MİMARLIK
379
EYLÜL-EKİM 2014
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR

  • Dilsiz Anıtlar
    Melih Emre Acar, Arş. Gör., Osmangazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü



KÜNYE
ÇEVRE DUYARLI MİMARLIK

Yenileyici (Rejeneratif) Tasarım Kapsamında Doğal Havalandırmaya Yönelik Bir Yaklaşım

Polat Darçın, Arş. Gör., YTÜ Mimarlık Bölümü

Gelişen teknolojilerle doğaya verdiğimiz zararı giderebilmek için başka teknolojiler geliştirme zorunluluğumuz bizleri yenileyici tasarımlara yöneltiyor. Yapı teknolojilerinden iklimlendirmenin enerji tüketimi açısından çevreye olumsuz etkilerinin sıklıkla tartışıldığı ortamda ise doğal havalandırma önem kazanıyor. Yazar, varolan havalandırma sistemlerin ekoloji dostu sistemlere evrilmesi için yapılması gerekenlere dair bir yöntem sunuyor.

İnsanlar, eylemleriyle çevreyi diğer canlılardan farklı bir şekilde etkiler ve olumlu ya da olumsuz olabilen bu etkinin sonucunda çevrenin niteliğini değiştirebilir. Temel olarak, toplumun benimsediği değer ve kurallara (normlara) göre düzenlenen insan davranışlarının ve eylemlerinin çoğunlukla doğaya ve çevre-sistemlere büyük zarar verdiği bilinen bir gerçektir. Sözkonusu eylemlerden bazıları yapma çevreyle ilgilidir. Doğanın bir bölümünün seçilmesi ve istenen koşulları sağlayacak şekilde düzenlenmesiyle oluşturulmuş yeni ve yapay bir ortam olan yapma çevre, insanlar tarafından üretilen ve küçük bir yapıdan, kente ya da bölgeye dek ölçeklenebilen bir yaşam alanıdır. Yapma çevrenin oluşturulmasındaki temel amaç kullanıcısının gereksinmelerini gidermektir. Bu çevrenin üretilmesi, kullanılması ve yok edilmesi sırasındaki insan eylemleri nedeniyle büyük çoğunlukla yenilenemeyen kaynaklar (enerji, ürün, su ve benzeri) tüketilmekte ve çevre kirletilmektedir.

Yapma çevrenin asal kullanıcısı olan insanın temel gereksinmelerinden birisi temiz hava solumak ve hava kirleticilerinden uzak olmaktır. Bu gereksinme doğru ve etkin bir havalandırma [yapma (mekanik) havalandırma sistemleri ya da doğal yöntemlerin kullanılması] eylemi ile karşılanabilir. Mekanik havalandırma ve iklimlendirme sistemleri havanın koşullandırılarak yapıda kullanılmasını sağlayan ögelerdir. Çeşitli olumlu özelliklerinin yanı sıra, bu sistemlerin çalışması sırasında çoğunlukla yenilenemeyen enerji kaynakları tüketilmekte ve çevre kirliliği artmaktadır. Sistem bileşenlerinde oluşabilecek bazı sorunlar yapı içindeki havanın kirlenmesine, dolayısıyla kullanıcı sağlığının bozulmasına neden olabilir. Ayrıca bu sistemler yapıya ilişkin maliyetleri etkiler. Kaynaklar (enerji ve benzeri), sağlık ve ekonomi açısından, havalandırmada doğal yöntemlerin yeğlenmesinin yararlı olduğu düşünülmektedir.

İnsanın neden olduğu diğer olumsuzluklarla birlikte, yapma çevreyle ilgili eylemlerinin doğayı olumsuz etkilemesi, dünyanın sağlıklı bir şekilde geleceğe aktarılmasını engellemektedir. Sözkonusu olumsuz etki (çeşitli önlemlerle düzeyi azaltılmış olsa da) uzun zaman içinde doğaya geri dönülmez bir zarar verebilir. Özellikle yapma çevreye ilişkin güncel yaklaşımlar gözönüne alındığında, çevresel sürdürülebilirlik bağlamında bir çıkmaza girildiği görülür.(1) Çeşitli yayınlarda, bu kapsamdaki yaklaşımların evrilerek gelişmesi, ancak öncelikle davranışları şekillendiren normların değiştirilmesi gerekliliği üzerinde durulmaktadır.(2) Çevrebilimini (ekoloji) temel alan yenileyicilik kavramı (rejeneratiflik paradigması) ve bu kavramın yapma çevredeki yansıması olan yenileyici tasarım (rejeneratif tasarım) yaklaşımı, söz edilen tüm sorunlara bir yanıt olarak oluşturulmuş ve son birkaç yıldır Batılı ülkelerde tartışılmaya başlanmış oldukça yeni kavramlardır.

Kapsamlı ve yapma çevrenin çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki payı açısından son derece olumlu olan yenileyici tasarım yaklaşımının genel özellikleri belirlenmiş ve bu konuda bazı yöntemler geliştirilmiş olmasına karşın, henüz yeterli olgunluğa ulaşmamış olduğu ve dünyada bu yaklaşım kullanılarak tasarlanmış ya da bu yaklaşımın uygulanmış olduğu bir yapının bulunmadığı belirtilir.(3) Ayrıca, yenileyici yapma çevre olgusu çeşitli açılardan ayrıntılı bir şekilde incelenmeli, bu konuda çalışmak isteyen tasarımcılar, araştırmacılar ve benzeri kişilere yardımcı olacak yordamlar geliştirilmelidir. Bu yeni yaklaşımda sistemli düşünme oldukça büyük önem taşır. Tek yapı ölçeğinde salt verime (performans) yoğunlaşan güncel odak, yapı ile farklı ölçeklerdeki çevreleri arasında sistemli bir bütünleşme ve etkileşim üzerine çekilmeli; doğa ve insan sistemleri, birarada oldukları ortam / yöre gözetilerek ilişkilendirilmelidir.(4) Alan hakkındaki yazında doğal havalandırmaya ilişkin birçok çalışma bulunmasına karşın, konunun belirtilen nedenlerle yenileyici tasarım yaklaşımı bağlamında yeniden ele alınmasının yararlı olacağına inanılmaktadır.

Bu çalışmanın amacı, sözkonusu yaklaşım kapsamında ortaya konmuş yapma çevre özelliklerini gözönüne alarak, yapılarda doğal havalandırmanın sağlanmasına yönelik bir yöntem sunmaktır. Havalandırmaya ilişkin belirtilen durumlar ve gereksinmeler nedeniyle, konu önemli görülmekte; çalışma, doğal havalandırmanın, yalnızca yapı ölçeğinde çözümlerle değil, yapının dış ve iç çevrelerinin doğru ilişkilendirilmesiyle etkin bir şekilde sağlanabileceği düşüncesine dayanmaktadır.

YENİLEYİCİ TASARIM YAKLAŞIMI VE YAPMA ÇEVREDE DOĞAL HAVALANDIRMA

İnsan, dünyadaki doğa ve çevre-sistemleriyle karşılıklı etkileşim içindedir. Doğanın ya da çevre-sistemlerin doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmesiyle ortaya çıkacak değişimler insanı etkiler.(5) Bu ilkeyi temel alan yenileyicilik kavramı, Batı toplumlarında egemen olan mekanistik anlayışın, çevrebilim gibi bilimsel alanların bütüncül yapısı karşısında önemsizleşmesi ve doğanın sistemli yapısının daha iyi anlaşılması sonucunda ortaya çıkmıştır.(6) Sözkonusu kavramın merkezinde, insanın doğayı dilediğince kullanabileceği görüşü yerine, insanın ve doğanın eş düzeyli bir ortaklık çerçevesinde, karşılıklı yarar sağlamayı hedefleyen ve doğal sistemlerin yenilenerek / gelişerek geleceğe aktarılmasını amaçlayan bir ilişki içinde bütünleştirilmesi düşüncesi yer alır.(7)

“Yenileyicilik” kavramından türeyen “yenileyici tasarım”, yapma çevreyi, insan-doğa arasında arzulanan ilişkiyi gerçekleştirebilecek bir “çevre-sistem” olarak görür. Bu yaklaşımda, yapma çevrenin tasarım, üretim, kullanım ve kullanım sonrası evrelerindeki tanımlar, yöntemler, süreçler ve katılımcıların davranışları / eylemleri varolan durumdan farklılaşmaktadır. Özellikle tasarımcı, oluşturacağı yapma çevreyle, içinde yer aldığı üst ve kapsadığı alt doğal-sosyal çevrelere yarar sağlamayı ve bunlardan yararlanmayı amaçlar. Yapma çevrenin insanlara, doğaya ve çevre-sistemlere yararlı duruma gelmesi, bulunduğu yöreyle ilişki kurması ve yöredeki doğal döngülere-sosyal özelliklere uyum sağlaması ile olanaklıdır.(8) Bu yaklaşım kapsamında, toplumların sağlıklı yaşamı oluşturan ve destekleyen ortamlara kavuşmasına, insan eylemlerinin doğal süreçlere uyumlu duruma getirilmesine, bu eylemlerin yöredeki çevrebilimsel ve sosyal özelliklerin iyi anlaşılması yoluyla o yöreye özgü kılınmasına gereksinim vardır.(9)

Belirtilen özellikler bağlamında kullanıcıların havayla ilgili gereksinmeleri, doğal havalandırmayı, içinde yer aldığı yöreye bütünüyle uyum sağlayarak, yörenin özelliklerinden yararlanarak ve insanlarla doğal çevreyi her ikisi için olumlu sonuçlar ortaya çıkaracak şekilde birleştirerek gerçekleştiren yapılar ve yapma çevreler ile yanıtlanabilir. Bu tür yapma çevreler, biraraya gelerek bir bütünü oluşturan her çevrenin birbirini ve oluşturdukları bütünü nasıl etkilediğine yönelik örgüleri, ilişkileri ve etkileri temel alır. Özellikle yapının farklı ölçeklerdeki iç ve dış çevrelerinin birbiriyle ve yapıyla ilişkilendirilmesi, sözkonusu niteliğin oluşmasına büyük yarar sağlar. Havalandırma özelinde, yapma çevrenin, bulunduğu yöredeki doğal döngülere ve özelliklere uyumlu olması, ayrıca hava devinimini konu edinen bilimsel bilgiden yararlanması beklenmelidir. Belirtilen nitelikteki yapma çevrenin oluşturulmasında tasarımcılara yol gösteren bir sisteme gereksinim vardır. Bu sistem tasarımcılara, tasarımın yapılacağı yöredeki olanakların kullanılması ve sınırlılıklara uyulması açısından uygun çözümler oluşturma ya da varolan yapıların tasarım kararlarını değerlendirme ve bu kararlardan yararlanma anlamında katkı sağlamalıdır.

YAPMA ÇEVREDE DOĞAL HAVALANDIRMAYA YÖNELİK BİR SİSTEM

Havalandırmayı doğal yöntemlerle gerçekleştirmek için yapının dışında bulunan uygun nitelikteki havanın yapı içine, içerideki kullanılmış havanın ise yapı dışına doğru kendiliğinden devinmesi gerekir. Bu durumun sağlanmasında havanın doğal devinim kurallarının ve doğal devinimi üzerindeki etkileri bağlamında yapının iç ve dış çevre özelliklerinin incelenmesi önemlidir. Havanın doğal olarak devinmesi için hava basıncında ayrımlar ortaya çıkmalıdır. Basınç ise hava sıcaklığı ile ilişkilidir. Çeşitli yollarla ısı kazanan hava genleşir, basınç yitirir ve yükselir. Isınarak yükselen havanın yerini soğuk hava alır. Bu ayrım nedeniyle hava her zaman yüksek basınçlı (pozitif basınç) bölgeden alçak basınçlı (negatif basınç) bölgeye doğru belirli bir hızda ilerler. İlerlemesi sırasında hava deviniminin hızı, yönü, davranışı ve biçimlenişi karşılaşabileceği engellerin özelliklerine göre değişebilir. Ayrıca, hava devinimi engelin çevresinde farklı basınç bölgeleri oluşturur. (Şekil 1)

Yapılarda havalandırmanın yeterli ve etkin olması için, uygun nitelikteki havanın yerleşmelere ve yerleşmeleri oluşturan yapılara ulaşabilmesi, bu havanın yapı kabuğu aracılığıyla yapı içine girmesi ve iç çevrede dolaşması, yapının iç ve dış çevresinde sürekli kirlenen havanın ise uzaklaştırılması gereklidir. Bu nedenle, havanın doğal devinimi ile yapının dış çevresinin (yapı dışındaki doğal ve yapma çevre) ve kendisinin (yapının kabuğu ve iç çevresi) ilişkisi ve uyumu önemlidir. Ayrıca dış ve iç çevrelerdeki düzenlemelerin hava deviniminin oluşumu, özellikleri (hızı, yönü, davranışı ve biçimlenişi) ve ortaya çıkardığı basınç bölgeleri üzerindeki etkileri de irdelenmelidir.

Havanın Doğal Devinimi Açısından Dış Çevre Özellikleri

Hava deviniminin oluşmasında en büyük etken güneştir. Atmosferin ve doğal (toprak, su, bitkiler) ya da yapma çevrenin güneş ışınlarını farklı düzeylerde soğurması, böylece havanın değişik düzeylerde ısınması nedeniyle basınç ayrımları, dolayısıyla hava devinimi ortaya çıkar. Devinime ilişkin özellikler ve devinim nedeniyle oluşan basınç düzeyleri / bölgeleri ise, hava devinimine engel oluşturan doğal ya da yapma çevre özelliklerine bağlıdır. Bu bağlamda, havalandırma için uygun hava deviniminin oluşması ve belirli özellikleri taşıması, öncelikle yapının dış doğal çevresindeki güneşten ve rüzgârdan etkilenmektedir. Ayrıca, yapının üzerinde yer alacağı / aldığı yereyin (arazinin) deniz yüzeyinden yüksekliği, yüzeyinin pürüzlülüğü, eğimi, yönlenişi ve ısısal özellikleri hava devinimi üzerinde çeşitli etkiler oluşturabilir. Doğal çevrede yer alan su ve yeşil doku çeşitli şekillerde hava deviniminin oluşmasına katkı sağlayabilir ve devinimin yönlendirilmesinde etken duruma gelebilir. Benzer şekilde yapının dış yapma çevresindeki yapıların yoğunluğu, yüksekliği, konumları, ısı tutuculuğu ve yansıtıcılığı, yapılar arasındaki boşlukların (yollar, meydanlar ve benzeri) özellikleri, dış çevredeki doğal hava devinimi açısından önemlidir.(10)

Belirtilen çevre özelliklerinin hava deviniminin oluşumuna katkı sağlayan ve devinim kurallarına uygun şekilde düzenlenmesiyle havalandırma açısından uygun nitelikteki hava, yapılara ulaşabilir ve kirlenen hava yapılardan uzaklaştırılabilir. Hava kirliliğinin yerleşmelerden uzaklaştırılması ve kirleticilerin doğaya zarar vermeden doğal döngülere katılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması canlı sağlığı açısından son derece önemlidir.

Yapı-Doğal Havalandırma İlişkisi

Yapılarda doğal havalandırma, yapının dış çevresinde varolan uygun hava deviniminden yaralanarak ya da yapının dış / iç çevresinde ısı etkisi ile devinim oluşturarak sağlanabilir. (Şekil 2) Birçok yapıda iki durumdan birisi daha baskındır.(11)

Doğal havalandırmanın yeterli ve etkin olabilmesi için dış çevredeki havanın yapı kabuğundan geçerek iç çevreye girmesi, kullanılan tüm birimlerde uygun şekilde dolaşması, kirlenen havanın yine yapı kabuğundan geçerek dış çevreye çıkması gerekir. Ayrıca, havalandırmadan, temiz hava sağlama ve kirleticileri uzaklaştırmanın yanı sıra, sıcak iklim bölgelerinde ısısal konforun sağlanmasında, sıcak-kuru / nemli iklimde ise istenen bağıl nem düzeyinin elde edilmesinde de yararlanılabilir.(12) Bu nedenle, hava deviniminin oluşmasında, yapıya girişinde, yapı içindeki dolaşımında ve yapıdan çıkışında, öncelikle yapının egemen rüzgârın ve güneş ışınlarının geliş yönü açısından konumu ve yönlenişi irdelenmelidir. Ayrıca yapının biçimi devinim nedeniyle yapı kabuğu üzerinde oluşan basınç bölgelerini belirleyen temel özelliklerden birisidir. Devinimin yapıya girişinden sonra yapı içindeki dolaşımı birimlerin yerleşimi ve iç düzenine göre şekillenmektedir. Yapıdaki boşluklar olarak tanımlanabilen duvar boşluklarının, bacaların, kulelerin ve benzerinin konumu, biçimi, boyutları ve sayısı, bununla birlikte doğramaların kanat düzeni, yapının iç ve dış çevresini hava devinimi açısından ilişkilendirmektedir.(13) Gerekli görülmesi durumunda havanın ısısı ve nemliliğini etkileyebilecek uygun bitkilendirme ve su ögeleriyle nemlendirme gibi düzenlemeler de düşünülebilir.

Doğal Havalandırmaya Yönelik Bir Yöntem

Yapı, doğanın bir bölümünün seçilerek bir kabukla sınırlandırılması ve bu kabuk aracılığıyla istenen koşulları sağlayacak ayrı bir ortamın yaratılması nedeniyle bir nesne, sözkonusu kabuğun içinde yeni fiziksel ve sosyal bir çevre oluşturulması / dış çevre ile sarılı olması nedeniyle de bir yapma çevre olarak tanımlanabilir.(14) Doğal havalandırma, nesne olan yapının geçirgen kabuğu tarafından etkilenen, dış ve iç çevreler arasındaki fiziksel bir ilişki sonucunda gerçekleşir. İyi ve doğru bir havalandırma için yapının ve çevrelerinin hava devinimi açısından ilişkilendirilmesi gereklidir.

Tasarım ya da varolan yapıları değerlendirme aşamasında, öncelikle, dış çevrede hava devinimini etkileyen çevre özelliklerinin birbiriyle ilişkisinin kurulması önerilmektedir. Bunun için, çalışmanın başlangıcında, incelenen yörenin iklim özelliklerinin araştırılması, güneş ışınlarının gün ve yıl boyunca değişen geliş açılarının, aylık ortalama güneşlenme sürelerinin, egemen rüzgâr yönünün ve hızının belirlenmesi, ayrıca bölgedeki hava niteliğinin ve varolan hava kirleticilerinin saptanması gereklidir. Eğer havalandırmanın ısısal konfora ve neme ilişkin gereksinmeleri de karşılaması düşünülüyorsa, bölgede yıl boyunca gözlenen aylık ortalama hava sıcaklığı, günlük en düşük ve en yüksek sıcaklıklar ile aylık ortalama bağıl nem değerleri de elde edilmelidir. Tüm veriler incelenerek, kararlar, bu inceleme sonucunda oluşturulmalıdır.

Egemen rüzgâr dışında, farklı ısı kazanımlarıyla uygun nitelikteki hava deviniminin oluşması açısından, güneş ışınlarının yereyle (yereyin deniz yüzeyinden yüksekliği, eğimi, yönlenişi ve ısısal özelliklerine göre), dış çevrede varolan suyla, yeşil dokuyla ve yapılarla (yapıların konumu, yönlenişi ve ısısal özelliklerine göre) ilişkisi incelenmelidir. Hava deviniminin oluşmasından sonra, devinim özelliklerini (hız, yön, davranış, biçim) ve farklı düzeylerdeki basınç bölgelerini etkilemesi bakımından hava devinimi ile doğal çevredeki yerey (pürüzlülük, eğim, yönleniş), yeşil doku ve yapma çevredeki yapılar (yoğunluk, yükseklik, konum); yollar, meydanlar ve benzeri boşluklar (doğrultu, boyutlar, yüzey özellikleri) arasındaki ilişki irdelenmelidir. Ek olarak, bu çevrelerde bulunması olası hava kirleticisi kaynakları (örneğin, çöp dökme alanları, endüstri alanları, polenli bitkileri içeren yeşil dokular ve benzeri) ile hava devinimlerinin ilişkisi, kirleticilerin devinimle taşınması olasılığı açısından araştırılmalıdır.

Tasarımcı ya da araştırmacı, yapının dış çevresini hangi büyüklükte ele alacağını çevresel özelliklere göre belirleyebilir. Yapının dış çevresinde, Şekil 3a’da belirtildiği gibi yalnızca doğal çevre (örneğin doğa içinde bir bağ evi) ya da Şekil 3b’de gösterildiği gibi hem yapma hem de doğal çevre (örneğin kent içinde bir yapı) özellikleri varolabilir. Ayrıca yapının varolan yapma dış çevresinin niteliği yeşil doku ve diğer doğal çevre özellikleri (örneğin yeşilsiz, yoğun bir kent dokusu ya da yeşil ve su ile bütünleşik, uygun yoğunluklu bir kent dokusu) açısından irdelenmelidir. Yapının dış çevresinin incelenmesi sonrasında, tasarlanması düşünülen ya da varolan yapı ile güneş ve hava devinimleri arasındaki ilişkinin irdelenmesi gerekir. Ayrıca, yapının biçimine, yönlenmesine, birimlerine, boşluklarına ve doğramalarının düzenine ilişkin kararların, güneş ışınları ve hava devimleri ile yapı özellikleri ilişkilendirilerek üretilmesi / belirlenmesi; bununla birlikte gereksinilen ısısal konfor / nemlilik için bitkilendirme, havuzlar ve benzeri uygun çözümlerin araştırılması önerilmektedir. Şekil 4 tasarım ya da değerlendirme sırasında yararlı olması amacıyla, doğal havalandırmayla ilgili söz edilen tüm çevre özelliklerinin (yapının iç çevresi, doğal dış çevresi, yoğun yapma dış çevresi ve yeşille bütünleşik yapma dış çevresi) ve ilişkilerin bir özeti olarak üretilmiştir.

 

SONUÇ

Doğal havalandırmanın etkinliği ve yeterliliği için öncelikle yörenin ilgili özelliklerinin iyi anlaşılması gereklidir. Yapının tasarımında ya da değerlendirilmesinde, dış ve iç çevreler ile yapı kabuğunu, hava devinimine etkileri bağlamında ilişkilendiren bir sistemin kullanılması ve kararların bu doğrultuda verilmesi, yapma çevrenin bulunduğu yöredeki özelliklere uyumlu olmasını sağlayabilir. Böylece, yapma çevre ve yapı, yenileyici tasarım yaklaşımında önerildiği gibi, her biri birbiriyle ilişkili, daha büyük bir çevre-sistemin parçası olarak ve içinde daha küçük çevre-sistemleri barındıracak şekilde ele alınır. Yapının ve yapma çevrenin belirtilen şekilde tasarlanmasıyla doğru ve yeterli bir havalandırma dışında, hem bu çevrenin asal kullanıcısı insanlar, hem de insan dışındaki doğa ve diğer çevre-sistemler açısından bazı olumlu sonuçlar elde edilebileceği düşünülmektedir. İyi bir doğal havalandırma sağlamak üzere tasarlanmış yapma çevre, hava kirliliği ve kirleticiler nedeniyle sağlık sorunları yaratmayan nitelikte olacaktır. Bu yapma çevre yenilenemeyen enerji kaynaklarını havalandırma sağlamak için tüketmez, dolayısıyla çevre kirliliğini artırmaz. Uygun maliyetle üretilebilecek ve kullanılabilecek bu düzenlemede insan dışında, bitkiler ve hayvanlar için de yaşama ortamı oluşabilir. Uygun bitkilendirme yöredeki toprak yapısının korunmasına ve doğal su döngüsüne de yarar sağlayabilir.

Önerilen sistem, tasarımı ya da değerlendirmeyi yönlendirmede katkı sağlayacağına inanılan genel adımlar dizisidir, buna karşın ayrıntılarının geliştirilmesine açıktır. Bundan sonra yapılacak çeşitli çalışmalarda bu sistemden yararlanılmasının, özellikle yöreye özgü doğal havalandırma yöntemlerinin geliştirilmesine, yapma çevrenin bazı yenileyici özellikler edinmesine, bazı varolan yapma çevrelerin incelenmesiyle farklı havalandırma çözümlerinin belirlenmesine ve güncel tasarımlarda bu çözümlerden yararlanılmasına katkı açısından, olumlu ve olumsuz yönlerinin ortaya konabilmesi için önemli olduğu düşünülmektedir.

NOTLAR

1. du Plessis, 2012.

2. Örneğin Cole’un (2012a ve 2012b), Mang ve Reed’in (2012) makaleleri yapı ve yapma çevre ile doğaya verilen zarar üzerinde durmakta, yenileyici tasarım yaklaşımını bu bağlamda ele almaktadır. Ayrıca özellikle Haggard, Reed ve Mang (2008) normların ve yaklaşımların değiştirilmeden yöntemlerin farklılaştırılması çabasını yararsız bulmakta, bu gereksinmeyi önemle vurgulamaktadır.

3. Cole, 2012a.

4. Plaut vd., 2012.

5. Millenium Ecosystem Assessment, 2005.

6. du Plessis, 2012.

7. Pedersen Zari, 2012.

8. Cole, vd., 2012.

9. Plaut vd., 2012.

10. Darçın ve Balanlı, 2010.

11. Kleiven, 2003.

12. Al-Bakri, 1997 ve Bensalem, 1991.

13. Darçın ve Balanlı, 2011.

14. Balanlı, 2011.

 

KAYNAKLAR

Al-Bakri, Usama A. R., 1997, Natural Ventilation in Traditional Courtyard Houses in the Central Region of Saudi Arabia, Welsh School of Architecture, University of Wales, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Cardiff.

Balanlı, A., 2011, “Building Biology and Examination Models for Buildings”, Sick Building Syndrome in Public Buildings and Workplaces, (ed.) S. Abdul-Wahab, Springer, Heidelberg, ss.113-134.

Bensalem, R., 1991, Wind-Driven Natural Ventilation in Courtyard and Atrium-Type Buildings, School of Architectural Studies, Sheffield Üniversitesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Sheffield.

Cole, R. J., 2012a, “Regenerative Design and Development: Current Theory and Practice”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.1-6.

Cole, R. J., 2012b, “Transitioning from Green to Regenerative Design”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.39-53.

Cole, R. J.; Busby, P.; Guenther, R.; Briney, L.; Blaviesciunaite, A.; Alencar, T., 2012, “A Regenerative Design Framework: Setting New Aspirations and Initiating New Discussions”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.95-111.

Darçın, P.; Balanlı, A., 2010, “An Examination of Building Ventilation Methods in terms of Environment and Natural Ventilation”, Ecological Agenda International Conference on New Perspectives in Eco-Technologies and Eco-Economy Proceedings Book, Yıldız Teknik Üniversitesi, 10-12 Mayıs 2010, İstanbul, ss.118-131.

Darçın, P.; Balanlı, A., 2011, “Yapılarda Doğal Havalandırmanın Sağlanmasına Yönelik İlkeler”, X. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi ve Teskon + Sodex Fuarı Bildiriler Kitabı, TMMOB Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, İzmir, ss.1663-1674.

du Plessis, C., 2012, “Towards a Regenerative Paradigm for the Built Environment”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.7-22.

Haggard, B.; Reed, B.; Mang, P., 2006, “Regenerative Development”, Revitalization, Mart/Nisan, ss.24-26.

Kleiven, T., 2003, Natural Ventilation in Buildings Architectural Concepts, Consequences and Possibilities, Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Trondheim.

Liddament, M., 2000, “Ventilation Strategies”, Indoor Air Quality Handbook, (ed.) J. D. Spengler, J. M. Samet, J. F. McCarthy, McGraw Hill, New York, ss.295-318.

Mang, P.; Reed. B., 2012, “Designing from Place: A Regenerative Framework and Methodology”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.23-38.

Millennium Ecosystem Assessment, 2005, Ecosystems and Human Well-Being: Synthesis, Island, Washington DC.

Plaut, J. M.; Dunbar, B.; Wackerman, A.; Hodgin S., 2012, “Regenerative Design: the LENSES Framewrk for Buildings and Communities”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.112-122.

Pedersen Zari, M., 2012, “Ecosystem Services Analysis for the Design of Regenerative Built Environments”, Building Research & Information, cilt:40, sayı:1, ss.54-64.

Yaşa, E., 2004, Avlulu Binalarda Doğal Havalandırma ve Soğutma Açısından Rüzgâr Etkisi ile Oluşacak Hava Akımlarına Yüzey Açıklıklarının Etkisinin Deneysel İncelenmesi, İTÜ FBE, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi,  İstanbul.

Bu icerik 3977 defa görüntülenmiştir.