331
EYLÜL-EKİM 2006
 

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR

MİMARLIK’tan 331



KÜNYE
MİMAR

Dostum Hamdi Şensoy...

Orhan Şahinler

Prof., MSGSÜ Mimarlık Bölümü emekli öğretim üyesi

Bu yıl X. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nde Büyük Ödül’e (Sinan Ödülü) değer görülen Hamdi Şensoy’un uzun yıllar sürdürdüğü eğitmenlik ve profesyonel mimarlık hayatını, yakın arkadaşı Orhan Şahinler anlatıyor…

Tarihî Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nde kırk yıl birlikte, onur duyularak üstlenilen öğretim üyeliği görevi... Kısa fakat başarılı proje ortaklığı... Altmış yıldır sürdürülen pürüzsüz dostluk, mimar ve akademisyen Hamdi Şensoy’la ortak geçmişin sadece kısa bir özeti. Yurtiçi ve yurtdışında tasarımlar, inşa ettiğimiz yapılar, yaşanan gerilimsiz, kusursuz ve yakın yıllar. Uzun yıllar birbirini iyi tanıyan, anlayan II. Dünya Savaşı karabasanını yaşayan nesilden son arta kalanlarının sıkı dostluğu…

Deneyimli mimar-akademisyen, 19. yüzyıl menşeli Yapı Kürsüsü’nün klasik öğretim üyesi, uygulama zenginliğiyle yapı disiplininin saygınlığını yücelten Hamdi Şensoy, ustası Sedad Hakkı Eldem’den geleneği, hocalık tavrını ve elini alan, devraldığı eli, hocalık seviyesini, mimari değerlerini sadakatle koruyan, aktaran ve bunun sorumluluğu taşıyan, binlerce mimarın sevgili hocasıydı.(1) Kişiliği, mesleki birikimleri, yetenekleriyle mimari proje atölyelerini taçlandıran üyelerindendi.

Yapı disiplininde taşıyıcı sistemin, mimari yorumların en etkin, bazen belirleyici öğesi olduğu düşüncesini öğrencilerine benimsetendi Hamdi. Bu düşünce tarzını öğrencilerin sağduyularına sunan akademisyen-mimar dostum için mimarlık, mekân kurma sanatıydı. Öncelikli olarak, mekânla taşıyıcı sistem arasındaki güçlü bağlantılar söz konusuydu ve bunların karşılıklı etkileşimi ihmal edilemezlerdendi. Onun görüşüne göre, tasarımların olgunlaşma aşamasında mimarlar, yapım sürecini düşlerinde oluşturmalı, mimari sonu sezinlenmeliydiler. Sonu sezinleme yeteneği ise ancak uygulama deneyimi ile olasıydı. Bu nedenle, tasarım aşamasında sonu sezebilen, yapım sürecini birebir yaşayan mimarlar aynı zamanda mimari proje atölyelerinde mimar adaylarını yetiştirme sorumluluğu üstlenmeliydi.

Mekânla taşıyıcı sistem arasında uyum, bunların karşılıklı katkılarıyla ulaşılan mimari olgunluk ve bütünlük, Hamdi Şensoy için mimarlık mesleğinin önemli gizlerini oluşturuyordu. Diğer gizler gibi bu gizlerin varlığı sadece, çıraklık, kalfalık, ustalık aşamaları, yaşanan nice çileler sonunda fark edilebilirlerdi. Bu nedenle de mimarlık sanatında usta-çırak tanımını benimseyen dostum için yapı detayları bu ilişkinin önemli faktörleriydi. Detay analizleri en çekici ve keyifli mesleki etüt ve çalışma aşamalarını oluşturuyordu. Detayda doğru çözümler demek, detay-bütün ilişkisinin kurulması, binanın mimari başarısı ve dış koşullara, zamana direnişi demekti. Doğru detaylar için uygulama zenginliği, deneyim ve sezi yeteneği gerekliydi. Arkadaşıma göre mimari konularda belirli bir olgunluğa, masa başında geçirilen proje oluşturma aşamasında, şantiyede yaşanacak zaman sınırı tanımayan çalışmalarda, gerçek anlamda yapı inşası sırasında çeşitli konularda deneme şansı yaratarak, deneyler yaparak ve bunların sonuçlarını gözlemleyerek ulaşılabilirdi. Mimarlığa has özel bir çalışma sürecinin her aşamasında oluşturulması gereken duyarlılığın farkında ve bilincindeydi her zaman.

Tasarımlarında fikirler kadar önemliydi detaylar. Mimari temada süreklilik, yapıda oluşturulan detaylar, bu detaylar arasındaki uyum ve detay-bütün ilişkisinin ürünüydü. Detaylarda denenmiş geleneksel çözümlerle birlikte özgünlük de amaçtı. Hamdi’nin detay eskizleri artistik çizim şöleni tadındaydılar. Büyük bir keyifle hazırladığı detaylar, yoğun uyarı, not, krokiler ve ayrıntılı bilgilerle yüklenerek kesin çizim paftalarını oluştururdu. Usta araba sürücüsü dostumun şantiye hâkimiyeti, deneyimi engindi. İnşaat malzemelerini iyi tanıyan, özellikle iki soylu malzemeyi, taşla ahşabı, bilinçli ve zevkli kullanan Hamdi, nitelikli malzemelerin nasıl güçlüklerle yaratıldığını iyi bilenlerdendi.

Hamdi bütün bir ömür yılmadı, yorulmadı, bıkkınlık duymadı, mimarlık mesleğine olan sevgisi asla azalmadı ve hep çalıştı. Tasarladıklarını kusursuz inşa etmek istedi. Derin, has duygularla bağlı olduğu hocalık sorumluluğunu 67 yaşına kadar sürdürdü. Eğitim hayatı boyunca kuruma karşı içinde barındırdığı sevgi ve yakın ilgisini hiç kaybetmedi. Tam zamanlı profesyonel faaliyete özenmedi. Özenip kurumu bırakmadı, bıraksa büyük bir servet kazanabilirdi ama o görevine duyduğu onuru meslek hayatı boyunca gururla taşıdı. Bu bağlamda ne dış dünya ile ilişkilerini, ikna gücünü, iş yapma becerisini, ne de yeteneklerini akademik sorumlulukları zararına kullandı.

Mimarlık mesleğine hayrandı ve bütün kariyeri boyunca içtenlikle ve derinden bağlı kaldı. Kuzey Yunanistan göçmeni olan arkadaşım Şensoy, çok güç günler geçirmiş olmasına rağmen soy ismi gibi hiç bitmeyen bir neşesi vardı. Mimarlığa olan tutkusu onun mimar olarak doğan biri olduğunun göstergesiydi. Hocası ve zaman zaman da ortağı olan Sedad Hakkı Eldem ile kurduğu yakınlık, Şensoy’un Türk sivil mimari üslubunun yorumcu ve uygulayıcılarından olması ve her ikisinin de Türk sivil mimarisine olan bağlılıkları ve ortak sevgilerinin bir sonucuydu. Şensoy, ulusal mimariye kuşkusuz güçlü duygusal nedenlerle de bağlıydı.

Saçaklar, düşey dolu/boş yüzeyler, 1/2 nispetler, ahşap kaplamalar, cumba, kafes, pervaz, silmelere duyulan yakın ilgi, insani nispetler, altın ölçü arayışları... Olgunluk yıllarında ulusalcı tavırla çağdaşlık arasında sentez arama ve denemeleri mesleki kişiliği ve mesleki tutumunun dışa vurumuydu. Mimari etütlerini, kararlarını yönlendiren, sonucu belirleyen, kişisel kültür yapısı, gene ulusalcı düşünce tarzından kaynaklanan mesleki reflekslerinin ürünüydü.

Yazımda geçmiş zaman kullanmış olmam ne kadar da hüzün verici ve bunun sevimsizliğinin tabii ki farkındayım. Arkadaşımın rahatsızlığı nedeniyle yıllardır hareketsiz kalışı benim için büyük bir üzüntü kaynağı. Kaderin olumsuz cilvesine karşın gösterdiği irade, hayatı boyunca mimarlık alanında gerçekleştirdiği olağanüstü çabalar ve aldığı bu büyük ödül nedeniyle onunla kıvanç duyuyor, kendisini içtenlikle kutluyorum. Kendisine daha nice uzun yıllar diliyorum...

1.Bu yazı nedeniyle aramızda kalan bir sırrı açıklanabilirim sanıyorum: Yıllarca maddi yardımları, desteklerini yoksul öğrencilerinden hiç eksik etmeyen ve esirgemeyen arkadaşımın bu soylu ve örnek davranışı, paylaştığımız bir sırdı bugüne kadar.

Bu icerik 3579 defa görüntülenmiştir.