375
OCAK-ŞUBAT 2014
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARLIK VE EĞİTİM KURULTAYI

"Mimarlık Eğitim ve Meslek Alanında Bütünleşme ve Dayanışma" Temalı MEK-VII Sunuşlarından Kısa Notlar

Aslı Tuncer, Mimar, MİMARLIK Dergisi Yayın Sekreteri

2001 yılından itibaren iki yılda bir düzenlenen Mimarlık ve Eğitim Kurultaylarının yedincisi 14-15 Kasım 2013 tarihlerinde Anadolu Üniversitesi evsahipliğinde Eskişehir’de gerçekleştirildi. Geçmiş Kurultayların kazanımları ve ülke gündemi değerlendirilerek Kurultay teması, "Mimarlık Eğitim ve Meslek Alanında Bütünleşme ve Dayanışma" olarak belirlendi. Kurultay Çalışma Grupları tarafından ilkesel olarak bütünü kapsayan ancak çalışma alanlarında tartışma ve değerlendirme ortamını sağlayan programların oluşturulması benimsendiğinden, Kurultayın çerçevesi "Eğitimde Bütünleşme ve Dayanışma", "Staj ve Mimarlık Eğitim Alanında Bütünleşme" ve "Mimarlık Öğrencileri Arasında Bütünleşme ve Dayanışma" alt başlıkları ile şekillendi ve sonuçlar Kurultay ortamı ile paylaşıldı.

Kurultayın ilk günü, Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Mehmet Gürel’in açılış konuşmasıyla başladı. Gürel’in Kurultayla ilgili kısa bilgilendirmesinin ardından Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu’nun konuşmasıyla devam etti. Yakın dönemde kaybettiğimiz meslektaşlarımız ve özellikle ilk Kurultayların başkanlığını yürütmüş olan Hakkı Önel’i değerli katkıları ile anarak açış konuşmasına başlayan Muhcu, gündemdeki yasal değişikliklerin mimarlık meslek pratiğine ve meslek mensuplarının haklarına olan etkilerine dikkat çektikten sonra mimarlık eğitimi veren kurumların meslek alanında yaptıkları bilimsel ve özerk çalışmaların son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle kısıtlandığını vurguladı. Muhcu, Odanın kentsel ve mesleki alanda getirilen düzenlemelere karşı mücadelesinin devam edeceğini vurgularken, bu sürecin Haziran 2013’ten itibaren kamuoyu tarafından daha yakından takip edildiğini ve sürdürüldüğünü belirtti.

Mimarlık ve Eğitim Kurultayı-VII Başkanı Cengiz Bektaş konuşmasında yakın dönemde yaşanan gelişmelerin meslek pratiği alanında ve meslek eğitimi veren kurumlarda elde edilen kazanımların kaybedilmesine yol açtığını ve bu kurumların etkisizleştirildiğini belirtti. Mimarlığın tüm sanat dallarını kapsadığına vurgu yapan Bektaş, erk sahiplerince yok sayılan mesleğin Haziran 2013’te başlayan süreçle yeniden kamuoyu tarafından sahiplenildiğini söyledi. Mimarlık eğitimi veren üniversitelerin koşullarının yeterli olmadığına dikkat çeken Bektaş, ulusal ölçekte bölgeler arası farklılıkların arttığını ve bu nedenle öğrenciler arası eşitsizlikler oluştuğunu belirtti. Öğrencileri “aday üye” statüsünde Odaya kaydetmenin öğrencilerdeki aidiyet duygusunu artıracağını söyleyen Bektaş, “Biz de varız, bu memleketin gerçek sahipleri sizden önce biziz” diyebilecek genç arkadaşlara ihtiyaç olduğunu vurguladı. KKTC Mimarlık ve Eğitim Kurultayı Başkanı Ekrem Bodamyalızade konuşmasında, Türkiye Mimarlar Odası tarafından bu Kurultayda değerlendirilecek konuların KKTC özelinde de Kurultay gündemine alındığını belirterek, Türkiye’de sürdürülen hazırlık süreçleri ve sunulan raporların Kuzey Kıbrıs için mimarlık meslek pratiğinde ve eğitim alanında yol gösterici olduğunu belirtti. Eğitimle uygulama arasında çok büyük bir kopuklukların varlığına dikkat çeken Bodamyalızade, bugün mimarlık eğitiminde, “Çizginin tasarım elemanı olduğu öğretiliyor, çizginin inşaat olacağı öğretilemiyor” diyerek konuyu vurguladı. Açılış konuşmaları Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın ile devam etti. Aydın konuşmasında Anadolu Üniversitesi eğitim sistemleri ve uygulamaları hakkında bilgi verdikten sonra Üniversite tarafından eğitimde kullanılmaya başlanan teknolojik gelişmeleri Kurultay katılımcılarına tanıttı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yılmaz Büyükerşen ise açılış konuşmasında Eskişehir yerel yönetim deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Büyükerşen, Eskişehir’de gerçekleştirilen kentsel uygulamalar ve mimarlık meslek mensupları ile yerel yönetim ilişkilerini anlattıktan sonra kentte bulunan ve mimarlık eğitimi veren Anadolu ve Osmangazi Üniversiteleri’nin gelişim süreçlerini aktardı. Kurultay açılış konuşmaları, Eskişehir Vali Yardımcısı Bekir Şahin Tütüncü’nün kent ve meslek alanındaki aktarımları ile sonlandırıldı.

YASAMA SÜRECİNİN MİMARLIK ORTAMINA ETKİLERİ

Kurultay ilk oturumunda “Yasama Sürecinin Mimarlık Ortamına Etkileri” başlığı altında meslek pratiği, mesleki eğitim ve meslek örgütlerinin yapılanması alanlarında yaşanan gelişmeler değerlendirildi. Oturum yöneticisi Ali Cengizkan Jane Jacobs’un “Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı” adlı kitaptan yaptığı alıntı ile 1961 yılında yazılmış kitabın günümüz Türkiye’sine benzerliklerini vurguladı. Türkiye’de kentlerin 1980’lerden itibaren planlanışı ve yeniden yapılandırılışında yaşanan süreçlere dikkat çektikten sonra bu süreçlerde kentli haklarının korunmasının ve kentli katılımının sağlanmasının önemini belirtti. Cengizkan, ülke ölçeğinde yaşanan dönüşüm döneminin özgün kentsel ve yerel bağlamlarından koparılarak sürdürüldüğünü ifade etti. Ruşen Keleş yasamanın mesleğin uygulanmasını sağlayacak kuralların oluşturulması süreci olduğuna dikkat çekerken, hukukun toplumu düzenleyen bütünü olduğunu vurguladı. Keleş, yasama sürecinin yakın dönemde bu süreç sonunda etkilenecek paydaşlarından bağımsız sürdürüldüğünü belirterek, üretilen yasal belgelerin hukuka uygunluğundan söz edilebilse bile, meşruiyetinden kesinlikle söz edilemeyeceğini vurguladı. Yeni yapılan torba yasaların aslında “çuval” olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Keleş, içeriğini kamuoyu ile paylaşmadan üstü kapalı çalışmalar yapıldığını belirtti. Acar Avunduk, yasama süreçlerinin mimarlık meslek pratiğindeki etkilerini çalışmaları doğrultusunda somut örneklerle Kurultay katılımcılarına aktardı. Avunduk, restorasyon ve koruma alanlarında yakın dönemde gerçekleştirilen projelerde mimarların telif hakları ve proje uygulamaları konusunda yaşadıkları kayıplara dikkat çekti. Mimarlar Odası Avukatı Berna Yeşilkaya son dönemde yapılan yasal düzenlemelerin meslek örgütü ve meslek mensupları açısından yarattığı sorunlar ve hukuki boyutları hakkında bilgi verdi.

MİMARLIK MESLEĞE KABUL KURULU

Kurultayın ikinci oturumu ise Mimarlar Odası Mimarlık Mesleğe Kabul Kurulu tarafından yürütülen çalışmalar ve mesleğe kabul süreçlerinde karşılaşılan sorunlar temelinde gerçekleştirildi. Oturum yöneticiliğini yapan Füsun Alioğlu, nitelikli yapılı çevreyi oluşturacak olan mimarların, gerekli niteliklere sahip olup olmadığının kontrolünün önemli olduğunu belirterek, ülkemizde dört yıllık herhangi bir mimarlık lisans bölümünü bitiren herkesin Oda’ya kayıt yaptırıp, hiçbir engelle karşılaşmadan uygulama yapabiliyor olmasının sorunlarından bahsetti. Çözüm olarak 2011 yılında kurulan Mesleğe Kabul Kurulu’nun, UIA ve Avrupa Birliği standartları doğrultusunda yaptığı çalışmaların önemli olduğunu vurguladıktan sonra sözü, konu hakkında sunum yapacak olan Kurul Başkanı Nur Çağlar’a bıraktı. Çağlar, Mimarlık Mesleğe Kabul Kurulu’nun görev tanımını “Mimar unvanı ve mimarlık mesleğini yapma yetkisi kazanılmasının biçimi, koşulları ve yetkili kurullarının tanımlanabilmesi için gerekli olan yasal zeminin oluşturulması sürecinde görev alacak olan operasyonel bir kurul” olarak açıkladıktan sonra, amaçlarının “Meslek pratiğinde, özellikle Avrupa Birliği uyum süreçlerinde ortaya çıkan, mimar unvanı kazanma ve mimarlık mesleğini yapmaya ilişkin önemli bir yasal düzenleme boşluğunu, eksikliğini gidermek yönünde iyi niyetli özenli ve içtenlikli çalışmalar sürdürmek” olduğunu belirtti. Mimarlık eğitiminde Bologna Süreci ardından yaşanan çeşitlenme ve bu çeşitlenme sonucunda meslek alanı ve yetki konusunda karşılaşılan sorunlar hakkında bilgi veren Çağlar, Mesleğe Kabul Kurulu tarafından çalışma dönemi içerisinde değerlendirilen yurtdışındaki mimarlık eğitimi veren okullardan mezun olan adaylar, adayların eğitim gördükleri kurumlar, ülkeler ve adayların Türkiye’de YÖK tarafından tanınma süreçlerini özetledikten sonra karşılaşılan sorunları anlattı.

SÜREKLİ MESLEKİ GELİŞİM MERKEZİ (SMGM)

Murat Günaydın’ın yönettiği üçüncü oturumda Günaydın, öncelikle Kurultayların hem kurul olarak mevcut durumunu değerlendirmek, bundan sonraki hedefler konusunda fikirler ve öneriler geliştirmek, hem de bilgi alışverişi yapmak konusunda çok önemli buluşmalar olduğuna dikkat çektikten sonra, en önemlisinin de hedef koymak olduğunu belirtti. Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi adına konuşan SMGM Başkanı Ali Ekinci, gelişmiş ülkelerdeki mimarlık eğitimi sonrası sürekli mesleki gelişime verilen önemi vurguladı. Ekinci, mimarlık ürünlerinin toplumsal yaşamı, çevreyi ve kültürü doğrudan etkilemesi dolayısıyla mimarlara çok büyük sorumluluk düştüğünü; mimarın hayatın her alanını tasarladığı için çok geniş bir bilgi birikiminin olması gerektiğini; sağlıklı, kaliteli ve estetik yapıların meydana getirilmesinde ise mesleki bilgilerin güncellenmesinin önemli rol oynadığını ifade etti. Gelen soruları yanıtlarken Ekinci, SMGM’de şubelerden talep geldikçe çok farklı konularda eğitim verdiklerine dikkat çektikten sonra, çoğu mimarın eğitime ihtiyaçları olmadığını düşündüğü için seminerlere katılımın düşük olduğunun altını çizdi.

MİMARLIK AKREDİTASYON KURULU

Kurultay dördüncü oturumu Mimarlık Akreditasyon Kurulu çalışmaları kapsamında gerçekleştirildi. Oturum yöneticiliğini Bülend Ceylan yaparken, sunuşu Mimarlık Akreditasyon Kurulu Başkanı Nur Esin gerçekleştirdi. Ceylan, öncelikle 1990’lı yılların sonlarında başlatılan Mimarlık Bölüm Başkanları İletişim Grubu (MOBBİG) çalışmalarının önemine değindi ve akredite edilmiş bir okul mezunu olduktan sonra yine akredite edilmiş bir ofiste çalışmanın sonucunda mesleki ortamda kabul gören bir standarda ulaşılabileceğinin altını çizdi. Daha sonra Esin, mimarlık okulları akreditasyon sürecinin karşılaştırma aracı olmadığını vurguladıktan sonra, hedefin okulların tektipleştirilmesi olmadığını belirtti. Mimarlık Akreditasyon Kurulu’nun temel amacının, mimarlık eğitimini değerlendirme ve yetkinlik çalışmaları aracılığıyla geliştirmek olduğunu vurgulandıktan sonra, hem köklü okulların hem de yeni kurulmuş okulların akredite edilmelerinin mimarlık ortamına sağlayacağı yararları sıraladı. Sunumu sırasında öğrenci yerine “öğrenen” kelimesini tercih eden Esin, “öğrenci” kelimesi ile pasif bir anlama sahip olan bu tanımlamanın günümüz esnek ve değişken dünyasında yeri olmadığını belirtip, öğrencinin de öğretmeye soyunanın da aslında birer öğrenen olduğunu ifade etti.

Oturumun tartışma kısmında, mimarlık eğitiminin teoriye yönelik, uygulamadan ve farklı disiplinlerle çalışma pratiğinden uzak bir şekilde kurgulanmasından dolayı karşılaşılan sorunlara dikkat çekildi. Ayrıca MİAK’ın kurulduğu 2006 yılından bu yana, 5 olan akredite edilmiş okul sayısının artırılmasının yollarının aranması gerektiği belirtildi.

ÖĞRENCİ FORUMU

Kurultay kapsamında 26 Ekim 2013 tarihinde yapılan Öğrenci Forumu’nun sonuç ve önerileri Mimarlar Odası Öğrenci Temsilciler Kurulu tarafından Kurultay katılımcılarıyla paylaşıldı. “Mimarlık Öğrencileri Arasında Bütünleşme ve Dayanışma” teması kapsamında, mimarlık öğrencileri meslek örgütüyle ilişkilerin yeniden örgütlenmesi değerlendirildi. Öğrencilerin daha çok söz aldığı bu oturumda, okullar arasındaki eşitsizliklerden ve bu eşitsizliğin iş yaşamında getirdiği sorunlardan bahsedildi.

MİMARLIK LİSANS VE LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİ - I

Kurultay ikinci gün programı Mimarlık Lisans ve Lisansüstü Eğitimi Çalışma Grubu sunuşuyla açıldı. Mimarlık Lisans ve Lisansüstü Eğitimi Çalışma Grubu’nun alt çalışma gruplarından “Toplum, Mimarlık ve Eğitim” ile “Mimarlık Eğitiminde Değişimler ve Güncel Beklentiler: Avrupa Birliği Çerçevesi” ikinci gün ilk oturumunda sunuşlarını Kurultay katılımcılarıyla paylaştılar. Oturum yöneticiliğini Deniz İncedayı yaparken; alt çalışma grupları adına Doğan Hasol ve Neslihan Dostoğlu sunuş yaptılar.

Giriş konuşması olarak, Kurultayların periyodik düzenlemeleriyle önemli bir çalışma alanına dönüştüğünü belirten İncedayı, sözü konuşmacılara vermeden önce, kendimizi sorgulama, özeleştiri yapabilme ve de yenilikler önerebilme, yapıcı eleştiriler yapabilme anlamında ve hepsinden önemlisi biraraya gelerek bu diyalogu sürdürme güçlendirme anlamında Kurultayların çok önemli bir işlev üstlendiğini vurguladı. Hasol konuşmasında iyi mimarlık için, mimarın iyi olmasının yetmeyeceğini, toplumun da iyi olması gerektiğini vurgulayıp, mimarlığın işverenle kurduğu diyalogun önemine değindi. Bunun için de topluma, bireylere mimarlık fikrinin öneminin anlatılması ya da benimsetilmesinin, sahiplenme duygusunu artıracağı belirtildi. Dostoğlu ise mimarlık okullarına kayıt olarak eğitim alan genç nüfusun, artık farklı bir profile sahip olduğunu vurguladıktan sonra, karşılaştırmalı çalışma yapmak için seçtikleri ülkelerdeki eğitim sistemlerini açıkladı. Türkiye’de özellikle açılan mimarlık bölümlerinin sayısının çok hızlı bir artış göstermesinden dolayı, bölümlerin gerekli asgari koşulları sağlayamadığını belirtip, eğitim kalitesinin düşüşüyle ilgili kaygılarını dile getirdi.

MİMARLIK LİSANS VE LİSANSÜSTÜ EĞİTİMİ - II

Mimarlık Lisans ve Lisansüstü Eğitimi Çalışma Grubu alt çalışma grupları “İnsan Hakları, Demokrasi, Akademik ve Meslek Alanının Değerleri Açısından Yeterlilikler Çerçevesi” ile “Lisansüstü Eğitim” altıncı oturumda sunuşlarını Kurultay katılımcılarıyla paylaştılar. Oturum yöneticiliğini Güven Arif Sargın yaparken; alt çalışma grupları adına Emel Aközer, Selahattin Önür ve Çiğdem Polatoğlu sunuş yaptılar. Mesleki Yeterlilikler Çerçevesi insan hakları ve etik uygulamalar açısından değerlendirilirken, mimarlık meslek pratiğinde izlenen etik sorunların köklerinin eğitim kurumlarından çok toplumdan kaynaklandığı vurgulandı. Daha sonra söz alan Polatoğlu ise sunuşunda, mimarlık lisansüstü eğitimini ülkemizde ve yurtdışında eğitim veren mimarlık okullarındaki uygulamalar açısından karşılaştırdı ve ülkemizde sayı ve kontenjan olarak çarpıcı bir artış gösteren yüksek lisans programlarının Bologna süreci kapsamında uluslararası standartlara, YÖK yönetmeliklerine uygunluklarının sorgulanması gerektiğine dikkat çekti.

MİMARLIK EĞİTİMİNDE STAJ

Kurultay yedinci oturumu Mimarlık Eğitiminde Staj Çalışma Grubu çalışmaları kapsamında gerçekleştirildi. Oturum yöneticiliğini yapan Birol Akçoral, stajları öğrencilerin okul dışında meslekle ilk tanıştıkları nokta olarak tanımladıktan sonra sözü çalışma grubu adına sunuşu yapacak olan Hikmet Sivri Gökmen’e verdi. Türkiye’de eğitim veren mimarlık okullarında geçerli olan staj uygulamaları kapsamlı bir raporla sunulurken, mimarlık ofislerince sürdürülen staj çalışmaları, sorunları ve beklentileri hakkında bilgi aktarıldı. Stajların değerlendirilme aşaması büronun öğrenciyi değerlendirmesi, öğrencinin büroyu değerlendirmesi ve staj komisyonunun öğrenciyi değerlendirmesi olmak üzere 3 kademeli kurgulanabilirse öğrenciler için daha yararlı bir sistem kurulabileceği belirtildi.

DEĞERLENDİRME VE FORUM

Kurultay programı Kurultay Başkanı Cengiz Bektaş ve Bülend Tuna’nın yürütücülüklerinde yapılan değerlendirme ve forum oturumuyla sonlandırıldı. Genel bir değerlendirme yapan Cengiz Bektaş, Kurultaylara çok ilgi göstermeyen “uygulamacı mimar”ların, mimarlık eğitiminin sonuçlarının iş hayatına yansımalarını saptayıp Kurultayda dile getirebilecek önemli paydaş olduklarını vurguluyor. Ayrıca öğrencilerden umutlu olduklarını belirttikten sonra asıl öğrencilerin kendilerinden umutlu olmaları gerektiğini belirtti. Öğrencilerin, üniversitedeki hocalarından beklenti içine girmeden, kendi kendilerine de birçok projenin altından kalkabileceklerini fark etmelerini önerdi. Daha sonra söz alan Mehmet Küçükdoğu, telif haklarıyla ilgili Kurultayda dile getirilen endişelerin mutlaka sonuç bildirgesinde yer alması ve YÖK’e bildirilmesinin önemli olduğunu belirtti. Mimarlar Odası’nın kurum ve kuruluşlarla ters düşerek, projelere itiraz ediyor olmasını siyasi bir duruştan çok toplum yararını koruma göreviyle ilintili olduğunu söyledikten sonra sözü Bülend Ceylan aldı. Ceylan, yeni mezun mimarların sorumluluklarının büyüklüğünden haberdar olmadıkları için hatalar yapabildiğini bunun da mimarlık eğitimi sırasında uygulama alanıyla kurulacak daha sıkı bir ilişki sayesinde aşılabileceğini vurguladı.

İki günlük program süresince tartışılan, mimarlık mesleğine ve kent yaşamına etkileriyle yasama süreci, mimarlık mezunlarının mesleğe geçişlerinde işlerliğe ulaştırılması hedeflenen Mesleğe Kabul Kurulu, sürekli mesleki gelişimin meslek hayatında gerekliliği, mimarlık öğrencilerinin meslek mensupları ve meslek örgütü ile ilişkileri, mimarlık okullarının akreditasyon süreci, mimarlık lisans ve lisansüstü eğitiminde yaşanan gelişmeler ve değişiklikler ile mimarlık eğitiminde stajın; staja dahil olan tüm bileşenler açısından durumu değerlendirildi. Kapanış konuşmaları ile mimarlığın dört duvar arasında yapılamayacağı, çok bileşenli olan Mimarlık Eğitiminin geliştirilebilmesi için Kurultayda paylaşılan değerli notların derlendiği Sonuç Bildirgesinin önemli olduğuna dikkat çekildi.

Bu icerik 4311 defa görüntülenmiştir.