MİMARLIK
394
MART-NİSAN 2017
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARİ TASARIM

Louis I. Kahn Yapılarının Biçim Dili

Emine Köseoğlu, Yrd. Doç. Dr., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü

Çeşitli değişkenlerin rehberliğinde biçimlenen mekânın biçimsel analizi, farklı projelerdeki ortak noktaları fark etmemize yardımcı oluyor. Işık, malzeme ve strüktürün biraradalığıyla şekillenen Louis I. Kahn’ın yapılarını iki boyutlu plan düzleminde inceleyen yazar, farklı yapılar üzerinden ortak bir dil arayışına giriyor.

“Tasarım düzen içinde biçim üretmektir” Louis I. Kahn

Mimarlıkta form, tasarım sürecinin bir parçasıdır ve diğer tasarım girdileriyle etkileşim halinde sonuç ürüne etki eder. Geometrinin amaca uygun kullanımı onu formun oluşumunda etkili bir araç haline getirmiştir. Geometrik şekiller gerek iki boyutlu düzlemde mekân organizasyonunu ve kompozisyonunu oluşturmada, gerekse üç boyutlu bina kabuğu ve kütle tasarımında mekânın formunu belirlemede yardımcı olur. 20. yüzyılın önemli mimarlarından Louis I. Kahn biçim ve geometriyi tasarımlarında çarpıcı bir biçimde kullanan bir isimdir. Kahn’ın yapılarında, kütlede asal formlar ve iki boyutlu plan düzleminde soyut biçimler kendilerini gizlemezler. Literatürde Kahn’ın geometri kullanımı ve form anlayışı üzerine farklı görüşler, tartışmalar ve çözümlemeler bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kahn’ın formu anlama ve kullanma biçimlerinin kavramsal karşılıklarının tartışılarak plan düzlemindeki biçim anlayışının çözümlenmesidir. Kavram kullanımları ve uygulamaları, karşıtlıklar ve ikilikler içeren Kahn’ın yapılarının plan şemaları analiz edilebilir birer öge olarak görülmüştür. Çalışmada Kahn’ın, konut, okul, araştırma merkezi ve kütüphane gibi on beş farklı yapısının plan şemaları incelenerek geometrik kurguları, olası ve potansiyel kurallar ve işlemler üzerinden irdelenmiş ve bir sınıflandırma elde edilmeye çalışılmıştır.

KAHN, MİMARLIK VE SÖYLEM-ÖTESİ OLMAK

Kahn’ın yapılarında, ışık, malzeme ve strüktürün birbiri içinde adeta eriyerek birleşmesi şeklinde ortaya çıkan mekân ruhu, binalardan önce mimarın kente bakışını şekillendirmiştir. Kahn için sokaklar uzlaşma odasıdır (room of agreement) ve otomobilin sokağa inmesiyle kaybolan içtenliği, yeşili sokaklara tekrar kazandırarak ve sokakları insan öncelikli kararlarla donatarak geri getirmek olasıdır.(1)

Kahn’ın yapılarındaki tarihsel esintilere bakarak onu hemen bir postmodernizm dönemi mimarı olarak görmek olağan görünebilir, ancak Kahn’ın mimarlığı stillerin, akımların, coğrafi ve kültürel sınırların ötesine geçmiştir. Kahn, döneminde hâkim olan modernizmi, çağdaşları Philip Johnson ya da Edward Durell Stone gibi kitsch bir gelenekselciliğe taşımak yerine, çok daha ince ya da naif bir düzleme taşımış oldu. Bu bağlamda Kahn’ın, 20. yüzyılda, otantik ve modern anıtsallığı düşünen nadir mimarlardan biri olduğu söylenebilir.(2) Kahn’ın yapılarındaki soyutlama, onu “zaman-ötesi, ama zamanının mimarı” yaparken, dikkatli kullandığı sembolik geometriler, farklı kültürlere ve mimari geçmişlere tasarımları aracılığıyla seslenmesini sağladı. Başka bir açıdan, Louis Kahn’ı dönemin modernist mimarlarından ayıran nokta, daha hafif, daha sade binalar tasarlama eğiliminden ve hedefinden uzak olmaktır. Kahn, daha ağır, daha anıtsal ve tuğla ile taşın kullanıldığı modern binaların tasarlanabileceğini gösterdi.(3)


Louis I. Kahn, tarih boyunca farklı araştırmacılar tarafından, tarihselci(4), modernist(5), fenomenolojik(6), anıtsalcı(7), formun mimarı(8) gibi sıfatlarla anıldı. Ancak Kahn, sıfatlarla genellenemeyecek kadar anlaşılması çaba isteyen; karşıtlıkları birarada barındıran, çelişkileri ve kavramları tasarım anlayışına yansıtan bir mimar.

“Modernistler çağın ruhuyla çelişmeyi kabul etmediler. Onun dışında kalanlarsa, ya bu çelişkiye razı oldular, ya da çağın ruhu savının geçerliliğini sorguladılar. Louis I. Kahn ise bu ikisinin arakesitinde bir bölgede konumlanıyor. O bir tarihselci olamayacak kadar modernist ve bir modernist olamayacak kadar tarihselci gözüküyor.”(9)

“Kahn’ın mimarlığı evirtimlerle (inversions) doludur: birdenbire ağırlıksız görünen kütleler, yükü ve desteği tersine çeviren yapılar, materyalsizlik içinde çözünen materyaller, gölgelerin gerçekliğini ortaya çıkaran ışık ve boşluk haline geliveren doluluklar.”(10)

KAHN, MEKÂN VE DÜZEN

Kahn’ın biçimi kullanımı, birkaç kurala ve kavrama bağlı olarak gelişmiştir ve form anlayışının etkilendiği farklı kanallar olmuştur. Louis I. Kahn, Pennsylvania Academy of Fine Arts’tan 1924 yılında mezun oldu. Bu okul o dönemde Beaux Arts ekolünde eğitim veriyordu. Bu yaklaşımın temel ilkeleri, düzen (order), simetri (symmetry), çapraz eksenli denge (cross axial balance), geometrik kütle (geometric mass) idi. Beaux Arts profesörleri, Kahn’a ilham kaynağı olarak geçmişteki yapıları almasını öğütlediler. (Resim 1) Bu nedenle, Kahn’ın Roma harabelerinin, Yunan tapınaklarının ve Ortaçağ kalelerinin formlarını temel aldığını söylemek yanlış olmaz. Bu yapıların formları, onun tasarım yaklaşımı için en azından bir altlık oluşturdu.(11) (Resim 2)

Kahn, uzun yıllar boyunca düzen kavramı üzerine düşünmüştür.(12) Bu uğraşı onun mimari anlayışında ve çalışmalarının prensibinin oluşmasında başrol oynamıştır. Kahn, kapsayıcı, genel ve sezgisel bir bakış arıyordu ve bu bakışı düzen kavramı içinde bulduğunu söylemek mümkündür.

OTONOM MEKÂN (VE / VEYA MEKÂN SİSTEMİ)

Kahn için düzen kavramı bir varlığa ve öze işaret eder.(13) Kahn’ın tasarım anlayışında formun gerekçesini (fonksiyonel, konum, bağlam, malzeme, ışık) aramak boşa bir çabadır.(14) Çünkü Kahn tasarımlarında formu kurarken böyle bir kaygıya sahip değildir. Dahası, Kahn için mekân bir bütündür, tekil bir varlıktır, form anlamında ise otonom bir oluşumdur; bu otonom yapı, kat planı düzenlemesinde tekil bir bileşenin temsili olarak ortaya çıkar.(15) Formun otonomisi ile mekân, fonksiyondan bağımsız bir değer kazanır. Bundan dolayı mekân kimliği, anıtsallık ile doğrudan ilişkili hale gelir. (Resim 3)

Kahn’ın kullandığı Plaonik biçimler ve formlar, mekânın bir varlık olarak bedene kavuşmasına ve anıtsallığına katkıda bulunur.(16) Bu durum, Kahn’ın yalnızca formu önemsemesinden mi, yoksa form, ışık, fonksiyon ilişkisini, hiç düşünmemiş gibi mekânı kurabilmesinden mi kaynaklanıyor? Başlangıç eskizleri Kahn’ın tasarımın başında yalnızca form üzerinde düşünmediğini, fonksiyonel ilişkileri kurguladığını, dahası bunları formla birlikte tasarladığını gösteriyor. (Resim 4)

Hizmet mekânları ve hizmet edilen mekânlar olmak üzere yapıda iki genel fonksiyonel bölüm olduğunu düşünen(17) Kahn, binayı bir sistem olarak görüyordu: Mekânlar Sistemi.(18) Onun tasarımlarında ve özellikle plan şemalarında, formun ve hiyerarşinin birarada çalıştığı, son derece okunabilir bir görsel sistemden söz etmek mümkündür. Kahn’a göre mimarlık bir oda ile başlar ve plan bir “odalar sistemi”ne dönüşür.(19) (Resim 1)

FENOMENOLOJİK BAKIŞ: DÜŞÜNCE (VE / VEYA TASARIM)

Tasarım yaklaşımı kuşku götürmez biçimde fenomenolojik gelenekten beslenen(20) Kahn’ın, tasarım süreci düşünceyle ve ölçülemeyenle başlar. Tasarım henüz başlamadan, Kahn’ın zihninde oluşmaya başlayan mekân düşüncesi, mekâna, kullanıcısı tarafından sezgilerle ve duygularla aktarılan “mekân ruhu”nu (genius loci) oluşturan tüm özelliklerin ve olguların ortaya çıktığı aşamadır. Bunlar Kahn’ın mekânsal büyüsünü oluştururlar. Kahn, bu durumu şöyle ifade eder: “Oysa biçim zihinde var olur, dolayısıyla şeyleri elle tutulur hale getirmek için tasarlarız. Biçim çizimi adını verebileceğimiz, bir şekilde bir şeyin doğasını gösteren bir çizim yaparsanız bunu gösterebilirsiniz.”(21)

PLAN (VE / VEYA BİÇİM CÜMLESİ)

Ölçülemeyen beklentiler, düşünceler, fikirler, istekler, çeşitli adımlar içeren dönüşümlerle karşılaşarak gerçek bir mekâna dönüşürler. İlk eskiz ya da ilk şema, düşüncenin somut ürüne dönüştüğü noktada bir ara eleman niteliğindedir.(22) Üniteryen Kilisesi’nin tasarımındaki ilk eskizleri için Kahn şunu not ediyor: “Kilisenin form çizimi olabilecek, ama öneri tasarım anlamına gelmeyen bir diyagram oluşturdum. İçine soru işareti koyduğum kare bir merkez oluşturdum. O bölgenin tapınak alanı olmasını düşündüm. Gezinti alanının okulu çevreleyen bir dış çembere ait olan bir koridor çizdim. Soru işaretini oluşturan okul, aynı zamanda soru işaretini oluşturan bir duvar oldu. Bu kilisenin tasarımı değil, form ifadesiydi.”(23)

Kahn, çizdiği ilk diyagramları form çalışması olarak görüyor. Bu sözler, Kahn’ın form ve biçim konusuna gösterdiği önemi ortaya koyuyor. Diğer yandan, bunların tasarım olmadığını söylüyor. Çünkü Kahn’a göre tasarım problemlere çözüm bulmak için düşünceleri revize etmek anlamına geliyor. Yine de, Kahn’ın form kurma anlayışının yalıtılmış bir bakışla somutlaştığı söylenemez. Mimar, formu kurarken mekânsal ilişkileri de kurmaya çoktan başlıyor.

Tuğlanın ne olmak istediğiyle ilgili kaygının ve konsantrasyonun ortaya çıktığı bu anlar bize Kahn’ın mekâna nasıl bütünsel baktığını anlatır. Mekân düşüncesinin tasarıma dönüşebilmesi için “ölçülemeyen” kendini “ölçülebilen”e dönüşmüş olarak bulur. Program, biçim, kurgu, “ölçülebilen”in gereksinimleri doğrultusunda revize edilir. Sonunda tasarım ürünü olan sonuç mekân, kullanıcısının karşısına bu defa “ölçülebilen” ile çarpışmış bir “ölçülemeyen” olarak çıkar.

Bu anlamda, tasarım problemleriyle karşılaştığında “form”da değişiklikler yapsa da, Kahn’ın tasarımlarında, planların “şema” görünümünden uzaklaştığını görmeyiz. Aslında onun kat planları bir şema olarak tanımlanacak kadar net ve geometrik, kompozisyonel olarak betimlenebilecek kadar kurallı görünmektedir. Kahn, plan şemasını, bir kelimesi çıkarılırsa anlamı bozulacak bir biçim cümlesi gibi kurar. (Resim 5) Bu yönüyle, Kahn’ın mekânı bir “yapısalcı”(24) mekândır. Bunun bir sonucu olarak, bazı araştırmacılar Kahn’da düzen kavramını, kompozisyonel ilkelerin yansıması olan biçimsel organizasyonlarda aramışlardır.(25)

ANALİZ: KAHN’IN TASARIMLARINDA BİÇİM VE GEOMETRİ

Louis Kahn, “x ya da y” değil, “hem x hem y” değil; yani “ne x ne y, ancak z”dir. Bütün bu söylem-ötesi durum içinde, Kahn’a ilişkin olarak sezilen bir ortaklık, planlarındaki biçimsel dil olarak görülmüştür. Bu çalışma, Kahn’ın yapılarının planlarını ele alarak ortaklıklar bulmak amacıyla Kahn’a dair bir biçimsel dilin çözümlemesini yaparak devam etmektedir. Bu çalışmadaki inceleme, formalist bir yaklaşımla Kahn’ı geometriye indirgemek için değil, bir anlama kesiti oluşturmak için yapılmıştır.

Bu çalışmada ele alınan on beş projede, planlar incelenmiştir. İncelemenin aşamaları sırasıyla, düzlemsel ve çizgisel soyut plan şemalarının oluşturulmasını; plan şemalarını oluşturan biçim kelimelerinin elde edilmesini ve ayıklanmasını; biçim kelimelerinin geometrik işlemler ve kurallar kullanılarak biraraya getirilişinin tipolojik analizini içerir. (Tablo 1) İncelemede ele alınan projeler şunlardır: Bangladeş Parlamento Binası, Hurva Sinagogu, Exeter College Kütüphanesi, Trenton İletişim Merkezi, Kimbell Sanat Müzesi, Üniteryen Kilisesi, Fleisher Evi, Tompkins Evi, Bryn Mawr College Eleanor Donnely Erdman Öğrenci Yurdu, Richards Tıbbi Araştırmalar Merkezi, Devore Evi, Weiss Evi, Ehle Evi, Adler Evi ve Fisher Evi.

PLANLARIN GEOMETRİK ÖZELLİKLERİ VE OLUŞUMLARI

Kahn’ın bu çalışmada plan bazında incelenen projeleri, üç grupta toplanabilir.

1. Kompakt Biçimler: Yatay ve düşey eksenler ile 45 derecelik eksenlerin bir noktada kesişimi ile oluşturulan aks sistemi üzerinde türetilen biçimler. Bu sınıflandırma içinde yer alan yapılar şunlardır: Bangladeş Parlamento Binası, Hurva Sinagogu, Exeter College Kütüphanesi, Trenton İletişim Merkezi, Üniteryen Kilisesi ve Fleisher Evi.


Yapılan analiz çalışması sonucunda, bu biçimleri oluşturan gramerde, çoğunlukla ve belirleyici bir şekilde transformasyon kuralları olan döndürme ve yansıtma kullanılmıştır. Yansıtma genellikle düşey ve yatay eksenler referanslığında gerçekleşirken, döndürme ise eksenlerin kesişim noktası temel alınarak uygulanmıştır. Sözkonusu işlemler, bu gruptaki biçimlerin karakteristik kurallarını oluşturmaktadır. (Resim 6)

2. Dağınık ya da Modüler Oluşuma Sahip Biçimler: Bir ya da çoğunlukla birden fazla yatay veya düşey eksen üzerinde modüler olarak oluşturulan biçimler. Bu sınıflandırma içinde yer alan yapılar şunlardır: Kimbell Sanat Müzesi, Tompkins Evi, Erdman Öğrenci Yurdu, Richards Tıbbi Araştırmalar Merkezi, Devore Evi ve Adler Evi.

Yapılan analiz sonucunda, bu gruptaki biçimleri oluşturan gramerde, çoğunlukla ve belirleyici olarak transformasyon kurallarından biri olan kaydırma ve yansıtma ile aritmetik operasyonlardan biri olan ekleme kullanılmıştır. Kaydırma ve yansıtmanın yönünü belirlerken akslar dikkate alınmıştır. Bir biçim eklenirken ise, yine akslar dikkate alınmış ve her zaman son biçime eklem yapılmıştır. (Resim 7)

3. Dağınık Özellik Gösteren, Ancak Modüler Olmayan Biçimler: Birbiriyle bir noktada kesişen yatay ve düşey eksen üzerine oturtulabilir, ancak eksen temelli, modüler bir oluşum göstermezler. Bu sınıflandırma içinde yer alan yapılar şunlardır: Weiss Evi, Ehle Evi ve Fisher Evi.

Yapılan analiz sonucunda, bu gruba dâhil edilen biçimlenişte kullanılan kural, aritmetik operasyonlardan biri olan ekleme kuralıdır. Bu biçimlenişlerin modüler olduğu söylenemez. Çünkü bütün kelimeler birbirinden farklıdır. Ancak idealize edilirse, modüler bir oluşumdan bahsedilebilir ve ikinci gruba dâhil edilebilir. Ayrıca yine idealize edilirse, yatay ve düşey eksene oturtulabilir ve kesişim noktaları temel alınarak döndürme işlemi uygulanabilir. (Resim 8)

SONSÖZ YERİNE

Mimarlıkta mekânın biçimlenmesi, işlevlere bağlı değişkenlerin rehberliğine dayanmakla birlikte, mekânı oluşturan yüzeylerin düzenlenmesinde, mekânın bütünsel olarak kurgulanmasında estetik bir çevre yaratmada tasarımın özünü oluşturur.(26) Form tasarımcının tasarıma yön verdiği araçlardan biridir. Form oluşturmada farklı yaklaşımlar sözkonusu olsa da geometrik şekiller ve şekillerin biraraya geliş biçimleri önce kompozisyona, sonra forma giden yolu ve sonucu belirler. Üç boyutlu bir çevre düzeni içinde yer alacak kütlelerin yapısal ve mekânsal kurguları, onları oluşturan iki boyutlu boşlukların içerdikleri değerler ve zaman boyutu bağlamındaki her türden ilişkilerin örgütlenmesi, düzenlenmesi ve bir estetik değere düzeye ulaşması kompozisyonun ve devamında da formun özünü oluşturur.(27)

Mimari tasarımda bir yapının biçimini oluşturmada pek çok etken devreye girmektedir: İşlevsel, yapısal, sembolik, estetik, ekonomik, bağlamsal. Bu çalışmada, formu iki boyutlu plan şemalarında geometrik kurgu ve otonom kompozisyonlarıyla ortaya seren Louis I. Kahn’ın yapılarının biçimsel dili, plan şemalarının geometrik çözümlemeleri ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Ortaya çıkan üç tipolojik başlık Kahn’ın karmaşık düzeydeki ve tartışmaya açık biçim anlayışını geometrik olarak anlamaya yardımcı olmaktadır.

KAYNAKLAR

Anonim, 2002, Modern Mimarlığın Öncüleri, Louis I. Kahn ve Tarih, Boyut Yayın Grubu, İstanbul.

Ashraf, K. K., 2007, “Taking Place: Landscape in the Architecture of Louis Kahn”, Journal of Architectural Education, cilt:61, sayı:2, ss.48-58.

Curtis, W. JR., 2012, “Louis Kahn: The Space of Ideas”, The Architectural Review, www.architectural-review.com/rethink/viewpoints/louis-kahn-the-space-of-ideas/8637503.fullarticle [Erişim: 20.12.2015]

Fleming, S., 2002, “Louis Kahn’s Situated Platonism”, XIXth Conference of the Society of Architectural Historians, Avustralya.

Gargus, J., 1995, “Mathesis Bound: Kahn's Geometry and Its Context”, 83. ACSA Annual Meeting History / Theory / Criticism, ss.106-114.

Gast, K. P., 1998, Louis I. Kahn: The Idea of Order, Birkhauser, Boston.

İzgi, U., 1999, Mimarlıkta Süreç, Kavramlar, İlişkiler, YEM Yayın, İstanbul.

Kahn, Louis I., 2014, Öğrencilerle Söyleşiler Louis I. Kahn, (çev.) Nazım Dikbaş, Yem Yayın, İstanbul.

Mare, E. A., 2001, “The Room As The Place of the Mind. Louis Kahn’s Concept of Beginnings: A Critique, With Reference to the Erdman Hall Dormitories at Bryn Mawr College”, South African Journal of Art History, sayı:16, ss.72-78.

Mattern, S., 2010, “Geometries of Reading, Light of Learning: Louis I. Kahn’s Library at Phillips Exeter”, Nexus Network Journal, cilt:12, sayı:3, ss.389-420.

Namazian, A.; Mehdipour, A., 2012, “Identity Architecture, Louise Kahn”, IPEDR International Proceedings of Economics Development & Research, cilt:51, s.14.

Rabifard, M., 2011, “The Integration of Form and Structure in The Work of Louis Kahn”, Institute of Graduate Studies and Research, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazimağusa.

Saraiva, A., 2014, “The Influence of Classics on Contemporary Thinking Louis Kahn and Hestnes Ferreira”, 21st International Seminar on Urban Form - ISUF2014, Portekiz.

Say, Ö., 2013, “Yapısalcılıktan Post-Yapısalcılığa Çoğulculuğun İnşası”, Akademik İncelemeler Dergisi, cilt:8, sayı:2, ss.331-346.

Stöckli, T., 1992, “The Measurable and the Unmeasurable or from Form to Design to Existence”, 4th Conference on European Full-scale Modeling Association, Lausanne, İsviçre.

Wurman, R. S., 1986, What Will Be Has Always Been: The Words of Louis Kahn, Rizzoli, New York.

URL1. “The Room, the Street and Human Agreement”, www.japlusu.com/news/room-street-and-human-agreement, [Erişim: 20.11.2015]

URL2. “The Evolving Genius of Louis Kahn”, www.fastcodesign.com/3032814/slicker-city/the-evolving-genius-of-louis-kahn, [Erişim: 20.11.2015]

NOTLAR

1. URL1.

2. Curtis, 2012.

3. URL2.

4. Anonim, 2002.

5. Saraiva, 2014.

6. Mare, 2001.

7. Gast, 1998.

8. Mattern, 2010.

9. Anonim, 2002.

10. Curtis, 2012.

11. Namazian; Mehdipour, 2012.

12. Rabifard, 2011.

13. Ashraf, 2007.

14. Gast, 1998.

15. Gast, 1998.

16. Gargus, 1995.

17. Namazian; Mehdipour, 2012.

18. Wurman, 1986.

19. Wurman, 1986.

20. Mare, 2001.

21. Demirhan, 2014.

22. Stöckli, 1992.

23. Stöckli, 1992.

24. Say, 2013.

25. Fleming, 2002.

26. İzgi, 1999.

27. İzgi, 1999.

Bu icerik 1210 defa görüntülenmiştir.