399
OCAK-ŞUBAT 2018
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK MÜZESİNE DOĞRU

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

MİMARLIK DÜNYASINDAN

MİMARLIK GÜNDEM

ANMA

GÜNCEL

ETKİNLİK

MİMARLIK VE EĞİTİM KURULTAYI

ANMA PROGRAMI: MARUF ÖNAL

YARIŞMALAR

MİMARİ TASARIM

CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

YAYINLAR

TEMA[S]




KÜNYE
MİMARLIK'tan

İçinde yaşarken durup, bir adım geriye atıp, uzaktan yaşananlara bakmak ve yaşananları değerlendirmek mümkün olmuyor. Yeni bir yıl başlangıcı ise iyi bir fırsat olarak görülebilir. Geçen yıl, oldukça güvensiz geçen bir 2016’nın ardından “kentsel meknlarımızda huzurlu zaman geçirebilme özgürlüğümüzü geri kazandığımız bir yıl” dilemişiz. 2017’nin en azından “emniyette” geçtiğini söylemek yanlış olmaz. 2018’den ise temel haklarımızdan daha fazlasını beklemek mümkün olmalı. Ancak yılın ilk günlerinde yetkililerin yaptığı “Kanal İstanbul projesi için ilk kazma 2018 yılında vurulacak” açıklaması, bu yıla ilişkin hayallerin hiç de bizlerin istediği gibi planlanmadığını ele veriyor. Ara ara değişen güzergah spekülasyonu hariç hiçbir bilginin dolaşımda olmaması nedeniyle bizlerin kafasında ete kemiğe bürünmeyen projenin, iktidarın kent üzerindeki karar verme gücünü bizlere hissettirmek için ortaya attığı gelip geçici bir heves olarak kalacağını umuyoruz.

İktidarın söylemleri nedeniyle değişen gündemleri takip etmek ise oldukça zor oluyor. Dikey-yatay mimari kavramlarına indirgenen ülkenin planlama politikası üzerine tartışmaları ele alan bu sayıdaki Murat Balamir’in yazısı, iktidarın yaptığı açıklamaları birer ihanet itirafı olarak adlandırıyor. Kentlerimize yapılan bir başka ihanet ise, yıkıp yeniden yaparak “koruduğumuzu” sanmak. Kabul gören bir koruma(?) yaklaşımı olmaya başlayan bu durum, hem gözümüz önündeki AKM’de hem de daha az haber alabildiğimiz Diyarbakır Sur’da karşımıza çıkıyor. Zamanla biriken ve kentsel belleğin parçası olarak yaşanmışlıkların izlerini taşıyan bu iki farklı ölçekteki örneklere ilişkin yazılar, biriktirmek yerine tüketmek üzerine kurulu günümüz anlayışının yapılı çevreye olan yansımaları olarak görülebilir.

Bu sayının kapağında ise bir Aydın Boysan yapısı yer alıyor. Ocak ayında kaybettiğimiz Aydın Boysan, daha çok yazarlığı ve eşsiz kişiliği ile anılsa da kendisinin imza attığı projeler de bir o kadar eşsiz. Anma yazısını kaleme alan Afife Batur’un deyimiyle O, “Strüktürün Şiirini Yazan Mimar”. Aydın Boysan’ı sevgiyle anıyoruz.

Bir sonraki sayı Mimarlık dergisinin yayın hayatının 55. yılında yayımlayacağı 400. sayı olacak. Rakamların büyüklüğüne yaraşır bir sayı hazırlama çalışmalarımız aylar öncesinden başladı. Mimarlık, geçen yıllar, kat edilen yollardaki tecrübenin ağırlığıyla yayın hayatına devam ediyor.

Aslı Tuncer Madge

Bu icerik 3598 defa görüntülenmiştir.