MİMARLIK
394
MART-NİSAN 2017
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

Kentsel Yaşantıyı Dönüştüren Dinamik Bir Tasarım: Railo

Mehmet Kerem Özel, Yrd. Doç. Dr., MSGSÜ Mimarlık Bölümü

Finlandiya’nın Alvar Aalto ile anılan şehirlerinden biri olan, kuzey kutup çizgisi üzerindeki Rovaniemi heyecan verici çağdaş mimari örnekleriyle de son yıllarda adından sözettiriyor. II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde Ruslar tarafından yakılarak bütünüyle yerle bir edilen şehir, 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Aalto’nun tasarladığı ve hayata geçirdiği kent planı, tiyatro, kütüphane, belediye binaları ve bu üçlünün tanımladığı kent meydanıyla tekrar ayağa kalkmıştı. 2011’de Juhani Pallasmaa tasarımı kültür evi Korundi’den sonra, son olarak APRT (Artto Palo Rossi Tikka) mimarlık ofisi tarafından tasarlanan Rovaniemi Sports Arena Railo hizmete açıldı. 2012’de yarışma sonucu seçilen projenin 2015 Temmuz ayında tamamlanan birinci etabı,13 Ekim 2016 tarihinde Finlandiya Mimarlık Ödülü’nü aldı. Her yaştan kullanıcıya hitap edecek kamusal bir etkinlik merkezi olan Railo, program olarak 2000 kişilik seyirci tribünü ile spor ve çeşitli rekreatif aktivitelere yönelik kapalı mekânlardan oluşuyor.

Yılın çoğu zamanı karla kaplı, soğuk ve sert iklime sahip bu Kuzey Finlandiya şehrinde içe dönük, korunaklı, masif ve ağır bir kütle yerine, neredeyse tül gibi ince, hafif ve geçirgen, dışa açık ve kente açılan büyük ölçekli kamusal bir yapıyla karşılaşmak oldukça şaşırtıcı. Railo, adeta bir kinetik sanat yapıtı gibi hareket ediyor hissi uyandırarak, kentte dolaşan kişiye her an değişen, her adımda farklılaşan bir görüntü sunuyor. Aalto’nun binaları dışında monooton, basit ve kunt yapılardan oluşan kent peyzajı içinde hemen farkedilen, heyecan uyandıran, kendine çeken, etrafında gezinmeyi tetikleyen, keşfetme hissi uyandıran bir yapı Railo. Aslında özüne bakıldığında Railo da, gerek işlevsel kurgusu gerek tektoniğiyle biteviye ve basit: birbirine eşdeğer, ince uzun kesitli taşıyıcı perdelerin plan düzleminde kayarak yerleştirilmesiyle taşınan 19 metre yüksekliğinde bir örtü ile boşlukta asılı kalmış gibi duran üst tribün ve zemine oturan alt tribün.

Tasarımcıların esas başarısı ise, bu biteviye ve basit kurguyu oluşturan bileşenler arasında karşıtlık yaratarak ortaya çıkardıkları gerilim. Tribünlerin doluluğu ile taşıyıcıların geçirgenliği; tribünlerin tekilliği ile taşıyıcıların çoğulluğu; tribünlerin algılayıcı tarafından tek defada kavranabilmesiyle, başka bir deyişle “mekânsallığı” ile taşıyıcıların dört boyutluluğu, yani “zamansallığı” arasında yaratılan karşıtlıklar Railo’nun yaşantılanmasını benzersiz bir deneyime dönüştürüyor. Gerilim bunlarla sınırlı değil; malzeme seçimi de doku, renk ve etki farklılıklarıyla bu karşıtlığa hizmet ediyor. Betonarme alt yapının bir parçası olan alt tribün ile çelik taşıyıcıların üzerine oturan beton üst tribün çıplak bırakılırken, çelik strüktürden kurulu taşıyıcı perdeler ve üst örtü ise koyu kahverengi ve dokulu kontrplak ile kaplanarak saklanmış.

Railo, toplumsal kültürü, mimarisi ve yaşantısı genel olarak uyum, sakinlik ve dinginlik üzerine kurulu bir ülkenin yaramaz çocuklarından biri.

Bu icerik 464 defa görüntülenmiştir.