410
KASIM-ARALIK 2019
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

Mimari Üretimde Süreç Odaklı Yaklaşımlar: Çorum Binevler Konut Yerleşimi

Güldehan F. Yavaşoğlu Atay, Dr. Öğretim Üyesi, MSGSÜ Mimarlık Bölümü

Altuğ Çinici ve Behruz Çinici’nin 1971-1975 yılları arasında projelendirip uyguladığı Çorum Binevler Konut Yerleşimi projesi, Türkiye coğrafyası için öncül sayılabilecek süreç odaklı mimari proje örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, projenin fiziksel ve sosyal veriyi özenle değerlendirmesi ile bölgeye ait yeni istihdam ve dinamiklerin yaratılmasına öncülük etmiş bir mimari üretim olması nedeniyle önemine dikkat çekiyor.

 

Bugünkü mimarlık eğitimi, söylemi ve pratiği içinde gün geçtikçe süreç yerine daha çok vurgulanan sonuç odaklılık; her türlü mimari ürünün temsilini üretim sürecinin evrelerini serimlemek yerine sonuçta gelinen noktayı anlatmaya indirgeyen, bazen anlaşılması güç anlatım biçimlerini ortaya koyar. Oysa mimari ürüne ilişkin süreçten koparılmayan bir anlatım biçimi, bir fikrin gelişim aşamalarını anlatırken bizi üretim sürecine dahil etmekle kalmaz, aynı zamanda proje üretim süreci boyunca alınan kararların tartışmaya açılmasına da imkân verir. Bu yönüyle süreç odaklılık, günümüz mimarlık atmosferinde yeniden üzerine düşünülmesi gereken bir konu olarak önemli bir gündem oluşturur.

Bu makalede hem tasarım hem de uygulama evrelerinde sürece odaklanmış, bununla birlikte üretime ait araştırmaların açıklıkla ortaya konduğu bir örnek olarak; Altuğ Çinici ve Behruz Çinici’nin 1971-1975 yılları arasında projelendirip uyguladıkları Çorum Binevler projesi çeşitli yönleri ile incelenecektir. Proje, Türkiye coğrafyası için geç-modern evre olarak tanımlanabilecek bir zaman aralığında üretilen, sonuç ve süreç arasındaki sıkı ilişkinin koparılmadığı, yapının bulunduğu coğrafya ve kültüre ait araştırmaların derinlikli biçimde yürütüldüğü ve sürecin kendisinin de bir araştırma ürünü olarak belgelendiği nadir örneklerden biri olması bakımından Türk mimarlık tarihi içinde önemli bir değere sahiptir.

Mimari yapım-üretim süreçlerini ortaya koyan belgelerin hazırlanması, sürecin farklı nesillere aktarımı konusunda önem taşımaktadır. Mimarlığın, bu yönde yapma / tasarlama bilgisinin aktarımı ile ilişkili bir disiplin olduğunu sıklıkla belirttiği yazılarında Behruz Çinici, sürece ilişkin verilerin belgelenmesinin önemini dile getirmektedir: “…Eskiden var olan gerçek mimarlık okulları da kayboldu. Hepsi üniversite oldular! Üstadlar, ustalar da yok artık. Oysa önce bilgi sonra yaratma, akıldan gerçeğe, düşünceden yapıya ulaşabilme gelir. Çağdaş sanat ve mimarlık alanında kültürel arayışlara daima ihtiyaç var. Yayınlar, bu arayışların temel ihtiyaçlarından biridir ve hiç kuşkusuz, inşa etmek kadar önemlidir.”(1) Çinicilerin Çorum Binevler Pojesi’nin yapım süreçleri ile birlikte yerleşimin bugünkü halini değerlendirmek; mimarlığın tasarım ve uygulama evrelerinin belgelendiği süreci anlamanın yanı sıra Çinicilerin bu proje özelindeki yaklaşım ve yöntemlerini -dünyadaki çağdaşlarına paralel biçimde- Türkiye coğrafyasında nasıl uyguladıklarına göz atmak, bugünün mimarlık gündemindeki üretim yöntemleri üzerine düşünmek / tartışmak için gerekli görünmektedir.

ALTUĞ-BEHRUZ ÇİNİCİ’NİN ÜRETİM YÖNTEMLERİ ÜZERİNE

Çinicilerin Çorum Binevler Projesi üzerinde çalıştıkları yıllarda, dünyadaki çağdaşlarına göz attığımızda 1960’lı yıllarda sıklıkla telaffuz edilen açıklık, çoğulculuk, katılım gibi kavramlar ekseninde ele alınan mimari üretimden söz edebiliriz. Bu kavramların mimarlık alanında görünürlüğünü sağlayan çalışmalar arasında Giancarlo de Carlo’nun 1970’li yıllardaki yaklaşımının bir ürünü olan Mateotti Köyü; Hassan Fathy’nin daha erken dönemlerde (1945-1948) Batı kökenli planlama söylemlerine karşı bir duruş geliştiren sakinleri ile birlikte yerel yapım teknikleri ile biçimlendirilen Yeni Gurna Köyü sayılabilir. Kuzeyli coğrafyalarda ise bu yönde üretimi devam ettiren Lucien Kroll, John Habraken, Frans van der Werf gibi mimarlar, bugün mimari üretim sürecindeki çoğulculuk, açıklık gibi meseleler üzerine yapılan çalışmalara kaynak oluşturan çeşitli örneklerin oluşturulmasında öncü figürler olarak telaffuz edilebilir.

Birbirinden farklı sebeplerle de olsa sözü edilen mimarların dünyada öncülüğünü üstlendikleri süreç odaklı bir üretimi Türkiye’de uygulamaya çalışması bakımından Behruz Çinici’nin Çorum’da ve Ankara Sincan’da (uygulanamamıştır) geliştirdiği projeler son derece değerlidir. Çok aktörlü üretim süreçlerinin sözü edilen yıllarda Türkiye’de sadece kooperatif üretimi özelinde gerçekleştirilmekte olduğu düşünüldüğünde Çiniciler; önemli bir rol üstlenerek kooperatif üyelerinin ötesinde üretim sürecine katılımını, bölge nüfusunun geneline yaymışlardır. İçinde bulunduğu coğrafyanın geniş üretim alanında Behruz Çinici, her seferinde yeni metodolojilerle geliştirdiği tasarlama / uygulama yaklaşımlarının, kendisinden sonraki nesillere aktarılacak tecrübelerin belgelendiği mimarlık disiplinine dair bilginin üretilmesine öncülük etmiştir. Çorum Binevler projesi de araştırma ve anlatımlarıyla birlikte ortaya konarak, projenin bölgeye sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan yaptığı katkının serimlendiği dokümanlarla -araştırma alanının genişliği, bulgu ve değerlendirmelerin derinliği ile- projeyi anlatan bir süreci ortaya koymanın ötesinde, üzerinde çalışıldığı yıllarda bölgeye ilişkin önemli bir sosyolojik araştırma kaynağı oluşturmaktadır.

ÇORUM BİNEVLER YAPI KOOPERATİFİ

Türkiye’nin çok partili demokratik rejimi benimsemesinden sonra gelişen çoğulcu ortamla birlikte konut üretiminde yaşanan deneyimlerde öne çıkan kooperatifleşme örneklerinden biri olarak Çorum Binevler projesi de, ülkedeki muadilleri gibi mimari üretim sürecinde çeşitli aktörlerle birlikte biçimlendirilir.(2) Çorum Binevler Yapı Kooperatifi, Çorum’da 1952 yılında “Bahçelievler Yapı Kooperatifi” ile başlayıp, 1954 yılında yapılan “Esnaf Evleri” ile devam eden kooperatifleşmenin bir halkası olarak değerlendirilebilir. Binevler, kurucuları arasında Ali Emiroğlu, Prof. Sadık Kakaç, Yüksel Kaleli ve mimar Mustafa Meroğlu’nun bulunduğu bir ekibin, Çorum’un periferisinde “Bahçeli Konutlar”ın yapılması amacı ile başlayan sürecin ürünüdür. Ekibin Çinicileri seçmesinin en önemli sebebi, Behruz Çinici’nin Çorum’a kazandırdığı kültür merkezidir: “İleri görüşlü, kendilerine özgü ilginç felsefe ve içgüdü sahibi bu öz Anadolu toplumu ile 1955 yıllarında bir rastlantı sonucu tanışmış; onlara, mimarlık mesleğimin ilk çizgileriyle oluşan bir kültür salonu yapma şansına sahip olmuştum.”(3) Bu anlamda Çinici, Çorum’u tanıyan, gelişimine katkıda bulunan ve altyapısına ilişkin önerileri olan bir mimardır.

Üzerinde çalışacakları Çorum-Binevler projesinin Çinicilerin nezdinde üstlendiği en önemli rol, Çorum’un çeperinde yer alan bu bölgenin sadece fiziksel çevre değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik yönden de kalkındırılmasının hedeflenmesidir. ”Amacımız kişilere tek tek evler yapmak... Bu güzel doğayı bilinen çizgiler, katı bir mülkiyet zihniyetiyle parsellere bölmek değil, bölgede geliştirilebilecek; Tarım sektörünün modernizasyonu, zengin doğal kaynaklara dayalı olarak yaratılacak endüstri türlerinin değerlendirilmesi gibi yeni faaliyet kollarında çalışacaklara ve hızlı artan nüfusa insanca yaşayacakları barınaklar sağlamaktır. Yıllardır iki metropol Ankara ve Samsun arasında fark edilememiş Çorum, bölgeler arası bir denge şehir görevini yüklenerek, doğal kaynaklarına dayalı olarak gelişecek, araştırmalarımız sonucu önerilen yeni iş alanlarının uygulanmaları halinde ülkemizin iş gücü, nüfus, istihdam plan ve stratejisindeki önemli yerini ortaya koyacaktır.”(4) (Resim 1-3)

SOSYAL ALTYAPIYA İLİŞKİN VERİLERİN HAZIRLANMASI

Çinicilerin projenin geliştirilmesi için attıkları ilk adım bölgeyi her türlü fiziksel ve kültürel verileri ile birlikte değerlendirme sürecini başlatmalarıdır. 135 hektarlık bir alanda 1.000 haneli bir kent olarak hedeflenen Çorum Binevler Arsa Kooperatifi, Çorum’un ve bölgenin fiziksel, sosyal, kültürel, tarihi ve ekonomik durumu ile ilgili bir araştırmanın ürünüdür. Bu araştırma, Çinicilerin projenin en kapsamlı biçimde ele aldıkları bölümüdür. Konut bölgesi için yapılan ilk araştırmaların sonucunda üç önemli veri elde edilir:

1. Çorum ve içinde bulunduğu bölgenin ekonomik bakımdan aktif hale getirilmesi için potansiyel kaynakların artırılması gerekmektedir.

2. 1000 ailelik bir nüfusun bu bölgeyi kalkındırmak için yeterli değildir, bunun için kendi kaynaklarını oluşturacak en az 3000 ailelik bir konut bölgesi oluşturmak doğru olacaktır.

3. Bu nüfus için idari mali mekânsal bir programın hazırlanması bir zorunluluk olarak görünmektedir.(5)

Bununla birlikte, Binevler’in yakın çevresindeki köylerin mevcut sosyo-ekonomik yapısı da önemli girdiler sağlamaktadır. Mevcut köylerin tasarlanan yerleşime katkısı çok değerlidir. Bu bağlamda geçim kaynağı, toprağın yüzde kaçının köylülere ait olduğu, yıllık gelirler gibi veriler, çevredeki köylerde araştırmalar yapılarak arşivlenir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre; tahıl üretiminin çok yaygın olması, üretimin henüz makineleşmemiş olması, köylerde topraksız hanenin fazla olması gibi faktörler, bölgedeki sosyal gruplar arasında bir dengesizlik yaratmaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğu çoğu köyde günlük ihtiyaçları karşılayacak bir mecra bulunmamakta, haftadan haftaya karşılanan ihtiyaçlar Çorum’a giderek karşılanabilmekte bu zorunluluk da gündelik yaşamı zorlayan koşullar yaratmaktadır.(6)

Çiniciler, bu tespitler doğrultusunda, periferiyi sadece sosyo-ekonomik yönden değil, aynı zamanda kültürel yönden de kalkındıracak bir proje sürecini hedefleyen tablolar oluşturmuşlardır: “Mekânsal planlama sürecinin algılama-bilgi toplama kesimine bağımlı olarak önemine işaret ettiğimiz kavrama-birleştirme olgusu, önceden kestirme, problemlerin tanımı, uygulamaya temel olacak planın saptanması gibi kesimlere temel olmakta. Kavrama-birleştirme kesiminin en önemli bölümü de toplumsal yapı, karar çevresi ve mekânsal yapı kavramsal bütünlüğünü oluşturmakta.”(7)

HALKLA BİRLİKTE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

Projede, halkın katılımı ve yerel aktörlerle işbirliği içinde düzenlenen süreçlerin bölgenin sosyo-kültürel yapısına katkısı değerlidir. Süreci yönetirken elde olan fiziksel çevre verilerinin analizi, kullanılması ya da dönüştürülmesi, yapılan uygulamanın bu çevreye uygunluğunu görünür kılmasının yanı sıra bölgenin sosyolojik yapısının mercek altına alınmasını da beraberinde getirir. Altuğ-Behruz Çinici, üretime katkı sağlayan tüm aktörleri projelendirme sürecine katmanın yanı sıra bu yönde çeşitli tartışma platformları oluştururlar. Sözü edilen tartışma platformları, bölge halkının potansiyelini anlamak için çok önemlidir. Rollerin dağılımını sağlamak, fayda-zarar analizini tespit etmek, kullanıcılar ile ortaya konan bu çalışma için çeşitli ölçeklerde olumlu sonuçlar verecektir.

Öte yandan mimarlar, projenin yapım sürecinde istihdam edilecek bir nüfus oluşturma çabası içindedir. Örneğin, projedeki prefabrike kısımların inşaatını yürütecek fabrikanın inşaatı, bu yönde atılan önemli bir adımdır. Özel üretilen hafif beton örneklerinin uygulandığı üretim atölyesi de aynı amaçla bölgeye özgü bir kalkınma önerisi olarak üretilen çözümlerden biridir. Bununla birlikte standart ahşap üretim atölyesi, projede önemli bir üretim alanı olarak istihdam yaratmakla birlikte, bölgeye özgü morfolojik özellikleri taşıyan cephe kurgusunun oluşturulması için de gerekli bulunmuştur. Projede kooperatif hareketine uygun kütle üretimi ve standardizasyon teknikleri basit örgütsel ve mali modellerin benimsenmesi, ülke genelinde de örnek teşkil etmiştir. Projede tüm bu üretim alanlarını oluşturmanın yanı sıra Çiniciler, yaptıkları anket çalışması ile kullanıcıların isteklerini ve içinde yaşadıkları çevrenin cevap veremediği ihtiyaçları da karşılamaya yönelik çözümler ararlar.

Gelir gruplarına göre konut birimlerinin çeşitlendirilmesi bu anketlerin sonuçlarından çıkarılan önemli sonuçlardan biri olarak projelendirme sürecine katılır. Planlama grupları; çok katlı, bahçeli ve bitişik nizam yapılar olarak farklı sosyo-ekonomik seviyedeki ailelerin kendi ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda biçimlenir. (Resim 4) Konutların planlamadaki çeşitliliği ile ilgili olarak Çiniciler, halkın önemli ölçüde fikrini değerlendirmekle birlikte, Binevler projesi’nin uygulama safhasında kooperatif sakinlerine yolladığı mektupta “Herkes için bahçeli konut yapılmasının projenin gerçekleşmesinin önünde bir engel teşkil edeceği” yönünde uyarır. (Resim 5, 6) Bunun yerine mimarların önerisi, önemli bir sosyal ihtiyaç olan, toplanma-bir araya gelme gibi işlevler için aynı sosyo-ekonomik grupların yan yana gelebileceği rekreatif alanların tasarlanmasıdır. (Resim 7)

Bu anketlerle, bir yandan verilerin sadece büro tarafından muhafaza edileceğinin ve kimsenin bu bilgilere ulaşmayacağının altı çizilir ve diğer yandan tüm açıklıkla bilinmesi gereken sosyo-ekonomik durumu araştırılır: “…Bu büyük proje çalışmasında tek arzumuz gerek anketlerle gerek zaman zaman yapılacak toplantılarla sizleri çok iyi tanımaktır. Tüm arzularınıza ve günümüz modern toplum yaşantısının gereklerine en uygun anneannelerimize de bağlı kalarak arzu ve tahayyül ettiğiniz şehir ve yapı sorununu ancak sizlerin de bize göstereceği ilgiyle öğrenecek ve çözümleyebileceğiz. Bu gaye ile hazırladığımız anketi takdim ediyoruz”(8)

YAPILARIN GÜNÜMÜZDEKİ KULLANIMI

Binevler konutlarının bugünkü durumu incelendiğinde, kullanıcıların yaşam biçimlerine bağlı olarak değiştirilebilmesi öngörülen, sürecin kullanıcılar ile birlikte yürütülmesinin sonucu olarak sahibiyet ve aidiyet meselelerinin öne çıktığı bir planlamaya sahip olduğu gözlemlenir.

Nitekim zaman içerisinde yapıların karakteristiği değişmemiş, bununla birlikte herkesin kendi konutunu farklı biçimde düzenlemesi ve bahçesini değiştirmesi gibi katkılar, her yapıya özgü farklı görünümler kazandırmıştır. (Resim 8) Bugünkü kullanımlarında, yapılarda kullanılan mekânların / motiflerin bazılarının değiştirildiği ve kullanıcı tarafından uyarlanabildiği görülmüştür. Bu da mimarın başlangıçta hedeflediği bölgeye ait mimarlık örneği olarak yaşayan ve dönüşen bir çevre izlenimi uyandırmaktadır. (Resim 9)

Binevler projesinin önemli başarılarından birinin, konut birimlerinin farklı gelir seviyelerine göre gruplandırılması, komşuluk üniteleri ve ortak kullanım alanlarının yaratılması açısından yerleşime kazandırdığı çeşitlilik olduğunu söyleyebiliriz. Aynı sosyo-ekonomik ve kültürel seviyedeki ailelerin bir araya gelmelerine imkân veren bu alanlar, ortak kullanıma açık rekreatif alanların düzenlenmesine olanak sağlayarak bölgeye hareketlilik kazandırmaktadır.

Ne yazık ki, özellikle çok katlı yapıların olduğu Binevler kısmının yıkılması ve kentsel dönüşüm ile ilgili çalışmaların burada da gözlemlenmesi son derece olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Binevler Yapı Kooperatifi’nin yanında ölçek ve kitlesel kurgu bakımından uyumsuz binaların yapılmış olması yapı grubunun varlığını tehdit etmektedir. Bugün tüm kentlerde karşılaşılan önemli sorunlardan biri olarak bu türlü bir örneğin yıkım tehlikesi ile karşı karşıya olması, makalede serimlenmeye çalışılan projenin Türk mimarlık tarihi içindeki değeri düşünüldüğünde endişe vericidir.

DEĞERLENDİRME

Binevler Projesinin Türkiye’de Erken Bir Üretim Alanına İşaret Etmesi

Türkiye’de kooperatif üretiminde önemli rol oynayan çok aktörlülük meselesi ile ilgili olarak Çorum Binevler Yapı Kooperatifi; girişimcilerinin sadece sanayicilerden değil, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinden iştirakçilerden de oluştuğu düşünüldüğünde, çoğulculuğu benimseyen öncü bir anlayışın ürünü olarak okunabilir. Bu, aynı zamanda katılımcı yaklaşımla ilgili olarak Türkiye coğrafyasında nadiren rastlanılabilecek bir uygulamaya işaret etmektedir. Bu yaklaşımda, Behruz Çinici'nin dünyadaki çağdaşları ile eş zamanlı olarak Türkiye’de de böyle örneklerin çoğaltılabileceğine duyduğu inanç yatmaktadır. Çorum Binevler projesi, Türkiye’deki toplu konuta geçiş sürecinde aynı zamanda bölgedeki ekonomik kalkınmayı hedefleyen önemli bir mimari uygulama örneği olarak ülkenin mimarlık tarihi içindeki yerini alır: “Bütün bunların yanı sıra, proje yerel ekonomiyi doğrudan etkileyerek hareketlendirmişti. Bölgeden sermaye ve işçi göçlerini önlemede yardımcı olmuştu. Geniş arsalar alarak, bir şirket kurarak, işçi çalıştırarak ve üretilen yerel inşaat malzemelerine talebi artırarak, kooperatif bölgenin ekonomik canlılığını artırmıştı. 1973 yılından bu yana Çorum ekonomisinde bir gelişme meydana geldiyse bunda ‘Binevler Yapı Kooperatifi’nin büyük bir katkısı olduğu kanısındayız.”(9) Çiniciler, önemli bir deney alanı olarak Çorum’da yapılan bu çalışmanın geleceğe dönük önemli bir örnek oluşturabileceği yönünde umut taşımaktadırlar: “Çorum Binevler Yapı Kooperatifi projesi çevreye başarılı bir toplum hareketinin mimari bir proje çevresinde gerçekleştirilebileceğini öğretti. Bu proje bize aynı zamanda kalkınan bir ülkenin nispeten geri kalmış bir bölgesinde bile, hükümetin teşviki ve yardımı, müteahhitin çıkarcı davranışları olmaksızın düşük maliyetlerle daha iyi kentsel çevrelerin gerçekleştirilebileceğini öğretti. İnançla ve sabırla yerel insan ve malzeme kaynaklarını harekete geçirmek için yollar ve araçlar her zaman araştırılmalıdır. Bizce Çorum Binevler toplu konut denemesi gerçekleşmiş bir ütopyadır.”(10)

Bölgeye Ait Kültürel Kodların Projeye Aktarılması

Altuğ- Behruz Çinici’nin bu bölgeye ilişkin kültürel kodları okuyabilme, anlamlandırma ve bunu mimari üretime katabilme becerisi, projede bölge halkının yaşam biçimine uygun birbirinden farklı birimlerin çözülmesi biçiminde tezahür eder. Proje üretim safhasında oluşturulan tartışma platformları ile yapılan anket çalışmalarının da bu plan çeşitlemesinde rolü büyüktür. Binevler projesi, bu yönüyle sadece coğrafi bakımdan değil, aynı zamanda kültürel bakımdan da yerle ilişkisini iyi kuran uygulamalardan biridir. Plan tiplerine bakıldığında, geleneksel Çorum evlerinin plan kurgusu ile yakınlıklar bulunmaktadır. Altuğ-Behruz Çinici’nin değer verdiği ”kültürel süreklilik” bağlamında kolaylıkla okunabilen geleneksel konut tipinin yorumlanması, sadece Binevler projesinde değil farklı konut yapılarında da bugün ve dün arasında kurabildiği morfolojik, planimetrik ve terminolojik ilişkinin önemli bir göstergesidir.

Konu İle İlgili Çalışmaların Literatüre Katkısı

Özellikle önemli bir literatür oluşturması bakımından Binevler projesi, mimari bir üretimin projelendirme ve uygulama sürecini tüm detaylarıyla anlatan işler arasında Türkiye coğrafyasında önemli örneklerden biridir. Çorum’a ilişkin coğrafi verilerin analizinden başlayarak, bölge halkına ilişkin kültürel verileri, yaklaşım prensiplerini anlatan grafikler, meseleye “şehrin kalkındırılması” ölçeğinde bir araştırma konusu olarak ele alındığını anlatmaktadır. Bu aktarımlar, mimari projenin parametrelerini oluşturmanın ötesinde bölgeye özgü önemli bir sosyo-ekonomik ve kültürel veritabanı oluşturabilecek kapsamda ve niteliktedir.

Mimari üretim sürecinde, “Planlama Eylemlerinin Teorik Çerçevesi”, “Karar Çevresi Analizleri”, “Çalışmalar, Bağlantılar, Hedefler” gibi ortak hedefleri anlatan tablolar, projedeki tüm koşulların birbirleri ile nasıl ilişkilendirildiklerini aktarmaktadır. (Resim 10) Tabloların yanı sıra proje sürecinde oluşturulan eskizler de Çorum’daki sivil mimarinin genel karakteristiğini özetler nitelikte mevcut olana çağdaş bir yorum aktarmak üzere yapılan araştırmanın ürünleridir. Oluşturulan belgelerde uygulamadaki hedefler ile birlikte sonuçta gelinen nokta serimlenmekle kalmaz, projenin uygulama sürecinden aktarılan çeşitli anlatımlarla birlikte dönemin üretim koşulları da belgelenir. Bu aktarım, sistem detaylarıyla da desteklenerek son derece açıklayıcı birer mimarlık dersine dönüşür. (Resim 11, 12) Plan tiplerinin aktarılmasının yanı sıra uygulama sonrasındaki bölge halkına ait fotoğrafların ortaya konması, mimarların projedeki çoğulcu yaklaşımlarını açıklıkla ortaya koymaktadır. Özellikle ilk yapıldığı yıllarda peyzaj ve çevresi ile birlikte ele alınan bu bütüncül kavrayış, her türlü görsel malzemede tüm detaylarıyla kendini ortaya koymaktadır.

SONUÇ

Mimari üretimde süreç odaklılık, bugün dünyadaki yaygın anlayış içinde mimari ürünün çoğunlukla bölgedeki yerel aktörlerle işbirliği içinde çeşitli tartışma platformları etrafında biçimlendirilmesi anlamına gelmektedir. Özellikle 1960’lı yıllardan itibaren sıklıkla telaffuz edilen katılımcı yaklaşımların kökeninde bu yönüyle derinlikli bir çalışmanın izlerini bulmak mümkündür. Bu türden bir uygulama anlayışının başarısı, makalede Çorum Binevler Yapı Kooperatifi özelinde aktarılan fiziksel ve sosyal verilerin analiz edilmesi, kullanılması, dönüştürülebilmesi ve bu sürecin hem tasarım hem uygulama safhasında bölge halkı ile birlikte gerçekleştirilmesi ile yakından ilişkilidir. 

Binevler projesi, Türkiye’de yapılan az sayıdaki çalışmalardan biri olarak Altuğ- Behruz Çinici’nin sadece dünyadaki çağdaşlarına paralel biçimde süreç odaklılığın getirdiği bu türlü kriterler doğrultusunda üretim yapmalarından değil, aynı zamanda katılımcı platformlarda yapılacak üretimlere olan inançlarını da aktarmaları bakımından değerlidir. Bu yaklaşım Binevler Yapı Kooperatifini; sahiplenme ve aidiyet duyguları ile birlikte, bugün sıklıkla telaffuz edilen açıklık, çoğulculuk, katılımcılık, sürdürülebilirlik gibi kavramlar ekseninde değerlendirilebilecek ufuk açıcı örneklerden biri haline getirmektedir. Bugünkü mimarlık atmosferinde bu kavramlara ilişkin yaşanan anlam kaymaları düşünüldüğünde sözü edilen yapı stoğunun 1970’li yıllarda öncü bir rol üstlenmesi çok değerli görünmektedir. Çorum Binevler Konutlarının, aynı zamanda kullanıcılara ilişkin kültürel kodların çeşitliliğinin mimari karşılığını bulduğu bir çevrenin oluşturulması ve sürdürülebilir bir kurgunun öngörülmesi yönünde de ufuk açıcı bir örnek olduğunu açıklıkla söylemek mümkündür.

Bu yönüyle öncü bir üretim sürecini uygulayan ve bunu belgeleyen mimarlar olarak Çinicilerin tasarladıkları bu önemli yapı grubu, bugün pek çok çağdaşı gibi kentsel dönüşüm adı altında yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalması halinde önemli bir bellek yitimine sahne olacaktır. Böyle bir risk ile karşı karşıya kalmak yerine Çorum Binevler Konutları’nın, Türk mimarlık tarihinde pek çok konuda örnek teşkil edebilecek ve çeşitli tartışma platformlarında telaffuz edilebilecek bir nüve olarak gelecek nesillere aktarılması önemli görünmektedir.

*Aksi belirtilmedikçe görseller https://archives.saltresearch.org/ adresinden alınmıştır.

NOTLAR

1. Tanyeli, Uğur (ed.), 1999, Improvisation: Mimarlıkta Doğaçlama ve Behruz Çinici, Boyut Yayınları, İstanbul, s.9

2. Türkiye’de kooperatifler ilk örneklerini vermeye başladıkları 1930'lu yılllarda, benimsedikleri özellikleri ile geleceklerini biçimlendirirken, genelde pazarın dışında bir seçenek olarak algılanırlar. 1935-1944 yıları arasında daha çok bahçeli konut biçiminde üretilen kooperatif sistemleri, yoğunluklu olarak, 1950’li yıllardan sonra apartmanlaşma biçiminde daha sıkça telaffuz edilecektir. Özüekren, Şule, 1996, Kooperatifler ve Konut Üretimi: Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme, Habitat II Bildiri Kitabı, Türk Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul.

3. ”Çorum - Orta Anadolu’da Bir Toplu Konut Uygulaması için Ülke-Bölge-Kent Ölçeklerinde Çalışmalar”, https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/85096 [Erişim: 10.10.2019]

4. Çinici, Altuğ; Çinici, Behruz, 1996, Çorum Binevler (Gerçekleşen Bir Ütopya), Ahmet Turhan Altıner (der.), Çinici Mimarlık Şirketi Yayını, İstanbul, s.29

5. Altıner, 1996, s.43

6. Altıner, 1996, s.48

7. Altıner, 1996, s.36

8. Altıner, 1996, s.52

9. Altıner, 1996, s.89

10. Altıner, 1996, s.90

Bu icerik 133 defa görüntülenmiştir.