MİMARLIK
388
MART-NİSAN 2016
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
YAYIN DEĞERLENDİRME

İstanbul Mimarlık Rehberi

Özen Eyüce, Doç. Dr. Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Afife Batur (editör), 2015, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yayınları, İstanbul, Türkçe, 927 sayfa, 135 x 230 cm.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, gerek tarihsel katmanları ve gerek coğrafi konumu ile benzersiz bir dünya kenti olan İstanbul’un mimari varlığını, bir bütün olarak kayıt altına alan önemli bir eseri, İstanbul Mimarlık Rehberi’ni, yayın hayatına kazandırdı. İstanbul Mimarlık Rehberi, 2005 yılında İstanbul’da yapılan Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA)’nın 22. Dünya Mimarlık Kongresi için, Prof. Dr. Afife Batur ile Prof. Dr. Günhan Danışman yürütücülüğünde bir ekip tarafından İngilizce olarak hazırlanan Architectural Guide to İstanbul’un Türkçe basımı olarak yayımlandı. Türkçe basımın ilk sayfasında her iki editörün imzasını taşıyan giriş metninde de belirtildiği gibi, 2008 yılında yayımlanması planlanan rehber, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sami Yılmaztürk’ün, İngilizce ve Türkçe rehberlerin hazırlık çalışmalarını anlattığı yazısında da belirttiği gibi, Prof. Dr. Günhan Danışman’ın ağır hastalığı nedeniyle 2009 yılında hayatını kaybetmesi sonucu sekteye uğradı ve uzunca bir aradan sonra yayımlandı.

2005 yılı, mimarlık camiası için önemli bir yıldı. “Dünyanın her yanından mimarları birleştirmek ve ulusal meslek örgütlerinin federasyonunu oluşturmak” amacıyla kurulan UIA’nın, üç yılda bir yapılan kongresinin 22. toplantısı İstanbul’da olacaktı. Mimarlar Odası’nın tüm şubelerinde olduğu gibi, İstanbul Büyükkent Şubesi’nde de, yoğun hazırlık çalışmaları başlatıldı. Bu çalışmalardan biri de, dünyanın dört bir yanından gelen mimarlara, kentin mimari birikimini anlatabilecek Architectural Guide to İstanbul’u hazırlamak idi. Aynı dönemde, yine aynı amaçla, Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nin hazırladığı Architectural Guide to İzmir’in çalışma ekibinde olup o süreci yaşayan bir kişi olarak, böyle bir rehberin hazırlanmasının ne kadar yoğun ve kapsamlı bir çalışma olduğunu, sözkonusu olan İstanbul Mimarlık Rehberi olduğunda ise, bu hazırlığın çok daha fazla emek, zaman ve özveri isteyen bir çalışma gerektirdiğini öncelikle belirtmek isterim. Nitekim, C. Sami Yılmaztürk’ün, İngilizce rehberin hazırlık çalışmalarından bahsederken değindiği gibi, Yenikapı kazılarıyla ortaya çıkan ve geçmişi MÖ. 6500 yıllarına dayanan İstanbul gibi çok katmanlı ve her katmanın kendi içinde dahi başlı başına bir mimarlık rehberi oluşturabileceği bir kentte, tüm katmanları kapsayan bir mimarlık rehberini hazırlamak hiç kolay olmasa gerek. Bu nedenle, böyle bir rehberi hazırlamak üzere tüm katkıda bulunanları, ama özellikle Prof. Dr. Afife Batur’u kutlamak gerek. Sadece mimarların ve mimarlık öğrencilerinin değil, kentine sahip çıkmak isteyen her İstanbullu’nun da sahip olması gereken, kentsel belleği canlı tutacak bu eserin her kütüphanede yeralması gerekiyor.

İstanbul Mimarlık Rehberi, seçilmiş 1020 mimarlık ürününü inceleyen beş ciltlik bir takımdan oluşuyor. Beşinci cilt, Tarihi Yarımada ve Boğaziçi’nin tümünü kapsayan ve Rehbere seçilen tüm yapıları birarada gösteren 1:10000 ölçekli bir haritadan oluşuyor. İlk üç cilt, İstanbul’u tarihsel ve coğrafi bir sınıflandırma ile Tarihi Yarımada, Galata, Boğaziçi ve Asya Yakasıolarak ele alıyor. Dördüncü cilt ise, mimarlık tarihini baz alan dönemsel bir sınıflandırma ile, Modern ve Çağdaş olarak adlandırılarak 1930 sonrasında, İstanbul'da gerçekleştirilmiş mimarlık ürünlerini birarada görmeyi sağlayan bir çalışmayı içeriyor.

İlk dört cildin her biri üç kısımda ele alınmış. Her cildin ilk kısmında, rehberin kullanımına ilişkin bilgiler ile bölgeyi, dönemi ve yapıları kavramaya yönelik, kitaba adını veren bölge üzerine uzmanlarının kaleme aldığı tanıtıcı metinler yer alıyor. İkinci kısım, kitabın kapsadığı bölgede yer alan seçilmiş yapıları, her bir yapı hakkında kısa metinleri, adreslerini ve gridlere ayrılmış haritalar üzerinde yapıların konumlarını gösteren bilgileri içeriyor. Her cildin son bölümünde yapı kronolojisi, yapı indeksi, mimar dizini ve alana ilişkin seçilmiş bir kaynakça yer alırken, Birinci ve İkinci ciltler, ayrıca, Osmanlıca' da kullanılan mimarlık terimleri sözlüğü ile, Bizans İmparatorları ve Osmanlı Sultanları kronolojisini de içeriyor.

İstanbul Mimarlık Rehberi’nin birinci kitabı Tarihi Yarımada, İstanbul’un ilk çekirdeğini oluşturan Byzantion ile onun kalıntıları üzerine kurulan Konstantinopolis’in konumlandığı ve Osmanlı döneminde de ana arterleri değişmeden kalan Tarihi Yarımada’yı ele alıyor. Suriçi, Eyüp, Silahtarağa, Bakırköy ve Yeşilköy’ü içeren kitap, 1930’lara kadar olan dönemde yapılmış, tarihî önemi olan ve mimari nitelik taşıyan 283 yapıyı kapsıyor. Rehberin bu ilk kitabında, İstanbul’un konumunu, kara ve deniz ulaşım sistemini ve koruma alanlarını gösteren haritalara yer verilmiş. İlk kitabın metinleri, Tülay Kılıçaslan’ın, “Toplu Taşıma Sistemi” ve “İstanbul Kenti Yol Dokusu”; Nuran Zeren Gülersoy’un “İstanbul'da Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları”; Doğan Kuban’ın “İstanbul'un Kentsel Gelişimi” ve Zeynep Ahunbay’ın “İstanbul'un Mimarisi” adlı İstanbul hakkında genel bilgileri içeren metinlerden oluşuyor.

Rehberin ikinci kitabı Galata, Bizans döneminden itibaren İstanbul’un Batı ile ilişkilerinin kurulduğu ve yönetildiği önemli bir bölgesi olan Galata’nın yanı sıra, Haliç ve Boğaz boyunca büyüyen yeni semtleri kapsıyor. Pera ve Taksim dışında, Haliç boyunca Kasımpaşa, Hasköy, Sütlüce; Boğaz boyunca Tophane, Fındıklı, Beşiktaş; kuzeye doğru Dolapdere, Kurtuluş, Şişli, Nişantaşı, Teşvikiye, Maçka, Yıldız, ve Mecidiyeköy’ü içine alan bölgede, yine, 1930’lara kadar gerçekleşmiş 236 mimari ürün inceleniyor. Nur Akın ve Afife Batur’un birlikte kaleme aldığı “Galata ve Pera'nın Kentsel Gelişimi ve Mimarlığı” adlı metin, İstanbul’un Tarihi Yarımada dışında yer alan ve 14. yüzyılda surlar içinde küçük bir Ceneviz yerleşmesi olan Galata’yı ve 19. yüzyılda, Batılılaşma sürecinde kentin kuzeyinde yer alan bağlık-bahçelik alanlara doğru yayılması sonucu, Batı Avrupa kentlerine benzer bir yerleşim alanı olarak gelişen Pera’yı ele alıyor. Kuzeye doğru büyümenin Pera ile sınırlı kalmadığı, özellikle, 16. yüzyılda Barbaros komutasındaki Osmanlı donanmasının konuşlandığı Beşiktaş'ın, 19. yüzyılda Padişah II. Mahmud’un Topkapı Sarayı’ndan çıkarak sahil sarayına yerleşmesiyle daha da önem kazandığını ve Osmanlı Devleti’nde önemli bir gelişme olan sarayın yer değiştirmesini, Gülsün Tanyeli'nin “Beşiktaş” adlı yazısından okuyabiliyoruz.

Rehberin üçüncü kitabı Boğaziçi ve Asya Yakası, İstanbul Boğazı’nın Paşalimanı ve Ortaköy’den başlayarak Anadolu ve Rumeli fenerlerine kadar giden doğu ve batı kıyıları, Üsküdar, Kadıköy, Fenerbahçe-Bostancı arası, Büyükada, Heybeliada, Burgaz Ada ve Kınalı Ada’yı içeren bölgede gerçekleşmiş 278 yapıyı ele alıyor. Coğrafi yapısı, kıyısında yer alan yalıları ve Osmanlı döneminin önemli mesire alanlarının yer aldığı İstanbul’un bu çok özel bölgesinin tarih içindeki değişimi, Yıldız Salman’ın “Boğaziçi” adlı metninde ele alınmış. Gülsün Tanyeli’nin “Üsküdar” ve “Kadıköy” metinleri de bölgelerin gelişimine ilişkin bilgiler veriyor. İstanbul’un bir diğer coğrafi özelliği olan ve Marmara kıyısı açıklarında bulunan Prens Adaları ise, tarihî kayıtlarda MÖ. 4 yüzyıla uzanan geçmişi ve yakın tarihimizdeki önemiyle Yegan Kahya'nın “İstanbul Adaları” adlı metninde anlatılıyor.

Rehberin dördüncü kitabı Modern ve Çağdaş, editör notunda da belirtildiği gibi, hazırlanması en zor olan kitap olsa gerek. 1930’a kadar üç ciltte ele alınan İstanbul’un 1930’dan günümüze 223 mimarlık ürünü tek kitapta toplanmış. İstanbul’un çağdaş mimarlığını, Türkiye’deki modern mimarlık hareketleri kapsamında, Başkent Ankara ile karşılaştırmalı olarak ele alan Uğur Tanyeli, siyasal yaşama bağlı olarak değişen mimarlığa bakış açısının kente olan etkilerini “Saçaktaki Metropolün Modernlikleri İstanbul: 1930-2005” adlı yazısında ele alıyor. Kitapta daha sonra sırasıyla, Nilüfer Baturayoğlu Yöney’in Tarihi Yarımada’da; Ebru Omay Polat’ın Galata ve Beyoğlu’nda, Şişli ve Mecidiyeköy’de ve Levent ve Maslak’ta; Yıldız Salman’ın Boğaziçi’nde ve Kadıköy’de; Afife Batur’un kentin Doğu yakasında; Nilüfer Baturayoğlu Yöney’in kentin Batı yakasında modern ve çağdaş mimari gelişmelerin ipuçlarını bulacağımız metinleri yer alıyor.

İstanbul Mimarlık Rehberi içerdiği tüm bu bilgiler ile bir hazine niteliğinde. Bu kapsamda yapılan ilk çalışma olarak da oldukça önemli bir kaynak. Büyük bir emek ve iyi bir ekip çalışmasının sonucu olduğu kesin. Ancak, bundan sonraki basımlar için bir-iki öneri de bulunmak gerektiğini düşünüyorum. Özellikle, ilk kitapta İstanbul genelinden bahsederken farklı dönemleri ve yayılmaları gösteren bir haritanın eksikliğini hissetmedim değil. Bir de, açıklamaları yapılmış binaların sadece numaraları verilerek büyütülmüş resimlerinin tekrar kullanılması gerekli değilmiş gibi görünüyor.

Bir diğer önerim ise, Mimarlar Odası’na yönelik olacak. İstanbul Mimarlık Rehberi, bu haliyle bir turist rehberi değil, daha çok bir başvuru kitabı niteliğinde. Dolayısı ile taşınabilirlik bir kriter değil. Ancak, pek çok kentin olduğu gibi, tarihsel ayrıma gitmeden (tarihî ya da modern) seçilmiş mimarlık ürünlerini birarada görebileceğimiz taşınabilir bir mimarlık rehberinin de, özellikle mimar kent gezginleri (flâneurs) için gerekliliğini düşünerek, yeni bir çalışmanın daha başlatılması gerektiğine inanıyorum. Kent gezginlerine keyifli geziler.

Bu icerik 860 defa görüntülenmiştir.