411
OCAK-ŞUBAT 2020
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

Gerçek Olabilirdi: Simulacro

Duygu Cihanger Ribeiro, Dr. Öğretim Üyesi, TED Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

 

Simulacro yerleştirmesi adını “kopyanın kopyası” anlamına gelen Latince kökeninden alıyor. Mimar Pedro Henrique, Portekiz’in Santa Maria de Feira kentinde yer alan kentin en eski yapı adalarını saran nehrin etrafında tesadüfi gelişmiş proje alanına bir “atıl” ya da “yok-mekân” niteliklerini yakıştırıyor ve bu sorunu Simulacro yerleştirmesiyle irdelemek istiyor. Aslında nehir ve yarattığı mekân, yaşayan ve hep orada olan varlıklar. Bu sebeple de sürekli devinim, değişim içindeler ve varlar. Projenin kaygısı ve özellikle de uygulanma biçimi mekânın kamusal değerine dikkat çekmek adına oldukça ölçülü ve ayakları yere basan bir yaklaşıma sahip.

Simulacro yerleştirmesi kentlilere gözlem ve temaşa imkânı veren bir “asılma” ve “takılma” alanı yaratıyor. Her gün yanından geçilen ancak pek de kullanılmayan bir mekâna yaşam verme çabası olarak sarıya boyalı metal bir yapıyla desteklenen bir yük ağı Caster Nehri’nin yaklaşık kırk iki metrekarelik bandında bir duraklama ve merak noktası oluşturuyor. Nehrin iki yakasında da pek aktif olmayan sokak ve yeşil alanın ortasına asılan proje, batısındaki sokağa basit ama duyarlı bir tasarıma sahip üç basamaklı bir merdivenle bağlanıyor. İnsanlar alışmadıkları bu yapıyı anlamak adına merdiven çevresinde durup, projeyi anlamaya çalıştıklarında ise mekâna geçici bir düğüm atılıyor. Her ne kadar basit malzemelerle yapılmış küçük bir mekân olsa da, bu sadelik üzerinde sayısız etkinliğe izin veriyor Simulacro. Yanından geçenlerin aklını çelmeyi başarırsa, üzerindeki yük ağı sayesinde onlara sudaki yansımalar ve sayısız bakış açısı sunan alanında oturma, dinlenme, uzanma, nehri ve çevresini gözlemleme ve düşünme imkânları sağlıyor.

Baudrillard tarafından “bir gerçeklik olarak algılanmak isteyen görünüm” olarak açıklanan “simulakrum” kavramı, mimarın kentin olmayan mekânlarından birine dikkat çekmek için kamusal mekâna yaptığı geçici müdahalenin felsefesini de açıklıyor. Mimarın projenin adını “gerçek olabilirdi” olarak tanımlıyor olması, toplumun bu kamusal mekâna ilgisi arttıktan sonra sahip çıkabilmelerine ve böylece geçici, hatta uçucu bu mekânın kalıcılık kazanacağına dair bir umudu taşıyor. Bu umut, mimarlık disiplini içinde basit, küçük ölçekli ancak etkileyici tasarım araçları kullanarak kent sakinlerinin bu göz ardı edilmiş mekânı fark edip sahip çıkmalarını hedefliyor.

Bu icerik 334 defa görüntülenmiştir.