MİMARLIK
379
EYLÜL-EKİM 2014
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR

  • Dilsiz Anıtlar
    Melih Emre Acar, Arş. Gör., Osmangazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü



KÜNYE
GÜNCEL

UNESCO Dünya Miras Listesi ve Türkiye

Neslihan Dostoğlu, Prof. Dr., İKÜ, Mimarlık Bölüm Başkanı, Bursa Alan Başkanı

Kültürel ve doğal varlıkların korunmasının gerekliği ile ortaya çıkan UNESCO Dünya Miras Listesi, bu alanların sadece sınırları içinde yeraldığı ülkeye değil, tüm dünya uluslarına ait olduğunu vurgular nitelikte. Geçtiğimiz aylarda yapılan UNESCO Dünya Miras Komitesi toplantısında, Bursa ve Bergama’nın da listeye eklenmesiyle Türkiye’deki miras alanı sayısı 13’e çıktı. Konuyu değerlendiren yazar, UNESCO’nun kuruluş sürecinden başlayarak Türkiye’nin listedeki yerine değiniyor.

15-25 Haziran 2014 tarihlerinde Katar’ın Doha kentinde yapılan 38. UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin kararı doğrultusunda, Bursa dünyanın 998., Bergama ise 999. alanı olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmiştir. Sözkonusu toplantıda Bursa ve Bergama Alan Başkanlığı ekiplerinden temsilciler, Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilciliği’nden Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, Müsteşar Fulya Yücekök, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz ve diğer yetkililer, Dünya Miras Komitesi’ne seçilen Türk üyeler, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri hazır bulunmuştur. Türkiye’nin biri kültürel miras, diğeri de kültürel peyzaj kategorisinde iki başvurusunun 2014 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesi sürecini daha iyi açıklayabilmek için, bu yazıda önce Dünya Miras Listesi’nin ortaya çıkışı ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapılacaktır.

UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NİN OLUŞUMU

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun, Birleşmiş Milletler'in özel bir kurumu olarak, II. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1945 yılı Kasım ayında yasası onaylanmış, 1946 yılında da kuruluşu gerçekleşmiştir. Türkiye, bu yasayı imzalayan ilk yirmi devletten biri olmuştur. UNESCO’nun misyonu medeniyetler, kültürler ve insanlar arasındaki diyaloğun, barış ve sürdürülebilir kalkınmanın, eğitim, bilim, kültür, iletişim ve enformasyon yoluyla sağlanmasına katkıda bulunmaktır. UNESCO’ya bugün195 ülke tam üye, 8 ülke ise ortak üyedir.

1946 yılında kurulan UNESCO’nun 1972’de Paris’te yapılan toplantısında, dünya üzerinde yokolan kültürel değerleri kontrol altına almak ve uğrayacakları tahribatı engellemek amacıyla Dünya Kültürel ve Doğal Mirasını Koruma Konvansiyonu (Convention Concerning the Protection of the World Cultural and Natural Heritage) imzalanmıştır. Bu kapsamda, 1976 yılında Dünya Miras Komitesi oluşturulmuştur. Bundan iki yıl sonra da 1978 yılında dünyada “Üstün Evrensel Değer”e sahip olan doğal ve kültürel varlıkları, bütün insanlığın ortak mirası kabul ederek tanıtmak, toplumlarda evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve bu değerlerin korunması için gerekli işbirliğini sağlamak amacı ile Dünya Miras Listesi (The World Heritage List) uygulaması başlatılmıştır. UNESCO kültürel ve doğal mirasın herhangi bir parçasının bozulmasının veya yokolmasının, bütün dünya ulusları için geri dönüşü olmayan bir yoksullaşma oluşturduğunu belirtmekte ve 1972’de kabul edilen sözleşme gereğince Dünya Miras Listesi’nde yeralan varlıkların sadece sınırları içinde yeralan ülkeye değil, tüm dünya uluslarına ait olduğuna dikkat çekmektedir. Sözkonusu sözleşme (Dünya Kültürel ve Doğal Mirasını Koruma Konvansiyonu), UNESCO’nun ilk üyelerinden biri olan Türkiye’de 1982 yılında onaylanmış ve 1983 yılında Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sözleşmeyi imzalayarak üye devlet olan ülkeler sınırları içindeki kültürel ve doğal varlıklar için UNESCO Dünya Miras Listesi’ne başvuruda bulunabilirler. Bunun için ilk olarak taraf devlet, kendi sınırları içindeki kültürel ve doğal varlıkların bir envanterini çıkartır. “Tentative List” (Geçici Liste) olarak bilinen bu envanter, taraf devletin yakın bir gelecekte hangi varlıklarını Dünya Miras Listesi’ne aday göstereceğine dair bir öngörü de sunmaktadır. İkinci aşamada taraf devlet hazırladığı geçici listede yer alan varlıklardan birini veya birkaçını seçerek adaylık dosyası hazırlar. Bu aşamada Komite’nin sekreterya görevini üstlenmiş olan Dünya Miras Merkezi, gerekli tüm belge ve haritaların tamamlanması için taraf devlete tavsiyelerde bulunarak ona yardımcı olur. Üçüncü aşamada dosyayı tamamlayan taraf devlet, hazırladığı adaylık dosyasını gözden geçirmesi ve kontrol etmesi için UNESCO Dünya Miras Merkezi’ne gönderir. Dünya Miras Merkezi de eğer adaylık dosyasında bir eksiklik yoksa değerlendirmesi için yardımcı organlarına [ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi), IUCN (Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği) ve ICCROM (Kültürel Varlıkların Korunması ve Restorasyonu Çalışmaları Uluslararası Merkezi)] gönderir. Yardımcı organlardaki uzmanların başvuruları değerlendirmesi sonucunda tamamlanan işlemler dizisinden sonra aday miras alanları, 21 üyesi bulunan Dünya Miras Komitesi’nin kararı doğrultusunda listeye girer.


Her ülke yılda sadece bir kültürel, bir de doğal miras veya kültürel peyzaj ile UNESCO’ya başvurabilmektedir. İlk kez 1992 yılında 16. Dünya Miras Komitesi tarafından tanınan ve korunmasına karar verilen kültürel peyzaj alanları da doğal miras alanları kapsamında değerlendirilmektedir. Kültürel peyzaj kavramı insanlarla doğal çevre arasındaki ilişkininin çeşitli türlerini içermektedir. Kültürel peyzaj üç kategori halinde ele alınmaktadır. Birincisi, insanlar tarafından bilinçli olarak tasarlanan ve yaratılan peyzaj kategorisidir (Her zaman olmasa da, genellikle anıtsal binalarla ilişkili estetik amaçlı parklar, bahçeler gibi). İkinci kategori, kendiliğinden oluşmuş, zaman içinde sosyal, ekonomik, idari ve / veya dini nedenlerle ve doğal çevreyle ilişkili olarak gelişen peyzajdır. Üçüncüsü ise, ilişkisel olarak tanımlanan, somut olmayan kültürel değerlerin egemen olduğu ve yaratılan kültürel ortamı tamamlayan peyzaj unsurlarıdır.

38. DÜNYA MİRAS KOMİTESİ TOPLANTISI, DOHA, KATAR

15-25 Haziran 2014 tarihleri arasında Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen 38. Dünya Miras Komitesi’nde 21’i kültürel, 4’ü doğal, 1’i karma olmak üzere 26 yeni miras alanı Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmiştir. Böylece, 161 ülkenin Dünya Miras Listesi’nde yer alan miras alanı sayısı 779’u kültürel, 31’i karma ve 197’si doğal olmak üzere toplam 1007’ye ulaşmıştır. Ayrıca, 4 miras alanının sınırlarının büyütülmesi de karara bağlanmıştır. Bu yılki toplantıda iki önemli gelişme yaşanmıştır. Bunlardan birincisi Dünya Miras Listesi’nde 1000. miras alanının (Botswana’nın doğal miras alanı Okavango Deltası) listeye girmesi, ikincisi de Mynmar’ın ilk miras alanının listeye alınmasıdır.

Yoğun bir gündemle toplanan 38. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nın 22 Haziran 2014 tarihli oturumunda, Türkiye’nin iki dosyası görüşülmüş, bunlardan Bursa’nın “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” başlıklı dosyasının içerdiği Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık alanlarının kültürel miras alanı kategorisinde, İzmir Bergama’nın ise “Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı” başlıklı dosyasıyla kültürel peyzaj kategorisinde, Komite üyelerinin olumlu görüşü doğrultusunda listede yer almasına karar verilmiştir.

Böylece, 2013 yılı sonu itibariyle UNESCO Dünya Miras Listesi´nde Türkiye’nin 11 miras alanı bulunmaktayken, 2014 yılında bu sayı 13’e çıkmıştır. Türkiye’nin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, 2014 yılına kadar UNESCO Dünya Miras Listesi’ne; İstanbul´un Tarihî Alanları [1985], Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası (Sivas) [1985], Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) [1985], Hattuşaş (Boğazköy) - Hitit Başkenti (Çorum) [1986], Nemrut Dağı (Adıyaman - Kahta) [1987], Xanthos-Letoon (Antalya - Muğla) [1988], Pamukkale-Hierapolis (Denizli) [1988], Safranbolu şehri (Karabük) [1994], Truva Antik Kenti (Çanakkale) [1998], Edirne Selimiye Cami ve Külliyesi (Edirne) [2011] ve Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya) [2012] dâhil edilmiştir. En son olarak, 2014 yılında Katar’ın Doha kentinde yapılan Dünya Miras Komitesi’nin kararı doğrultusunda, Bursa 12. ve Bergama da 13. bölge olarak listeye eklenmiştir.

UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRMENİN AVANTAJLARI

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmenin en büyük avantajı, üstün evrensel değeri tescil edilen alanların tüm dünya tarafından tanınacak ve ortak dünya mirası kabul edilecek olmasıdır. Dünya Miras Listesi’ne girmiş olan varlıklar, tüm dünyanın ortak mirası olurlar, UNESCO Dünya Mirası amblemini taşımaya hak kazanırlar ve bunun ayrıcalıklarından yararlanırlar.

Bu varlıkların korunma sorumlulukları ait oldukları ülkeye aittir. İzlenmeleri ve gözlemleri ise bütün dünyaya açıktır. Koruma sorumlulukları, yönetim planında belirlenir. Üstün evrensel değeri tescillenen alanların korunmasının sürdürülebilirliği, onaylanmış olan yönetim planıyla sağlanır, kurumlar arası eşgüdümlü bir şekilde proje faaliyetleri devam eder. Ayrıca, UNESCO’nun da periyodik kontrolleri devam ettiği için bu alanlarda izinsiz ve korumaya aykırı herhangi bir yapılaşma ya da uygulamanın yapılması mümkün değildir.

Dünya Miras Listesi’ne giren varlıklar için, UNESCO’dan teknik desteğin yanısıra Dünya Mirası Fonu’ndan da yararlanmak olasıdır. Uluslararası destek taleplerinde, “Tehlike Altındaki Dünya Miras Listesi”nde bulunan alanlar ile yine acil koruma eylemi gerektiren alanlar öncelikli alan olarak kabul edilse de, gerekli durumlarda uluslararası koruma kampanyalarından destek alınabilmektedir. Ayrıca, Dünya Miras Alanı’nın dünyaca tanınırlığının, bir başka deyişle “Dünya Markası” niteliğini taşımasının sunduğu avantajla beraber bölgenin ve kentin gelişen “kültür turizmi” potansiyeli de ekonomiye katkı sağlayacak, sözkonusu bölgelerde istihdam olanaklarını ve yatırımları artıracaktır.

GELECEKTEN BEKLENTİLER

2014 yılında “Kültürel Miras” kategorisinde Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık Köyü tarihî alanlarıyla UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Bursa’da ve “Kültürel Peyzaj” kategorisinde “Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı” başlıklı dosyasıyla listeye giren Bergama’da bu süreçten sonra Alan Başkanlığı ekiplerinin yanı sıra alanlarda yaşayanların ve çalışanların da yapması gerekenler bulunmaktadır.

Bursa ve Bergama Alan Başkanlığı ekiplerinin, sözkonusu alanların stratejik içerikli yönetim planları çerçevesinde korunabilmesini sağlamak üzere çeşitli çalışmalar yapması beklenmelidir. Listeye giren alanların somut ve somut olmayan tüm değerleri ile korunması, yaşatılması ve dünyaya miras bırakılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, yönetim planının amacı, yönetim planı alanı içerisinde bulunan somut ve somut olmayan tarihî, kültürel ve doğal mirasın planlanması, korunması, kullanılması, geliştirilmesi, planlama ve uygulamada tüm paydaşların etkin katılımının sağlanması, stratejik öncelikleri de dikkate alarak kaynak tahsis süreçlerinin yönetilmesi, uygulamaların koordine edilmesi, denetlenmesi ve değerlendirilmesi, alanlarda yaşayan paydaşların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmesinin yönlendirilmesi, alan için dengeli ve sürdürülebilir bir koruma sisteminin kurulmasıdır.

Ayrıca, Alan Başkanlıkları tarafından yapılan tanıtım ve bilinçlendirme çalışmalarının devam etmesi beklenmelidir.

Bu süreçte alanlarda yaşayan ve çalışan kişilerin de hazırlıklı olması gereken bazı konular vardır. Bunlardan en önemlisi, insanların yaşadıkları çevrede bulunan tarihî eserlerin farkında olmaları, tarihî özelliklerini bilmeleri, bunların yüzyıllardan beri miras şeklinde nesilden nesile ulaştığının bilincinde olmalarıdır. Alanlarda yer alan somut ve somut olmayan değerleri korumak, sürdürülebilir bir şekilde yaşatmak, çevreye karşı duyarlı olmak herkesin görevi sayılmalıdır. Artık dünyaca kabul edilen görüşe göre sadece anıtsal eseri korumak yeterli değildir. Tarihî eserin çevresinde yer alan peyzajı ve dokuyu bütüncül olarak korumak da önemlidir. Ayrıca alandaki sosyokültürel çevre de önem taşımaktadır. Tarihî doku orada yaşayan insanların yaşam biçimiyle değer kazanır. Bu noktada somut olmayan kültürel mirasın da önemi büyüktür.

Bursa ve Bergama için son derece önemli olan UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilme sürecinde Danışma Kurulu ile Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu üyeleri ve diğer paydaşların katkılarıyla yoğun bir çalışma süreci yaşanarak başarılı sonuca ulaşılmıştır. Bundan sonraki aşamalarda ise bu önemli başarının gelecek nesillere aktarılması ve uluslararası öneme sahip alanlarımızın üstün evrensel değerlerinin sürdürülebilmesi için yönetim planı ile ilgili yapılacak çalışmalarda paydaşların ilgi ve desteğinin sürmesi dileğimizdir.

Detaylı bilgi için UNESCO’nun web sitesi incelenebilir: whc.unesco.org/en

Bu icerik 5202 defa görüntülenmiştir.