375
OCAK-ŞUBAT 2014
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

Kentin Kıyısında Doğal Afetle Barışmanın Yolu: Alüvyonlu Sünger Tarak

Yasemin E. Gültekin

Taşkınları önleyen kentsel sistemlerin çoğu, doğa-kıyı ile kent sakinlerini kalıcı olarak ayıran, vistayı yok eden, ekosisteme sekte vuran ve kentlinin deniz kıyısında yaşıyor olmaktan alacağı zevki oldukça azaltan beton veya çelik duvarlar ve kapılardan oluşuyor. 2005 yılında ABD'nin New Orleans kentini vuran Katrina kasırgasının ardından düzenlenen sürdürülebilir tasarım yarışmasına Alüvyonlu Sünger Tarak projesi ile katılan Anderson & Anderson Mimarlık, bebek bezlerinde de kullanılan süper emici polimerle doldurulmuş PVC torbaları aracılığıyla Mississippi kıyılarında sel ve erozyonu önlemeyi amaçlamış. Deniz kıyısına sabit ve ürkütücü beton bir “heykel” koymak yerine, çok amaçlı olarak hayata geçirilen Alüvyonlu Sünger Tarak, gözenekli ve geçirgen yapısı ile kuvvetli fırtınalarda, su seviyesinin yükselmesi durumunda veya tsunami ile harekete geçen bir dalgakıran. Sistem deniz suyunun çekilmesine ve akıntının azalmasına aracılık ederken aynı zamanda kara ile su arasında kolay geçişe olanak sağlıyor; bir yandan gündelik yaşama katkı sağlayıp, kentlinin birebir iletişim kurabileceği bir kentsel eleman olarak çalışırken, diğer yandan sular yükseldiğinde devreye girerek tehlikeyi önlüyor. Proje kıyı kentlerinin doğal ve kültürel dengesini korumaya yardımcı olurken, aynı zamanda yaşamın devamlılığı için zengin ve uyumlu yapıda bir kent kıyısı öneriyor. Proje, meydana gelen afetleri doğanın acı bir gerçeği olarak kabullenmek yerine, onu tasarımın bir parçası haline getirmek için yaratılmış bir fırsat. Tek bir amaca ve yere yönelik, tek kullanımlık pahalı yatırımlardan ziyade, dünyadaki kıyı kentlerin tamamında kullanıma uygun, çok amaçlı, gündelik hayata hizmet verebilen ve gerektiğinde doğa ve insan için tehlike oluşturan afetlerin getirdiği yıkımın önüne geçebilen bir çözüm olması sebebiyle, mimarlığın, insanlığa temas ettiği noktada duruyor. Mississippi nehri kıyısında gerçekleştirilen uygulamada tarak, sel ve erozyon kontrolünün yanı sıra, kıyı boyunca su akıntısını yavaşlatarak alüvyonu tutmaya, durağan bariyer sisteminden serbest geçişe olanak veriyor; doğal yaşamı (insan, bitki ve hayvan) güçlendiriyor. Su seviyesi beklenmedik biçimde yükseldiği zamanlarda, her birim yükselen suyu emerek şişiyor ve aynı seviyede birleşerek karayı ve arkaplanda bulunan yapıları suyun etkisinden koruyor. Sular çekilirken, emilen su geri solunumla buharlaştırılarak doğaya, kuruyan sistem ise orijinal haline geri dönüyor.

RESİM

New Orleans için üretilen projenin, 2006 Venedik Bienali'nde sergilemesi (Mimarlar: Anderson & Anderson Mimarlık, Mark ve Peter Anderson)

Kaynak:  Anderson & Anderson Mimarlık

Bu icerik 3320 defa görüntülenmiştir.