MİMARLIK
393
OCAK-ŞUBAT 2017
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Habitat III’ün Ardından
    Ayşe Ege Yıldırım, Dr., Şehir Plancısı-Koruma Uzmanı, ICOMOS BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Temsilcisi

  • Bir Mülteci Kampı ‘Ethos’u Üzerine
    Ömer Faruk Günenç, Arş. Gör., Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Bölümü
    Sıtkı Karadeniz, Yrd. Doç. Dr., Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
YAPI TEKNOLOJİSİ VE MALZEME

2000’li Yılların Başında Endüstriyel Ahşap Ürünlerle Gelişmiş Yapı Üretimi

Erkan Avlar, Yrd. Doç. Dr., YTÜ Mimarlık Bölümü
Semih Serkan Ustaoğlu, Arş. Gör., YTÜ Mimarlık Bölümü

Üretiminde en az enerji harcanan yapı malzemesi ahşap, gelişen endüstriyel üretim teknolojileri sayesinde büyük açıklıklı ve çok katlı yapılarda da kullanılıyor. Ülkemizde örnekleri oldukça sınırlı olan bu teknolojinin ürünü dört yapıyı inceleyen yazarlar, “21. yüzyılın betonu” olarak nitelendirilen ahşabın Rönesans çağını yaşayacağını belirtiyorlar.

Çevreye duyarlı yapı tasarımında ekoloji ile ürün arasındaki ilişki, binalarda ekolojik tasarım ölçütleriyle uyuşan ürünlerin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda hammaddesi üretilebilen ve yenilenebilen tek doğal yapı ürünü olan ahşap ilk akla gelendir. Karbon salımını ve atık miktarı az olan, yeniden kullanılabilen, sağlığa zararlı madde içermeyen, çevreye duyarlı, doğaya ve canlılara zarar vermeyen bu ürün, yapı sektöründe çevreci ürün olarak bilinmektedir.

2000’li yılların başında, ahşap yapı üretimi yeni teknolojiyle birlikte farklılık göstermiştir. Yapı endüstrisinde yaşanan gelişmelerin ahşap yapı üretimine yansımasıyla birlikte, yetkin kurumlar tarafından desteklenen endüstriyel ahşap ürün ve ahşap yapı üretimine yönelik yürütülen birçok araştırma sonucunda ahşap yapı üretimini yeni boyuta taşıyan tasarımlar gerçekleştirilmektedir.

ENDÜSTRİYEL AHŞAP ÜRÜNLER

Endüstriyel ahşap ürünler kereste, levha, yonga, lif, talaş gibi ahşap malzemelerin yapıştırıcı, bağlayıcı maddelerle çeşitli şekillerde fabrika ortamında biraraya getirilmesiyle üretilen ürünlerdir. Bu ürünlerin en üstün özelliği, ağaçtan tek parça olarak elde edilen ahşabın boyutundan daha büyük boyutta ve istenen formda yapı elemanı üretilebilmesidir. Bu ürünler şu şekilde sıralanabilir:

  • Yapıştırılmış Lamine Ahşap / Glued Laminated Timber (GLULAM),
  • Çapraz Lamine Ahşap / Cross Laminated Timber (CLT),
  • Yapısal Kompozit Ahşap / Structural Composite Lumber (SCL)
  • Lamine Kaplama Ahşap / Laminated Veneer Lumber (LVL),
  • Paralel Yonga Ahşap / Parallel Strand Lumber (PSL)
  • Yönlendirilmiş Yonga Ahşap / Oriented Strand Lumber (OSL)
  • Lamine Yonga Ahşap / Laminated Strand Lumber (LSL)
  • Ahşap Beton Kompozit / Timber Concrete Composite (TCC)

GLULAM, masif ahşaptan daha yüksek değerde mekanik özelliği olan bir üründür. Daha iyi dayanım ve rijitlik, boyutsal denge, çeşitli kesit olanakları, boyuna şekil alma gibi özellikleri vardır. İnce ahşap tabakalar neme, sıcaklığa ve biyolojik etkenlere dayanıklı su geçirmez tutkallarla yapıştırılmaktadır. Üstün özelliklerinden dolayı büyük açıklıklı yapılarda ve yapı formunun oluşturulmasında kullanıldığı gibi, özel kirişlerin ve kolonların üretiminde de kullanılmaktadır.(1)

CLT, strüktürel ahşap levhaların 90°’lik açıyla çapraz biçimde yapıştırılarak biraraya getirilmesiyle panel olarak üretilmektedir. CLT paneller 3-7 arası veya daha fazla katmandan oluşabilir. Yatay ve düşey düzlemlerde dayanım ve rijitlik sağlayan bu paneller, ön üretimli duvarlar ve döşeme panellerinde önemli avantajlar sağlamaktadır. CLT paneller bu özelliğiyle betonarme döşeme plaklarına benzetilmektedir.(2)

SCL, yüksek kaliteli ahşaba talebin artmasıyla geliştirilen ürünlerin ortak adıdır. Yapısal kompozit ahşap türü olan LVL, ahşap kaplamanın uzunluk boyunca paralel şekilde sıkıştırılmasıyla elde edilmektedir. Günümüzde büyük açıklıklarda ve kompozit I kirişlerin başlıklarında kullanılmaktadır. Diğer yapısal kompozit ahşap türleri, yonga levhalardan veya yüksek basınç ve ısıyla yapıştırılmış kaplamalardan oluşan LSL, OSL ve PSL’dir.(3)

TCC, yapısal verimliliği artırmaya odaklanan teknolojidir. Panel olarak üretilen bu ürünün üretimindeki amaç, ahşap ve betonun özeliklerini birleştirmektir. Taşıyıcı elemanların kesitlerini azaltmak, mekân kuruluşunda açıklığı artırmak, katlar arasında yangın korunumu sağlamak gibi pek çok avantajı vardır. TCC paneller, tasarım ve organizasyona bağlı olarak fabrikada veya şantiyede üretilebilmekte ve genellikle döşeme ve çatı panelleri olarak kullanılmaktadır.

ENDÜSTRİYEL AHŞAP ÜRÜNLERLE ÜRETİLEN GELİŞMİŞ YAPI ÖRNEKLERİ

Bu bölümde, büyük açıklıklı ve katlı ahşap yapı üretiminde kullanılan endüstriyel ürünler örneklenmektedir. Bu bağlamda 2002-2012 yılları arasında, on yıllık sürede dünyanın değişik ülkelerinde farklı ahşap ürünler ve gelişmiş ahşap sistemlerle inşa edilen dört yapı incelenmiştir. Bu binalar, Kanada’daki British Columbia Üniversitesi’nin Vancouver yerleşkesinde inşa edilen eğitim binası, Yeni Zelanda’da büyük açıklıklı sergi binası, İsviçre’de küre formunda fuar + bilim ve yenilik merkezi ile ABD’de katedraldir.

Bilim ve Yenilik Küresi


Bina Adı

Bilim ve Yenilik Küresi

Bina Yeri

Cenevre, İsviçre

Bina Türü

Fuar + Bilim ve Yenilik Merkezi

Tasarımcı

Thomas Büchi & Hervé Dessimoz 

Yapım Yılı

2002 & 2004

Ödül Sayısı

-

Kat Adedi

2 (zemin kat + 1. kat)

Bina Yüksekliği (m)

27,00

Bina Alanı (m2)

~900

En Büyük Açıklık (m)

40,00

Strüktür Malzemesi

Ahşap

Ağaç Türü

İskoç Çamı, Douglas Çamı, Ladin, Karaçam ve Kanada Akça Ağacı

Endüstriyel Ahşap Türü

GLULAM

Betonarme Kullanımı

Temel Sistemi

Çelik Kullanımı

Zemin Kat Döşeme Kirişleri,

Birleşim Elemanları, Diyagonaller

2002 yılında EXPO kapsamında inşa edilen binanın yeniden kullanımı için sökülebilme özelliği ve başka bir alana taşınma fikri EXPO yapılarının yeniden değerlendirilmesi bağlamında ortaya çıkmış ve bunun için binanın strüktüründe ahşap tercih edilmiştir. Ahşap strüktürde GLULAM elemanların kullanıldığı bu binada ahşap kullanımı ve binanın taşınma fikri, Peter Zumthor’un Hannover EXPO 2000 İsviçre Pavyonu’nun yansıması olarak görülmektedir. Yapıda aynı formda çift kabuk uygulaması dikkat çekmektedir. Pek çok çeşit ağaç türünün kullanıldığı ve formuyla dünyayı anımsatan bu binada amaçlanan sembolik ifade, gezegenin geleceği için ahşabın büyük önem taşıdığı ve ahşabın en yüksek ekolojik değere sahip yapı malzemesi olduğu fikridir.

Bilim ve Yenilik Küresi, 40 metre çapında ve 27 metre yüksekliğindedir. Kubbe çapının Roma’daki San Pietro Bazilikası’nın kubbe ölçüsü olduğu belirtilmektedir. Başlangıçta Expo 2002 için Neuchatel Gölü kıyısında fuar yapısı olarak inşa edilmiştir.(4) Daha sonra sökülerek 2004 yılında Cenevre’ye taşınmış, bilim ve yenilik merkezi olarak işlevlendirilmiştir. (Resim 1) Bina yeniden inşa edilirken özgün form ve strüktür korunmuş, sadece binanın ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve elektrik tesisatı yenilenmiştir.(5)

Küre formundaki bina iki katlıdır. 450 m2 fuar alanı film, ses ve ışık koreografisiyle sergi mekânına dönüştürülmüştür. Binanın 1. katında yer alan çok amaçlı ana salon konferanslar, film gösterimleri, geçici sergiler, davetler ve diğer etkinlikler için kullanılırken (Resim 2); zemin kat CERN’in misyonu ve buluşlarının yer aldığı sergi salonu olarak kullanılmaktadır.(6)

Binada zemin kat döşemesi oluşturulduktan sonra ahşap strüktür inşasına kubbenin en üst kotundan başlanmaktadır. Taşıyıcı ahşap elemanların montajı yapılmadan önce özel hazırlanmış geçici kule kurularak üzerine merkezî kubbe elemanı yerleştirilmekte ve daha sonra eğrisel ahşap elemanlardan oluşan taşıyıcı strüktür bu elemana çelik bağlantılarla monte edilmektedir. Merkezî kubbe elemanının çapı 6,15 metre, yüksekliği 4,50 metredir.(7) (Resim 3) Bina çift kabuktan oluşmaktadır. İç kabuk, iki parçadan oluşan kare formlu 18 GLULAM ahşap eleman tarafından taşınmaktadır. Zemin kotundan kubbenin üst kotuna kadar devam eden bu elemanlar, üst kotta merkezî kubbe elemanının alt çemberine

oturmaktadır.(8) Daha sonra ahşap strüktür arasına üç parçadan oluşan ön yapımlı kavisli ahşap paneller yerleştirilmektedir. Dış kabuk iki parçadan oluşan daire formlu 18 eğrisel GLULAM eleman tarafından taşınmaktadır. Bu elemanlar üst kotta merkezî kubbe elemanının üst çemberine monte edilmektedir. Dış kabuğun stabilitesini sağlamak için ahşap kirişler ve diyagonal çelik bağlantılar kullanılmış ve kabuk üzerine ahşap panjur monte edilmiştir. (9) (Resim 4) Kabukların strüktürünü oluşturan ahşap elemanların arasına monte edilen bağlantı kirişleri, kabukları birbirine bağlamakta ve kabuklar arasında yer alan rampayı taşımaktadır (Resim 5) Binada biri kabuklar arasında diğeri iç mekânda olmak üzere iki rampa bulunmaktadır.(10)

Christ The Light Katedrali

Bina Adı

Christ The Light Katedrali

Bina Yeri

Oakland, Kaliforniya, ABD

Bina Türü

Katedral

Tasarımcı

Skidmore, Owings & Merrill (SOM)

Yapım Yılı

2008

Ödül Sayısı

1

Kat Adedi

2 (bodrum kat + zemin kat)

Bina Yüksekliği (m)

36,60

Bina Alanı (m2)

23.425

En Büyük Açıklık (m)

19,50

Strüktür Malzemesi

Ahşap / BA

Ağaç Türü

Douglas Köknarı

Endüstriyel Ahşap Türü

GLULAM

Betonarme Kullanımı

Temel Sistemi, Bodrum Kat, Zemin Kat Çevresi

Çelik Kullanımı

Tavan Strüktürü, Birleşim Elemanları, Diyagonaller

Oakland Katedrali olarak da bilinen ve 21. yüzyılda inşa edilen ilk katedral olma özelliğini taşıyan Christ The Light Katedrali, formu ve yüksekliğiyle dikkat çekmektedir. GLULAM elemanlarla inşa edilen ahşap strüktür, yapı içinde ve dışında farklı form oluşturmaktadır. Binanın dış yüzeyindeki cam cephe ve ahşap panjurla doğal ışığın mekân içine kontrollü biçimde alınması ve gece ayinlerinde yapay aydınlatmayla iç ve dış mekânda dingin bir ortam yaratılması tasarımın önemli başarısıdır. Ayrıca göl yüzeyindeki yansımalar bu başarıyı pekiştirmektedir. Bu Katedral, Amerikan Mimarlık Enstitüsü tarafından 2009 yılında Mimarlık Onur Ödülü’ne layık görülen projeler arasında yer almaktadır.

Saint Francis de Sales Katedrali’nin 1989 yılında meydana gelen Loma Prieta depreminde ağır hasar görmesinin ardından yapılan elips formundaki yeni yapı, bodrum kat ve zemin kattan oluşmaktadır. 2004 yılında projesi onaylanan binanın inşasına 2005 yılında başlanmış ve bina 2008 yılında tamamlanmıştır.(11) (Resim 6) Katedralde 1350 koltuk kapasiteli kilise bölümünün yanı sıra, çok sayıda ibadet yeri, piskopos için özel bir oda, konferans salonu, kilise papazının özel odası, sağlık merkezi ve bir de mozole bulunmakta; aynı zamanda 23.425 m2’lik proje alanında katedrale bağlı kafeterya, kütüphane ve bahçe yer almaktadır. Çatı yüksekliği 36.60 metreye ulaşan yapıda, gece ayinleri için hazırlanmış ışık düzeni dışında, tamamen günışığından yararlanılmaktadır. Zemin kattaki ana mekân, ahşap strüktürün üzerine oturduğu eğrisel betonarme duvarla çevrelenmiştir. Bu duvarın arkasında ana salona açılan çok sayıda mekân yer almaktadır. (Resim 7) Mekân içinde brüt betonla ahşabın birlikte kullanımı estetik bir görüntü oluşturmuştur. Özellikle brüt beton yüzeyle aynı açıda örülen eğrisel ahşap duvarlar, malzemeler arasındaki uyumu pekiştirmektedir.

Geçmişte büyük bir yıkım yaşamış olan Katedral, bodrum kat tavan döşemesiyle zemin kat döşemesi arasına yerleştirilen 36 sismik izolatörle depremlere dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Mimarlar, yapının bu strüktür tasarımıyla yaklaşık 300 yıllık servis ömrü olacağını öngörmüşlerdir.(12) Bodrum kat ve zemin katı çevreleyen mekânların duvarları betonarme, zemin kat döşemesi çelik ve ahşaptan oluşan hibrit strüktürdür.

Yapı inşaat tekniğiyle dikkat çekmektedir. Çift kabuktan oluşan yapının kuruluşuna çatıdan başlanmaktadır. Taşıyıcı ahşap çerçeve montajı başlamadan önce iskele kurularak çatı elemanı iskelenin üzerine yerleştirilmekte ve daha sonra GLULAM eğrisel ahşap elemanlardan oluşan iç çerçeve montajı yapılmaktadır. Ahşap iç çerçevenin arasına hava ve güneş denetimi sağlayan ahşap panjur monte edilmiştir. (Resim 8) Yapının iç çerçevesine monte edilen ahşap elemanlarla oluşturulan dış cephe strüktürü, cam giydirme cephe için montaj strüktürüdür. (Resim 9) 3,60 x 1,00 metre boyutlarındaki camlar ahşap elemanlar üzerindeki çelik profillere monte edilmektedir.

MOTAT Havacılık Sergi Salonu


Bina Adı

MOTAT Havacılık Sergi Salonu

Bina Yeri

Auckland, Yeni Zelanda

Bina Türü

Sergi (Müze)

Tasarımcı

Studio Pacific Architecture

Yapım Yılı

2011

Ödül Sayısı

7

Kat Adedi

2 (zemin kat + asma kat)

Bina Yüksekliği (m)

15,00

Bina Alanı (m2)

3.000

En Büyük Açıklık (m)

42,00

Strüktür Malzemesi

Ahşap

Ağaç Türü

Çam

Endüstriyel Ahşap Türü

LVL

Betonarme Kullanımı

Zemin Döşemesi

Çelik Kullanımı

Zemin Kazıkları, Birleşim Elemanları, Diyagonaller

MOTAT Havacılık Sergi Salonu, korumalı ortamda uçak koleksiyonunun sergilendiği az sayıdaki örnekten biridir. Yeni Zelanda’da ise, LVL ile inşa edilen ilk büyük açıklıklı yapı olarak bilinmekte ve önemli bir tasarım olarak değerlendirilmektedir. 42,00 metre açıklığın geçildiği yapının strüktüründe, ikili kolon uygulaması dikkat çekmektedir. Strüktürde LVL kutu elemanların kullanılması bu tasarımın önemli başarısıdır. Böylelikle LVL strüktürel elemanlarda katmanlı yüzey görünüşü yerine, ahşap kaplanmış yüzey elde edilmiştir. Bu bina Yeni Zelanda’da mimarlık, mühendislik ve sürdürülebilirlik alanlarında yedi ödüle layık görülmüştür.

MOTAT binası, yenilemenin yapıldığı mevcut hangar ve yeni tasarlanan Havacılık Sergi Salonu binası olmak üzere iki kütleden oluşmaktadır. (Resim 10) Hangar formundaki sergi binası, mevcut Lancaster hangarının genişletilmesi amacıyla hangara bitişik olarak inşa edilmiştir. Uçakların bina içine giriş çıkışları yeni binanın batı cephesinden yapılmaktadır.

Havacılık Sergi Salonu 15,00 metre yüksekliğinde ve 3.000 m2’dir. Yapının güney yönünde yer alan asma kat, ana taşıyıcının iki ahşap kolonuyla desteklenmektedir.(13) Cephe boyunca devam eden bu kata tek kollu çelik konstrüksiyon merdivenle ulaşılmaktadır. Asma katın altında (zemin kotunda) giriş, kafeterya, mağazalar ve tuvaletler yer almaktadır. (Resim 11) Binanın kuzey cephesi çift cephe olarak tasarlanmıştır. Bu cephede 1,23 metrelik modüllerle oluşan saydam dış kabuğun arkasında 3,00 metre genişliğinde ve 12,00 metre yüksekliğinde galeri vardır.(14) İç tarafta ise bu mekânı tanımlayan ve sergi salonunu sınırlayan ahşap iç kabuk yer almaktadır. Kuzey cephesindeki mekanik pencerelerle yapının kontrollü olarak doğal havalandırması sağlanmaktadır. Bina yüksekliğince devam eden galeri mekânı, dış mekândan aldığı havayı iç mekâna taşımaktadır. (Resim 12)

Yapı alanı geçmişte atık döküm alanı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle yapı çelik kazıklar üzerine oturmaktadır. Zemin döşemesi betonu tek seferde dökülmüş ve taşıyıcılığı artırmak amacıyla ardgerme sistemi kullanılmıştır. Binadaki açıklık 42,00 metredir. Yapının ana taşıyıcıları doğu-batı yönünde 6,15 metre aks aralıklarıyla yerleştirilmiştir. Bu taşıyıcılar arasına yerleştirilmiş olan çapraz bağlantılar, yanal yüklere karşı yapıya dayanım kazandırmaktadır. Yapının ana taşıyıcı elemanları, aşıkları, duvar elemanları ve çapraz bağlantı elemanları LVL’den üretilmiştir.(15) (Resim 13)

Yapının strüktürünü oluşturan kolonlar ve kirişler ön yapımlı olarak üretilmiştir. Bir aksta yer alan kolon sayısı dörttür. Açıklığı geçen kirişler dört parçadan oluşmaktadır. Bu elemanlar öncelikle bir modülü oluşturacak biçimde zeminde birleştirilmekte ve her iki yönde aşık montajı yapılmaktadır. Montajı tamamlanan çerçeve daha sonra kolon başlıklarına kaldırılarak yerine yerleştirilmektedir. Kolon kiriş birleşimlerinde çelik levhalar kullanılmıştır.


Beşik biçimindeki çatı, 50 metre uzunluğundaki LVL kutu kirişler ve her iki yönde ikişer kolonla desteklenmektedir. Kutu kirişler 120 cm yüksekliğinde ve 42.60 cm genişliğindedir. Açıklığı geçen ahşap strüktür, aynı zamanda havada asılı duran 220 kN uçakları da taşıma kapasitesine sahiptir.(16) (Resim 14)

British Columbia Üniversitesi Yer Bilimleri Binası


Bina Adı

BC Üniversitesi Yer Bilimleri Binası

Bina Yeri

Vancouver, BC, Kanada

Bina Türü

Eğitim

Tasarımcı

Perkins + Will

Yapım Yılı

2012

Ödül Sayısı

4

Kat Adedi

6 (bodrum kat + zemin kat + 4 kat)

Bina Yüksekliği (m)

-

Bina Alanı (m2)

14.864

En Büyük Açıklık (m)

~23,90

Strüktür Malzemesi

Ahşap / BA / Çelik

Ağaç Türü

Douglas Köknarı

Endüstriyel Ahşap Türü

GLULAM / CLT / LSL

Betonarme Kullanımı

Temel Sistemi, Bodrum Kat, Binanın Güney Bölümü

Çelik Kullanımı

1. Kat Kirişlerinin Bir Bölümü, Birleşim Elemanları, Diyagonaller

British Columbia Üniversitesi Yer Bilimleri Binası, üniversitenin Vancouver yerleşkesinde ahşap strüktürle inşa edilen yapılardan biridir. GLULAM, CLT ve LSL endüstriyel ürünlerin kullanıldığı beş katlı binanın kuzey bölümü ahşap strüktürle güney bölümü betonarme strüktürle inşa edilmiştir. Binanın giriş holü ve amfiler gibi büyük açıklıklı mekânlarının yer aldığı bölümde ahşap strüktürün kullanılması dikkat çekicidir. Ahşap strüktür yapı kullanıcılarına sıcak ortam sağlamaktadır. Binanın giriş holünde ahşap panellerle kesintisiz şekilde oluşturulan konsol merdivenin boyutu ve strüktürüyle dünyada ilk olduğu belirtilmektedir. Bina büyük ahşap yapıların strüktürel dayanımı ve yenilikleri konusunda yeni bir bakış açısı kazandırmakla birlikte kurumsal projelerde çağdaş yapım yöntemleriyle ahşabın nasıl etkin ve bütünleşik bir şekilde kullanılabileceğini göstermektedir. LEED-NC GOLD sertifikalı yapı dört ödül almıştır.

Pasific Museum of the Earth sergileri, üç fakülte ve Fen Fakültesi Dekanlığı’nın bulunduğu bu bina, British Columbia Üniversitesi’nin Vancouver yerleşkesindedir. (Resim 15) Fakültelerde, her bölümün akademik ofisleri, çalışma birimleri, sınıfları ve araştırma laboratuarları yer almaktadır. British Columbia Üniversitesi Yer Bilimleri binası bodrum kat hariç 5 katlı olup 14.864 m2’dir.(1/) Binanın güney bölümünde laboratuvarlar ve ofisler, kuzey bölümünde diğer ofisler ve amfiler bulunmaktadır.

Yapının zemin katında kamusal mekânlar vardır. Bu mekânların ışık alması ve dış mekânla görsel ilişkinin kurulması amacıyla zemin kat cephesi cam yüzey olarak tasarlanmıştır. Yapının zemin kat seviyesinde üç cepheyi çevreleyen beş katmanlı CLT panel saçak yer almaktadır. Bu saçak, yapı içine doğru uzanarak kafeterya ve müze mekânlarının tavanını oluşturmaktadır. Yapıyı kuzey ve güney bölümler olmak üzere iki parçaya ayıran beş kat yüksekliğindeki avlu olarak tanımlanan giriş holü ahşap strüktürle inşa edilmiştir. (Resim 16) Bu mekânda doğu-batı yönündeki yaya köprüleri farklı bölümlerin birbirleriyle iletişimini sağlamaktadır. Yapının giriş holünde konsol çalışan ahşap merdiven bulunmaktadır. Bu merdiven, ön üretimli ahşap panellerin sahanlık döşemesine özel çelik plakalarla kesintisiz birleştirilmesi ile taşınmaktadır. (Resim 17) Asansörlerden uzakta tasarlanan merdiven holü, fakülteler arasında bir buluşma yeri ve sosyal etkileşim noktası oluşturmaktadır.

Ahşap strüktürde GLULAM kolon ve kirişler, CLT ve LSL paneller kullanılmıştır.(18) Yapı, Kuzey Amerika’da en geniş ahşap panellerin kullanıldığı ilk yapıdır. 1.317 m3 ahşap ürün kullanılmıştır. Yapının tüm taşıyıcı elemanları 1 saat yangın direnimi sağlayacak kesitte tasarlanmıştır.(19) Yapının zemin kat ve 1. katında bulunan 23,90 metre açıklıklı amfiler üzerinde, ahşap-beton kompozit LSL döşeme panelleri 6,40 metre açıklık geçmektedir. Birinci katta çelik kirişler yer almaktadır. (Resim 18) Deprem dayanımı için güneybatı duvarlarında “glulam chevron braces” olarak adlandırılan ahşap diyagonaller kullanılmıştır. Tam kat yüksekliğinde olan elemanların bağlantıları çelik birleşimlerle sağlanmıştır. (Resim 19)

SONUÇ

Dünyada yenilenen ve gelişen teknolojik ahşap ürünlerin yapı sektöründe kullanılması, insan sağlığı ve doğal çevrenin korunması, üretim, uygulama ve kullanımda enerjinin etkin kullanımı, çevreci yapım teknolojisinin oluşması açısından önemlidir. Ahşap, çevresel sorunların giderilmesinde bir fırsat oluşturmaktadır. Doğal ve yenilebilir bir ürün olan ahşap hafif olmasının yanı sıra, dayanımlı, dayanıklı ve farklı tasarımlara yanıt verebilecek esnekliktedir.

Ahşap yapılar, tasarımda esneklik sağlayan, taşıyıcı sistem elemanları ön yapımlı üretilen, ayrıntı çözümleri ve montajı kolay, hafif, standart, güvenli, seri ve hızlı üretim sağlayan çözümler sunmaktadır. Tasarım esnekliği hem tasarımcıya yapının geometrisini ve kaplayacağı alanı oluşturma sürecinde hem de kullanıcıya kendine uygun alternatiflerin sunulmasında ve seçiminde kolaylık sağlamaktadır. Bu yapılarda taşıyıcı elemanların hafif oluşu montajı kolaylaştırmakta, büyük donanımlara gereksinim olmaksızın basit bir düzenekle, mevsim koşullarına bağlı kalmaksızın, çok kısa sürede ve az sayıda ekip ile taşıyıcı elemanların montajı yapılabilmektedir. Ayrıca, ön yapımlı elemanlarla inşa edilen ahşap yapıların sökülebilir şekilde tasarlanması binanın yerinin değiştirilmesine, binada onarım ve değişiklik yapılmasına, yapı malzemesinin yeniden kullanımına olanak sağlamaktadır.

İncelenen dört yapıdan üçü geniş açıklık geçilen, diğeri çok katlı yapıdır. Geniş açıklık geçilen yapılarda farklı formlar kullanılmıştır. Bu yapılardan ikisi ahşap sistemle diğer ikisi ahşap - betonarme hibrit sistemle inşa edilmiştir. Yapıların temel sistemleri ve bodrum katları betonarmedir. Ayrıca, MOTAT Havacılık Sergi Salonu binasında çelik kazık uygulaması yapılmıştır. Yapılarda köknar ve çam türü ağaçlar tercih edilmiştir. Bu ağaç türleri, GLULAM, LVL, CLT ve LSL endüstriyel ahşap ürünlerin üretimde kullanılmıştır.

Christ The Light Katedrali’nde, Bilim ve Yenilik Küresi’ndeki uygulamaya benzer, ahşap strüktürle oluşan çift kabuk bulunmaktadır. Uygulama aşamasında her iki binada da ahşap strüktür montajı aynı noktadan başlamaktadır. İki bina arasındaki farklılık ise, Katedraldeki doğal ışıktan yararlanma çabasına karşın Bilim ve Yenilik Küresi tamamen dışa kapalıdır. Ayrıca, panjur yüzeyler birinde içte diğerinde dıştadır. MOTAT Havacılık Sergi Salonu’nda doğal ışığın ve havanın kontrolü için kuzey cephesinde galeri oluşturulması da, Katedraldeki çift kabuk uygulamasını anımsatmaktadır.

Endüstriyel ahşap ürünlerdeki gelişme ve artış, ahşap elemanların istenilen boyutta ve formda üretilebilmesine olanak vermektedir. Endüstriyel ahşap ürünlerle yapı üretimi, özellikle 2000’li yılların başında gelişme kaydetmiştir. Bugüne kadar dünyanın değişik bölgelerinde pek çok ahşap yapı inşa edilmiştir. İncelenen yapılar dışında, 2004 yılında İtalya’nın Livorno kentinde inşa edilen 109 metre açıklıklı spor salonu “Palalivorno”, 2013 yılında Avusturya’nın Carinthia eyaletinde inşa edilen 100 metre yüksekliğindeki gözlem kulesi “Pyramidenkogel” ve 2015 yılında Norveç’in Bergen kentinde inşa edilen 14 katlı konut binası “Treet” örnek olarak verilebilir. Bu dönem, 21. yüzyılın betonu olarak nitelendirilen ahşabın “Rönesans Çağı” olarak adlandırılmaktadır.

Dünyanın farklı ülkelerinde inşa edilen büyük açıklıklı ve katlı ahşap yapılar hem taşıyıcı sistem kurgusunda esneklik ve değişkenlik sağlamakta hem de estetik yönden yapı sektörüne bir yenilik getirmekte ve taşıyıcı sistem tasarımımda ayrıcalık yaratmaktadır. Bu bağlamda ahşap yapıların gerek ekolojik, fiziksel ve mekanik özellikleriyle gerekse maliyet ve kalite açısından alternatif oluşturma ve rekabet edebilme hedefine ulaşılabileceği öngörülmektedir.

 

KAYNAKLAR

Canadian Wood Council, 2012, “University of British Columbia-Earth Sciences Building (UBC ESB)”, Innovating with Wood, ss.3-14.

Karsh, E.; Gafner, B., 2012, “The ‘Flying’ Stair at the University of British Columbia’s Earth Sciences Building”, 18. Internationales Holzbau-Forum 2012.

Kuzman, Manja Kitek; Oblak, Leon; Vratuša, Srečko, 2010, “Glued Laminated Timber in Architecture”, Drvna Industrija, cilt:61, sayı:3 ss. 197-204.

Mohammad, M.; Gagnon, Sylvain; Douglas, Bradford K.; Podesto, Lisa, 2012, “Introduction to Cross Laminated Timber”, Wood Design Focus, cilt:22, sayı:2, ss.3-13.

Oliver, Lisa; Rodger, Cameron; Clarke, Stephen, 2012, “Motat Aviation Display Hall-Timber Engineering Case Study” , World Conference on Timber Engineering, 16-19 Temmuz 2012, Auckland.

Sarkisian, M.; Lee, P.; Long, E., 2009, “Amazing Space”, Civil Engineering, cilt:79, sayı:8, ss.48-57.

Sarkisian, Mark; Lee, Peter; Long, Eric, 2011, “A Celebration of Structure as Architecture-The Cathedral of Christ the Light”, Structures Congress 2011, ASCE.

Stark, Nicole M.; Cai, Zhiyong; Carll, Charles, 2010, “Chapter 11: Wood-Based Composite Materials”, Wood Handbook, USDA, ss.11/1- 11/28.

URL1. CERN, 2007, ”Globe of Science and Innovation”, visit.cern/sites/visits.web.cern.ch/files/files/globe/Globe-brochure-en.pdf [Erişim: 15.11.2016]

URL2. TRADA Technology, 2009,”The Globe at CERN, Geneva”, Case Study, ss.1-8,  www.groupe-h.com/uploads/1447353145-x16NU3LuEQJiRsNZXp4KBmnEIsXR9HiMZgwZkQvg.pdf [Erişim: 29.11.2016]

URL3. “The Globe of Science and Innovation’s central vortex”, cds.cern.ch/search?recid=735775 [Erişim: 15.10.2015]

NOTLAR

1. Kuzman; Oblak; Vratuša, 2010

2. Mohammad; Gagnon; Douglas; Podesto, 2012

3. Stark; Cai; Carll, 2010.

4. URL1.

5. URL2.

6. URL1.

7. URL3.

8. URL1.

9. URL1.

10. URL1.

11. Sarkisyan; Lee; Long, 2009.

12. Sarkisian; Lee; Long, 2011.

13. Oliver; Rodger; Clarke, 2012.

14. Oliver; Rodger; Clarke, 2012.

15. Oliver; Rodger; Clarke, 2012.

16. Oliver; Rodger; Clarke, 2012.

17. Karsh; Gafner, 2012.

18. Canadian Wood Council, 2012.

19. Canadian Wood Council, 2012.

Bu icerik 675 defa görüntülenmiştir.