400
MART-NİSAN 2018
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Derginin Mutfağından
    Aslı Tuncer Madge, Mimar, Eylül 2013’ten beri Yayın Sekreteri ve Yayın Komitesi üyesi

YAYINLAR



KÜNYE
300’DEN 400’E MİMARLIK

Mimarlık Eleştirisinin 2000’lerdeki Serüveni

Ayşen Ciravoğlu, Doç. Dr., YTÜ Mimarlık Bölümü, Temmuz 2004’ten beri Yayın Komitesi üyesi

 

Mimarlık ve eleştirinin birbirinden ayrılmaz iki kavram olduğundan söz etmeme kuşkusuz gerek yok. Mimarın eğitiminden başlayarak mimarlık ürününün / yaşam çevrelerinin tasarımdan yapısallaşmasına dek geçen süreçlerin temel aktörü kuşkusuz eleştiri. Mimari tasarım stüdyosunun olmazsa olmazı, meslek yaşamının ise olgunlaşabilmesi için gerek iç ses gerekse de meslektaş ortamının sesi olarak eleştiri kaçınılmaz görünüyor. Ancak kanımca hem mimarlık eğitiminden hem de profesyonel yaşamın enformel ortamlarından oldukça aşina olduğumuz eleştirel düşünce nedense basılı bir formda genele yayımlanma ile karşı karşıya kaldığında cesaretini kaybediyor; sesini kısıyor, rengini belli etmiyor…

KÖKLER

Tam da yukarıda aktarılmaya çalışılan ortam nedeniyle Türkçe mimarlık yayıncılığında Arkitekt dergisiyle başlayan süreçte mimarlık eleştirisini yeşertmeye / filizlendirmeye dönük bir ilginin hep olduğunu izliyoruz. Kuşkusuz konumuz Türkiye’deki mimarlık dergiciliğinin mimarlık eleştirisi serüvenini incelemek değil; bu yazının sınırları çerçevesinde konunun sadece bir bölümünü, son yüz sayısında Mimarlık dergisinin mimarlık eleştirisine katkılarını tartışmak istiyorum. Ancak son yüz sayıya gelmeden önce ileride tartışacağım dönemeçlerin köklerini tanımlaması açısından 1985 yılının 211 sayılı Mimarlık dergisine kısaca değinmeden geçemeyeceğim. Mimarlık dergisi Yayın Komitesi bu sayıda yayımlanan Atilla Yücel’in “Mimarlık Eleştirisi” başlıklı yazısına şöyle bir giriş açıklaması eklemiş: “MİMARLIK, bu sayısından başlayarak Mimarlık Eleştirisi konusunda sürekli bir sütun açmaktadır. Bu programdan amaç, bir yandan günümüz Türk mimarlığının ilgi çekici örneklerini tanımak, öte yandan da mimarlık ortamında eleştirel bir düşünce boyutunu geliştirmektir. 1985’in ilk sayısıyla birlikte, cumhuriyet dönemi mimarlığımızın eski ve yeni yapılarıyla ilgili monografiler bu sütunda yer alacaktır. MİMARLIK, bu programın canlı bir tartışma ortamına katkıda bulunacağına inanmaktadır. Eleştiri sütununu, Yayın Komitesi ile birlikte iki öğretim üyesi arkadaşımız; ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Dr. İnci Aslanoğlu ve İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr. Atilla Yücel yürüteceklerdir. Ancak sütun, tüm üyelerimizin sistematik ve nesnel eleştirel katkılarına açıktır. Bu sayımızda Atilla Yücel’in giriş yazısını bulacaksınız. Mimarlık’ta eleştiri ve değerlendirmeyle ilgili kuramsal yazıları Türkiye’de mimarlık yazını ve eleştirisinin işlev ve sorunlarıyla ilgili bir söyleşi izleyecek. Bu sayımızdan itibaren MİMARLIK'ta yer alacak olan eleştirel monografilerin ilkine Dr. İnci Aslanoğlu’nun yazısı ile başlıyoruz. Eleştiri sütununun ilgiyle izleneceğini umuyor ve üyelerimizin bu konudaki düşünce, öneri ve katkılarını bekliyoruz.”(1)

Yukarıdaki satırların yayımlandığı 1985 yılını izleyen sayılarda özellikle mimarlık eleştirisi üzerine yapılan söyleşi ve etkinliklerle beslenen mimarlık eleştirisi / bina tanıtma bölümlerinin, 1985 yılında yoğunluklu olmak üzere, Aydan Balamir ve Abdi Güzer’in de katkılarıyla, sonrasında uzun aralıklarla olmakla birlikte 90’lara kadar kısmen sürdüğünü söylemek mümkün. Bu yıllarda alana önemli katkılar yapan yazılar yayımlandığı gibi eleştiri yazısı üzerine kaleme alınan değerlendirmelere de rastlamak ortamın heyecan verici doğasına işaret ediyor. Mimarlık dergisinin bugünkü eleştiri birikiminin kökenlerini sunması açısından bu dönemin önem taşıdığını düşünüyorum.

2000’LERDEKİ İLK DÖNEMEÇ

Eleştiri ortamının nüvelerinin oluştuğu 1985 yılından sonra 90’lı yıllardan itibaren giderek azalan ilginin yeniden canlanmasını ise 2003 yılında Ali Cengizkan’ın editörlüğünde gerçekleşen “Mimarlık Geçmişini Değerlendiriyor” başlıklı soruşturmaya borçlu olduğumuzu söylemek sanırım yanlış olmayacak. Türkiye’de Çağdaş Mimarlığın (1923-2003) önde gelen 20 eserini belirlemek için yapılan soruşturmanın çağrısı dergi sayfalarında şu şekilde aktarılmış: “MİMARLIK dergisinde, 311. sayıdan itibaren, Türkiye’nin önde gelen çağdaş mimarlık eserlerini belgeleyen bir dosyaya başlıyoruz. Bununla, Docomomo-Türkiye’nin kurulmasının ardından, ‘modern mimarlık mirası’nı belgeleme çalışmalarına katkı yapma ve hız kazandırmanın yanı sıra, UIA-2005 Kongresi sürecine giren Türkiye’nin çağdaş mimarlık ürünlerine de dikkati çekmeyi amaçlıyoruz. Mimarlık ürünleri, tek yapı ölçeğinden, yapı grubu ve yerleşkelerine kadar farklılaşan yapıları kapsayabilir; bunlar Türk mimarların ürünleri olabileceği gibi, yabancı mimarlar tarafından yapılmış da olabilir. Dosyayı, aşağıdaki soruya vereceğiniz yanıtlar ile buna ilişkin kısa değerlendirmeleriniz oluşturacak. Soru şöyle: Sizce, 1923 – 2003 arasındaki 80 yıllık dönemde gerçekleşen, Türkiye çağdaş mimarlığının önde gelen 20 eseri hangileridir?”(2) (Resim 1) 2003 yılı boyunca derginin her sayısında sürdürülmüş olan bu önemli tartışmanın asıl hedefi kuşkusuz bir yapı listesi elde etmek değildir. O yılki sayılar incelendiğinde, özellikle mimarlık ortamının farklı aktörlerinin sadece birer seçki sunmadığı, seçkilerinin ilkelerini gözler önüne serdiği ve seçki üzerine değerlendirmelerine yer vererek önemli bir eleştiri / değerlendirme ortamı kurduklarını söylemek abartı olmayacaktır. Özellikle tasarım / seçim ölçütlerinde farklı arkaplana sahip mimarların ortak ve ayrışan tutumlarını izlemek ve değerlendirmek bugün bile hâlâ heyecan verici gözüküyor. Ne yazık ki soruşturmayı takip eden yıllar aynı heyecanı sürdürmekte yeterli olamamıştır.

İKİNCİ DÖNEMEÇ: GENÇ BAKIŞLARLA ÇAĞDAŞ MİMARLIK ELEŞTİRİSİ KÜLTÜRÜ

Gürhan Tümer’in editörlüğünü yaptığı, 2009 yılına tarihlenen Mimarlıkta Eleştiri dosyası(3) kanımca tazelenmenin başlangıcını müjdeliyor. (Resim 2) Çünkü hemen dosyanın ardından yer verilen mimarlık eleştirisi alanındaki yazılar, derginin eleştiri konusunda 2000’lerin ikinci önemli eşiğini oluşturuyor. Bu eşik dergi için bir dönüm noktası olan ve günümüze değin sürekliliğinden hiç ödün vermeden devam eden mimarlık eleştirisi bölümünün güncel içeriğini oluşturuyor. 359. sayıdan başlayarak 2011 yılından bugüne süren bu içeriği yine öncelikle Yayın Komitesi’nden dinleyelim: “Mimarlık eleştirisi, Türkiye mimarlık kamuoyunda eksikliği hissedilen ve sıkça dile getirilen bir alan. MİMARLIK dergisinde bu alana, 2010 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde ‘ödül alan’ ve ‘ödül adayı olan’ yapıların mimarlık eleştirilerine yoğunlaşarak yer açmak istiyoruz.”(4)

2011 yılında 2010 Ulusal Mimarlık Ödülleri ile başlayan bu süreç bugün yedinci yılına ulaştı. Süreç içinde 2010, 2012, 2014 ve 2016 yılı Ulusal Mimarlık Ödülü alan ya da ödül adayı olan yapıların değerlendirmelerine yer verildi. Derginin aldığı bu kararın ne kadar isabetli olduğunu Haziran 2011’den günümüze mimarlık eleştirisi bölümünün (bazı sayılarda yer almasa da) kesintisiz sürmesi ve neredeyse her sayıda yukarıdaki kapsamda ele alınmış bir yazıya yer verilmiş olması anlatıyor.

Mimarlık eleştirisi metinlerini Ulusal Mimarlık Ödülleri üzerinden kurma kararının açtığı bir güçlük ve bir de kolaylığın olduğu dikkatli okuyucunun gözünden kaçmamıştır. Kolaylığın, yapıların bir jüri değerlendirmesinden geçmiş olması nedeniyle eleştiriye konu olacak yapı seçiminin sonsuz bir evren yerine bir eşdeğer kümeden yapılacak olması ve

2003 yılı boyunca derginin her sayısında sürdürülmüş olan bu önemli tartışmanın asıl hedefi kuşkusuz bir yapı listesi elde etmek değildir. O yılki sayılar incelendiğinde, özellikle mimarlık ortamının farklı aktörlerinin sadece birer seçki sunmadığı, seçkilerinin ilkelerini gözler önüne serdiği ve seçki üzerine değerlendirmelerine yer vererek önemli bir eleştiri / değerlendirme ortamı kurduklarını söylemek abartı olmayacaktır. Özellikle tasarım / seçim ölçütlerinde farklı arkaplana sahip mimarların ortak ve ayrışan tutumlarını izlemek ve değerlendirmek bugün bile hâlâ heyecan verici gözüküyor. Ne yazık ki soruşturmayı takip eden yıllar aynı heyecanı sürdürmekte yeterli olamamıştır.

İKİNCİ DÖNEMEÇ: GENÇ BAKIŞLARLA ÇAĞDAŞ MİMARLIK ELEŞTİRİSİ KÜLTÜRÜ

Gürhan Tümer’in editörlüğünü yaptığı, 2009 yılına tarihlenen Mimarlıkta Eleştiri dosyası(3) kanımca tazelenmenin başlangıcını müjdeliyor. (Resim 2) Çünkü hemen dosyanın ardından yer verilen mimarlık eleştirisi alanındaki yazılar, derginin eleştiri konusunda 2000’lerin ikinci önemli eşiğini oluşturuyor. Bu eşik dergi için bir dönüm noktası olan ve günümüze değin sürekliliğinden hiç ödün vermeden devam eden mimarlık eleştirisi bölümünün güncel içeriğini oluşturuyor. 359. sayıdan başlayarak 2011 yılından bugüne süren bu içeriği yine öncelikle Yayın Komitesi’nden dinleyelim: “Mimarlık eleştirisi, Türkiye mimarlık kamuoyunda eksikliği hissedilen ve sıkça dile getirilen bir alan. MİMARLIK dergisinde bu alana, 2010 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde ‘ödül alan’ ve ‘ödül adayı olan’ yapıların mimarlık eleştirilerine yoğunlaşarak yer açmak istiyoruz.”(4)

2011 yılında 2010 Ulusal Mimarlık Ödülleri ile başlayan bu süreç bugün yedinci yılına ulaştı. Süreç içinde 2010, 2012, 2014 ve 2016 yılı Ulusal Mimarlık Ödülü alan ya da ödül adayı olan yapıların değerlendirmelerine yer verildi. Derginin aldığı bu kararın ne kadar isabetli olduğunu Haziran 2011’den günümüze mimarlık eleştirisi bölümünün (bazı sayılarda yer almasa da) kesintisiz sürmesi ve neredeyse her sayıda yukarıdaki kapsamda ele alınmış bir yazıya yer verilmiş olması anlatıyor.

Mimarlık eleştirisi metinlerini Ulusal Mimarlık Ödülleri üzerinden kurma kararının açtığı bir güçlük ve bir de kolaylığın olduğu dikkatli okuyucunun gözünden kaçmamıştır. Kolaylığın, yapıların bir jüri değerlendirmesinden geçmiş olması nedeniyle eleştiriye konu olacak yapı seçiminin sonsuz bir evren yerine bir eşdeğer kümeden yapılacak olması ve değerlendirmeye baştan bir ön kabulle adım atılmış olmasıdır. Ancak tam da aynı konu bir güçlüğe de işaret etmektedir. Bir değerlendirmeden geçmiş ve jüri raporuyla da işaret edilmiş olumlu-olumsuz yönleri olan yapıların yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulması kuşkusuz kolay olmamıştır. Ancak tıpkı bir metnin tam ve en son yorumunun yapılamayacağı gibi mimarlık yapıtının da sonsuz anlam ve yorum imkanlarına gebe olduğu söylenebilir. Dolayısıyla yukarıda söz edilen bu farklı okumalar yayımlanan yirmiyi aşkın eleştiri yazısından izlenebilir.

2000’li yıllarda Ulusal Mimarlık Ödülleri üzerinden ve özellikle genç kuşak mimarlık eleştirmenlerinin değerlendirmelerde bulunduğu metinlerin derginin 80’li yıllarda başlattığı çizginin (beslendiği kaynaklar açısından) bir sürekliliği olduğunu metnin en başında iddia etmiştim. Kanımca Mimarlık dergisi 80’li yıllarda olduğu gibi bugün için de bir tartışma ortamı yaratmayı başarmış, özellikle yapılar aracılığıyla mimarlığın sanat, toplum ve güncel sorular karşısında ne söylediğini anlamaya çalışmıştır.

Bu birikimden bazı satırbaşlarını aktarmak derginin, çağdaş eleştiri dünyasına katkısını anlamlandırmakta yararlı olacaktır. Bu bağlamda, örneğin Berin F. Gür, Mikroloft Bulut projesini odağına aldığı yazısında evi bir meta ve dekorasyon unsuru olmaktan çıkarıp ikamet etme meselesine yakınsamanın önemli olduğunun altını çizmiştir. (5) Funda Uz, Abdullah Gül Üniversitesi Sümer Kampüsü bağlamında “aftermath” kavramını gündeme taşımıştır.(6) Deniz Güner, Şişhane Park’ı ele aldığı yazısında “biraraya gelme” kültürünü devam ettirmeye yönelik yaratıcı taktikleri dile getirmiştir.(7) Yine Berin F. Gür, NoXX Apartmanı’nın bağlamsal ve fiziksel ilişkilerini, “bağlamla temas”, “sokakla temas”, “komşuyla temas” ve “malzemelerin teması” çerçevesinde değerlendirmiştir.(8) Deniz Güner, bu kez Havra, Cami, Kilise projesi üzerinden yapının birarada yaşamanın koşullarını aramak gibi zorlu bir çabayı üstlendiğini belirtmiştir.(9) (Resim 3) Neşe Gürallar, Loft Bahçe örneğinde eleştirinin yapının tekil varlığı ötesinde tüm dinamikleriyle ele alınmasını önermiştir.(10) (Resim 4) Yine Berin F. Gür, Ada Apartmanı’nı Colin Rowe’un “ideal” tanımının karşıtı olarak “tipik”

kavramı çerçevesinde değerlendirmiş ve yapının kodlarını çözümlemiştir.(11) Özlem Erdoğdu Erkarslan ise Otomotiv Endüstrisi İhracatları Birliği Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’ni odağına aldığı yazısında “tip ve tipoloji kavramlarını biricik mekân deneyimi ile çarpıştırarak” mimari eleştiri çerçevesini kurmuştur.(12) (Resim 5) Berin F. Gür, YKB Akademisi’ni “arka planın şifrelerini çözen ve açığa çıkaran figür” olarak ele almış(13) ve Ayşen Ciravoğlu M1 Meydan Alışveriş Merkezi’ni AVM tipolojileri ve sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde değerlendirmiştir.(14)

Yukarıda kısaca değinilmeye çalışılan son yedi yıllık birikimde ortaya atılan düşüncelerin mimarlık ortamına katkısı düşünüldüğünde Mimarlık’ın açtığı bu kulvarı önümüzdeki dönemlerde de gerek yazar çeşitliliği gerekse de konu ve müellif çeşitliliği düşünülerek kesintisiz olarak sürdürmenin yararlı olacağına inanıyorum. Mimarlık alanına yapılan bu katkıların ayrı bir yayında toplanması ve tematik seçkilerle tasarım tercihleri ve pozisyonların birarada / birbirine eklemlenerek tartışmaya açılması değerlendirilebilecek bir öneri olarak gözüküyor. Ayrıca yukarıdaki kısa özetten de izlenebileceği gibi ilgili dönemde erişilen yazar çeşitliliği aynı zamanda eleştiride farklı yaklaşımlara ve üsluplara da işaret etmekte. Bu dönem içinde gerçekleştirilemeyen, bu birikim üzerinde fikir yürütme eyleminin de önümüzdeki dönemlerde yaşama geçmesini dilerim. Yayın, yuvarlak masa, toplantı veya söyleşi yöntemleri aracılığıyla ortaya konulan eleştiri kültürünün de tartışmaya açılması bu anlamda önemli gözüküyor.

BİTİRİRKEN

Eleştirinin, ele aldığı yapıt ne olursa olsun özünde bir anlama çalışmasının ürünü olduğu açıktır. Mimarlık dergisinin mimarlık eleştirisi alanındaki son yüz sayılık geçmişi incelendiğinde özellikle dosya, söyleşi, soruşturma ve özgün metinlerle geliştirilmeye çalışılan bir alandan söz ettiğimiz açıkça görülüyor. Bu anlamda, Mimarlık dergisinin mimarlık eleştirisi kültürüne, son yıllarda özellikle genç bakışlarla destekleyerek Türkiye’de çağdaş mimarlığı anlama / anlamlandırma çabası açısından önemli katkılar yaptığını öne sürmek abartı olmayacaktır. Mimarlar Odası’nın yayın organı olan Mimarlık dergisinin yine Mimarlar Odası’nın iki yılda bir verdiği Ulusal Mimarlık Ödülleriyle eşgüdüm içinde hazırladığı bu misyonun yaşatılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda süreçte yaşamsal rolü olan başta yapıt sahipleri, yazarlar, Yayın Komitesi ve sürecin işlerliğini sağlayan editörlere teşekkür etmek gerekir. Önümüzdeki yüz sayıda yeni katkılarla ve düşüncelerle bu misyonun daha da ileriye taşınması dileğiyle...

NOTLAR

1. Yayın Komitesi’nin açıklama metni şu yazının girişinde yer alıyor: Yücel, Atilla, 1985, “Mimarlık Eleştirisi”, Mimarlık, sayı: 211.

2. Soruşturma çağrı metni Ali Cengizkan’ın şu yazısında yer alıyor: Cengizkan, Ali, 2003, “Türkiye’de Çağdaş Mimarlığın (1923-2003) Önde Gelen 20 Eseri”, Mimarlık, sayı: 311.

3. Mimarlıkta Eleştiri başlıklı dosyanın içeriği, editörü Gürhan Tümer’in şu yazısında bulunabilir: Tümer, Gürhan, 2009, “Bizde Mimarlık Eleştirisi Var mı Yok mu?”, Mimarlık, sayı: 348.

4. Yayın Komitesi’nin sunuş metni şu makalenin başında yer alıyor: Erdoğdu Erkarslan, Özlem, 2011, “Kırılgan Mimarlık: İzmir Ahmet Adnan Saygun Kültür ve Sanat Merkezi”, Mimarlık, sayı: 359.

5. Gür, Berin F., 2017, “Evin Topoğrafyası: Çinici Mimarlığın Mikroloft Projeleri”, Mimarlık, sayı: 398.

6. Uz, Funda, 2017, “Aftermath-Yıkım ve Yeniden Kur(ul)um: Sümerbank Kayseri’den AGÜ Eğitim ve Rektörlük Binasına”, Mimarlık, sayı: 396.

7. Güner, Deniz, 2017, “‘Güzel, Verimli, Keyifli’: Şişhane Park”, Mimarlık, sayı: 394.

8. Gür, Berin F., 2015, “‘Temas’ın Brütal İfadeleri: NoXX Apartmanı”, Mimarlık, sayı: 383.

9. Güner, Deniz, 2015, “Klişeleri Askıya Almak, Kutsiyeti Deneyimsel Kılmak”, Mimarlık, sayı: 382.

10. Gürallar, Neşe, 2013, “Loft Bahçe ve Tabanlıoğlu Mimarlık’ın Türkiye Mimarlık Ortamında Yeri”, Mimarlık, sayı: 373.

11. Erdoğdu Erkarslan, Özlem, 2012, “Tip ve Biricik Mekân Deneyimi Üzerinden Çerçevelerimizi Gözden Geçirmek: Otomotiv Endüstrisi İhracatları Birliği Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi”, Mimarlık, sayı: 368.

12. Erdoğdu Erkarslan, Özlem, 2012, “Tip ve Biricik Mekân Deneyimi Üzerinden Çerçevelerimizi Gözden Geçirmek: Otomotiv Endüstrisi İhracatları Birliği Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi”, Mimarlık, sayı: 368.

13. Gür, Berin F., 2012, “Şifre Çözücü: Yapı Kredi Bankası Bankacılık Akademisi”, Mimarlık, sayı: 364.

14. Ciravoğlu, Ayşen, 2011, “AVM Mimarisinde Kabuk Değişimi: M1 Meydan Merter Üzerine”, Mimarlık, sayı: 361.

Bu icerik 409 defa görüntülenmiştir.