404
KASIM-ARALIK 2018
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Kente 95 Santimden Bakmak
    Selva Gürdoğan, Studio-X Istanbul Direktörü
    Yiğit Aksakoğlu, Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi
    Ardan Kockelkoren, Bernard van Leer Vakfı Araştırma Analisti
    Ege Sevinçli, Studio-X Istanbul Program Sorumlusu

YAYINLAR



KÜNYE
KENTSEL DÖNÜŞÜM

TOKİ’nin Hedeflediği Kentsel Dönüşümlerin Kullanıcı Yaşantısına Yansımaları

Miray Gür, Dr. Öğr. Üyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Kentlerdeki yeni planlama projelerinin esas belirleyicilerinden olan kentsel dönüşüm uygulamaları, kullanıcı yaşantısını ikinci plana atarak TOKİ’nin kurumsal önceliklerini yansıtmaya devam ediyor. Kentsel dönüşüm kavramının ilk ortaya atıldığı günden beri kurumun yaklaşımında bazı değişimler olmuş olsa da ilk yapılan projelerdeki sorunlar ortada. Yazar, Bursa ve İstanbul’daki ilk uygulamalardan olan iki farklı alana benzer metodoloji ile yapılan çalışmalar ışığında yeniden bakıyor.

 

KULLANICIYA YANSIYAN SÜRECİN MERKEZİNDEKİ TOKİ

Türkiye’de siyasi felsefenin uzantısı olarak planlama politikaları, son on yıldır kentsel alanları yeniden yapılandırmaktadır. Makalede kentsel dönüşüm aracılığıyla TOKİ tarafından üretilen yerleşimlerde yenileme hedeflerinin hangilerinin gerçekleşebildiği, dönüşüm süreci ve dönüşen çevrenin kullanıcı yaşantısı üzerindeki etkileri ve yerleşimlerin algılanan kalitesi değerlendirilmektedir. Bu çerçevede hedeflerin yüksek olduğu Bursa ve İstanbul’daki ilk uygulamalar(dan) TOKİ Doğanbey ve TOKİ Bezirganbahçe incelenmekte, yerinde dönüşen Doğanbey ile Bezirganbahçe’ye taşınan Ayazma-Tepeüstü örnekleri aracılığıyla farklı yaklaşımlar karşılaştırılmaktadır. Dönüşümler 2000’lerden itibaren merkezî aktörlerin yönlendirdiği yaklaşıma paralel, öncü uygulamalardır.

2000’LER: KENTLER TOKİ İLE DEĞİŞİYOR, DÖNÜŞÜYOR!

2000’li yıllarla, kentsel dönüşüm yasallaşmış ve ilk defa strateji aracı olmuştur.(1) Kentlerde yapılaşma baskısının artmasıyla, insanın kendi kurduğu çevresinin inisiyatifi dışında değiştirilmesi 2007’den itibaren kritik hale gelmiştir.(2) Gecekondu yerleşimleri dışında, tarihî alanları da kapsayan dönüşümlerde hukuki çerçeve değiştirilmeden önce 2003’ten itibaren yasal düzenlemelerle TOKİ görev ve yetki alanını gittikçe genişletmiş, konut politikalarında en yetkili kurum olmuştur. Kurumun amaçları arasındaki “toplumsal koşullar ve politik güçlerin ürünü olarak kentsel politikanın şekillendirilme ihtiyacını karşılamak”(3) maddesi dikkat çekmekte, politik gücün baskın ve tekelci yaklaşımla kentleri biçimlendireceğinin sinyali verilmektedir. 2012 yılında çıkarılan 6306 sayılı Kanun, durumun uzantısı olarak TOKİ’ye dönüşüm politikalarını merkezî düzeyde yönetme yetkisini vermiştir. Dönemin anlayışı çerçevesinde kentlerin yeniden organizasyonuyla toplumsal sınıflar kentsel alana yeniden yerleştirilmekte, devlet TOKİ aracılığıyla süreci kontrol etmektedir.(4)

Kurumun kentsel dönüşümde hedefleri; yaşam kalitesinin artırılması, ekonomik dengesizliklerin ve küresel baskıların dengelenmesi, sosyal eşitsizliğin ve konut sıkıntısının ortadan kaldırılması olarak açıklanırken, “değerlere öncelik tanıyan mahalleler kurmak”tan bahsedilmektedir.(5) Bu hedeflere yönelik yaklaşımın gözlenememesiyle birlikte; literatürde hedeflere zıt durumlara örnekler verilmekte, TOKİ işbirliğiyle uygulanan dönüşümlerin sosyal ilişkileri sınırladığı, kişileri yalnızlaştırdığı, ekonomik ve sosyal dalgalanmalara neden olduğu söylenmektedir.(6) Kurumun söylemlerinde yükseltilmesi hedeflenen yaşam kalitesi çok boyutlu bir kavram olup, yaşam çevresinin yanı sıra bireyin yaşamının farklı bölümlerini kapsamaktadır. Makalede yaşamın farklı alanları dışarıda bırakılarak, dönüşen çevrelerin yaşantı üzerindeki etkisine odaklanılmaktadır.

TOKİ’NİN ÖNCÜ DÖNÜŞÜM ÜRÜNLERİ

TOKİ’nin hedeflerinin ne düzeyde gerçekleştirilebildiğinin analizi, üretilen çevrelerin asıl sahibi olan alan kullanıcılarının yaşantısı üzerindeki etkiler perspektifinden değerlendirilmektedir. Yerleşimlerin kullanıcı memnuniyeti ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin irdelenmesinde, “kullanıcı yaşantısını etkileyen boyutlar” ifadesi kullanılmaktadır ve aynı örgütlenme, ancak farklı dinamiklerle gerçekleşen alanlarda evrilen yaşantı değerlendirilmektedir.

“Ev”den ve Mahalleden “Konut” Kulelerine: Bursa Doğanbey

Bursa’nın en eski yerleşimlerinden olan alanda TOKİ, Bursa Büyükşehir ve Osmangazi Belediyeleri arasında 2016’da imzalanan protokol ve 2008’de alınan Başbakanlık Olur’u ile başlayan Doğanbey kentsel dönüşümünde ulaşılmak istenen hedefler, konutların ve altyapının yenilenmesi, güvenliğin ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır. 3784 hissedarın olduğu 200.000 m2’lik alanda, Osmangazi Belediyesi’nin tüm hak sahiplerine konut dağıtma hedefi doğrultusunda mülk sahiplerine arsa hisselerinin 1,5 katı oranında daire verilmesi kitlesel yoğunluğu oldukça artırmıştır. Yerinde dönüşüm modeliyle yapılan uygulamada, 75-100 kişi / hektar olan yoğunluk, 500 kişi / hektara yükselmiştir. Projenin tasarım sürecinde mimarın önerisi, daha fazla konutun yer alacağı şekilde TOKİ tarafından revize edilmiştir. Uygulamanın % 40’ı 3-4 katlı yapılardan oluşurken, batıya doğru kat yüksekliği artmakta, en batıda 23 katlı bloklar yer almaktadır. (Resim 1, 2) Dönüşümde üç farklı büyüklükte ve tipolojide (75, 112.5, 150 m2, 2+1, 3+1, 4+1) 2729 adet konut uygulanmıştır. Konutların 391’i TOKİ’ye aittir. 2010’da gerçekleşen kura çekilişiyle daireler, konumuna, büyüklüğüne, sürdürülmek istenen komşuluğa ilişkin kullanıcı talepleri dikkate alınmadan dağıtılmıştır. 3 yıllık gecikmeyle 2012’de konutların teslim edildiği bölgede medyaya yansıyan sorunlar devam etmektedir.

“Ayazma”dan “Hak Sahibi”ne: İstanbul Bezirganbahçe

Tepeüstü-Ayazma dönüşümü, Doğanbey’e benzer biçimde Başbakanlık Olur’u ve TOKİ, İstanbul Büyükşehir ve Küçükçekmece Belediyeleri arasında 2004’te imzalanan protokolle başlamıştır. Dönüşüm sonucunda ulaşılmak istenen hedefler, deprem riski karşısında güvenli yaşam alanları oluşturulması, yasadışı yapılaşmanın olduğu bölgelerin ıslah edilmesi, Olimpiyat Köyü projesi kurgusunun hazırlanması ve sosyal kalkınmadır. Ayazma ve Tepeüstü’nde yapılan yıkımlar sonucunda 10.675 kişi tahliye edilmiş, Halkalı Bezirganbahçe’deki TOKİ Konutlarına 2006’daki kura çekimiyle 1760 hane yerleştirilmiştir. İdari, hukuki ve finansman bakımından Doğanbey’e benzer dinamiklere sahip dönüşüm, kullanıcıların başka alana aktarılması yönünden farklıdır. 12 katlı, 48 daireli 55 bloktan oluşan alandaki 90,5 m2’lik konutlar 2+1’dir.(7) (Resim 3, 4) Süreçte kiracılar için çözüm geliştirilememesi sosyal ve ekonomik sorunlar doğurmuş, kira yardımının sonlanmasıyla kente geri dönenler olmuştur.

KULLANICI PERSPEKTİFİNDEN DÖNÜŞEN ÇEVRE, DEĞİŞEN YAŞANTILAR

Dönüşüm süreci ve sonucunda algılanan yerleşim kalitesini etkileyen boyutların değerlendirilmesinde, bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalar(8) ve alanlara özgü dönüşüm dinamikleri bağlamında, farklı parametreler incelenmiştir. Bu doğrultuda Doğanbey’de yazar tarafından yapılan alan çalışmasında elde edilen veriler, Ayazma ve Bezirganbahçe’de Turgut ve Ceylan (2010), Türkün ve Aslan (2014) tarafından benzer yöntemlerle elde edilen verilerle karşılaştırılmıştır.

Doğanbey’de anket ve derinlemesine görüşme yöntemleri kullanılarak, anket verileri nedensel ilişkilerle açıklanmıştır. Araştırmanın yapıldığı Mart 2013’te farklı konut tiplerindeki 1.700 kişilik hane halkının gruplanmasıyla gerekli örneklem hacminin üzerindeki 325 katılımcıyla anketler gerçekleştirilmiş, bulgular SPSS’te istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Doğanbey’le karşılaştırılan Bezirganbahçe’de Turgut ve Ceylan (2010) tarafından Ağustos-Kasım 2008’de yapılan çalışmada, 600 kişilik hane halkının tamamına anketler uygulanmıştır. Türkün ve Aslan (2014) Temmuz 2009’da toplumsal, ekonomik koşullar ve dönüşüm sonrasındaki yaşamların araştırıldığı alan çalışması sırasında 900 hanenin alanda kaldığını belirtmiş, anketleri 350 kişiyle gerçekleştirmiştir.

Doğanbey ve Küçükçekmece dönüşümlerine ait bulguların kullanıcıların yaşantısı ve algıladığı yerleşim kalitesi bağlamında değerlendirilmesi çerçevesinde Tablo 1’de dönüşümün farklı boyutlarının yaşantıya etkisi ve yerleşim kalitesi algısı, dönüşüm modeli eksenindeki farklarla birlikte özetlenmektedir.

Algılanan konut alanı kalitesine ilişkin konut kullanımında Doğanbey’de oda sayısı, büyüklükleri, iklimsel konfor ve plan kullanımından memnuniyet oranının memnuniyetsizlerden fazla olmasına rağmen, kullanıcıların % 60’ı dönüşüm sonrasındaki konutunun yaşam biçimine uygun olmadığını belirtmiştir. 75, 112,5 ve 150 m²’lik daireler arasında kullanıcıların en memnun olduğu tip olan 112,5 m2’lik konutların yaşam biçimine uygun olduğu, 75 m2’liklerin uygun olmadığı görülmektedir. Buna rağmen, 75 m2’lik dairelerden oluşan 3-4 katlı bloklarda memnuniyet düzeyi iyidir ve bu, yatay organizasyonun sosyal ilişkilere / yapıya olanak vermesiyle ilişkilidir. (Resim 5) Kullanıcıların yarısının planı kullanışlı bulduğu Doğanbey’de, yine kullanıcıların yarısı yapıların daha kullanışlı olması yönünde tasarım sürecine katkıda bulunabilmiş olabilmeyi dilemiştir.

Bezirganbahçe’de, hanelerin % 54,4’ünde 5-6 kişinin, % 31,6’sında 7 ve üzeri kişinin 74 m2’lik konutlarda yaşadığı görülmektedir. Geniş aile profilinin egemen olduğu alanda, dönüşüm öncesinde tek katlı konutlarda yaşayan, bahçe ve sokağı önemli bir ortak yaşam alanı olarak gören kullanıcıların yüksek bloklarda küçük dairelere geçmesi, kişilerde “hapsedilme” duygusunu doğurmuştur.(9) Yaklaşık % 40 oranında kullanıcı dönüşüm öncesindeki müstakil ve bahçeli konutundan memnundur.(10) Araştırmalar iki dönüşümde de 2+1, 75 m2’lik konutların sosyal yapıya ve yaşam biçimine uymadığını göstermektedir. Bezirganbahçe’de kullanıcıların yaklaşık % 40’ı odaların küçük olmasından rahatsızdır. Ayazma-Tepeüstü’ne göre % 10 oranında artan konut memnuniyeti, konut konforu memnuniyetinden kaynaklanmaktadır. Dönüşüm öncesinde alanın / binaların altyapıdan yoksun olması kullanıcıların yarısının memnuniyetini olumsuz etkilemektedir.(11) Doğanbey’de de konforun artması algılanan yerleşim kalitesini olumlu etkilemiştir. Buna rağmen “iki alanda da konutların kullanıcı yaşam biçimine uygun olmadığı” görülmüştür. Doğanbey farklı plan tipleri yönünden avantajlıdır, ancak “konut dağıtımında seçim hakkı olmaması” algıyı olumsuz etkilemiştir. Araştırmada konut memnuniyetinin kuradan memnuniyetle ilişkili olduğu görülmüştür. Alanda konut bloklarına göre, konut büyüklüğünden ve plan kullanımından memnuniyet değişmektedir. Dairenin büyüklüğünden memnun olanların çoğu daha büyük konutlardan oluşan B Bloklarda, olmayanların çoğu küçük konutların da olduğu C Bloklarda yaşamaktadır. Doğanbey’de etapların farklı firmalar tarafından uygulanması, konutların değişen büyüklükleri, bununla bağlantılı olarak farklılaşan sosyal yapı konut memnuniyetinde etkilidir. Bezirganbahçe’de konut planlarının aynı olması kullanıcılar arasında dengeli bir dağılım sağlamıştır, ancak kullanıcıların % 40’ı küçük olması nedeniyle konuttan memnun değildir.(12)

Kullanıcıların % 70’inin düşük yapım kalitesinden şikayetçi olduğu Doğanbey’de, çalışmanın gerçekleştirildiği dönemde onlarca kişi onarım yaptırmıştır. Katılımcıların neredeyse tamamı konut kalitesi beklentilerinin karşılanmadığını belirtmiştir En düşük memnuniyetin yine C Bloklarda olması inşaat kalitesi ve konut memnuniyetinin ilişkisini kanıtlamıştır. Alanda lodosun estiği günlerde bloklardaki sıvalar dökülürken, yağışlı günlerde bodrum katları ve kapalı otoparkları su basmakta, çocukların can güvenliği tehlikeye girmektedir. Bezirganbahçe’de de konut memnuniyetini en olumsuz etkileyen durum % 45 ile düşük inşaat kalitesidir. Araştırma verileri, “TOKİ’nin yönettiği süreçlerde maliyeti azaltarak ihaleleri

alan firmaların uygulamalarındaki düşük yapım kalitesinin algılanan yerleşim kalitesini ve kullanımı olumsuz etkilediğini” göstermektedir.

Alanlarda çevre memnuniyeti dönüşüm öncesine göre düşüktür. Doğanbey’de bölgenin bakımsızlığı çevre memnuniyetini % 15 oranında azaltmış, yeşil alan memnuniyeti % 70’ten % 5’e düşmüştür. Belediyenin rant amacıyla alanı kent otoparkına dönüştürmesi memnuniyetsizliği tetiklemektedir. Bezirganbahçe’de çevre memnuniyetini olumsuz etkileyen diğer bir faktör de, % 34’le kalabalıklıktır.(13) Doğanbey’i de kalabalık bulanların oranı % 24’ten % 63’e yükselmiştir. Alanlarda, insan ölçeğindeki dokudan yüksek blokların olduğu yoğun dokuya yerleşilmesi bu algıyı doğurmuştur.

Doğanbey’in % 60’ının 22-23 katlı sıkışık bloklara dönüştürülmesi, fiziksel görüntüyü ve yerleşim kalitesi algısını olumsuz etkilemiştir. Fiziksel görüntüden rahatsız % 70’in üzerinde kullanıcının çoğu, blokların yükseklik ve yakınlığından; kullanıcıların % 80’i kent siluetindeki olumsuz etkiden rahatsızdır. (Resim 6-8) Fiziksel görüntüden memnuniyetsizlik, blokların yüksekliği, yakınlığı ve estetik bulunmamasından kaynaklanmaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Hanlar Bölgesi’ne yakın Doğanbey alan / kent kullanıcıları ve kent açısından oldukça olumsuzdur. Bezirganbahçe de kullanıcı yaşam biçimine uygun değildir (Resim 9, 10), ancak kentin dışında olduğundan fiziksel çevre üzerindeki etkisi, kent merkezinde radikal kararlarla dönüşen Doğanbey kadar keskin değildir.

Bezirganbahçe’de sağlık ocağı, okul ve ticari mekânların yakınlığı, katılımcıların % 55’inin çevre algısını olumlu etkilemiştir.(14) Ancak tüm donatıların alanda konumlanması bölgenin kentten beslenememesine yol açmakta, kişileri komşularından sonra kentten de koparmaktadır. Doğanbey’in yerinde dönüştürülmesinin donatılara ulaşımda olumlu / olumsuz yönleri olmuştur. Konutlarının konumu değişen kullanıcılar mesafeleri dönüşüm öncesine göre değerlendirmektedir. Katılımcıların çoğu sağlık ocağını yetersiz ve uzak bulmakta, bölgedeki diğer sağlık kuruluşları özel hastaneler olduğundan maddi elverişsizlik nedeniyle kullanamamaktadırlar. Kullanıcıların % 80’i okul olmamasından ve eylemlerine rağmen gelişme yaşanmamasından memnuniyetsizdir. Yerinde dönüştürülen Doğanbey, donatılarla desteklenen Bezirganbahçe’ye göre dezavantajlıdır.

Doğanbey’de yokolan mahalle kurgusunun komşuluk ilişkileri, fiziksel aidiyet, sosyal bağlılık ve güvenlik üzerinde olumsuz etkileri olmuştur. TOKİ Bezirganbahçe’de de kullanıcıların yaşantısında belkemiği olan komşuluğu destekleyen ortak bahçelerin ve mahalle kurgusunun olmaması aidiyeti ve sosyal ilişkileri olumsuz etkilemiştir. Doğanbey’de, her gün / günaşırı görüşme oranı % 82’den % 5’e düşmüş, neredeyse hiç görüşmeyenlerin oranı % 1’den % 61’e yükselmiştir. Mahalle kültürü ve komşuluk ilişkileri Doğanbey kullanıcısının yaşam biçimidir. Bu yaşam biçiminde her gün / günaşırı yardımlaşanlar dönüşüm öncesinde % 78, sonrasında % 2,5 oranındadır. Ayazma-Tepeüstü’nde dönüşüm öncesinde her gün görüşenlerin oranı % 90’dan % 43’e inmiş, nadiren görüşme oranı % 3’ten % 31’e yükselmiştir.(15) Alanda “komşuluğun kötü olması” memnuniyeti olumsuz etkilerken, kullanıcıların % 73’ünün Ayazma-Tepeüstü’nü özlem nedeni komşuluktur.(16) Dönüşümlerde mahalle kültürünün getirisi olan komşuluk ilişkileri apartman kültürüne taşınamamış, bahçelerde yaşanan dayanışma ağı kaybedilmiştir. Mahalle, toplumsal bellek, paylaşım, aidiyet, komşuluk gibi unsurları canlı tutan olgu fiziksel mekândır(17) ve “dönüşümle birlikte yok olan mahalle kurgusu, komşuluk ilişkilerini beraberinde götürmüştür”. Doğanbey’de sosyal bağlılık %98’den %21’e, aidiyet %91’de %43’e düşmüştür. Az katlı, organik örüntüden yüksek bloklara aktarılan, insan ölçeği ve mahalle ortamından uzak alanlarda görünmeyen / hissedilen sınırlarla kentten kopan katılımcılar kendilerini “hapsolmuş” hissetmektedir. Bezirganbahçe’ye taşınmanın komşuluk ilişkilerinin sürdürülebilirliğini baltalamasına rağmen, Doğanbey’in aidiyet hissedilen doku hiç olmamışçasına dönüştürülmesi yeni alana taşınma psikolojisi yaratmış, iki alan kullanıcısı da atlatılamayan bir sosyal çevre adaptasyonu sürecine girmiştir. Alanlarda güvenlik hissi de azalmış, Doğanbey’de dönüşümden önce bölgenin güvenli olduğunu belirten % 78 katılımcı oranı % 18’e düşmüştür. Güvenliği tehdit eden gençlerin ve tinercilerin önemli bir sorun olduğunu belirten kullanıcılar % 33’ten % 67’ye yükselmiştir. Azalan komşuluk ilişkileri, dönüşümle birlikte tanınmayan kullanıcıların taşınması ve mahalle ortamındaki tanışıklığın yokolması güvensizliği tetiklemiştir. Geceleri tinercilerin ve hayat kadınlarının kaldığı Doğanbey’de aydınlatma yetersiz bulunurken, Bezirganbahçe’de de kullanıcılar suç korkusuyla yaşamaktadır.(18) Dönüşümlerde “güvenlik ve sosyal dışlanmışlık”tan arınma hedeflenirken, güvensizlik ve sosyal ayrışmalar tetiklenmiştir. Ülkücü-Kürt çatışmalarıyla siyasi kutuplaşmalar, sosyal ilişkileri desteklemeyen fiziksel çevrenin tetiklediği asimilasyonla artmıştır. Ayrıca artan hırsızlık nedeniyle bloklara polis aileleri yerleştirilmiş, alanlarda yaşam biçimine uygun olmayan fiziksel değişim komşuluğu, aidiyet, bağlılık ve güvenliği azaltmıştır. Özellikle Bezirganbahçe kültürel ve siyasi kutuplaşmalara sahne olmuştur.

Diğer yandan, kullanıcılar ödemeleri yapmakta zorlanmıştır. Kullanıcıların % 75’i önceden ekonomik uygunluk nedeniyle Doğanbey’de yaşarken, % 60’ı artık bölgede yaşamayı pahalı bulmaktadır. Sosyoekonomik statüsü yüksek kullanıcı ise alanı tercih etmemektedir. Bezirganbahçe’de Ayazma-Tepeüstü’ne duyulan özlemin diğer nedeni, oradaki yaşam sırasında şu an çekilen maddi sıkıntının olmamasıdır. Ev borcu ve yüksek aylık ödemeler kullanıcılar tarafından olumsuz olarak değerlendirilmektedir.(19) Ev borcu ve aidatların yanı sıra kullanıcılar kalitesizlikten doğan onarım masraflarına katlanmaktadır.

Görüşmelere göre alanlarda memnuniyetsizlik yaygındır ve kişileri memnun eden tek yön Doğanbey’de % 60’la konutların yenilenmesi, Bezirganbahçe’de % 72 ile donatıların yakınlığıdır.(20) Doğanbey’in olumsuzları arasında kötü inşaat kalitesi (% 60), binaların yükseklik ve görünümü (% 60), yokolan komşuluk (% 55), güvensizlik ve sosyal donatı eksikliği (% 40) öndedir. Bezirganbahçe’de en olumsuz yönler kötü komşuluk ilişkileri (% 25) ve yüksek ödemelerdir (% 22).(21) Yokolan mahalle kurgusu ve komşuluk ilişkileri alanların algılanan kalitesini azaltmıştır. Tercihlerinin dışında gelişen, aşılması zor ekonomik sorunlar ise, kullanıcı değiş-tokuşunun hedeflenmiş olabileceğine dair soru işaretlerini çağrıştırmaktadır.

SONUÇ OLARAK: KULLANICIDAN BAĞIMSIZ HEDEFLER GERÇEKLEŞTİ Mİ? YAŞANTILARINDAN BAĞIMSIZ “YAŞAM ALANLARI”NDA KULLANICI MUTLU MU?

Kentsel yenileme sonucunda çevreye ilişkin kalite algısını olumlu etkileyen parametreler Doğanbey’de yenilenen konutlar, Bezirganbahçe’de yakın donatılardır. Doğanbey’de düşük yapım kalitesi, yüksek blokların kente / yaşantıya etkisi, aidiyetin, komşuluğun ve sosyal bağlılığın azalması; Bezirganbahçe’de azalan komşuluk ve sosyal bağlılık, yüksek ödemeler ve kalitesiz çevre en olumsuz niteliklerdir. Yaşantıdan memnuniyet dönüşüm öncesinde önemli oranda daha yüksektir. Mahalle kurgusundaki çözülme sosyal kalkınmayı engellemiş, memnuniyet konfor için gerekli niteliklerle sınırlı kalmıştır. Kurumun genel hedeflerine bakıldığında konut sıkıntısı ortadan kaldırılsa da, ekonomik sorunların konutları kaybetme veya elden çıkarmayla sonuçlanabildiği, sosyal eşitsizlik ile ekonomik dengesizliklerin giderilmek yerine arttığı, yaşam kalitesinin yaşam memnuniyetine paralel olarak azaldığı söylenebilir. Kullanıcının yaşam alanının kendi inisiyatifinin dışında dönüştürülmesi aidiyeti, sosyal ilişkileri ve yaşam kalitesini sarsmaktadır. Kurumun konut üretimi anlayışı gibi, dönüşümlerde maliyetin sınırlandırılması nitelik hedeflerinin gerçekleşmesinde başarıya götürmemekte, “yeni” ancak “kalitesiz” çevreler kullanıcı odaklı üretilmediğinden “yaşam alanı” olamamaktadır.

Konut üretiminden farklı olarak, bir kullanıcı profilinin, gereksinim ve beklentilerin olduğu dönüşümlerde dikkate alınması gereken konu, bu müdahalenin yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde paha biçilmez bir fırsat olması ve hataya izin verilmemesi gerekliliğidir. Rant kaygısının gözardı edilmesiyle, yetkili aktörlerin kararlarıyla sınırlı kalmayan, kullanıcı tercihlerine olanak tanıyan, yaşam biçimini destekleyen, fiziksel / sosyal / ekonomik sürdürülebilir çevrelerin ve süreçlerin kurgusuyla hedeflerin gerçekleşmesi sağlanabilir.

KAYNAKLAR

Arslan, Hakan, 2014, “Kentsel Dönüşüm Süreçlerinin Kentsel Haklar Temelinde Değerlendirilmesi Gerekliliği”, KMÜ Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, sayı:16, ss.33-41.

Ataöv, Anlı; Osmay, Sevin, 2007, “Türkiye’de Kentsel Dönüşüme Yöntemsel Bir Yaklaşım”, METU JFA, cilt:24, sayı:2, ss.57-82.

Bayraktar, Erdoğan, 2006, Gecekondu ve Kentsel Yenileme, Ekonomik Araştırmalar Merkezi Yayınları, Ankara.

Bonaiuto, Marino; Fornara, Ferdinando; Bonnes, Mirilia, 2003, “Indexes of Perceived Residential Environment Quality and Neighbourhood Attachment in Urban Environments: A Confirmation Study on the City of Rome.” Landscape and Urban Planning, cilt:65, sayı:1-2, ss.41-52.

Dinçer, İclal, 2011, “Impact of Neoliberal Policies on Historic Urban Space: Areas of Urban Renewal in İstanbul”, International Planning Studies, cilt:16, sayı:1, ss.43-60.

Eranıl Demirli, Meltem; Tuna Ultav, Zeynep; Demirtaş-Milz, Neslihan, 2015, “A Socio-spatial Analysis of Urban Transformation at a Neighborhood scale: The Case of The Relocation of Kadifekale inhabitants to TOKİ Uzundere in İzmir”, Cities, sayı:48, ss.140-159.

Eren, İmre Özbek, 2012, “Türkiye’de Dönüşen Kentlerin Son Kalesi: Kent Kurucu Öğe olarak Osmanlı’dan Günümüze ‘Mahalle’”, International Journal of Human Sciences, cilt:9, sayı:2, ss.1547-1568.

İçli, Gönül, 2011, “Kentsel Dönüşüme İlişkin Sosyolojik Bir Değerlendirme”, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, cilt:3, sayı:1, ss.43-57.

Oktay, Derya; Rüstemli, Ahmet; Marans, Robert W., 2009, “Neighborhood Satisfaction, Sense of Community, and Attachment: Initial Findings From Famagusta Quality of Urban Life Study”, A | Z ITU Journal of the Faculty of Architecture, cilt:6, sayı:1, ss.6-20.


Sirgy, M. Joseph; Cornwell, Terri, 2002, “How Neighborhood Features Affect Quality of Life”, Social Indicators Research, cilt:59, sayı:1, ss.79-114.

Tiftik, Cemile, Turan, İlker, 2015, “Women, Social Housing and Urban Spaces: Places to Dwell and Places Where Women Are Being Attacked on Their Way Home”, A | Z ITU Journal of the Faculty of Architecture, cilt:12, sayı:1, ss.243-255.

TOKİ, 2011, Geleceğin Türkiyesini İnşa Ediyoruz TOKİ Kurum Profili 2010-2011, TC Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı.

Turgut, Sırma; Ceylan, Eda Ç., 2010, Bir Yerel Yönetim Deneyiminin Ardından: Küçükçekmece Ayazma-Tepeüstü Kentsel Dönüşüm Projesi, Alfa Yayınları, İstanbul.

Türkün, Asuman; Aslan, Şükrü, 2014, “Ayazma ve Tepeüstü’nden Bezirganbahçe’nin ‘Konut Depolarına’: Mekânı Değişen Yoksulluk”, Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, (der.) Asuman Türkün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, ss.355-389.

Uzunçarşılı Baysal, Cihan, 2010, İstanbul’u Küresel Kent Yapma Aracı Olarak Kentsel Dönüşüm ve Ardındaki Konut Hakkı İhlalleri: Ayazma(n)’dan Bezirganbahçe’ye Tutunamayanlar, İstanbul Bilgi Üniversitesi SBE, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul.

Bu icerik 1108 defa görüntülenmiştir.