MİMARLIK
395
MAYIS-HAZİRAN 2017
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Dünden Bugüne Fikirtepe
    Duygu Parmaksızoğlu, Antropolog, New York Şehir Üniversitesi Antropoloji Bölümü Doktora Öğrencisi

YAYINLAR



KÜNYE
KORUMA / YAŞATMA

Karadeniz Bölgesi’nde Ahşap Camiler: Trabzon Örneği

Tülay Zorlu, Doç. Dr. Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Ahşabı binlerce yıldır temel yapı malzemesi olarak kullanan ve kendine özgü birçok tekniği geliştirmiş olan Karadeniz inşa geleneğinin özgün örneklerinin görülebileceği camileri ele alan yazar, detaylı bir belgeleme sunuyor.

Karadeniz bölgesinde kırsal mimariyi şekillendiren en önemli unsurlar; kültür, topografya, iklim ve bunlara bağlı olarak gelişen bitki örtüsü ve malzemedir. Kırsal alanlardaki ibadet yapıları, bölgeye özgü mimari tarzları, malzeme ve yapım teknikleriyle dikkat çekerler. Anadolu’nun pek çok bölgesinde gördüğümüz taştan yapılan eserlere ve zengin taş işçiliği örneklerine karşılık, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ahşap yapı işliğinin önplana çıktığı eserler görülmektedir.

Trabzon ili kırsalındaki ahşap camilerin ele alındığı bu çalışma kapsamında, Trabzon’un köylerinde tespit dilen ahşap camiler listelenerek; bu camiler plan tipi, cephe karakteristiği, malzeme, yapım tekniği ve süsleme anlayışı olmak üzere beş ana başlıkta ele alınarak bir tipoloji çalışması yapılmaktadır. Ayrıca, bu camiler ele alınan başlıklardaki özellikler açısından ahşap cami mimarisi içindeki yerleri bağlamında değerlendirilmektedir.

KARADENİZ KIRSALINDAKİ AHŞAP CAMİLER

Bölgedeki ahşap camiler yüzyıllar öncesinden zamanımıza kalan önemli yapılardır. Bu camilerin bir kısmı tümüyle ahşaptan yapılırken bir kısmının dış duvarları kâgirdir. Bölgenin kırsal camilerinde ahşap, dış duvar konstrüksiyonu dışında, genellikle mahfil katında, tavan, döşeme, çatı, kapı, pencere kanatları gibi mimari elemanlarda, dikme, kiriş gibi taşıyıcılarda, iç mekândaki mihrap, minber, vaiz kürsüsü gibi elemanlarda kullanılmıştır.

Tümüyle ahşaptan yapılan camilere, özellikle Samsun ve Ordu çevresinde sık rastlanmaktadır. Bu camilerin tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır. Dendrokronoloji uzmanı P.I. Kuniholm’un Karadeniz Bölgesi’ndeki ahşap camilerden numuneler almak suretiyle ağaç halkalarından tarihlendirme metoduyla elde ettiği sonuçlara göre Çarşamba / Gökçeli Camisi’nin 1206, Yaycılar Köyü Şeyhhabil Camisi’nin ise 1211 yılında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu tespitle sözkonusu iki yapı halen Anadolu’nun mevcut en eski ahşap camileri konumundadır.(1) Ayverdi’nin ifadelerinden Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki ahşap yığma (çandı / çantı) camilerin ise Orhan Gazi dönemindeki Türk fethinin hemen akabinde yapıldıkları anlaşılmaktadır.(2) Karadeniz Bölgesi’nin doğu ve orta kısmında yaygın bir biçimde görülen ahşap yığma tarzındaki camiler çoğunlukla 18. ve 19. yüzyıla tarihlenmektedir.

Dış duvarları kâgir olup üst örtüyü ahşap direklerin taşıdığı ahşap destekli camiler ise Orta Asya’dan Türklerin Anadolu’ya taşıdığı, değişik bölgelerde bölgesel yorumlarla kullanılan bir cami türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ahşap destekli camilerin inşası, 13. yüzyılda başlayıp Anadolu Selçuklu devrinin ardından Beylikler ve Osmanlı devrinde de 20. yüzyılın başlarına kadar devam etmektedir.(3) Ahşap destekli camiler Doğu Karadeniz Bölgesi kırsalında da yaygın olarak inşa edilmişlerdir. Bu camilerin 15. yüzyıl sonlarından başlayıp 20. yüzyılın ilk yarısına kadar uzanan bir zaman dilimi içinde ve ağırlıklı olarak 19. yüzyıl içinde yapıldıkları görülmektedir. (4)

Bölgede camiler arazi yapısının bir sonucu olarak küçük boyutlu ve genellikle tek katlıdır. İki katlı olanların zemin katları medrese olarak kullanılmıştır. Medreseleri ayrı bir bina olarak cami yakınında inşa edilenler çoğunluktadır. Cami ve yakın çevresinde daha çok çeşme, şadırvan ve medrese yapıları görülmektedir. Ancak özellikle medreselerden günümüze ulaşanlar çok sınırlı sayıdadır. Temelde yapılış gerekçesi ibadet mekânı olmakla birlikte Doğu Karadeniz Bölgesi kırsalında camiler dağınık yerleşime sahip köylerde özellikle cuma ve bayram namazlarında köy halkının biraraya geldiği bir merkez konumundadır.

TRABZON’UN KIRSAL CAMİLERİ

Trabzon Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan bir sahil kenti olup dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Kırsal alanda yerleşimler sahilden başlayarak 1.500-1.600 m yüksekliklere kadar konumlanmıştır. Yağışlı iklimin bir sonucu olarak ormanlar 2.000 m yükseklikteki yayla sınırlarına kadar ulaşmaktadır.(5) Kırsal alanda köyler dağınık bir yerleşim karakterine sahiptir. Bu dağınık yerleşim düzeni içinde camiler, tüm köy halkının rahat ulaşabileceği merkezî noktalarda konumlanmıştır. Birbirine oldukça uzak mesafelerde kurulan köyler ve mahalleler arasındaki sosyal ve iktisadi ilişkiler ise Cuma Camileri vasıtasıyla kurulmaya çalışılmıştır. Birkaç köy halkının ortak olarak kullandığı ve “Cuma Camisi” olarak adlandırılan bu camiler de bu köylerin ortak merkezi olacak bir konumda yer almışlardır.

Trabzon ili kırsalındaki ahşap camiler ahşap malzemenin kullanım biçimi ve yoğunluna bağlı olarak üç grupta ele alınabilir. Birinci grup, ahşap yığma (çantı / çandı) tekniğinde inşa edilmiş tümüyle ahşap olan camiler, ikincisi dış duvar sistemi ahşap iskelet ve diğer bütün mimari elemanları ahşap olan camiler, üçüncüsü ise dış duvar sistemi kâgir olup dış duvarlar dışındaki diğer bütün mimari elemanları ve iç mekândaki taşıyıcıları ahşap olan camiler. (Resim 1)

Plan Tipi

Trabzon’un kırsal camileri kare ya da kareye yakın dikdörtgen planlı bir harim ile genellikle onun kuzey yönüne yerleştirilmiş bir son cemaat yerinden meydana gelen bir plan şemasına sahiptir. Araziye yerleşimden kaynaklı olarak son cemaat mahalli ve camiye girişin doğu ya da batı cephelerinde yer aldığı eserlere de rastlanmıştır. Arazinin yapısına bağlı olarak tek ya da iki katlı olarak inşa edilen ahşap camilerin plan tipolojisinde üç temel unsur sözkonusudur. Bunlar harim örtüsü, mahfil katı ve son cemaat mahallidir. (Resim 2)

Birçok camide, harimin kuzeyinde, farklı formlarda ahşap kadınlar mahfili yer almaktadır. Ahşap sütunlar ile taşınan mahfil katı I, L, U ya da O formunda kurgulanmıştır. Mahfil katına ulaşım, harimde yer alan ahşap bir merdiven ile sağlanır. (Resim 3) Kıble duvarının doğu köşesinde vaiz kürsüsü, batı köşesinde veya mihrabın sağ yanında minber bulunmaktadır.

Trabzon’da kırsal camilerde son cemaat mahalli ibadetin yanı sıra namazdan önce ya da sonra köy halkının biraraya geldiği, oturup sohbet ettiği bir yer olduğundan bu işleve uygun olarak düzenlenmiştir. Son cemaat mahalleri genel olarak değerlendirildiğinde; tek ya da iki

katlı oluşuna, açık ya da kapalı oluşuna bağlı olarak üç farklı tipolojiye sahiptir. Bunlar; Harim ve mahfil katı boyunca tümüyle açık son cemaatler, harim katı boyunca açık mahfil katı hizasında kapalı olan son cemaatler ile harim ve mahfil katı olmak üzere iki katlı olup her iki katı da açık düzenlenmiş olan son cemaatlerdir. (Resim 4) Son cemaat mahalli olmayan camiler de bulunmaktadır.

Trabzon’un kırsal camilerinde harim kısmının üstü genellikle düz ya da kademeli bir tavan ile örtülüdür. Ancak kırma çatı içine gizlenmiş bağdadi kubbeli camiler de vardır. (Resim 5) Bölgenin çok yağışlı olması sebebiyle ahşap camilerde çatılar geniş saçaklı, dört omuzlu kırma çatı formundadır. Çatılar eskiden “hartama”adı verilen ince ahşaplar ile kaplanırken günümüzde alaturka kiremit ile örtülmektedir.

Camilerde genellikle minare yoktur. Bazılarının küçük bir ahşap minaresi bulunmaktadır. Bugünkü mevcut minarelerin çoğu sonradan yapılmıştır.


Cephe Karakteristiği

Trabzon’un kırsal camilerinde cephe karakteristiğini belirleyen temel unsur dış duvar konstrüksiyonu ve pencere düzenidir. Dış duvar konstrüksiyonu malzeme ve yapım tekniğine bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Camilerin dış duvarları tümüyle kâgir, mahfil katına kadar taş mahfil katı ahşap, tümüyle ahşap yığma ya da ahşap iskeletli sistem olup cephe kurgusu son derece sadedir.

Cephelerde iç mekânı aydınlatan genellikle iki sıra halinde dizilmiş, dikdörtgen formlu, ahşap söveli pencereler yer alır. Kâgir duvarlı camilerin bazılarında pencere formu kemerli olup pencereler sade taş sövelidir. Genel olarak cephe kurgusu basit ve süsleme bakımından sadedir. (Resim 6) Cephelerde en süslü eleman giriş kapılarıdır. Ahşap camilerin giriş kapıları özenle işlenmiş olup genellikle çift kanatlıdır. Giriş kapıları dışında bazı camilerde ahşap ya da taş sövelerde, ahşap pencere korkuluklarında, ahşap hatıl ya da dikmelerde de oyma tekniğinde süslemelere yer verilmiştir.

Malzeme ve Yapım Tekniği

Trabzon’un kırsal camilerinde yaygın olarak kullanılan malzeme ahşap ve taştır. Ahşap camilerde bu iki yapı gerecini çeşitli konstruksiyon teknikleri içinde uygulanmış olarak görmek mümkündür. Trabzon’un kırsal kesim camilerinin temel duvarlarında, istisnasız taş malzeme, moloz, kaba yonu ve ince yonu olarak işlenerek kullanılmıştır. Yapı üretiminde taşıyıcı ya da dolgu malzemesi olarak, genellikle; sert, neme ve ısı değişimlerine dayanıklı ve uzun süre bozulmayan kestane, meşe ve karaağaç kerestesi kullanılmıştır.(6)

Trabzon’un kırsal camilerinin dış duvarları genel olarak; ahşap yığma, ahşap iskeletli ve kâgir olmak üzere üç türdür. En çok rastlanılan taşıyıcı sistem, kâgir ve ahşap iskelet (çatma) sistemdir. (Tablo 1)

Genellikle eğimli arazilerde yer alan camilerin temel ve mahfil katı hizasına kadar duvarları taştan yapılmıştır. Bunun amacı çok yağışlı olan bölgede ahşabı nemden korumaktır. Bu taş duvarlar üzerine ahşap yığma ya da iskelet sistemli duvarlar gelmektedir. Dış duvar sisteminde tümüyle kâgir duvarların yer aldığı örnekler yaygındır.

Ahşap yığma tekniği karakteristik ve en eski yapı tekniğidir. Yığma tekniği ahşap hatılların veya kabaca düzeltilmiş kütüklerin köşelerde açılan ve boğaz adı verilen kertikler vasıtasıyla yatay biçimde üst üste bindirilmesiyle kurulan sistemdir. Kullanılan tahtalar 4-6 cm kalınlıkta, 20-30 cm genişliktedir. Bu sistemde ikinci bir taşıyıcı eleman yoktur.

Ahşap iskeletli (çatma) duvar sisteminde konstrüksiyon ve görünüş olarak; ahşap dolma, göz dolma ve muska dolma olmak üzere üç sistem bulunmaktadır. Ahşap dolma sistemde taşıyıcı dikmeler arasında dolgu elemanı olarak ahşap kullanılmıştır. Dolgu ahşabı, yörelere göre farklılaşan ölçülerde 2,5-6 cm kalınlık ve 25-35 cm genişliktedir.(7) Göz dolma duvar sisteminde düşey ve yatay konumdaki taşıyıcıların araları daha küçük kesitli parçalara bölünerek kurulur. 17-35 cm gibi sık aralıklarla düşey taşıyıcılara dik yatay elemanlar yerleştirilerek yapı cephesinin kareye yakın dikdörtgenlerden oluşması sağlanmıştır.(8) Göz adı verilen bu dörtgenlerin dolgu elemanı genellikle derelerden alınarak kenarları tıraşlanan sel taşları ya da kil ile bağlayıcılığı sağlanan taş kırıklarıdır. Muskalı dolma duvarlarda ise düşey taşıyıcılar, yaklaşık 45° eğimli çapraz ahşap elemanlarla (payanda) bölünerek doldurulmaktadır. Üçgen boşluklara uygun tek parça taş bulunamadığından, taş kırıklarından dolgu yapılmıştır.(9)

Kâgir duvar sisteminde taş malzeme moloz, kaba yonu ve ince yonu olarak farklı biçimlerde kullanılmıştır. Bazı kâgir duvarlarda ahşap hatıllara da yer verilmiştir. Duvarlarda bağlayıcı olarak kil veya kum+kireç harçları kullanılmıştır. Trabzon kırsalındaki kâgir duvarlı camilerde de gerek mahfil katının taşıyıcısı olarak gerekse caminin büyüklüğüne bağlı üst örtünün taşınması için ahşap taşıyıcılar kullanılmıştır. (Resim 7)

Süsleme Anlayışı

Dışarıdan bakıldığında son derece sade ve mütevazı görünümlü bu camilerde iç mekân eşsiz ahşap oymalarla bezenmiştir. İç mekânda süslemelerin yer aldığı ana bölümler; mihrap, minber, vaiz kürsüsü, tavan göbeği, mahfil balkonunun korkulukları ve sütunlarıdır. Ayrıca camilerde giriş kapıları da büyük önem taşımaktadır. (Resim 8) İşlemeli olmayan kapılara da rastlamak mümkündür.

Süsleme programı olarak bakıldığında, kırsal camilerde uygulanan süsleme anlayışının, malzemeye bağlı olarak, iki farklı biçimde, taş ve ahşap üzerine oyma ve duvar ve ahşap üzerine kalemişi bezeme şeklinde yapıldığı görülür.(10)

Taş Süsleme: Bölgedeki camilerde taş bezeme genellikle kapı sövelerinde ve taş mihraplarda uygulanmıştır. Genelde sığ bir niş şeklinde tasarlanan bu mihrapların niş ve yan yüzleri süsleme alanları olarak belirlenmiştir. Bezemeler genellikle bordür ya da panolar içlerinde, oyma ya da kabartma şeklinde yapılmışlardır. (Resim 9) Kullanılan figürler arasında; stilize olarak vazodan çıkan lale çiçekleri, “S” ve “C” kıvrımlarından oluşan bordür içlerinde bitkisel kabartmaların yanı sıra geometrik olarak yıldız ve üçgenler ile basit işlemeli kare çerçeveler ve kabartmalar görülür.(11)

Ahşap Süsleme: Ahşap bezeme bitkisel ve geometrik desenler halinde daha geniş alanlara yayılmış olup, kapı kanatları, minber, mihrap, kürsü, tavan göbekleri, mahfil ve onların taşıyıcı unsurlarında yer almaktadır. (Resim 10) Ahşap bezemede kullanılan tekniklerde oyma - kabartma başta gelmektedir. Ahşap bezemede bir diğer teknik özellikle tavanlarda uygulanan çıtalama tekniğidir. Desenler bağımsız veya bir kompozisyon içinde, bir pano, bordür veya kartuş içinde uygulanmışlardır. Süsleme programında geometrik bordürler, rozetler, kıvrık dallar, stilize ve naturalist hayat ağaçları, S ve C kıvrımları ve sembolik şekiller yer almaktadır.(12)

Kalem İşi Süsleme: Bölgedeki camilerin süslemelerinde kalem işi tekniğinde yapılmış süslemeler önemli bir yer tutar. Bu bezemeler, kök boyalar kullanılarak, kireç badanalı duvar yüzeylerine veya ahşap malzemeli mihrap, minber ve tavanlar ile iç kubbelere; yazı, bitkisel desenler ve değişik duvar tasvirleri şeklinde uygulanmıştır. (Resim 11) Buralarda da yine vazo veya stilize edilmiş vazolardan çıkan çiçek motifleri yanı sıra kenar bordürlerinde S şeklinde uzayıp giden bitki yapraklı, camiler, minareler işlenmiştir. Kalem işi yazılar; kartuş, bordür ya da daireler içinde çeşitli ayet ve dua yazıları yer almaktadır.

SONUÇ

Bu makalede ele alınan Trabzon ili kırsalındaki ahşap camilerin büyük çoğunluğu 19. yüzyılda olmak üzere, 18. yüzyıl ile 20. yüzyıl başları arasında inşa edilmiştir. (Tablo 1)

Araziye yerleşim açısından değerlendirdiğimizde; arazinin çok eğimli olması sebebiyle genel olarak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ve Trabzon’daki ahşap camilerin yüksek taş bir subasman veya bodrum katı üzerinde inşa edildikleri görülmektedir. Orta ve Batı Karadeniz Bölgesi’nde ise arazi yapısının bir sonucu olarak ahşap camiler genelde ya tam düz veya düz sayılabilecek tatlı meyilli alanlarda inşa edilmişlerdir. Bu bölgelerde ise yağmur suları ve nemin etkisiyle yapının çürümesini engellemek için yapılar bulundukları araziye, taş veya kalın kütüklere oturan kirişler üzerine inşa edilmiştir.

Trabzon kırsalında yer alan ahşap camilerin plan şeması Orta ve Batı Karadeniz’deki ahşap camilerin geç dönem örneklerine benzemektedir. Plan tipolojisi açıdan Orta ve Batı Karadeniz Bölgelerinde harim ve son cemaat mahallini saran L ya da U formlu revak uygulamasına bu bölgedeki camilerde genellikle yer verilmemiştir. Cephe kurgusu ise Orta ve Batı Karadeniz’nin geç tarihli örnekleriyle benzer özelliktedir.

Yöredeki camiler örtü sistemi açısından değerlendirildiğinde, ahşap camilerin özellikle Orta ve Batı Karadeniz’deki daha geç tarihli olan ve ikinci grup diye adlandırdığımız örnekleriyle benzerdirler. Kâgir duvarlı camilerdeki ahşap destekli tavanlar ise, Anadolu’da Selçuklu, Beylikler ve ardından Osmanlı döneminde inşası devam eden ve “Ahşap Direkli Camiler” olarak adlandırılan eserlerle yakın benzerlik taşımaktadır. Ancak bu yöredeki camiler boyut açısından Anadolu’daki eserlere oranla çok daha küçük olarak değerlendirilebilir.

Karadeniz başta olmak üzere ülkemizdeki ormanlık bölgelerde ahşap yığma tekniğinde (çantı) birçok cami inşa edilmiş olmalıdır. Ancak bunlardan günümüze kadar ulaşan ve literatüre kazandırılmış olanlar sınırlı sayıdadır. Yayınlara yansıyan örnekler üzerinden bir değerlendirme yaptığımızda erken yıllarda görülen ve ikinci gruba nazaran daha basit duran birinci grup ahşap yığma tekniğinde (çantı) inşa edilmiş camilerin benzer örnekleri daha az iken, diğer grubun benzerlerine tüm Karadeniz Bölgesi’nde rastlamak mümkündür. Erken dönemde ahşap yığma tekniğinde inşa edilenlerden Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki camiler, Ordu, Sinop ve Giresun’daki birkaç cami ile beraber Samsun’daki örneklerler yapım tekniği, boyut örtü sistemi, cephe kurgusu açısından benzerdirler. Ahşap direkli camiler ise Anadolu’da daha geniş bir coğrafyada inşa edilmişlerdir.(13)

Camilerin iç mekânları süsleme açısından çok zengindir. Süsleme tekniği ve malzemeye bağlı olarak değişen süsleme anlayışı oyma veya kalem işi seklindedir. Oymalar ahşap veya taş oyma olarak; kalem işi de ahşap üzerine ya da sıvalı yüzeylere uygulanması nedeniyle farklılaşmaktadır. Geleneksel bezeme türleri arasında bulunan Türk ahşap süslemesinin 18. yüzyıl sonlarından itibaren bölgeye özgün olarak bir gelişme gösterdiği ve belli bir kaliteye ulaştığını söylemek mümkündür.(14) Erken dönem inşa edilen ahşap camiler süsleme açısından daha sadedir. Ayrıca bölgesel olarak değerlendirdiğimizde süsleme açısından Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon, Rize yöresindeki camiler Samsun, Ordu yöresindeki camilere oranlara daha zengindir.

Ahşap camiler, Karadeniz Bölgesi'nde yüzyıllar öncesinden zamanımıza kalan önemli mimarlık eserleridir. Ancak günümüzde yerlerini birer birer betonarme camilere bırakan, ya da kaderlerine terk edilen bu ahşap camilerin sayıları gittikçe azalmaktadır. Yörenin özgün yapı geleneğinin nadide örneklerinden ahşap camilerin korunması, bölge için olduğu kadar, Türk mimarisi için de hayati bir önem taşımaktadır.

* Fotoğraf ve proje arşivlerinden yararlanmamı sağlayan Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne teşekkürlerimi sunarım.

NOTLAR

1. Can, Yılmaz, 2003(a), Samsun Yöresinde Bulunan Ahşap Camiler, Etüt Yayınları, İstanbul. Bayraktar, M. Sami, 2009, “Samsun’da Anadolu Selçuklu ve İlhanlı Döneminden Kalan Tarihi Yapılar”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, cilt:2, sayı:7, ss.85-118.

2. Ayverdi, Ekrem Hakkı, 1966, Osmanlı Mimarisinin İlk Devri, Ertuğrul Osman Orhan Gazîler Hüdavendigâr ve Yıldırım Bâyezîd 630-805 (1230-1402) I, İstanbul.

3. Bayhan, Ahmet Ali, 2009, “Ordu’dan Bazı Tarihi Ahşap (Çantı) Camiler”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, cilt:2, sayı:7, ss.55-84.

4. Karpuz, Haşim, 1990, “Trabzon’un Çaykara İlçesi Köylerinde Bulunan Bazı Ahşap Camiler”, Vakıflar Dergisi, sayı:21, ss.281-297, İstanbul. Demir, Necati, 2004, “Trabzon ve Yöresinde Ahşap Camiler”, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, sayı:29, ss.168-188.

5. Sümerkan, M. Reşat, 1990, “Biçimlendiren Etkenler Açısından Doğu Karadeniz Kırsal Kesiminde Geleneksel Evlerin Yapı Özellikleri”, Yayımlanmamış Doktora Tezi, KTÜ FBE, Trabzon, s.97.

6. Sümerkan, 1990.

7. Özgüner, O, 1970, Köyde Mimari Doğu Karadeniz, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yayınları, Ankara, ss.26. Sümerkan, 1990, s.70.

8. Özgüner, 1970, ss.20-23. Sümerkan, 1990, s.71.

9. Özgüner, 1970, ss.23-24. Sümerkan, 1990, s.73.

10. Sümerkan, M. Reşat; Okman, İbrahim, 2000, Kültür Varlıklarıyla Trabzon, Trabzon Valiliği Kültür Müdürlüğü Yayınları, cilt:1. Yavuz, Mehmet, 2009, “Doğu Karadeniz Köy Camilerinde Bezeme Anlayışı”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, cilt:2, sayı:6, ss.306-322.

11. Karpuz, 1990. Yavuz, 2009.

12. Sümerkan; Okman, 2000. Yavuz, 2009.

13. Yıldız, Şenler (ed.), 2011, ‘Samsun’ Ahşap Camiler, Samsun Valiliği Yayınları, Samsun.

14. Yavuz, 2009.

Bu icerik 454 defa görüntülenmiştir.