MİMARLIK
395
MAYIS-HAZİRAN 2017
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Dünden Bugüne Fikirtepe
    Duygu Parmaksızoğlu, Antropolog, New York Şehir Üniversitesi Antropoloji Bölümü Doktora Öğrencisi

YAYINLAR



KÜNYE
SAYISAL TASARIM

Bir Manifestonun Sorgusu: Parametrisizm

Selin Oktan, Arş. Gör., KTÜ Mimarlık Bölümü
Serbülent Vural, Yrd. Doç. Dr., KTÜ Mimarlık Bölümü

Dijital teknolojinin gelişmesiyle tasarıma, üretime ilişkin yöntem ve süreçler de başkalaşım geçiriyor. Bu süreci parametrik tasarım üzerinden okuyan yazarlar, “bilgisayarın ‘araç’ olarak kullanıldığı dönemin sonuna gelindiğini ve bundan sonraki dönemde bilgisayarın tasarıma ‘ortak’ olarak etki edeceği” düşüncesini irdeliyor.

Elektronik devrimiyle ortaya çıkan dijital teknolojinin mimarlığa etki etmeye başladığı ilk yıllarda, konvansiyonel tasarım ve sunum yöntemlerinin bilgisayarla gerçekleştirilmesi sözkonusu iken; günümüzde dijital teknoloji araçları tasarım sürecinin bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Bunun sonucunda çizim programlarının arayüzlerinin sunduğu olanakların ötesine geçebilmek adına programlama dillerinin ve benzer amaçlı farklı arayüzlerin tasarım sürecinde kullanımı ortaya çıkmıştır. Bilgisayarlar başlangıçta yardımcı araç rolünde iken; günümüzde neredeyse bir yardımcı tasarımcı haline gelmektedir.

Mimaride dijital teknolojinin, yardımcı tasarımcı rolü üstlenmeye başlaması sonucunda literatürde “kompütasyonel tasarım” üst başlığında tanımlanan; parametrik tasarım, algoritmik tasarım ve benzeri tasarım süreçleriyle dijital teknoloji araçlarının üretime katılması (robot, CNC, vb. gibi), tamamıyla bilgisayara dayalı tasarım ve üretim süreçleri önplana çıkmaktadır. Bu durum, dijital teknolojilerin özümsenmesinin ve mimarlıkta da oldukça yoğun bir biçimde kullanılmaya başlanmasının sonuçlarındandır. Kompütasyonel tasarımın mimarlığın bir parçası haline gelmesiyle mimarlık; tasarım, üretim, kuram gibi alanlarda dönüşüme uğramaktadır. Bu bağlamda dönüşen mimarlıkta bir yandan üretim ve inşa etme pratikleri üzerine araştırmaların önplana çıkmaya başladığı, diğer yandan tasarımla ilgili tartışmalara zemin hazırlayan kuramsal alt yapının oluşmaya başladığı görülmektedir. Bu tartışmaların farklı kuramcılar tarafından ortaya atılan yeni form sınıflamaları, tasarım yöntemleri ya da manifesto üretimi gibi alanlarda yoğunlaştığı söylenebilir. Örneğin; Kostas Terzidis(1), konvansiyonel yöntemlerle tasarlanması oldukça zor olan farklı formları sınıflandırarak parametrik tasarım tartışmalarının kuramsal zemininin oluşumuna katkı sağlarken; Branko Kolarevic(2), parametrik tasarımın üretim süreçlerini yeniden yorumlayarak farklı bir bakış getirmiştir. Zaha Hadid Mimarlık’ın ortaklarından Patrik Schumacher(3) ise Parametrisizm Manifestosu ile kuramsal alana önemli bir katkı sağlamıştır. Manifestoda parametrisizmin modernizmden sonra ortaya çıkan en önemli akım olduğu öne sürülmekte olup bunun yanında parametrik tasarımın bir takım kabuller ya da redler üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilmektedir. Çalışma kapsamında manifestonun keskin hatlı varsayımları parametrik tasarım örnekleri üzerinden incelenerek değerlendirilmiş ve tartışılmıştır.

Parametrisizm manifestosu, ilk olarak 2008 yılında Venedik Bienali’nde sunulmuştur. Manifestoda, bu akımın önemli özellikleri ortaya konulmuş; uyulması ve kaçınılması gereken bir takım kurallar önerilmiştir. Schumacher, bu kuralları üç farklı zamanda (2008, 2009 ve 2011 yıllarında) dile getirmiş ve uygulanması gereken kuralları kabuller (dogmalar) ve kaçınılması gereken kuralları ise redler (tabular) olarak nitelendirmiştir. Yapılan bu çalışmada parametrik tasarımın kuramsal zemininin “parametrisizm” bağlamında tartışılması ve olumlu / olumsuz yönlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

KABULLER (DOGMALAR)

Schumacher, manifestoda kod kullanımı, biçim değiştirme, sistematik olarak kıvırma (bükme) ve ilişkilendirme, aynı birimin değişerek tekrarlanması, tüm sistemlerin birbiriyle ilişkili olması, yerinden koparma gibi bazı kabullerin parametrik tasarım sürecinde ve ürünlerinde sağlanması gerektiğini öne sürmüştür. Schumacher’in bu iddiasının sorgulanabilmesi için kabuller; parametrik tasarım, eğrisellik, formun farklılaşması, farklılaşarak tekrarlanma, ilişkilenme ve evrensellik başlıkları altında parametrik tasarım ürünleri üzerinden irdelenmiştir.(4)

Parametrik Tasarım

Parametrik tasarım kabulüne göre bir tasarım kod(5) kullanımıyla desteklenerek parametrik olarak tanımlanır ise; yazılan kodda parametrik ya da algoritmik değişiklikler yapılarak tasarıma ilişkin alternatiflerin kısa sürede deneyimlenebilmesi olanaklı duruma gelmektedir.

Form üretiminden disiplinlerarası iletişimin sağlanmasına kadar tüm tasarım sürecinin parametrik olarak kontrol edilmesi açısından Hangzhou Olimpik Spor Merkezi önemli bir örnektir. (Resim 1) Farklı parametrik yazılımlar (Grasshopper ve Kangaroo yazılımları) birarada kullanılarak yapının mimari ve strüktürel sisteminin aynı model üzerinde tasarlanabilmesi sağlanmıştır. Strüktürel analizlerin yanı sıra cephe elemanlarının analizi de parametrik algoritma aracılığıyla yapılmıştır. Böylelikle, özellikle kavisli bölgelerdeki geometrik problemler çözülebilmiştir. Yüzeyler parçalara ayrılarak, formun en doğru biçimde oluşturulabilmesi sağlanmıştır. Bu parçaların birbiriyle olan ilişkilerinin görülebilmesi için de cephe sistemi parametrik olarak modellenmiştir.(6)

Parametrik tasarım kabulünün, parametrisizmin temelini oluşturduğu söylenebilmektedir. Çünkü parametrik tasarım, tasarım süreçlerine ve forma doğrudan etki etmektedir. Bu durum, şimdiye kadar denenmemiş yeni bir mimari süreç tanımlamaktadır. Bu süreçte kod yazımı ile tasarımın bütünleşerek, karmaşık formların tasarımları ve üretimleri gerçekleştirilebilmektedir.

Eğrisellik

Parametrik tasarım araçlarının yaygınlaşması ile organik ve öklidyen olmayan formların tasarımı önem kazanmıştır. Bu nedenle NURBS(7) ve spline (eğrisel çizgi) kullanımı eğrisellik ilkesinin temelini oluşturmaktadır. NURBS ve spline kullanımı ile eğriselliğin bilgisayar ortamında kontrol edilebilmesi sağlanmaktadır. Eğriselliğin getirdiği karmaşık form Aviva Stadyumu (Resim 2) örneğinde olduğu gibi projeye özel olarak geliştirilen parametrik yazılımlar aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. Parametrik yazılım NURBS eğrileri ile bütünleştirilerek eğrisel örtünün tasarımı yapılmıştır.

Parametrik tasarım araçları sayesinde eğriselliğin tasarımı ve üretimi kolaylaşmış ve yaygınlaşmıştır. Ancak, eğrisellik parametrik yapı örneklerinde kesinlikle bulunması gereken bir özellik olmamalıdır. Çünkü parametrik tasarımın en önemli getirilerinden birisi her türlü mekânın, formun ya da strüktürün oluşturulabilmesi olarak görülmektedir. Özgürleşen tasarım ortamında formların eğrisellik gibi kalıpların içine sokulmaması gerekmektedir.

Formun Farklılaşması

Formun farklılaşması kabulünde, çözüm üretilen tasarım problemine yönelik tanımlanan parametrik değerler ya da kodlar yardımıyla yapının dijital -parametrik- tasarım araçları kullanılarak tasarlanması sözkonusudur. SOM Mimarlık tarafından tasarlanan Cayan Kulesi’nin (Resim 3) tasarım sürecinde yapıya ilişkin her yeni tasarım alternatifine göre parametrik değerler değiştirilerek yapının modeli otomatik olarak güncellenmiş ve teknik çizimlerin yapıldığı CAD dosyasına gönderilmiştir. Bu yöntemle işverenin görmek istediği, yapının 45, 60 ve 90 derecelik döndüğü durumdaki formlar iki gün içerisinde hazırlanmış ve sunulabilmiştir. Parametrik modelin bu kadar esnek bir yapıya ulaşabilmesi için model, kodlarla desteklenmiştir.(8)

Farklılaşarak Tekrarlanma

Parametrik tasarım ile elde edilen karmaşık yüzeylerin oluşturulabilmesi için formu oluşturan alt parçalar farklılaşarak tekrarlanabilmektedir. Öklidyen olmayan biçimlerle tanımlanan yüzeylerin oluşturulabilmesi için gerekli olan farklılaşarak tekrarlanma süreçleri, parametrik modeller ve yazılan kodlar yardımıyla kontrol edilebilmektedir. Bu süreç, optimizasyon süreçlerini de içermektedir. Soumaya Müzesi cephesinin tasarımında aynı ölçülerdeki altıgen alt parçalarla yüzeylerin oluşturulması planlanmış, ancak optimizasyon sürecinde bu durumun mümkün olamayacağı görülerek, alt parçaların farklılaştırılarak tekrarlanmasına karar verilmiştir. (Resim 4) Bu tekrarın nasıl organize edileceği ile ilgili kararlar ise, parametrik model yardımıyla alternatifler üretilerek alınmıştır.(9) Farklılaşarak tekrarlanma, karmaşık formların veya yüzeylerin tasarımının ve üretiminin kontrol edilebilmesi açısından önemlidir.

İlişkilenme

Parametrik araçlarla oluşturulan bir sistemde, her bir alt parçanın ve birbiriyle kurdukları ilişkinin parametrik olarak tanımlanması gereklidir. Böylelikle tasarımı oluşturan her bir alt parça bir diğerini de etkileyebilmekte ve birinde yapılan değişiklik sonucunda tüm sistem yeniden tanımlanmaktadır. Bunun sonucunda tasarımsal bütünlüğün korunması sağlanmaktadır.

Zaha Hadid Mimarlık’ın tartışmalı Kartal-Pendik Kentsel Tasarım Projesi’nde (Resim 5) olduğu gibi, kent bölgesini oluşturan her bir alt parça ya da sistemin hem kendisinin, hem de bu alt parça ya da sistemlerin birbiriyle kurdukları ilişkinin parametrik olarak tanımlanabilmesi, kentsel bölgeyi birbiriyle ilişkili hale getirmektedir. Böylece tasarımda meydana gelebilecek bir değişikliğin tüm sistemi otomatik olarak etkilemesi sağlanabilmektedir. İlişkilenme, modern öğretiyle de paralellik gösteren, tasarımın kendi içinde ve çevresiyle uyumlu olması gerekliliğinin parametrik anlamda kurgulanması açısından olumludur.

Evrensellik

Parametrik tasarımlar zaman zaman üretici algoritmalarla oluşturulmaktadır. Yani bir tasarım, bir veya birkaç alt parçayla başlar ve bu parçalar yazılan algoritmaya göre farklılaşarak çoğalır ve bir bütünü oluşturur. Bu nedenle, üretici algoritmalar yardımıyla oluşturulan tasarımlar, verilerin değiştirilmesiyle kolaylıkla başka bir yere ya da tasarım fikrine adapte olabilme özelliği taşımaktadır. Farklı yerlere adapte olabilme durumu, evrensellik ilkesinin temelini oluşturmaktadır.

Evrenselliğin, modern öğretide tasarımın yerle kurduğu ilişki açısından bakıldığında olumsuz bir durum oluşturduğu söylenebilmektedir. Ancak bir tasarımın yalnızca tasarlandığı yere bağımlı olması değil, onun farklı ortamlara adapte olabilmesi, parametrik tasarım açısından önem taşımaktadır. Zaha Hadid Mimarlık tarafından tasarlanan “Nordpark Cable Railway” projesinde benzer tasarım fikrinin farklı yerlere adapte olabilmesi sözkonusudur. (Resim 6) Bu durum tasarıma ilişkin parametrelerin değiştirilmesiyle gerçekleştirilmiştir.

Evrensellik kabulünde bir tasarımın yersiz olma özelliğine vurgu yapılmakta ve tasarımın farklı yerlere de adapte olabilmesi gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Ancak bu durum, yüz yılı aşkın geçmişe sahip modern öğretinin mirası olan “tasarımın yere özgü olması” düşüncesiyle ciddi anlamda çelişmektedir.

REDLER (TABULAR)

Parametrisizm Manifestosu’nda alışıldık tipolojiler, platonik biçimler, düz çizgiler, katı formlar, ilişkisizlik, aynı birimin tekrarı, alt parçaların basit tekrarı gibi birçok durumun parametrik tasarım sürecinde reddedilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Bu fikrin sorgulanması için redler; öklidyen biçimler, ilişkisizlik, basit tekrar başlıklarında parametrik tasarım ürünleri üzerinden irdelenmiştir.(10)

Öklidyen Biçimler

Parametrisizm düşüncesinde öklidyen biçimler reddedilmektedir. Çünkü parametrisizm düşüncesinde form tasarımları dinamik, akışkan, organik biçimler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Schumacher(11), öklidyen biçimlerin reddedilmesini, öklidyen biçimlerle var olan modernizm düşüncesine karşı bir söylem olarak ortaya koymuştur. (Resim 7) Schumacher düşüncesini, parametrik tasarımın eğrisel biçimlerin üretilmesini olanaklı hale getirmesine dayandırmaktadır.

İlişkisizlik

Makro ölçekten mikro ölçeğe kadar bütün tasarımlarda ilişkilenme durumu oldukça önemli olduğu için, parametrisizm bağlamında ilişkisizlik reddedilmiştir. Parametrik tasarımlarda büyüklükleri ve biçimleri farklı alt parçaların bir araya gelişi sıklıkla görülen bir durumdur. Ancak bu çeşitlilik parametrik modeller yardımıyla kontrol altında tutularak, düzenli ve kaotik olmayan sonuç ürünlerin elde edilebilmesi sağlanmıştır. Moskova Kentsel Tasarım Projesi (Resim 8) ya da Kartal-Pendik Kentsel Tasarım Projesi gibi tasarımlarda, kentsel bölgeler benzer çeşitlenmelerle oluşturulsa da, kent parçalarında düzenli bir ritmin yakalandığı görülmektedir.

Basit Tekrar

Sanayi devrimi sonrasında malzeme ve yapı üretim teknikleri değişse de, yapıların tasarım süreçlerinde genellikle basit tekrarın uygulanmasına yönelik çözümler sunulmaya devam etmiştir. Malzeme olanaklarının ve yapım teknolojilerinin gelişmesiyle bu tip strüktürel zorunluluklar ortadan kalkmaktadır. Bu duruma ek olarak parametrik tasarım araçlarının da yaygınlaşmasıyla karmaşık strüktürlerin tasarımı kontrol edilebilir hale gelmiştir. Bu bağlamda basit tekrarın reddi, tasarımlarda monotonluğun önüne geçilebilmesi ve böylelikle farklı deneyimlerin kullanıcıya sunulabilmesi gibi amaçlar taşımaktadır. Basit tekrarın reddi ilkesi ile farklılaşarak tekrarlanma ilkesi paralel olarak değerlendirilebilmektedir.

TARTIŞMA VE SONUÇLAR

Parametrik tasarım; tasarım süreçleri, yaklaşımları, araçları, üretim biçimleri ve form-mekân-strüktür ilişkileri gibi temel konularda mimarlığın kendini yeniden tanımlamasına yol açmaktadır. Mimarlığın kendini yeniden tanımlama süreci, dijital tasarım araçlarının mimarlıkla etkileşimli kullanılabilmesiyle başlamış ve sonrasında parametrik tasarım süreçlerinin etkinliğinin artmasıyla birlikte, bu araçların mimari tasarımlara da etki eden ve neredeyse “yardımcı tasarımcı” unvanına ulaşan bir duruma dönüşmesiyle devam etmiştir. Gerhard Schmitt(12), bilgisayarın “araç” olarak kullanıldığı dönemin sonuna gelindiğini ve bundan sonraki dönemde bilgisayarın tasarıma “ortak” olarak etki edeceğini ileri sürmüştür. Schmitt’in öngörüsünün, parametrik tasarım süreçlerinde sonuç ürünlerin, insan zekâsı ve makine zekâsı birlikteliğiyle oluşturulmasıyla gerçeğe dönüştüğü söylenebilmektedir. Bu anlamda bilgisayar, yalnızca bir çizim ya da sunum aracı olmanın ötesinde, tasarım sürecine etki eden bir yardımcı tasarımcı haline gelmiştir.

Tasarıma ilişkin ortamın, öznenin, aracın değiştiği bu dönemde; mimarlık tartışmalarını temellendiren kuramların da değiştiği gözlenmektedir. Bu nedenle Patrik Schumacher tarafından ortaya atılan manifesto niteliğindeki parametrisizm düşüncesi tek geçerli doğru olmamakla birlikte parametrik tasarımın kuramsal altyapısının oluşumuna katkısı açısından önemlidir. Ancak manifesto niteliğindeki bu düşüncelere bakıldığında, parametrik tasarıma ilişkin uygulanması ve kaçınılması gereken özelliklerin tekrar içeren ve yer yer net olmayan ifadelere sahip olduğu da görülmektedir.

Parametrik tasarım süreçleriyle tasarlanan yapılarda, kabullerin ve redlerin bütünüyle sağlanamadığı durumlar görülebilmektedir. Örneğin, tüm tasarım süreci parametrik olarak tanımlanmış olan Hangzhou Olimpik Spor Merkezi’nde (Resim 1), parametrisizm kabullerinden olan “farklılaşarak tekrarlanma” sağlanamamaktadır. Çünkü yapı, parametrik olarak tanımlanan bir birimin tekrarından oluşmakta ve tamamen simetrik bir durum tanımlamaktadır. Benzer şekilde The Framed Pavillion örneğinde tüm tasarım ve üretim süreci parametrik olarak kontrol edilmiş olsa da, tasarımda eğrisellik kabulü göz ardı edilmiştir. (Resim 9) Bu nedenle Parametrisizm Manifestosu bağlamında oluşturulan kabullerin ve redlerin, henüz parametrik tasarımların ortak özellikleri olarak tanımlanamadığı söylenebilir.

Parametrisizm, kabuller ve redler bağlamında incelendiğinde bazı örneklerin konvansiyonel tasarımdan miras kalan düşüncelerle çeliştiği söylenebilmektedir. Evrensellik kabulüyle tasarımın yere bağlı olması fikri arasındaki çatışma bu çelişkiye bir örnek olarak gösterilebilir. Bu durum, parametrik tasarım yöntemleriyle ve Parametrisizm Manifestosu ile süregelen tasarım bilgisi arasında bir çatışma olduğunu göstermektedir. Benzer şekilde, “basit tekrarın reddi” de modern öğreti karşıtı gibi tanımlanabilmektedir. Çünkü burada, aslında sanayi devriminin getirdiği standart seri üretim reddedilmekte; dijital çağa özgü, yeni ve standart olmayan bir seri üretim biçimi önerilmektedir. Ancak basit tekrarın reddedilmesi özgürleşen

tasarım ortamında biçimsel bir dayatma içerdiği ve dolayısıyla tasarımı sınırlandırıcı bir durum olarak algılandığı için, incelenen parametrik tasarım örneklerinde daha az uygulanan manifesto kurallarından biri olmuştur. Bu bağlamda Parametrisizm Manifestosu kabul ve redlerinden; parametrik tasarım, formun farklılaşması, ilişkilenme ve ilişkisizliğin reddi parametrik tasarımlarda uygulanmaları açısından önplana çıkarken; eğrisellik, farklılaşarak tekrarlanma, evrensellik, öklidyen biçimlerin reddi, basit tekrarın reddi ise arkaplanda kalmaktadır.

Günümüzde, süregelen tasarım bilgi ve sürecinden farklı bir tasarım bilgisi ve sürecine geçiş yaşanmaktadır. Bu geçiş sürecini karmaşık hale getiren etken; mimarlığın araçlarının değişmesinden öte; düşünsel kurgunun da değişmesidir. Parametrisizmin, modernizmin tasarım yöntem-süreçleri ve Gestalt kuramına bağlı temel tasarım ilkeleri ile örtüşmeyen pek çok yönünün olduğu söylenebilir. Ancak parametrisizm, modernizmden henüz tam olarak kopmuş değildir ve bu nedenle, parametrik tasarım, olmuş bitmiş ve olgunlaşmış bir süreci değil; olmakta ve olgunlaşmakta olan bir süreci ifade etmektedir. Schumacher(13) parametrisizmi, modernizm ve sonrasında ortaya çıkan geçiş stillerini sonlandırarak “yeni bir çığır açan stil” olarak tanımlasa da içerik olarak bu düşüncenin parametrik tasarımla tam olarak örtüşmeyen noktaları barındırdığı görülmektedir.

Dijital tasarım araçlarının mimarlığa radikal biçimde etki etmesi göz ardı edilemeyecek bir gerçekliktir. Parametrik tasarım araçlarının, günümüzde hâlâ etkisini sürdürmeye çalışan modern mimarlığa ilişkin kabulleri yıkmaya başladığı da söylenebilmektedir. Bu durum, mimarlıkta yeni bir dönemin başladığını ve parametrik anlamda üretilen tasarımların tartışılması açısından modern mimarlık ve sonrasında geliştirilen argümanların yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda, parametrisizmin yeni bir çığır açma potansiyeli taşıdığı, ancak bir stil olarak tanımlanabilmesi için henüz erken olduğu ve bir stilden çok tasarım yöntemi olduğu söylenebilir. Parametrisizm Manifestosu’nun günümüze sağladığı en büyük katkı ise, ortaya çıkan yeni mimarlığın ürünlerinin ortak bir paydada tartışılabilmesinin önünü açması ve yeni kuramsal fikir ve tartışmalara ilham vermesidir.

KAYNAKLAR

Gane, Victor; Haymaker, John, 2007, “Conceptual Design of High-rises with Parametric Methods”, Predicting the Future: 25. eCAADe Conference Proceedings, Frankfurt, ss.293-301.

Hopkinson, Neil; Hague, Richard; Dickens, Philipp, 2006, Rapid Manufacturing: An

Industrial Revolution for the Digital Age, Wiley, West Sussex.

Kolarevic, Branko, 2000, “Digital Architectures”, ACADIA 2000: Eternity, Infinity and Virtuality in Architecture, (Ed.) Mark J. Clayton, Guillermo P. Vasquez de Velasco, ACADIA, Michigan.

Koltsova, Anastasia; Schmitt, Gerhard; Schumacher, Patrik; Sudo, Tomoyuki; Narang, Shipra; Chen, Lin, 2011, “A Case Study of Script-Based Techniques in Urban Planning”, Design Computing and Cognition ’10, (ed.) John S. Gero, Sean Hanna, Springer, Dordrecht, ss.681-700.

Miller, Nathan, 2009, “Parametric Strategies in Civic Architecture Design”, ACADIA 2009: reForm, ACADIA, Chicago, ss.144-152.

Miller, Nathan, 2011, “The Hangzhou Tennis Center: A Case Study in Integrated Parametric Design”, Parametricism (SPC) ACADIA Regional, Aralık, Lincoln-Nebraska, Bildiriler Kitabı, ss.203-209.

Oktan, Selin, 2015, “Parametrisizm Manifestosu Bağlamında Parametrik Tasarım”, KTÜ FBE, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Trabzon.

Schmitt, Gerhard, 1997, “Design Medium-Design Object”, CAAD Futures, 4-6 Ağustos 1997 International Conference on Computer Aided Architectural Design Futures Bildiriler Kitabı, Münih-Almanya, ss.3-13.

Schumacher, Patrik, 2010, “The Parametricist Epoch: Let the Style Wars Begin”, AJ-The Architects’ Journal, cilt:231, sayı:16.

Schumacher, Patrik, 2011, The Autopoiesis of Architecture: A New Framework for Architecture, cilt:I, Wiley, West Sussex.

Terzidis, Kostas, 2003, Expressive Form, Spon Press, New York.

URL1. “Museo Soumaya: Facade Design to Fabrication”, www.issuu.com/gehrytech/docs/sou_06_issuu_version [Erişim: 10.03.2015]

NOTLAR

1. Terzidis, 2003.

2. Kolarevic, 2000.

3. Patrik Schumacher, Zaha Hadid’in ortaklarından biri olup, 2008 yılında ilk defa “parametrisizm” kavramını ortaya atmıştır.

4. Oktan, 2015.

5. Kod kullanımı, MelScript, RhinoScript, MaxScript, Grasshopper, Kangaroo, ve benzeri araçlar yardımıyla bilgisayar arayüzünün sunduğu olanakların dışına çıkılabilmesini sağlamaktadır.

6. Miller, 2011.

7. NURBS (non-uniform rational B-splines), eğrisel çizgilerin matematiksel olarak tanımlanabilmesini kolaylaştıran bir modeldir. (Hopkins vd., 2006)

8. Gane; Haymaker, 2007.

9. URL1.

10. Oktan, 2015, ss.73-75.

11. Schumacher, 2010.

12. Schmitt, 1997.

13. Schumacher, 2011.

 

 

Bu icerik 390 defa görüntülenmiştir.