreli yayını” tanımıyla yayımlanan sayıyla hedef kitlesini taş ustalarından mimarlara çevirdi ve Amerika’nın I. Dünya Savaşı’na girmesinin neden olduğu güçlüklere karşı mimarlığın yaratıcı gücüne vurgu yaptı: “Mimarın, tüm gücünü genel güvenin güçlenmesi yönünde ve asılsız çekingenlik yansıtan eğilimlerin karşısında kullanmasına izin verin. Ayrıca, bu ulusun bütün vatandaşları arasındaki yoğun işbirliğinde, kendisinden daha fazlasını bekleyin; mevcut sorunları çözmek için oynayabileceği rolü görmesine izin verin.” (3)

Dönemin diğer bir önemli dergisi Pencil Points’in ilk sayısı “çizim odası için bir dergi” tanımıyla yayımlandı. (Resim 2) İngiliz Architectural Review dergisinden doğan ve 1943’te Progressive Architecture adını alacak olan Pencil Points, Beaux-Arts’ın yerini modernizme bıraktığı çalkantılı dönemde Avrupa ve Amerika’dan önemli isimleri tanıttı ve mimarlık eğitimi, konut tasarımı, kentsel planlama gibi temalarla gündemin belirleyicilerinden oldu.(4) Mimarlık dergileri 1920’lerde modernin savunucusu rolünü öyle benimsemişlerdi ki, örneğin, 1927’de Architectural Record Frank Lloyd Wright’ın “In the Cause of Architecture” serisini yayımlamak için 10.000$ gibi bir miktarı gözden çıkardı.(5) Mimari fotoğrafın yaygınlaşmasıyla mimarlık yayınlarının temelden değiştiği bu dönemde dergi sayfaları Amerikan toplumunun gücünün göstergeleri olarak sunulan işlevsel, bezemesiz, beton, çelik ve cam binalarla kaplandı.

1930’larda kitlesel üretim, modüler konut, standartlaşma, kurumsal ve toplumsal planlama temaları ön plana çıktı. Bu temalara salt materyal üzerinden yaklaşmak yerine epistemolojik bir tartışma üretilmesi modern mimarlık söylemleri açısından belirleyici bir tavır oluşturdu. Dergiler bu dönemde, artan reklam içeriğinin de etkisiyle, mimarların yanı sıra müşteri, mühendis, müteahhit, emlakçı, ürün sağlayıcı gibi bina yapma sürecinin tüm aktörlerine hitap etmeyi hedefledi. Örneğin, Architectural Forum için bu değişikliğin amacı, bina yapma pratiğini hızla modernleşen toplumun ihtiyaçlarına cevap verir hale getirmek ve mimarlık disiplinini Amerika’nın “süper güç” iddiasına uygun bir konuma getirmekti.(6) II. Dünya Savaşı sonrası mimarlar savaşın getirdiği yıkıma çözüm üretmeye, yeni kentsel şemalar ve yeni bina tipleri hayal etmeye çalışırlarken, mimarlık dergileri de geçmişin gücünü yakalayacak bir gelecek çağrısında bulundular. Pencil Points’in Kasım 1942 sayısında -dergi Progressive Architecture adını alıp çizim yerine tasarıma odaklanmadan hemen önce-Richard Neutra bu savaşın da I. Dünya Savaşı gibi mimarlığı harekete geçireceğini yazdı.(7) Benzer bir motivasyonla 1943’te Architectural Forum “194X için Yeni Binalar“ başlıklı bir yazı dizisiyle mimarları Amerika’nın geleceği için yeni fikirler üretmeye davet etti.(8) (Resim 3)

1940’lar aynı zamanda mimarlık tarihinin mimarlık disiplini ve eğitimdeki yerinin hararetle tartışıldığı ve tarihin modernist bir yaklaşımla adeta marjinalleştirildiği yıllardı. Bu dönemde mimarlık tarihinin meslek pratiğinden ayrı olarak tartışıldığı dergiler ortaya çıktı ve 1945’te Journal of Society of Architectural Historians (JSAH) dergisinin ilk sayısı yayımlandı. Amerika’da mimarlık tarihi araştırmalarını yürüten SAH organizasyonu tarafından yayımlanan dergi, kütüphanecilikte ‘alan dergisi’ olarak tanımlanan, yani özelleşmiş bir konuda belirli araştırmaları sunmak yerine disiplini tümüyle temsil eden bir dergi olarak kurgulandı. Dergi, mimarlık disiplini kapsamında hangi konuların tartışılacağı, ‘batı’ ve ‘batı dışı’, profesyonel ve anti-profesyonel ve hatta tarih ve teori ayrımlarını tarif etmekte oldukça belirleyici oldu. Dergide yer alan tartışma ve söylemler bir yandan tarihsel gelişimin kronolojisi, stil ve dönemler gibi konularda tartışma üretirken, diğer yandan yazım üzerinden birtakım metodlar, ortak değerler ve öncelikler öne sürdü.(9)

Eğitim kurumlarının mimarlık tarihinin konumu üzerindeki belirleyici gücünün tartışıldığı bu dönemde okul dergileri ortaya çıktı. Bu alanda bir öncü olan ve günümüze dek süren Perspecta dergisinin ilk sayısı 1952 yazında Yale Mimarlık Okulu tarafından yayımlandı. Mimarlığı sistematik olarak bir sanat ve bir tarih mirası olarak tartışan dergi, profesyonel gazeteciler yerine yüksek lisans öğrencileri tarafından hazırlandı ve çağdaş mimarlık konularını tartışmak için öğrencilere “çizim odasının sınırları dışında” bir platform sunmayı amaçladı.(10) Louis Khan’dan Paul Rudolph’a ve Robert Venturi’ye pek çok önemli ismin

işlerini tanıtan dergi, modernizm ve postmodernizm tartışmalarının en çalkantılı dönemlerinde eleştiri üretmeyi amaçladı: “Perspecta herhangi bir konuda son sözü hiç söylemedi, fakat sıklıkla ilk kelimenin anlamını (en azından bağlam içinde) ifade etti. Bu, ülkemizde diğer entelektüel sorumluluklarla yükümlü olan mesleki dergilerin gönülsüz davrandıkları ve akademik dergilerin doğaları gereği teşebbüs etmeyeceklerini temin ettikleri bir hizmettir.”(11)

1970’lerde mimarlık gündemi büyük ölçüde “kağıt mimarlığı” ile belirlenmekteydi. 1968 olayları sonrası mimarlığa olan inancın sorgulanması, ekonomik kriz nedeniyle yok denecek kadar az bina yapılmasıyla birleşince dergi sayfaları mimarlığın tartışıldığı yer olmakla kalmayıp, mimarlığın üretildiği yere dönüştü. Avrupa ve Amerika arasında seyahat eden tarihçiler, kuramcılar ve fikirler bu dönemde içeriğin belirleyicisi oldular. 1946’da Everyday Design Quarterly: a guide to well designed productionadıyla yayımlanmaya başlayan ve 1954’te Design Quarterly adını alan dergi, bu dönemde “Kavramsal Mimarlık” gibi özel temalı sayılar çıkardı ve mimarlığın diğer disiplinlerle ilişkisini tartıştı. 1973’te IAUS (The Institute for Architecture and Urban Studies) tarafından yayımlanmaya başlayan Oppositions dergisi, enstitünün benimsediği Avrupalı modelin devamı olarak Amerikan mimarlığına ihtiyacı olan ve ne okulların ne de profesyonel dergilerin tam anlamıyla kuramadığı teorik zemini kazandırma iddiasında bulundu. “Konum” (position) ve “karşıtlık” (opposition) ile bir kelime oyunu yapan Oppositions, bir yandan 1960 sonrası kurumsal eleştiri yaklaşımını sürdürürken, diğer yandan IAUS ve hatta enstitünün direktörü Peter Eisenman için bir markalaşma aracına dönüştü. (Bruce Mau tarafından tasarlanan özel kapağı ve alışılmışın dışındaki sayfa boyutuyla içeriği kadar nesnesiyle de öne çıkan dergiyi, Eisenman’ın 9 kare grid probleminin bir denemesi olarak yorumlamak da mümkün.) (Resim 4)

Avangard mimarlık dergilerine historiografik ilginin zirveye çıktığı 1980’li yıllar, mimarlık dergilerinin bir yandan çağdaş söylem üretirken diğer yandan tarihsel nesne olarak arşivlendiği bir dönem başlattı. Bu dönemde diğer bir belirleyici unsur, teorinin mimarlığın esas projesine dönüşmüş olmasıydı. 1986 yılında Harvard profesörü Michael Hays tarafından kurulan Assemblage, postmodernizmin bu en çalkantılı yıllarında Oppositions’ı model alarak mimarlık kurumlarının nasıl eleştirel düşünceye yön verdiği ve yine eleştirel düşünceyle şekillendiğini irdeledi. Cynthia Davidson editörlüğünde 1991 yılında ortaya çıkan ANY ise çeşitli kavramlar üzerinden mimarlık teorisinde eleştirelliğin tartışıldığı etkinliklerin

metinleştirildiği farklı, adeta performatif, bir format ortaya koydu. Her iki dergi de 1990’ların ortalarında ekonomik yetersizlikler ve internet yayıncılığının artmasıyla birlikte kapanan mimarlık dergilerine katıldı ve akademik okuyucu kitlesini 2000’lerde mirasçıları Grey Room ve Log’a bıraktı.(12)

Branden Joseph (Harvard), Felicity Scott (Columbia) ve Reinhold Martin (Columbia) editörlüğünde yayımlanmaya başlayan Grey Room, içeriğine mimarlık ve sanatın yanı sıra medya teknolojilerini de ekledi. İsmiyle sanat galerisinin “beyaz küp”ü ve çağdaş teknolojilerin “siyah kutu”su arasında bir yere konumlanmayı hedefleyen dergi, öncüllerinin aksine, tasarım projelerini içeriğinden çıkardı ve eleştirel tartışmaya odaklandı. Perspecta’nın başlattığı bu okul dergileri geleneği, 1990’larda editörlüklerin öğrencilerden fakülteye geçmesiyle profesyonel kulvarda geniş okuyucu kitlelerine ulaşan çok sayıda yayın üretti. Harvard Design Magazine (Harvard) (Resim 5), Thresholds (MIT) (Resim 6) ve yakın dönemde Constructs (Yale) (Resim 7) bu şekilde teori ile pratiği yeniden aynı platformda buluşturan güncel dergiler olarak öne çıktı.

ABD örnekleri üzerinden sunulan bu kısa özetten anlaşıldığı üzere, mimarlık dergileri bilgi ve fikirleri yaymak ile eleştiri üretmek arasında geniş bir yelpazede evrilmiş, yeni mimari olguları ele alan kültürel birer mekanizmaya dönüşmüştür. Mimarlığın şimdiki zamanı dergiler üzerinden tartışılagelmiştir. Söylem olmadan mimarlığın ne olduğunu tarif etmenin zorluğu karşısında Joan Ockman’ın şu sorusu hatırlanabilir: Mimarlık dergileri yaygın bir eleştirel tartışma mı üretecekler, yoksa kendi seçkin söylemlerini mi sürdürecekler?(13)

NOTLAR

1. Bu dönemde kısa süreli yayımlanan profesyonel mimarlık dergilere örnek olarak The Architects’ and Mechanics Journal (1859-1861), Sloan’s Architectural Review and Builder’s Journal (1868-1870), New York Sketch Book of Architecture (1874-1876), Architectural Sketch Book (1873-1876) gösterilebilir.

2.Woods, Mary, 1989, “The First American Architectural Journals: The Profession’s Voice”, Journal of the Society of Architectural Historians, cilt:48, sayı:2, ss.117-138.

3. 1917, “Editorial Comment and Notes for The Month,” Architectural Forum, cilt:26, sayı:1, s.190.

4. Detaylı bilgi için Jan Cigliano, George E. Hartman, Pencil Points Reader (Princeton Architectural Press, 2004) incelenebilir.

5. Pai, Hyungmin, 2002, “The Cognitive Project of the Architectural Journals”, The Portfolio and the Diagram: Architecture, Discourse, and Modernity in America, MIT Press, s.149.

6. Dreller, Sarah, 2015, Architectural Forum, 1932-64: A Time Inc. Experiment in American Architecture and Journalism, yayımlanmamış doktora tezi, University of Illinois at Chicago, s.3.

7. Neutra, Richard, 1942, “Peace Can Gain from War’s Forced Changes”, Pencil Points, s.596.

8. Örneğin, Pietro Belluschi ofisler için iklim kontrolü sistemleri, Victor Gruen alışveriş merkezleri, Louis Kahn savaş sonrası konut, Mies van der Rohe yeni bir müze hayali hakkında yazılarla katkıda bulundu.

9. Crysler, C. Greig, 2003, “Making Places in Architectural History”, Writing Spaces: Discourses of Architecture, Urbanism and the Built Environment 1960-2000, Routledge, Londra, s.26.

10. Howe, George, 2004, “Introduction to Perspecta 1”, [Re]Reading Perspecta: the First 50 Years of the Yale Architectural Journal, (ed.) Robert A. M. Stern, Peggy Deamer, Alan Plattus, MIT Press, s.4.

11. Hitchcock, Henry-Russell, 1960, “Food for Changing Sensibility”, Perspecta, sayı:6.

12. Diğer bir IAUS yayını olan Skyline ve Yale mimarlık okulu yayını olan Construct dergileri de bu tartışmaya dahil edilebilir.

13. Ockman, Joan, 2000,  “Paper Architecture”, Architecture, cil:89, sayı:1, s.151.

Bu icerik 239 defa görüntülenmiştir.