420
TEMMUZ-AĞUSTOS 2021
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
GÜNCEL

Mimarlığı Yazına Dökmek: “Sessiz Dev” Doğan Kuban

Nur Akın, Prof. Dr., İTÜ Mimarlık Bölümü

Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) 2021 Altın Madalya ve Ödülleri kapsamında Mimarlar Odası tarafından aday gösterilen Doğan Kuban, Jean Tschumi Mimari Yazın Ödülü'ne değer görüldü. Yazar, mesleki çalışmalarında pek çok ilke imza atan Kuban’ın yazma pratiğiyle olan yakın ilişkisine dikkat çekiyor.

 

Doğan Kuban’ın ilgi alanlarına bağlı olarak bugüne dek aldığı sayısız ödülün sonuncusu olan Jean Tschumi Mimari Yazın Ödülü, sevgili hocamızın koruma konusunda sürdürdüğü faaliyetlerinin yanı sıra, gerçek bir bilim insanı olarak hayatında hep var olan yazma uğraşının uluslararası düzeyde de değer gördüğünü ortaya koymaktadır.

Jüri raporunda çok yerinde bir biçimde tanımlandığı gibi, Doğan Kuban “mimarlık, koruma ve restorasyon alanında sessiz dev”dir ve bu bağlamda inanılmaz derecede üretkendir. Mimarlık tarihi ve koruma konularındaki kitapları, makaleleri, dergi ve gazete yazıları her zaman ilgiyle okunmaktadır. Doğan Kuban’ın haftalık bir dergide “kültür adamı” kimliğiyle kaleme aldığı yazıların geniş bir okuyucu kitlesi vardır. Ayrıca ödüle konu olan bu yazıları dışında, anlattığı dersler, verdiği konferanslar, katıldığı tartışma programları her zaman ilgi odağı olmuştur. (Resim 1)

Çok yönlü bir bilim insanı olan Doğan Kuban’ın, birçoğumuzun yakından bildiği özelliklerini bu yazı çerçevesinde anlatmak zordur. Ancak yine de sözkonusu yoğun aktivitelerini kısaca birkaç temel başlık altında toplamak gerekirse:

MİMARİ KORUMA ALANININ ÖNCÜSÜ OLARAK DOĞAN KUBAN

Doğan Kuban İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde 1952 yılında başladığı akademik yaşamında, o dönemde fakültede mimarlık tarihi ve rölöve dersleri veren Torino Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Paolo Verzone’nin asistanı olmuş ve anıtsal yapıların restorasyonu ve belgelenmeleri konularının işlendiği derslere katkıda bulunmuştur. 1952-1954 yılları arasındaki bu süre içinde Prof. Verzone ile Anadolu’da yaptığı araştırma gezilerinde, özellikle Kapadokya ve Pisidia bölgelerindeki antik dönem ve erken Hristiyan anıtlarından bazılarının rölövelerini çıkarmış ve Prof. Verzone’nin 1957 yılında İtalya’ya dönmesinden sonra, tüm mimarlık tarihi derslerinin yanı sıra rölöve-restorasyon derslerini de üstlenmiştir.[1]

MİMARLIK TARİHİ VE RESTORASYON KÜRSÜSÜ / RESTORASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

1973 yılında Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Kürsüsü adını alan birimde, 1974-1975 ders yılında, Doğan Kuban’ın başkanlığında İstanbul’daki ilk açılmış ve 1976 yılında da bu konudaki eğitime başlanmıştır.

1981 yılında Yüksek Öğretim Kanunu’nun uygulamaya koyulmasıyla, Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Kürsüsü’nde değişiklik olmuş ve birim 1982’de Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Anabilim Dalları olarak ikiye ayrılmıştır. Bu bölünme sonrasında, Prof. Doğan Kuban Restorasyon Anabilim Dalı kadrosu içinde kalmış ve onun başkanlığında gelişen kadro, restorasyonun tek yapı koruma, sit koruma ve malzeme koruma temel başlıklarında uzmanlaşan elemanları ve lisans ve yüksek lisans programlarındaki yoğun ders dağılımıyla, bu alanın öncülerinden biri olmuştur.[2]

ANABİLİM DALI BAŞKANI OLARAK DOĞAN KUBAN VE RESTORASYON DERSLERİ

Doğan Kuban, yönetimindeki akademik kadroyu çalışkan, meraklı, çok okuyan, araştıran ve yabancı dil bilen gençlerden oluşturmaya özen göstermiştir. O ekibin bir parçası olarak hepimizin, ona olan saygımızın yanında büyük bir sevgi beslediğimizden eminim. Çünkü hepimiz onun iyi niyetli ve açık kalpli olduğunu bilirdik. Özellikle de değerli bir bilim adamının yanında yetişmekte olmanın gururu, her türlü duygunun önüne geçerdi.

Tahmin edilebileceği gibi, Doğan Kuban’ın engin bilgisi ve bu bilgiyi gerek esprili anlatımı gerekse de zengin görseller eşliğinde deneyimleriyle bütünleştirerek sunuş biçimi, derslerinin öğrenciler tarafından her zaman ilgiyle dinlenmesine neden olmuştur. Bu durum, anabilim dalındaki genç öğretim kadrosu için de geçerlidir. 1994 yılında emekli oluncaya kadar, özellikle “Restorasyon Kuramları” gibi Doğan Kuban’ın düşünme gücü ve birikimiyle bütünleşen temel uzmanlık dersinin her biri bir konferans niteliğindeydi. Bu nedenle de belirli akademik aşamalara gelmiş yardımcı doçent ve doçentlerin genç bir asistan coşkusuyla, severek girip dinledikleri, tartışmalara katıldıkları derslerden biri olmuştur.

TARİHÎ ÇEVRE KORUMA ÇALIŞMALARINDA SAFRANBOLU’NUN YERİ

Doğan Bey’in tarihî çevre koruma konusundaki ilk çalışmaları, 1965-1966 yıllarından itibaren İller Bankası’na İzmir, İznik, Kastamonu kent planları için hazırladığı raporlarla başlamaktadır. Bu grubun ardından özellikle, 1969-1970’lerde İstanbul Nazım Plan Bürosu için yazdığı kapsamlı raporun, İstanbul’un o tarihlerde içerdiği yoğun değerler açısından, belgesel anlamda çok özel bir yeri vardır. Doğan Kuban’ın Suriçi, Üsküdar ve Boğaz’ın ağırlık noktalarını oluşturduğu kapsamlı raporu ve ek olarak paftalar halinde her sokağın yer aldığı tespitler ne yazık ki değerlendirilmemiş ve sonunda da kaybolmuştur.

Bilindiği gibi, Türkiye’de tarihî çevre koruma konusunda ilk büyük girişim Safranbolu’yla başlamaktadır. 1975 “Avrupa Mimari Miras Yılı” kapsamında, dönemin Safranbolu Belediye Başkanı’nın isteği ve Doğan Kuban ve Metin Sözen’in girişimiyle, arka arkaya her yaz sürecek olan “Safranbolu Mimari Değerleri ve Folkloru Haftası” düzenlenmeye başlamıştır. Bu haftalar, korumanın ne olduğunu ve Safranbolu’nun niçin korunması gerektiğini yerel halka basit bir dil ve örneklerle anlatan toplantılar, sergiler vb. aktiviteler içermekteydi. Halkla bütünleşmeyi sağlayan bu birlikteliklere ek olarak gelenleri belediyenin organizasyonuyla tarihî Safranbolu evlerinde konaklamaları da ayrı bir önem taşımaktaydı. Bu girişimin yarattığı heyecanla, Doğan Kuban’ın başkanlığını üstlendiği disiplinlerarası bir grup tarafından yapılan ilk kapsamlı koruma planı, Safranbolu’ya aittir.[3]

TEK YAPI KORUMA UYGULAMALARINDAN İKİ ÖRNEK

Doğan Kuban’ın ilk kapsamlı uluslararası restorasyon uygulaması, 1966-1976 yılları arasında Dumbarton Oaks Bizans Araştırmaları Enstitüsü tarafından finanse edilen İstanbul, Vezneciler’deki Kalenderhane Cami kazısı ve restorasyonudur. Bu 10 yıllık detaylı çalışmaya çok sayıda genç araştırmacı katılarak, deneyim sahibi olmuştur.

Doğan Kuban’ın bir diğer önemli restorasyon uygulaması, 1988-92 yılları arasında gerçekleştirdiği İstanbul Bozdoğan Su Kemeri restorasyonudur. Ayrıca yine aynı dönemde, İstanbul kara surlarının Edirnekapı ve Ahırkapı bölgeleri restorasyon projelerinde danışmanlık yapmıştır.

Jüri raporunda da vurgulandığı gibi, Doğan Kuban, mimarlık tarihindeki ve özellikle de Türk ve İslam konusundaki bilgi birikimine bağlı olarak, Orta Asya’da gerçekleştirilen iki önemli restorasyon çalışmasında da danışmanlık yapmıştır. Bunlardan ilki Kazakistan’daki Ahmet Yesevi Türbesi, diğeri ise Merv’deki Sultan Sancar Türbesi’dir. Bu iki önemli Orta Asya mezar yapısından Ahmet Yesevi Türbesi’nde gerek yapının büyük ve yüksek boyutları, gerekse tuğla malzemesi ve dış çini kaplamalarının, suya karşı korunma sorunlarının, tarihî özelliklerine zarar vermeden çözümlenmesine çalışmak, beş-altı yıl gibi oldukça uzun bir süre gerektirmiştir.[4] (Resim 2) Kubbesi kısmen tahrip olmuş Sultan Sancar Türbesi’nde ise, yapının üzerindeki izlerden, arşiv belgelerinden, fotoğraflardan yararlanılarak bir restitüsyon yapılmış ve uygulanmıştır.[5] Bu iki örnek, Doğan Kuban’ın yetiştirdiği iki eski öğrencisinin uygulamasını üstlendiği, oldukça zor ve sorunlu restorasyon çalışmalarıdır.

KORUMA YAZIMI

Doğan Kuban’ın Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) 2021 Jean Tschumi Mimari Yazın Ödülü’ne layık bulunmasının en önemli nedenlerinden biri de yazım dünyasına değerli katkılarıdır. Doğan Kuban’ın korumanın çeşitli boyutları bağlamında çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Bu yazılar genellikle ele alınış biçimiyle ilk kez söylenen, düşünülmüş, özgün görüşler ve tartışmalar içermektedir. Ayrıca Kuban 1994 yılında emekli oluncaya dek, daha çok mimarlık tarihi ağırlıklı kitaplara imza atmıştır. Kent ve korumayla ilgili yayınları, genellikle emeklilik sonrasına tarihlenmektedir. Bu kapsamda ilk önemli eseri, 1996 yılında İngilizce ve Türkçe olarak yayımlanan İstanbul, Bir Kent Tarihi’dir. Doğan Bey kitabın önsözünde bunun bir “mimarlık tarihi kitabı” olduğunu belirtmekle birlikte, devamında kendisinin de ifade ettiği gibi bu yayın, İstanbul’un “tarihsel koşullarının, yapım etkinliklerinin, binyıllık sürekliliklerin ya da ani çöküşlerin ana hatlarını çizmekte”dir.[6] Üç imparatorluğa başkentlik yapmış olan bu kentin tarihsel değişimlerini tüm özellikleriyle inceleyen bu yayın, İstanbul’la ilgili çok sayıda referans kitabı arasında özel bir yer tutmaktadır.

Kuban’ın İstanbul’la ilgili ikinci önemli yayını, 1998 tarihli Kent ve Mimarlık Üzerine İstanbul Yazıları başlıklı kitabıdır. Kitabın önsözünde Doğan Kuban “özellikle 1974’ten sonra değişik yayınlarda, Osmanlı döneminde İstanbul’un kentsel yapısı ve mimarisi üzerindeki yazılarının bir bölümünü bu kitapta bir araya getirdiğini” belirtmektedir.[7] (Resim 3, 4) Bu kitap da İstanbul için yayınlanan eserler arasında, temel bir kaynak niteliğindedir.

Tarihi Çevre Korumanın Mimarlık Boyutu, Kuram ve Uygulama adlı 2000 tarihli kitabı ise, korumayla ilgili bir yayındır.[8] (Resim 5) Restorasyon kuramının gelişimi, mimari restorasyonun özellikleri, restorasyon uygulamasının aşamaları, sorunları, kentsel koruma bağlamında restorasyon gibi bir içerikle, 1965’lerden bu yana kırk yılı aşkın bir süredir restorasyon konusunda düşünen, tartışan, uygulama yapan büyük bir birikim sahibinin görüş ve deneyimlerini aktarmaktadır.

2001’de Doğan Kuban bu kez, kent koruma konusundaki görüşlerini kaleme aldığı Türkiye’de Kentsel Koruma, Kent Tarihleri ve Koruma Yöntemleri’ni yayımlamıştır.[9] (Resim 6) Bu kitapta, Türkiye’de kent koruma konusunda ilk örnekler olan ve kendisi tarafından hazırlanan altı çalışma (İstanbul, İzmir, Gaziantep, Safranbolu, Kastamonu, İznik) bir araya getirilmiştir. Adı geçen kentlerin, günümüzde artık tam bir tarihî belge niteliği taşıyan tarihî ve mimari özelliklerinin vurgulanması ve bu özelliklerin korunması konusundaki görüşleri nedeniyle, bu yayının da koruma kaynakları arasında özel bir yeri vardır.

DOĞAN KUBAN İÇİN SÖYLENENLER VE KENDİ GÖZÜYLE DOĞAN KUBAN

Doğan Kuban’ın emekliye ayrılmasından sonra, kırk yıldan fazla içinde yer aldığı Restorasyon Anabilim Dalı mekânları, bilimsel ağırlığının yanında insan olarak da onun büyük eksikliğini hissetti.

Doğan Bey’in 70. yaş günü olan 8 Nisan 1995’te Restorasyon Anabilim Dalı’nca, onun “rahlesinden” geçenlerin bildirilerinden oluşan bir bilimsel toplantı düzenlendi ve ardından da 1996’da Prof. Doğan Kuban’a Armağan adlı bir kitap yayımlandı.[10] Bu kitapta yer alan makalelerin çeşitliği, Doğan Bey’in geniş yelpazesini oluşturan mimarlık tarihi ve korumayla ilgili sayısız konudan bir bölümünü sergilemekte ve yetiştirdiği kişilerin uzmanlık alanlarının kapsamlı skalasını ortaya koymaktadır. Bizi her yıl bir araya getirme fırsatını sağlayan yaş günü toplantılarını 80. ve 90.sı takip etti. Doğan Bey, bugün de onu tanıyan ve değerini bilenler için odak noktası olmayı sürdürmektedir. Özellikle bizden bir önceki kuşak öğretim üyeleri, gerek kendileri gerekse de yakın çevresindeki öğrenciler için, adının Doğan Kuban değil “Doğan Abi” olduğunu belirtmektedirler. Bu da Doğan Bey’in ne kadar sevildiğini kanıtlamaktadır. (Resim 7-9)

Doğan Kuban ise kendisiyle ilgili olarak “Ben genelde şanslı bir adamım” diyor “önce Türkiye ve dünya tarihinin önemli bir dönüşüm çağında yaşadım. Liseden başlayarak kafama koyduğum programı mutlu ve oldukça sağlıklı koşullar içinde gerçekleştirdim. Mutlu bir aile yaşamım oldu. Düşüncelerimi kağıtlara döktüm. Kitaplarımla ve kitaplarla mutlu oluyorum.” ve ekliyor: “dünyada insanlar var; gönüller var. Bu gönüller kalabalıkta bazı insanlarda ışıldar. Dünyayı aydınlatan onlardır.”.[11] Bu son cümleyle Doğan Bey tam da kendi kendini tanımlıyor: düşüncelerini kağıtlara döken, sürekli kitap alan, merak eden ve okuyan… Ve de dünyamızı aydınlatan… Kendisinden çok şey öğrendiğim sevgili hocama bundan sonra da sağlıklı günler diliyorum.

NOTLAR

[1] 1962 yılında yayımladığı “Restorasyon Kriterleri ve Carta del Restauro” adlı makalesi, dönemin uluslararası koruma yaklaşımları konusunda ilk önemli Türkçe yayındır. Kuban, Doğan, 1962, “Restorasyon Kriterleri ve Carta del Restauro”, Vakıflar Dergisi, cilt:5, ss.149-152.

[2] Restorasyon konusunda, İstanbul’da yapılan ilk yüksek lisans tezlerinin yürütücüsü Doğan Kuban’dır, aynı bağlamda 30’a yakın doktora tezi tamamlatmıştır.

[3] Safranbolu Koruma Amaçlı İmar Planı’nın tamamlanması çalışmalarında Prof. Doğan Kuban’ın 2009 yılında aramızdan ayrılan Prof. Dr. İsmet Okyay’ın adını da anmak gerekir.

[4]Yıldırım, Müjgan, 2007, Bir Rönesans Adamı “Doğan Kuban Kitabı”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, s.136, 278.

[5] Yıldırım, 2007, s.280.

[6] Yıldırım, 2007, ss.281-283.

[7] Kuban, Doğan, 1996, İstanbul Bir Kent Tarihi, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, İstanbul, s.13.

[8] Kuban, Doğan, Kent ve Mimarlık Üzerine İstanbul Yazıları, YEM Yayınları, İstanbul, 1996, s.7.

[9] Kuban, Doğan, 2000, Tarihi Çevre Korumanın Mimarlık Boyutu Kuram ve Uygulama, YEM Yayınları, İstanbul. Kuban, Doğan, 2001, Türkiye’de Kentsel Koruma, Kent Tarihleri ve Koruma Yöntemleri, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul.

[10] 1996,Prof. Doğan Kuban’a Armağan, İstanbul.

[11] Yıldırım, 2007, s.136, 403.

Bu icerik 452 defa görüntülenmiştir.