MİMARLIK
382
MART-NİSAN 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Türkiye'deki Modern Mobilya Tasarımları Gün Yüzüne Çıktı
    Yaşar Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü: Zeynep Tuna Ultav, Yrd. Doç. Dr.
    İzmir Ekonomi Üniversitesi, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü: Deniz Hasırcı, Doç. Dr.; Seren Borvalı, Araş. Gör.; Hande Atmaca, Araş. Gör.

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

ALGIDA YANILSAMALAR: Oğuz Öztuzcu Fotoğraf Sergisi

Oğuz Öztuzcu’nun 4. fotoğraf sergisi 26 Ocak - 7 Şubat 2015 tarihleri arasında Mimarlar Odası İstanbul BK Şubesi’nde açıldı. Öztuzcu’nun daha önce İstanbul ve Floransa’da gerçekleştirdiği “Impressions” ve “Photopaintings” isimli sergilerden işler ve yeni fotoğraflarından oluşan retrospektif bir sergi niteliğinde. 1966’da ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nden mezun olan Öztuzcu, aktif mimarlık kariyerinin yanı sıra, uzun süredir ilgilendiği fotoğraf sanatına ilişkin çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Kısaca “fotoğraf” olarak tanımladığı ilgi çekici çalışmalarında renk, biçim, karşıtlık, açık-koyu ilişkisi, hareket, netlik, ışık ve üçüncü boyuta getirdiği yeni bakış açısıyla özgün çalışmalar ortaya koyuyor.

Üç bölümden oluşan serginin ilk bölümünde, 1995’te önce İstanbul sonra Floransa’da açılan “Impressions” sergisindeki fotoğraflar yer alıyor. Öztuzcu Viyana, İstanbul, Selanik, Cusco (Peru) ve Iquitos (Peru Amazonu) gibi farklı coğrafyalarda çekilen fotoğrafların nerede çekildiği ve nesnelerinin ne olduğu önemli olmayan fotoğraflar olduğunu belirtiyor. Bağlamdan ve nesneden kopmak üzere net olmayan makro çekimlerden oluşan bu fotoğraflar, günümüz modern toplumunun koşuşturmacasını ve zaman kaybetmemek için mekânı algılamadan, çevresindeki nesnelerle derin bağlar kurmadan yaşamasını eleştirmek için bir araç olarak kullanılıyor. Serginin ikinci bölümünde ise, 1998 yılında İstanbul’da gerçekleşen “Photopaintings” sergisine ait çalışmalar bulunuyor. Klasik fotoğraf sanatının teknoloji ile birleşerek yeni anlamlar kazanmasını örnekleyen çalışmalar, soyut, deneysel bir yaklaşımla ele alınıyor. Var olana dijital tekniklerle müdahale ederek, fotoğrafın farklı anlamlar kazanmasını sağlayan Öztuzcu, dekonstrüktivist bir çalışma ortaya çıkarıyor. “Fotoğrafa benzemeyen fotoğraf”lardan oluşan sergide, parlak / karşıt renkler ve deformasyona uğramış çizgilerle oluşturulmuş kolajı anımsatan çalışmalar yer alıyor. Yeni işler bölümünde ise çoğunlukla çeşitli cisimlerin tek başına kadraja girdiği fotoğraflarda, detaylar ve arkaplan tüm netliğiyle gözler önüne seriliyor. Yakın çekimin yapıldığı bu fotoğraflar, cismin ölçeğini anlaşılamaz hale getirmesiyle de algıda yanılsamaya neden oluyor.

Sergi açılışında gerçekleştirilen “Yaratıcılık ve Sanat” başlıklı söyleşide ise Öztuzcu, fotoğraf ve mimar ilişkisini değerlendirerek kendi sanat ve mimarlık kariyerinden örnekler verdi. Mimarların ve sanatçıların yaratıcılık süreçlerinin benzer olduğunu belirtirken, sanatsal üretimi mesleki yaşamından bir kaçış olarak da gördüğünü vurguladı: “Ben mesleğini seven bir mimarım. Ancak bu, uygulaması birçok insanın kararını gerektiren bu meslekteki 40. yılımda, sıkışmışlık duygusuna kapıldığım dönemlerin olmadığı anlamına gelmiyor. Mesleğin kendine özgü engellerinin özgür mimari tasarımı engellediği ve kendimi mimari yoluyla ifade edemediğim böyle dönemlerde kurtarıcı olarak bireysel çalışmaya daha fazla olanak veren resim ve fotoğrafa başvurdum. Onları oluştururken tek amacım özgürce iyi bir şeyler yaratmanın vereceği haz ve tatmindi.”

Bu icerik 2268 defa görüntülenmiştir.