411
OCAK-ŞUBAT 2020
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KENTSEL PLANLAMA

Şehircilikte Modern Arayışlar: W. M. Dudok İzmir’de

Meltem Ö. Gürel, Prof. Dr., Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Yeni kurulan genç bir Cumhuriyet olarak kentlerin modernleşmesi adına atılan adımların belki de ilki, kapsamlı kent planlarının elde edilmesi olmuş. Bu bağlamda İzmir’e davet edilen Dudok’un ürettiği projeler gerçekleşmese de, Hollanda Mimarlık Enstitüsü arşivine bıraktığı kapsamlı çizimler ve dokümanlar bir döneme pencere açarak iç içe geçen modernizasyon politikaları ve mimarlık kültürünü sorgulamamıza katkı sağlıyor.

 

1950’li yılların modernizasyon projeleri çerçevesinde Türkiye’ye gelen ünlü uzmanlar arasında çok bilinmeyen bir isim Willem Marinus Dudok (1884-1974)’dur. (Resim 1) Hollandalı ünlü mimar ve plancı İzmir’e 1954 yılında belediyenin daveti üzerine gelir. Amaç, kentin merkezine modern çözümler getirebilmektir. Bu amaç, dönemin Başbakanı Adnan Menderes liderliğinde Demokrat Parti modernizasyon politikaları ve bu politikaların uzantısı olarak gerçekleştirilen mimari ve kentsel projeler ve yıkımlarla örtüşür.

Dudok Türkiye’ye ilk kez 1938 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının tasarımı için 1937 yılında açılan beynelmilel yarışmada jüri üyesi olarak gelmiştir.(1) Bu önemli yarışma öncesinde dönemin mimarları Dudok’u ona uluslararası ününü getiren Hilversum Belediye Binası’nın (1924-1931), Arkitekt dergisinde yayımlanmasıyla tanımıştır.(2) Yine Arkitekt, Dudok’un 1936 yılında Architecture d’Aujourd’hui dergisinde yayımlanan bir yazısının çevirisini “Zamanımızda Şehircilik ve Mimarî” başlığıyla 1937 yılında yayımlamıştır.(3) Dudok 1949 yılında İstanbul Adliye Sarayı yarışmasında yine jüri üyesi olmak üzere ikinci kez Türkiye’ye gelir. Aynı yıl Arkitekt, Dudok’un 1939-1941 yılları arasında yapılan Utrecht Belediye Tiyatrosu’nu yayınlamıştır.(4) Dudok’a duyulan ilgi 1953 yılında biri Ankara’da İşçi Sigortaları Kurumu, diğeri İzmir Belediyesi’nden gelen davetlerle kendini gösterir. Dönemin belediye başkanı Rauf Onursal, 6 Kasım 1953 tarihinde Dudok’a yazdığı davet mektubunda İzmir şehrinin modernizasyonu bağlamında uluslararası bir yarışma açmayı ve öncelikli olarak bir opera, bir şehir tiyatrosu ve bir belediye binası inşa etmeyi düşündüklerini yazar.(5)

Onursal’ın daveti Dudok’un eline, işlerini tanıtmak amaçlı davetli olarak gittiği, Amerika Birleşik Devletleri’nde geçer. 28 Kasım 1953 tarihinde Chicago’dan Onursal’a gönderdiği bir mektupla daveti memnuniyetle kabul eder.(6) Dudok, şehir mimarı olarak çalışmakta olduğu Hilversum Belediyesi’ne iki hafta için İzmir’e gideceğini bildirir ve izin alır. Uluslararası ününe rağmen Hollanda dışında çok az proje yapmış olan Dudok için İzmir’den gelen teklif arkasında uluslararası mimari bir yapıt bırakma fırsatı yaratmıştır. Bu yıllarda ses getiren birçok modern mimari ve kentsel tasarım projelerine imza atmış mimar ve plancılar için farklı coğrafyalar modern mimarlık tarihine damgalarını vurma imkanı teşkil etmiştir. Örneğin, ünlü mimar Le Corbusier’nin gerçekleştirdiği çok kapsamlı bir kentsel tasarım projesi olan Chandigarh projesi, ünlü tasarımcının fikirlerinin yeşerdiği Fransa topraklarından uzaklarda hayat bulmuştur.(7) Le Corbusier 1948 yılında İzmir Belediyesi davetlisi olarak İzmir’i de ziyaret etmiş ve kent için bir proje tasarlamıştır. Bu ziyaretten beş yıl sonra, Dudok, İzmir’e 10 Şubat 1954’de varır ve 24 Şubat’ta ayrılır. Şehirde kaldığı iki hafta içerisinde dönemin Belediye İmar Müdürü Rıza Aşkan, Belediye mimarı Harbi Hotan ve şehircilik danışmanı Prof. Kemal Ahmet Arû gibi kentin gelişmesinde söz sahibi olan önemli isimlerle beraber çalışır. (Resim 2) Dudok’tan Saat Kulesi’nin bulunduğu meydanı kapsayacak şekilde Konak sahil bandı için geliştirilen öneriler hakkında görüşleri alınır ve Belediye Sarayı ile İzmir Şehir Tiyatrosu’nu tasarlaması istenir. Konak Meydanı İzmir’de modernizasyonun simgesi olmuş kamusal bir kent alanıdır. Dudok’un bu alan için yaptığı öneriler bu bağlamda değerlendirilmelidir.

KONAK MEYDANI’NIN OLUŞUMU

Meydanın güney tarafındaki sınırı 1827-1829 yılında inşa edilen Sarı Kışla (Kışla-i Hümayun) ile tanımlanmıştır. Kışla Osmanlı devletinin askeri modernizasyonu kapsamında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla oluşturulan yeni ordu düzeni için yapılmış ve Osmanlı Batılılaşma hareketlerinin bir göstergesi olarak merkezî ve görülebilir bir noktada konumlandırılmıştır. Kışlanın kütlesi ile meydana getirilen tanım 1854 ile 1856 yılları arasında İtalyan mühendis Luigi Storari’nin hazırladığı kent haritasında görülür.(8) Meydanın sınırları 1867 yılında meydana ismini veren Katipzade Konağı’nın yıkılarak yerine Hükümet Konağı’nın (1872) inşa edilmesiyle daha tanımlı hale gelir.(9) Resmî hizmet binaları 19. yüzyılın başlarında Osmanlı devletinin modernizasyon sürecinin bir parçası olarak ve devletin gücünü topluma iletmek üzere kent merkezlerinde yerlerini almaya başlamıştır. Neo-klasik stilde yapılan İzmir Hükümet Konağı, meydanın yönetsel kimliğinin yanı sıra Batılı kimliğini de vurgular. Binanın hemen kenarında, meydan kamusal bir mekân olarak şekillenmeden önce, 18. yüzyılda yapılmış küçük bir cami olan Yalı Camisi yer alır. Batılılaşma hareketleri kapsamında, meydanın ortasına caminin varlığını geri planda bırakan Saat Kulesi’nin inşasıyla meydanın simgesel önemi artmıştır. Biçimsel olarak oryantalist bir yaklaşımı örnekleyen kule, II. Abdulhamid’in tahta çıkışının 25. yılı kutlamaları kapsamında çağdaş bir sembol olarak yapılmış ve 1 Eylül 1901’de törenle açılmıştır. 19. yüzyılda başlayarak raylı ve toplu ulaşımın gündelik hayatın bir parçası olmasıyla birlikte, saat kuleleri istasyon yapılarında veya onların yakınlarında yer almışlardır. Konak Meydanı’nda saatin görsel ve işitsel varlığı, 19. yüzyılın sonlarına doğru tramvay ve vapur gibi ulaşım hatlarının bağlandığı meydana yeni bir düzen getirmiştir. Bu düzen hayatın günde beş vakit okunan ezana göre düzenlendiği bir coğrafyada modernleşmeyi işaretleyen yeni bir katmanı oluşturmuştur.

Bu bağlamda, modernizasyonun odağında kamusal bir merkez olarak Konak Meydanı, 1900’lerin ilk yarısında, ortasında Saat Kulesi, batısında İzmir Körfezi, doğusunda Hükümet Konağı, kuzeyinde depo binaları ve güneyinde Sarı Kışla ile çerçevelenmiş tanımlı bir meydan niteliği taşır. Meydanın bu niteliği modernizasyon politikaları kapsamında belediyenin 1955 yılında Sarı Kışla’yı yıkmasına kadar devam eder. Bugün tarihî resimlerde nostaljiyle baktığımız Sarı Kışla, o dönemin modern kent anlayışı ve arzusuyla, eski, hijyenik olmayan, işlevini yitirmiş, sürekli tamir gerektiren ve alanı tıkayan bir öge olarak çağdaş bir kente yakışmadığı inancıyla yıkılmıştır.

1950’LERDE MEYDANI MODERNLEŞTİRME ÖNERİLERİ VE DUDOK VİZYONU

20. yüzyılın ortasında, şehrin merkezini ve ulaşımı modernleştirme isteğiyle, Konak Meydanı ve kıyı şeridi için, aralarında uluslararası üne sahip “usta modernist” mimarlar Le Corbusier, W. M. Dudok ve Richard Neutra’nın da bulunduğu uzman mimar ve plancıların görüşü alınmıştır. Le Corbusier 1948 yılında şehri ziyareti sonucunda ürettiği kentsel tasarım projesi kapsamında Konak ve çevresinde yeşil doku içinde çok katlı bloklar önerir. Bu öneri ünlü mimarın yıllardır üzerinde düşünegeldiği fikirlerin ve CIAM (Congres Internationaux d’Architecture Moderne) planlama kavramlarının bir yansımasıdır.(10) Kentte geçirdiği beş gün içerisinde Le Corbusier, Dudok’un da yapacağı gibi, o dönem belediyede mimar olarak çalışan Rıza Aşkan, Harbi Hotan ve Alp Türksoy gibi isimlerle çalışmıştır. Le Corbusier’nin 1949 yılında teslim ettiği kentsel tasarım önerisinin uygulanabilir bulunmaması üzerine, 1951’de “İzmir Şehri İmar Plânı Milletlerarası Proje Müsabakası” düzenlenir. Yarışmanın şartnamesi Sarı Kışla’nın kaldırılmasını ister.(11)

Yarışmada birincilik alan Prof. Kemal Ahmet Arû, Gündüz Özdeş ve Emin Canpolat takımının projesi Konak Meydanı’nı ulaşım merkezi olmanın yanı sıra yönetim, ticaret ve kültür niteliklerinin toplandığı iş ve ticaret merkezi olarak irdeler. Le Corbusier’nin önerisiyle uyumlu olarak, plan kıyı şeridinde yeşil alanlar, kültür yapıları ve çok katlı bloklar önerir. Arû ve ekibinin nazım plan önerisi 1953 yılında yürürlüğe girse de, 1952 tarihli jüri raporunda belirtildiği üzere, “Konak meydanında bazı bina kitlelerinin denize muvazi olarak yerleştirilmesi imbat rüzgârına mani olacağı cihetle doğru görülmemiş[tir].”(12) Konak Meydanı ve çevresi için ayrı bir yarışma açma kararı verilir. Ziyareti esnasında Dudok’un meydan ve kıyı şeridinin gelişmesi hakkında görüşleri alınır. Dudok’un proje kapsamındaki çalışmaları 1954 yılında İzmir Belediye’sinin yayını olan Beyaz Kitap’ta yayımlandığı gibi yerel gazetelerde de yer almıştır.(13)

Hollanda Mimarlık Enstitüsü (NAI) arşivinden bize ulaşan ve belediyenin Beyaz Kitap’ında yayımlanmış olan 1954 tarihli kıyı şeridi önerisi önceki projelerde olduğu gibi Konak’ın ulaşımdaki önemli rolünü vurgular. Konak, Alsancak ile Güzelyalı’yı birleştiren kilit noktadır. Aynı zamanda Konak Meydanı körfez vapurlarının çalıştığı vapur iskelesinin mekânıdır. Planda meydanın ortasından geçen yeşil bir bulvarla İkinci Kordon’un Mithat Paşa Caddesi’ne bağlandığı görülür. Bu akıştan ve ona eklemlenen trafik ağından motorlu taşıt ulaşımının artan önemini izlemek mümkündür. Bu önemin II. Dünya Savaşı sonrasındaki uluslararası gelişmelerin ve Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen teknik ve finansal yardımın etkisiyle şekillenen dönemin politikaları ve tasarım yaklaşımlarıyla uyumlu olduğunu söylenebilir.(14) Öneri, önceki projelerde olduğu gibi, Sarı Kışla’yı kaldırır ve benzer bir şekilde kıyı şeridine aralarında yeşil alanlar tanımlanmış çok katlı bloklar yerleştirir; aynı zamanda bir sinema, Adalet Sarayı, İzmir Şehir Tiyatrosu ve Belediye Sarayı içerir. (Resim 3)

Dudok’un Belediye Sarayı için yaptığı tasarım, Konak Meydanı’nı U biçimi oluşturacak şekilde bina kütleleriyle çerçeveleyerek meydana yeni bir tanım getirir. Birbiriyle ortogonal ilişkisi olan bu kütlelerden meydanın batısında, deniz tarafında olanı, ince, uzun ve çok katlıdır. Dudok 15 Şubat 1954 tarihli eskizlerinde, bu binayı pilotiler üzerinde yükseltilmiş sekiz katlı büyük bir blok olarak tasarlar. (Resim 4) Meydanın güneyinde, 39.528 m3’lük bu kütleye eklemlenen ve işlevsel olarak Belediye Sarayı’nın devamı olan yapı 13,5 metre yüksekliğinde olan 30.712 m3’lük bir hacimdir. Meydanın kuzeyini sınırlayan 6 metre yüksekliğindeki ince uzun yapı Belediye Sarayı’nın deniz kenarında bulunan çok katlı kısmına bağlanır. Pilotiler üzerinde kaldırılmış 26 metrelik Belediye Sarayı bloğu insan ölçeğinde denizle meydanın ilişkisini koparmamakla beraber caddeden deniz görünüşünü keser. Ayrıca, sıcak yaz aylarında denizden eserek iç kısımları serinleten imbat rüzgârını kısmen keseceği düşüncesiyle bu öneriye çok sıcak bakılmamış olabileceğini tahmin etmek mümkündür.

Binanın modernist estetiği çarpıcıdır. Kariyeri boyunca Dudok tek bir akımla tanımlanmamış modernizimden, ekspresyonizm ve gelenekselliğe kadar geniş bir yelpazede kendine has bir yaklaşım sergilemiştir.(15) İzmir için ürettiği proje Dudok’un işlerinin Hollanda mimarisinden çok uluslararası niteliğini vurgulaması bakımından kayda değer. Dudok’u yerel mimarlardan ayıran bu uluslararası nitelik onu daha geniş bir uluslararası platformda tanınır kılmış ve 1955 yılında Amerikan Mimarlar Enstitüsü (AIA) tarafından verilen “Gold Medal”ın sahibi yapmıştır.

Dudok’un Konak Meydanı için geliştirdiği öneri gerçekleşmemekle beraber onu izleyen tasarımlarda izlerini bırakır.(16) 1955 yılında düzenlenen “İzmir - Konak ve Civarının Şehircilik Bakımından Tanzimi Müsabakası”nda ikincilik ödülü alan Güngör Kaftancı’nın belirttiği gibi bu yarışmada “K. A. Arû ve Dudok’un etüdleri esas” alınır.(17) Akıl birliğiyle oluşturulan modernist yaklaşım esas teşkil etmesi için yarışmacılarla paylaşılır. Yarışmada birincilik ödülü alan Doğan Tekeli, Tekin Aydın ve Sami Sisa’nın tasarımları da dahil olmak üzere ödüle layık görülen önerilerde bu yaklaşımın izleri bulunur. (Resim 5) Farklı olan en önemli yaklaşım meydanın deniz cephesinin açıklığıdır. Jüri raporunun belirttiği gibi beklenti deniz görünüşünün kapanmaması ve “mevcut imkânlar nispetinde gerideki trafik yolundan da temin edilmiş olması”dır.(18) Bu şart Konak Meydanı kapsamında Dudok’un Belediye Sarayı için yaptığı önerinin kabul görmediğine işaret eder.

İZMİR ŞEHİR TİYATROSU PROJESİ, 1954

Dudok’un tasarladığı tiyatro kompleksi Konak kıyı şeridinin kıvrıldığı noktada denizle yol arasında ve denizin hemen kenarında konumlandırılmıştır. (Resim 3) Opera ve tiyatro işlevini içerecek şekilde düşünülen anıtsal yapı, içerisinde birçok mekânı barındırır. Bunların arasında 12.000 kişilik bir tiyatro salonu, 300 kişilik bir konser salonu, bir gazino, restoran, kafe, çocuk tiyatrosu ve servis mekânları bulunur. Bina için Dudok ilkini 15 Şubat tarihinde ürettiği birden fazla öneri getirir. Bu tasarımlar, tek kütle yerine kütle parçacıklarından oluşan kompozisyonları, bunların biçimsel ilişkisi, boşluk ve doluluk ritmi, pencere düzeni ve yerleşim planı itibariyle ünlü mimarın 1939-1941 yılları arasında yaptığı ve 1949 yılında Arkitekt dergisinde basılan Utrecht Belediye Tiyatrosu’nu andırır. Dudok’un kesitlerde yaptığı akustik çalışmalar yine Utrecht tiyatrosu için yaptığı kesit çalışmasına benzer. Dudok Hollanda’ya döner dönmez anıtsal yapı için çalışmalarına başlamış ve kendi ifadesiyle, heyecanla bir avan proje ve bir alternatif plan hazırlamıştır.

1/200 ölçeğinde yapılan avan proje, İzmir’de üretilen ilk öneriden farklı olarak, ana binanın batıda, deniz tarafındaki kütlesini kısmen kolonlar üzerine kaldırarak altından geçişe imkan vermez. Bu kısım yüksek pencere ve dikmelerden oluşan bir cephe ile yere kadar iner ve yüksek bir mekânı çerçeveler. (Resim 6) Büyük bir üst örtüden oluşan ana giriş yol tarafındaki doğu cephesinin bir kenarından verilmiştir ve bu cephe boyunca uzanan büyük bir vestiyer holüne akar. 300 kişilik konser salonu üst katta, bu yüksek tavanlı holün üzerinde yer alır. Büyük tiyatro salonu ise ortada, vestiyer holünün batısında yer alır ve holün sonunda bulunan anıtsal nitelikteki merdivenler ile birinci kattan ulaşılır. Zemin katında bulunan çocuk tiyatrosuna yan cepheden ölçeği küçültülmüş ayrı bir girişle ulaşılır. Bu girişin bulunduğu güney cephesinin deniz kenarındaki kısmına takılan iki katlı ince uzun kütle, alt katta ofisleri, üst katta ise bir restoran, kafe ve bunların servis alanlarını barındırır. Batı cephesinde bu mekânların önüne her iki katta da sıra sütunlu açık koridorlar yerleştirilmiştir. Sıra sütunlar ana kütlenin bu cephedeki yüksek pencere ve dikmeleriyle ritmik bir bütünlük oluşturur. İki katlı kütlenin restoran ve kafenin bulunduğu üst katından bağlandığı yüksek pencereli mekân bir gazinodur. Sahnenin arkasına denk gelen bu yüksek pencereli mekân denize nazır olarak düşünülmüştür.

Alternatif tasarımda, Dudok doğu cephesindeki girişi yan taraftan ortaya alarak daha simetrik bir düzen kurgulamıştır. (Resim 7) Bu düzeni Aşkan’a 31 Mart’ta yazdığı mektupta Hollanda’da yaptığı çalışmalar esnasında, sahne düzenlemesiyle ilgili bir uzmana danışmasının neticesi olarak aktarır. (Resim 8) Bu simetrik düzeni baz alan projenin bir versiyonu kubbelerle geliştirilmiştir. Dudok üzerine olan çalışmaları ile bilinen Herman van Bergeijk’e göre bu versiyon Dudok’un asistanı olan R. M. H. Magnée eliyle üretilmiştir. Bu kubbeli tasarım yaklaşık yarım asır önce Saat Kulesi’nde de gözlemlediğimiz bir oryantalist yaklaşıma işaret eder. (Resim 9, 10) Gerek Dudok’un çizgisinden, gerekse modern şehir arayışı içinde bocalayan İzmir’deki takımın isteklerinden uzak olan tasarım bu yaklaşımı itibariyle çok çarpıcıdır. Ayrıca, hem Dudok’un bina için yaptığı 15 Şubat tarihli ilk perspektif eskizlerinde hem de Mart ayında Hollanda’da ürettiği detaylı perspektif eskizlerinde hakim olan modern tasarım dilinden farklıdır. (Resim 6, 11)

Dudok, belediye ile projeyi 1954 yılının Ağustos ayında bitirmek üzere anlaşmıştır. Aşkan’a Mart ayında yazdığı mektupta kontratının eline hâlâ geçmediğini belirtir ve ücretini talep eder. Ancak, Dudok ne Aşkan’dan ne de 16 Nisan’da mektup yazdığı Onursal’dan bir cevap alamaz. Beklediği sözleşme ve ödemesi eline geçmez. 2 Mayıs 1954’de genel seçimlerin yapılmasıyla Belediye Başkanı Rauf Onursal milletvekili seçilmiş ve İzmir’den Ankara’ya taşınmıştır. Yerine gelen yeni Belediye Başkanı Selahattin Akçiçek projeyi askıya alır ve maddi destek eksikliği ile beraber, proje gerçekleştirilmez. Dudok’un projesine büyük destek veren arkadaşı İzmir Valisi Muzaffer Göksenin Bağdat’a büyükelçi olarak tayin edilmesiyle Dudok projeden ümidini keser. Onursal’a 23 Ağustos 1954 tarihinde yazdığı mektupta Dudok’a verilen sözlerin, projeye duyduğu heyecanın ve emeklerinin karşılığını alamamanın yol açtığı hayal kırıklığını, kırgınlığı ve kızgınlığı çok net bir şekilde okunur.(19) Kuşkusuz hayal kırıklığı sadece Dudok için geçerli değildir. İzmir hayalini kurduğu kültür yapısına kavuşamadığı gibi Dudok gibi uluslararası üne sahip bir mimarın eserini kazanma fırsatını da kaçırmıştır.

SONUÇ

Konak Meydanı ve kıyı şeridi için düşünülen projelerin hiçbiri uygulanmamış ve Sarı Kışla’nın 1955 yılında yıkılmasıyla ortaya çıkan büyük boşluk yıllarca tanımsız bir şekilde kalmıştır. Bu boş alan bir dönem ise dolmuş, minibüs ve otobüs indirme bindirme yeri olarak iş görmüştür. Dönemin İmar Müdürü olan Rıza Aşkan bütün projeleri sahibi gibi benimsemiş ve müelliflik konusunda tartışmaya açık olsa da, ortak bir akıl oluşturmayı hedeflemiştir.(20) 2000’lerin başına kadar kimliğini kaybetmiş ve yeni bir kimlik arayışı içinde bir alan olarak kalan Konak Meydanı’nın geçirdiği bütün bu yıkımlar ve müdahaleler, dönemin baskın değerleri ve inançları bağlamında, bürokratlardan tasarımcılara, söz sahibi olan bütün aktörlerin dünya görüşlerini nesnelleştirme eğilimlerinin yansımasıdır. Ancak, bu eğilim kentin ve kentlinin belleğinde kopukluğa yol açarak, kentin kimliğini yaralamış ve aidiyet hissini zedelemiştir. Dudok’un projeleri, gerçekleşememiş olsa ve İzmir macerası hüsranla son bulsa da, ürettiği tasarımlar, çizimleri ve mektupları kentin kamusal merkezinin değişim ve dönüşüm sürecinde bir katmanı aralamamıza imkan sağlar. II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ve yerel mimarlık kültürü çerçevesinde, bu katman bize “modern” olarak algılanan bir yaşama alanı yaratma çabasını anlatır. Bu çaba bağlamında, 1950’lerde Başbakan Adnan Menderes’in liderliğini yaptığı liberal ekonomik yaklaşımların, “küçük Amerika” yaratma misyonunun, modernizasyon politikalarının, yıkımların ve kentsel tasarım projelerinin kapsamını ve sonuçlarını ortaya koyar. (Resim 12) Bu sonuçlardan önemli biri tarihî Sarı Kışla ve etrafındaki tarihî binaların modern bir kente yakışmadığı inancıyla yıkılmasıyla kent belleğinden önemli bir parçanın silinmesidir. Yerine önerilen çok katlı bloklar, bunların aralarına yerleştirilen yeşil alanlar, motorlu taşıtların rahatça akması için öngörülen yollar ve park yerleri ise dönemin modern şehircilik ilkeleriyle uyumlu bir kent yaratma arzusunu gösterir.

* Bu araştırma projesini mümkün kılan Eray Ergeç ve Wolter Braamhorst’a yardım ve destekleri için çok teşekkür ederim.

NOTLAR

1. 1938, “Kamutay Musabakası Programı Hulâsası”, Arkitekt, sayı:04(88), ss.99-132.

2. Dudok, Willem Marinus, 1931, “Hilversum Belediye Binası”, Arkitekt, sayı:11-12, ss.375-377.

3. Dudok, Willem Marinus, 1937, “Zamanımızda Şehircilik ve Mimarî”, Arkitekt, sayı:01(73), ss.16-17. Yazı, “Dudok’un, Belçika Mimarları XV. Ulusal Kongresi münasebetiyle verdiği bir konferanstan” alınmıştır.

4. Dudok, Willem Marinus, 1949, “‘Utrecht’ Belediye Tiyatrosu”, Arkitekt, sayı:03-04(207-208), ss. 81-84,91.

5. Onursal’dan Dudok’a 6 Kasım 1953 tarihli mektup.

6. Dudok’tan Onursal’a 28 Kasım 1953 tarihli mektup.

7. Le Corbusier’nin İzmir’e daveti ilk kez Dr. Behçet Uz’un belediye başkanlığı döneminde belediye mühendisi Cahit Çeçen’in ünlü mimarı 1938 yılında Paris’te ziyaretiyle gündeme gelmiştir. Uz’la yapılan yazışmalar sonucunda 1939’da anlaşmaya varılmış, ancak II. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle Le Corbusier şehrin nazım planı çalışmalarını yapabilmek için 1948 yılının Ekim ayında İzmir’e gelebilmiştir. Bkz, “Bize kendi mimarimiz tavsiye ediliyor”, Yeni Asır, 9 Ekim 1948. “Le Corbusier Şehircilik hakkındaki görüşlerini Şehir Meclisine izah etti”, Yeni Asır, 8 Ekim 1948. “Le Corbusier’e ödenek Belediye Meclisinde”, Yeni Asır, 12 Ekim 1948. “Haydar Aryalın Sözleri”, Yeni Asır, 2 Ekim 1948. “Şehir Planı çalışmaları devam ediyor”, Yeni Asır, 7 Ekim 1948. “Şehircilik uzmanı Korbüziye geldi”, Yeni Asır, 5 Ekim 1948. “İzmir'in İmar Planı”, Yeni Asır, 6 Ekim 1948. “İzmirin imarı, nazım plan hazırlanıyor”, Yeni Asır, 13 Ekim 1948.2, 4, 6–9, 12, 13 Ekim 1948, Yeni Asır. 2003, “Le Corbusier’nin Türkiye Mektuplaşmalarından Bir Seçki”, (çev.) Orçun Türkay, Sanat Dünyamız, sayı: 86-87, ss.141-149.

8.  Atay, Çınar, 1998, Osmanlı’dan Cumhuriyete İzmir Planları, Ajans-Türk Bas., Ankara. Storari’nin İzmir’deki işleri için bkz. Berkant, Cenk, 2017, “İtalyan Mühendis Luigi Storari (1821‐1894) ve ‘Tarihsel Notlarla İzmir Rehberi’”, Çeşm‐i       Cihan: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları E‐Dergisi, cilt:4, sayı:2, ss.2-13.

9. Konak ve hemen yanında bulunan ve Adliye Binası olarak kullanılan tarihî yapı 1970 yılında yanmıştır. Hükümet Konağı daha sonra aslına benzer bir şekilde tekrar inşa edilmiştir.

10. CIAM planlama kavramları için bkz, Mumford, Eric, 2000, The CIAM Discourse on Urbanism, 1928-1960, MIT Press, Cambridge, Mass.

11. 1952, “İzmir Şehri İmar Plânı Milletlerarası Proje Müsabakası Şartnamesi (1 Mayıs 1951 – 1 Aralık 1951)”, Arkitekt, sayı: 05-08(249-250-251-252), ss.144-146.

12. 1952, Arkitekt, ss.119-138.

13. 1954, Beyaz Kitap, İzmir Belediyesi Yayınları, İzmir. “İzmirde Opera Binası”, Yeni Asır, 11 Şubat 1954, s.1. “Hollandalı Mimar Dün İzmire geldi”, Yeni Asır, 11 Şubat 1954, s. 2. “Hollandalı Yüksek Mimar Düdok İzmir Şehir Planı hakkında izahat alıyor”, Yeni Asır, 12 Şubat 1954, s.1. “Hollandalı Mimarın Tetkikleri”, Yeni Asır, 12 Şubat 1954, s.2. “İzmir tam bir Avrupa şehri manzarasına sahip olacak”, Yeni Asır, 18 Şubat 1954, s.1, 4. “Hollandalı mütehassısın tetkikleri devam ediyor”, Demokrat İzmir, 18 Şubat 1954, s.2. “Şehircilik uzmanı geldi”,Ege Ekspress. “Mütehassıs Mr. Düdok ve İzmirin imar planı”, Ege Ekspress.

14. Gürel, Meltem Ö. (ed.), 2016, Mid-Century Modernism in Turkey: Architecture Across Cultures in the 1950s and 1960s, Routledge, New York, Londra, s.38.

15. Dudok hakkında kapsamlı bir çalışma için bkz., Van Bergeijk, Herman, 2001, W. M. Dudok, 010 Publishers, Rotterdam. Ayrıca, bkz. Barnstone, Deborah A., 2015, “Willem Marinus Dudok: the lyrical music of architecture”, The Journal of Architecture, cilt: 20, sayı:2, ss.169-192.

16. Bu çalışmalar arasında Aşkan ve Hotan’ın tasarladığı İzmir Şehir Tiyatrosu Projesini sayabiliriz, bkz, Aşkan, Rıza; Hotan, Harbi, 1955, “İzmir Şehir Tiyatrosu Projesi”, Arkitekt, sayı: 01(279), ss.17-20.

17. Kaftancı, Güngör, 2000, “Kentimizin Geçmişinde Planlama Çalışmalarının Yeri ve Önemi”, İzmir Kent Kültürü Dergisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş., sayı:02. Alıntı için bkz, Aşkan, Arslan Alp, 2011, “1922-1960 Yılları Arasında, İzmir'deki Mimarlık ve Kentsel Planlama Bağlamında Rıza Aşkan”, İTÜ FBE, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul, ss. 220. Yarışma için bkz, 1956, “İzmir Konak Sitesi Proje Müsabakası”, Arkitekt, sayı: 02 (284), ss. 57-65, 73.

18. 1956, Arkitekt, ss. 57.

19. Dudok’tan Onursal’a 23 Ağustos 1954 tarihli mektup.

20. Bkz. Gürel, Meltem Ö., 2010, “İzmir’de Moderni Nesnelleştirmek: Bir Dönem, Üç Mekân ve Rıza AŞKAN”, Mimarlık, sayı: 354. Tekeli, Doğan, 2015, Mimarlık - Zor Sanat, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, ss. 98.

 

Bu icerik 627 defa görüntülenmiştir.