MİMARLIK
388
MART-NİSAN 2016
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ANMA

Doktora Hocam Hande Suher’e

Hatice Ayataç, Doç. Dr., İTÜ Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü

1986-1987 eğitim döneminde İTÜ Mimarlık Bölümü’nde okurken şehircilik dersini aldığımda ilk hocam sizdiniz. Sizinle bir dönem çalışmış ve sonunda şehirciliği çok sevmiştim. Yüksek lisans için başvurumu doğrudan şehircilik alanında ilk ve tek tercih olarak yaptığımda danışmanım olarak tereddütsüz çaldığım kapı yine sizin, Hande hocamın kapısıydı. Sınava girdiğimi ve kabul edildiğim takdirde kendisiyle çalışmak istediğimi söyledim. Kabul etti. Doktoraya kabul edildiğimde bana doktora sürecimde emekli olacağını, danışman değiştirebileceğimi söylemişti. Ama benim cevabım tek ve kesindi. “Ben sizinle başladım, sizinle bitireceğim.” Çok memnun olmuştu.

Emekli olduğu 1996 yılından 2000 yılına dek sürekli bir disiplin içerisinde her hafta bize dekanlıkça tahsis edilen 131 no.lu odada çalıştık. Salonun adı uzun süre doktora salonu olarak anıldı ve sevgili hocamla fakülteye kazandırdığımız bir mekân oldu.

Bana öğrencisi olduğum süreçte, senin iyi yetişmen ve çok çalışman gerekiyor demişti. Çünkü mimardım ve şehircilik bölümünde kariyerimi sürdürmek istiyordum. Doktora sürecimde bölümün lisans program derslerinin neredeyse tamamını aldım. Sevgili hocamla emekli olana dek tüm derslerine girdim. Sadece akademik bilgisi değil, öğrenciyle diyalogu, dersi anlatma biçimi, konuyu etkin aktarımı ile ondan çok şey öğrendim. Özellikle yalın ve güncel Türkçe’yi kullanmamızı çok ister ve hep uyarırdı, “Yeni neslin gerisinde olmayın ve işinize saygı duyun” derdi.

İşimizi sevmeyi, inanarak çalışmayı, güçlü olmayı, sevinçli ya da hüzünlü her anımızda dersimizin başında olmayı kendisiyle öğrendik. Bir hocanın öğrencisinden kıyafetiyle, konuşmasıyla, duruşuyla farkı olmalıydı. Asistanı iken kendisinden önce derse gelmek, o dönemin imkânlarıyla slayt makinesi önceden ayarlamak, hatta sınıfın elektrik bağlantısını bir gün önceden kontrol etmek kadar işimizi ciddiye alır ve şansa bırakmazdık. Çünkü ders aksamaz ve öğrenci bekletilmezdi.

Kendisiyle birlikte tamamladığımız her iki tezimin de temel hedefi olan “Kamu yararı”nı anlatmak ve benimsetmek için emeklilik sonrasında da öğrencilere seminer ve dersler verdi. Çünkü bu onun için çok önemliydi. Bende her dersimde bunu sevgili doktora hocama atıfla hep önemsedim ve öne çıkarttım.

2010 yılında Mimarlar Odası tarafından düzenlenen “kitap tanıtım” etkinliğinde kendisi bana derslerinde sürekli giydiği “beyaz önlüğü”nü hediye etmişti. Bu benim için büyük bir sürpriz ve gururdu. Sevgili Hocam bana layık gördüğünüz ve sizden bana hatıra kalan, bu emaneti halen özenle muhafaza ediyorum, edeceğim.

Sevgili Hocam, hayatımın her döneminde yanımdaydınız. 30 yıldır. Ben genç bir üniversite öğrencisiyken sizinle tanıştım ve sizinle büyüdüm. En az ailem kadar bana yakındınız. Benim için özel anlarımı da öncelikle sizinle paylaştım. İTÜ’deki son doktora öğrenciniz olarak size minnetlerimi sunuyorum. Duruşunuz ve inandıklarınızla hep özgün olmayı başardınız. Her ortamda ayrışmayı ve fark edilmeyi bildiniz. Ne mutlu ki bizlere sizin doktora öğrenciniz olma ayrıcalığını verdiniz. Bununla hep gurur duydum ve duyacağım.

Emanetleriniz bizimle yaşayacaktır. Nur içinde yatın.

HANDE SUHER (1929-2016)

1929 yılı İstanbul’da doğan Hande Suher, ilk ve orta öğrenimini Zonguldak’ta tamamladıktan sonra 1946’da İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni kazandı. 01.06.1951 tarihinde Yüksek Mühendis Mimar olarak mezun oldu ve aynı yıl İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde Şehircilik Kürsüsü’nde asistan oldu. Mimarlar Odası’nın kurucu üyeleri arasında yer alan Suher, 29.03.1954 tarihinde kayıt yaptırarak 76 sicil numarasını aldı. 1954 yılında “İskan Üniteleri” isimli yeterlik tezini verdikten sonra, 1956 yılında “İstanbul’da Bölge Planlamasına Yardımcı Bir Araştırma” isimli tezini tamamlayarak doçent, 1965 yılında ise profesör unvanlarına hak kazandı. İTÜ’nün dışında da birçok akademik platformda çeşitli görevlerde bulundu. İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin 1977 yılında yapılan dekanlık seçimlerinde en fazla oyu alarak, ilk kadın dekan olarak 1977-1980 yılları arasında görev yaptı. İstanbul’un planlama ve koruma ilkelerinin belirlendiği Büyük İstanbul Nazım Plan Bürosu Başkanlığı görevinde bulundu.

Prof. Kemal Ahmet Aru, Tekin Aydın, Mehmet Ali Handan, Yalçın Emiroğlu ve Altay Erol ile birlikte kurucusu olduğu AHE Mimarlık ve Şehircilik Atölyesi’nde 1955-1960 yılları arasında çeşitli yarışmalara katılmış ve ödüller almıştır. İstanbul Taksim Vakıflar Oteli projesi ile üçüncü kez uluslararası mimarlık yarışmalarında birincilik derecesi almışlardır.

Devlet Planlama Teşkilatı 1. ve 6. Beş Yıllık Kalkınma Planları Özel İhtisas Komisyonlarında üye ve başkan, İmar ve İskân Bakanlığı Büyük İstanbul Nazım Plan Bürosu Başkanı, Kültür Bakanlığı Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Üyesi ve Başkanı, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2000 yılı öncesi Nazım Plan Çalışmaları Danışma ve Denetleme Kurulu Üyesi, Danıştay Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri önemli davalarında bilirkişi olarak, şehircilik biliminin kamu uygulamalarına kamu yararı doğrulturunda görevler üstlenmiş, önemli ve etkin katkılar sağlamıştır.

Suher, şehircilik bilimine toplamda 143 araştırma ve yayın, yürüttüğü 33 yüksek lisans ve 14 doktora tezi, 11 ders notu ve 10 kitapla akademik olarak da bilimsel katkılar sağlamıştır. 1996 yılında yasal hizmet süresinin tamamlanmasıyla emekli olmuş, bu tarihten sonraki dönemde sayısı 90’a yaklaşan akademik çalışmada bilgisini, deneyimini paylaşmaya devam etmiştir.

Çalışmaları, yayınları, makaleleri ve raporları ile planlama süreçlerindeki hukuk dışı müdahalelerin durdurulmasında payı olan; kentlerin, doğal çevrenin, kültür ve tabiat varlıklarının korunması konularında ve kamu yararının tesisine katkısı bulunan Suher, akademik faaliyetlerinin yanı sıra ödüllü birçok yapıya da imza atmış, ulusal ve uluslararası 17 farklı ödül almıştır.

İTÜ Senatosu’nun 22.01.2004 gün, 354 sayılı toplantısındaki kararıyla “Fahri Doktora” ünvanı, 2003-2004 yılı Doktora Töreni’nde verilmiştir. İTÜ Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü’nün önerisi ve İTÜ Senatosu kararıyla TÜBİTAK Hizmet Ödülü’ne aday gösterilmiştir. Aynı yıl, İTÜ Kampüs arazisinde Prof. Hande Suher adına bir “Anı Ormanı” oluşturulmuştur.

İTÜ’deki doktora öğrencilerinin önerisi ve TMMOB İstanbul Büyükkent Şubesi ve Yapı Endüstri Merkezi (YEM)’in desteğiyle 2009 yılında basılı hale gelen “Kamu yararı” nı Öncelikli Gören Bir Yaşam Öyküsü; İnsanlar Anıldıkça Yaşar başlıklı kitabında anılarını ve yaşam öyküsünü kitaplaştırmıştır.

Kendisi gibi mimar olan ve halen MSGSÜ Mimarlık Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Esad Suher ile evlidir. Mimarlar Odası’na planlama, şehircilik ve koruma konularında her daim destek ve katkı veren; Mimarlar Odası Mesleki Denetimde ÇED Danışma Kurulu’nun kurucu üyesi ve Mimarlar Odası delegesi; her daim “Cumhuriyet Kadını” olmakla övünen Hande Suher 21 Şubat 2015, Pazar günü aramızdan ayrılmıştır.

Bu icerik 752 defa görüntülenmiştir.