321
OCAK-ŞUBAT 2005
 
MİMARLIK'TAN

UIA 2005 İSTANBUL’A DOĞRU

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • EAAE Atölyesinden Notlar...
    Deniz İncedayı

    Doç.Dr., Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Bölümü; Yayın Komitesi Üyesi.

DOSYA: Sayisal Mimarlik

  • Evler Senfonisi
    Gürhan Tümer

    Prof.Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü, Yayın Komitesi Üyesi



KÜNYE
KORUMA-YAŞATMA

Diyarbakır Surları ve Koruma Sorunları

F. Meral Halifeoğlu

Öğr.Gör., Dicle Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Neslihan Dalkılıç

Dr., Arş.Gör., Dicle Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Özellikle tarihi kentlerde, kentin merkez işlevlerinin kayması/değişmesiyle birlikte işlevini yitiren yapı/yapı parçalarının korunması ve kent yaşamı ile bütünleştirilmesi, günümüzde en çok çalışılan alanlardan biri. Birçok uygarlıktan izler taşıyan Diyarbakır’da, tarihi kenti çevreleyen surlar yeni burçlar, kitabeler ve süslemeler eklenerek, bazı parçaları yıkılarak ya da tahrip edilerek günümüze ulaşmış. 2000 yılından bu yana, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve ÇEKÜL proje ortaklığında geliştirilen çalışmalarla, surların ve İçkale’nin tarihine yeni bir katman ekleniyor. Halifeoğlu ve Dalkılıç, surların bugünkü durumunu ortaya koyarak, bozulma ve nedenleri tespit ediyor ve restorasyon ilkelerine uygun bir şekilde restore edilebilmesi için önerilerde bulunuyorlar.

Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Diyarbakır surları, kentin en önemli simgesidir. Çeşitli uygarlıkların izlerini, tarihi ve kültürel mirasını günümüze kadar taşıyan surlar, birçok olumsuz nedenden dolayı hızlı bir bozulma sürecine girmiştir. Bu çalışmada, surların genel özellikleri ile bugünkü durumu incelenerek bozulma sebepleri belirlenmiş ve bozulmayı önlemek için çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır.

MÖ 3000 yıllarında Subarular döneminden başlayarak Osmanlılara ve oradan da günümüze kadar uzanan yoğun bir tarihe sahip Diyarbakır, hemen her dönemde bir yönetim, ticaret, sanat ve bilim merkezi olmuş, çeşitli uygarlıkların tarihi ve kültürel mirasını günümüze kadar taşımıştır.[1] Surlarla çevrili bir alanda kurulan kentin doğusunu sınırlandıran ve Dicle yatağından 100 metre kadar yükseklikte bulunan İçkale kesiminin ilk yerleşme yeri olarak çekirdeği oluşturduğu sanılmaktadır.[2] Bu bölüm yarım çember şeklindeki bir surla çevrili olup, Dışkale’nin yapılmasıyla İçkale rolünü üstlenmiştir.

Diyarbakır Suriçi Haritası [2]

Suriçi’nin üstten görünüşü (1970’li yıllar) [3]

Diyarbakır surlarının çevre uzunluğu 5 km. kadar olup, kuzeyden güneye 1300 metre, doğudan batıya 1700 metre genişliğindedir. Üzerinde 82 adet burç (Bu burçların birkaç tanesi yıkılmıştır) ve 4 ana kapısı bulunan surların yüksekliği yaklaşık olarak 8-12 metre, kalınlığı 3-5 metre arasında değişmektedir. Burçlar içerisinde Yedi Kardeş, Evli Beden, Keçi, Nur, Melikşah ve Fındık Burcu, üzerindeki yazıtları ve formlarıyla en görkemli olanlarıdır. Surlar, Dağ Kapı (Harput Kapı) ile kuzeye, Urfa Kapı (Rum Kapısı) ile batıya, Mardin Kapı (Tell Kapısı) ile güneye, Yeni Kapı (Su veya Dicle Kapısı) ile batıya açılmaktadır. Daha sonraki yıllarda geçiş amacıyla Çift Kapı ve Tek Kapı açılmıştır. Surlarla çevrili alanın kuzeydoğu köşesinde yer alan İç Kale, Saray Kapı ve Küpeli Kapısı ile sur içine, Oğrun Kapı ve Fetih Kapısı ile sur dışına açılmaktadır. Suriçi’nde kenti kuzey-güney ve doğu-batı doğrultusunda kesen birbirine dik iki yol vardır.

Urfa Kapı’nın yakın çevresi

Yedi Kardeş ve Evli Beden Burcu çevresi

Surların güneydoğu kanadı dış yüzü

İçkale’nin batı kanadı ve içindeki höyük

Mardin Kapı

Yeni Kapı

Saray Kapı (İçkale)

Küpeli Kapı (İçkale)

Urfa Kapı

Tek Kapı

Çift Kapı

Evli Beden Burcu

Yedi Kardeş Burcu

Keçi Burcu

Fındık Burcu

Burçlar plan tiplerine göre dikdörtgen, çokgen ve silindirik olmak üzere üç grupta toplanabilir. Kapalı mekânları iki kattan oluşan burçlar genellikle üç veya dört katlıdır. Zemin katları depo, birinci katları ise askerlerin kaldığı bölümler olarak kullanılmıştır. Savunma amaçlı tasarlanan burçların bazılarında iki teras katı bulunmaktadır.

Bir burcun plan ve kesitleri (Tek Kapı Burcu)

Ana yapım malzemesi yöreye özgü bir malzeme olan siyah bazalt taşı olup, sur duvarlarında, burçlarda dış ve iç duvarlarda, döşemede, kemerlerde ve dendanlarda kullanılmıştır. Dış cephe yüzeyleri ince yontu, iç yüzeyler genellikle daha az işlenmiş kaba yontu taşlarla örülmüştür. Bazı burçların dış duvarlarında uzunluğu sur duvarının 2/3’üne ulaşan silindir biçimli taşlar kılıcına (dış yüzeye dik olarak) yerleştirilmiştir. Bu tür bağlayıcı taş elemanların, zeminin kayalık olmadığı ve zemin suyunun yüksek olduğu bölümlerde kullanıldığı tespit edilmiştir. Burçlardaki kapalı ve yarı kapalı alanların üst örtülerini oluşturan kubbe ile tonozlar ise tuğla örtülüdür. Boyutları ve örgü tekniği dönemin özelliklerine göre değişen tuğla örtüler genelde sıvasız bırakılmıştır. Surların yapımında kullanılan harçlar ise genellikle nehir kumu ve kireçten oluşmakta, kum ve kireç oranı ile kullanılan kum parçacık boyutu, surlara müdahalelerin dönemine ve surların konuma göre değişmektedir.[4]

Silindirik taşların kullanıldığı bir burç

Burç içindeki tuğla kemer ve tonoz

Diyarbakır Surları, çeşitli dönemlerde onarılmış ve burç ilaveleri yapılmıştır. Bu onarımlar sırasında yer yer dış surun taşları kullanılmış, hatta bazı yerlerde kabartma, süsleme ve figürlerle bezenmiş taşlar örgü içine yerleştirilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında surların bir kısmı, özellikle sıcak yaz aylarında hava akımını engellediği düşüncesiyle yıktırılmıştır. Ancak daha sonra surların tarihi ve turistik önemi anlaşılınca, 1942 yılından itibaren koruma altına alınarak onarımlarına başlanılmıştır.[5]

DİYARBAKIR SURLARININ BUGÜNKÜ DURUMU VE BOZULMA NEDENLERİ

Diyarbakır surları savunma işlevini yitirdikten sonra uzun süre kendi haline terk edilmiş, onarım ve bakım çalışmaları yetersiz kalmıştır. Birçok olumsuz etkenden dolayı bozulmalar başlamıştır. Surlarda meydana gelen bozulmaların nedenleri genel olarak şu şekilde sıralanmıştır.

Doğal Etkenler

Sur duvarları ve burçlarda zaman içinde yağmur, güneş, rüzgar vb. hava koşulları nedeniyle bozulma yaşanmaktadır. Yağışların etkisiyle üst ve dış yüzeylerde oluşan genleşme sonucu taşlar arasındaki harçların bağlayıcılık özellikleri zayıflamış, birçok yerde ayrışmalar ve dökülmeler oluşmuştur. Burçlardaki dendanlar, üst katlar ile sur duvarlarının üst bölümlerinin büyük bölümü yok olmuş, ayrıca teras katından sızan suların etkisiyle kubbe ve tonozlardaki tuğla yüzeylerde çatlaklar, açılmalar ve çökmeler oluşmuştur. Zeminden gelen nemin etkisiyle de benzer bozulmalar görülmüş, bu durum sur diplerindeki harçlarda dökülmeye, yüzeylerde ise tuzlanmaya neden olmuştur.

Sur duvarlarında görülen floral bozulmalar

Bir bölümü yıkılan bir burçta görülen floral bozulma

Doğal etkenler sonucu oluşan bir diğer bozulma ise floral bozulmadır. Rüzgar etkisiyle tozlarla birlikte gelen bitki tohum ve polenler, burç ve sur duvarlarında uygun buldukları ortamlarda kök salıp büyümekte, taşların derinliklerine ilerleyen kökleri iç dokuda bozulmalara neden olmaktadır. Ayrıca surların çok yakınına ekilen ağaçların kökleri de duvarların derinliklerine inerek yapısal bozulmalar oluşturmaktadır.

Tahripler

İnsan eliyle yapılan tahriplerin en önemlilerinden biri, sur çevresindeki gecekonduların yapımında kullanmak amacıyla, surların alt kısımlarındaki taşların sökülmesidir. Taş örgünün boşaltıldığı yerlerde, yerden yükselen nemin sur içindeki moloz örgüye ulaşması ve derzleri boşaltması daha kolay olmakta ve bu durum bozulma sürecini hızlandırmaktadır. Ayrıca sur çevresine yapılan gecekondularda yaşayanlar, oluşturulan yeni yerleşim yerlerine ulaşımda kolaylık sağlamak amacıyla sur duvarlarında yeni geçişler sağlamak için oyuklar açmışlar ya da yıkılan bölümleri bu amaç için kullanmışlardır. Bu oyuklar zamanla büyüdüğünden surlarda büyük tahribatlar oluşmuştur.

Surların çevresinde yapılan gecekondular

Nur Burcu’na bitişik yapılan bir gecekondu

Sur diplerindeki taşların sökülmesiyle oluşan oyuklar

Tezek doldurulmuş sur duvarı

Trafik

Sur kapılarından geçen ve burçları çevreleyen yollardaki yoğun trafiğin oluşturduğu vibrasyon, surlara zarar vermektedir. Özellikle dolmuş durağı ve garaj olarak kullanılan sur diplerinde bu zarar daha da büyümektedir. Ayrıca araçlardan çıkan egzoz gazları da sur yüzeylerinde kirlenmeyi artırarak yüzeysel bozulmalara neden olmaktadır.

Geçiş haline gelen yıkılmış bir burç

Burçların çevresindeki trafik akışı

Bilinçsiz Kullanımlar

Restorasyon çalışması tamamlanan ve yapıyla uyumlu bir şekilde işlevlendirilen Dağ Kapı Burcu (Sanat Galerisi ve Turist Danışma Bürosu) ile Tek Beden Burcu’nun (Kitap Satış Mağazası-DÖSİM) yanında birçok burç bilinçsiz ve yapıya zarar verecek şekilde kullanılmaktadır. Boş olan birçok burçta ise sokak çocukları kalmaktadır. Yakın zamanda, belediye tarafından burçların çevresinin uygunsuz yapılardan temizlemesine kadar, burçların kapalı mekânları kimi yerde otopark ve çay bahçelerinin deposu, kimi yerlerde ise çöplük olarak kullanılmaktaydı. Bu mekânlar çevre sağlığını da olumsuz etkilerken içlerinde yakılan ateş, burç duvarlarına büyük zarar vermiştir. Ayrıca birçok yerde yapılan bilinçsiz eklentiler ve daha sonra bunların sökülmesi de özgün dokuda tahribatlara neden olmuştur.

Sanat Galerisi (Dağ Kapı Burcu’nun bir bölümü)

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Müdürlüğü (Dağ Kapı Burcu)

Kitap Satış Mağazası-DÖSİM (Tek Beden Burcu)

İçinde yaşanılan bir burç

Burç yüzeyindeki inşaat artıkları

İki ev arasında kalan sur duvarı

Yanlış Onarımlar

Birçok medeniyetin izlerini taşıyan Diyarbakır surları her dönemde onarılmış, büyük bir bölümü günümüze sağlam olarak ulaşmıştır. Kentin geleneksel dokusunu saran bu anıtsal yapının günümüzde de restore edilmesi zorunludur. Ancak son yıllarda yapılan restorasyon uygulamalarında, surların özgün dokusuna aykırı uygulamalar kaygı verici boyutlara ulaşmıştır. Uygulamalarda özgün malzemeye aykırı boyut, doku ve örgü tekniğinde malzeme ile çimento ağırlıklı harç kullanılması ve özgün detayların yok edilmesi görülen en büyük hatalardır. Kültür Bakanlığı tarafından 2001-2002 yıllarında yapılan son restorasyon uygulama örneği olan Keçi Burcu yanlış onarım çalışmaları için somut bir örnektir.

Yakın zamanda, sur duvarının üzerine yapılan hatalı kaplama

Girişi düzenlenmemiş burç örneklerinden biri

Genel strüktür çerçevesinde çok büyük bir kısmı sağlam ve ayakta olan Keçi Burcu, kısmi tamamlamalar, temizleme, yalıtım vb. sağlıklaştırma çalışmalarıyla günümüz ihtiyaçlarına ve turistik potansiyeline uygun işlevlendirilecek bir yapıdır. Ancak, yapılan birçok hatalı ve gereksiz uygulama yapının kimliğinde derin tahribatlar oluşturmuştur.

Keçi Burcu’nun özgün plan ve kesiti [2] ile onarımdan sonraki dış görünüşü

Burcun kavisli kuzey yüzünün bir kısmı ve giriş cephesinin yan yüzeylerinin büyük bir bölümünde özgün malzeme sökülerek, boyut ve doku olarak uyumsuz yeni taş kaplamalar yapılmıştır. Aslına uygun olmayan ve büyük bir bölümü gereksiz olan bu kaplama ile burcun tarihi özgün dokusu yok edilerek yeni bir görüntü oluşturulmuştur. Yapının zemin kat iç duvar yüzeylerinde temizlik yapılmış olmasına rağmen, nem sorununu çözecek bir yalıtım yapılmaması duvar yüzeylerinde ve döşemede nem miktarının artmasına neden olmuştur. Bu durumun ileride burçta ciddi sorunlara yol açması, duvar yüzeylerinde yer yer tuzlanma, küflenme ve sürekli bir rutubet kokusuna neden olması kaçınılmazdır. Burcun genelinde, su yalıtımı gereken boyutta yapılmamıştır.

Nem sorunu olan yan yüzeyler (Keçi Burcu)

Özgün döşeme üzerine yapılan ve yalıtım sorunu olan teras döşeme (Keçi Burcu)

Teras katın tüm döşemesi burcun yapım tekniğine aykırı, eski taş döşeme üzerine (taş makinelerinde kesilmiş) 5 cm kalınlığındaki bazalt plaklarla kaplanmıştır. Döşeme altına gerekli su yalıtımının yapılmadığı ya da yetersiz yapıldığı, gerekli eğimin yeterince verilmediği, yeni döşemenin parapet diplerinde biriken sulardan ve alt koridor ile zemin kat iç duvarlarındaki nemden anlaşılmaktadır. Yapının çevresinde drenaj çalışması yapılmadığı için zemin kat döşemesinin dışarıdan gelen sulardan dolayı ıslak olduğu görülmüştür. Burcun güney ucunda yer alan ve aynı koridorla ulaşılan alanın planı değiştirilmiş, terasa bağlantısı olmayan kapalı bir mekân oluşturulmuştur. Çimento ağırlıklı imitasyon tuğla örülü kubbeyle kapatılmış, mekânda yapılan bu değiştirme, yapının kimliğini, özgün kullanım düzenini ve planını bozmuştur.

İç mekândaki döşemede nem sorunu (Keçi Burcu)

Çimento derzli yenilenen tuğla tonoz (Keçi Burcu)

Yalıtım yapılmadığı için teras döşemesinden akan suların tonozda oluşturduğu nem (Keçi Burcu)

Özgün yapım tekniğine uymayan özentisiz yapılmış yenileme detayı (Keçi Burcu)

KORUMA ÖNERİLERİ

Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Valilik tarafından surların restorasyon çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Belediye tarafından, yakın zamanda sur diplerinde yer alan geleneksel dokuyla uyumsuz çay evleri, lokantalar, büfeler vb. yapıların kaldırılması ile surların çevresinin açılması ve bir kısmının çevre düzenlemesinin yapılması koruma adına önemli bir adımdır. Ancak gerekli inceleme ve araştırma çalışmaları tamamlanmadan yapılan projelerde, restorasyon ilkelerine uyulmadan, özgün dokunun korunması yerine yenilenmesine gidildiği görülmektedir. Özgün işlevini kaybeden Diyarbakır surları, zaman içerisinde bakımsızlık ve yanlış kullanımlar sonucu bozulma sürecine girmiştir. Surların bozulma nedenleri gibi, çözüm ve koruma önerileri de detaylı bir şekilde araştırılmalıdır. Bu önerileri genelleyerek şu alt başlıklarda toplayabiliriz.

Tespit ve Belgeleme

Surların koruma çalışmalarına günümüzdeki durumunu belgelemekle başlanılmalıdır. Albert Gabriel’in 1932 yılında yaptığı genel plan ile bazı burçların ve kapıların rölöve ve restitüsyon krokileri ile Adil Tekin’in fotoğraf çalışmaları dışında yakın zamana kadar surların tamamını içeren belgeleme çalışmaları yapılmamıştır. Son yıllarda yapılan alışmalar ise, 1999 tarihinde ODTÜ araştırma grubunun yaptığı bilimsel analiz ile ÇEKÜL’ün hazırladığı master plandır. En son olarak, 2004 yılında Diyarbakır Valiliği tarafından oluşturulan ekip, surların bugünkü durumunun ve müdahalede öncelikli bölümlerin tespiti için detaylı bir tespit çalışması [6] yapmıştır.

ÇEKÜL’ün hazırladığı ve yakın zamanda yapılan diğer rölöve çalışmaları da değerlendirilerek, surların ve burçların tümü ile kapıların 1/50 ölçeğinde plan, kesit ve cepheleriyle ayrıntılı bir şekilde rölöve çizimleri yapılmalıdır. Süsleme, yazıt ve kitabeler daha ayrıntılı olarak 1/5, 1/2, 1/1 ölçeklerinde hazırlanmalı, tüm çizimler fotoğraf vb. görsel çalışmalarla desteklenmelidir. Tüm rölövelerin, zemin etütleri ve yapıların mevcut durumunu içeren statik sorunlarını göstermesi, müdahale biçiminin belirlenmesi için gereklidir. Hazırlanan rölöveler üzerinde bozulma analizleri yapılmalı, bozulmaların nedenleri ve çeşitleri belirlenmelidir. Surların uzun süreçte korunması için önemli bir adım olacak bu analiz çalışması ile çözüm yollarını belirlemek daha kolaylaşacaktır. Müdahale aşamasında esas alınması için surların özgün malzeme, doku ve tekniği de analiz edilerek dosyalanmalıdır.

Restitüsyon ve Restorasyon Projelerinin Elde Edilmesi

Rölövelerin elde edilmesinden sonra mevcut kaynaklardan faydalanılarak surların özgün durumunun tespiti için restitüsyon projeleri hazırlanmalıdır. Bu çalışmaların yardımıyla surların ve burçların hangi süreç ve öncelikler içinde, nasıl korunacağı ve kullanılacağını belirleyen bir ana model ve ona bağlı aşamalı, restorasyon uygulamalarını da içeren koruma ve kullanım projelerinin hazırlanması gerekmektedir. Yapının kendisi ve yakın çevresini kapsayacak biçimde hazırlanması gerekli olan bu proje, hem yerel ölçekte, hem de ulusal ölçekte surların korunması bakımından, sorumlu tüm kuruluşların örgütlenme ve finansman açısından programlanabilmeleri, eşgüdüm içinde çalışabilmeleri ve gerekli müdahaleleri doğru yerde ve zamanda yapabilmeleri açısından gereklidir. Bu şekilde hazırlanan bir proje yapının korunması için sağlanabilecek kaynağın en verimli bir biçimde kullanılabilmesini sağlayacaktır.

Düzenlemeler

Sur içindeki yoğun trafik, kapılardan ve surlara yakın yerlerden ağır taşıtların geçişiyle oluşan vibrasyonlar ve sur diplerindeki otoparklar, surlar üzerinde olumsuz etki yarattığından, bu sorunu gidermek için sur içi trafiği yeniden düzenlenmeli, kapılardan ve surlara yakın yerlerden ağır taşıtların geçişi ile garaj ve otopark düzenlemeleri engellenmelidir.

Belediye tarafından yakın zamanda, surların çevresi aykırı yapılardan temizlenerek surlar ortaya çıkarılmış, aydınlatma çalışmaları yapılmıştır. Burçların ve sur duvarlarının, bilinçsiz kullanıcıların eline geçmesini engellemek için planlı bir şekilde çevresinin düzenlenmesi ve sürekli bakımının yapılması gerekmektedir. Surların yakın çevresinde çok katlı binaların yapılması engellenmeli ve çevre düzenleme çalışmalarının, yapıları gölgelemeyecek şekilde olmasına dikkat edilmelidir. Bunun için sade, ince ve sık olmayan yürüme yolları ile geri kalan toprak kısmın, uzman kişiler tarafından surlara zarar vermeyecek şekilde yeşillendirilmesi yeterli olacaktır. (Belediyenin yakın zamanda yaptığı çevre düzenlemesinde yürüme yolları gereksiz bir şekilde geniş tutulmuştur.)

Müdahale ve Yeni İşlev

Surlara yapılması gereken müdahaleler konusunda Diyarbakır Valiliği tarafından hazırlatılan “Surlarda Acil Olarak Onarılması Gereken Bölümlerin Tespiti”ni içeren çalışma [6] dikkate alınarak müdahaleler acil, aşamalı ve sürekli olarak ele alınmıştır. Tehlike arz eden ve bir kısmı yıkık ya da yıkılmak üzere olan sur ve burçlara, daha önce hazırlanmış, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanmış rölöve çizimleri ile hazırlanacak restitüsyon ve restorasyon projeleri doğrultusunda acilen müdahale edilmelidir. Surların tamamında, onaylı projeler doğrultusunda, uzman bir ekip tarafından aşamalı olarak restorasyon çalışmaları yapılmalıdır. Restorasyon çalışmaları tamamlanan bölümlerde zamanla oluşabilecek bozulmaları önleyebilmek için sürekli bakım gerekmektedir. Özellikle sur duvarlarının üstünde ve burçların teras katlarında, yağmur, kar vb. nedenlerle oluşacak bozulmaları önlemek için yalıtım yapılmalı ve düzenli kontrolleri sağlanmalıdır. Bu uygulama surların her bölümü için ayrı ayrı detaylandırılmalı ve çözüm önerileri getirilmelidir. Zeminden gelecek nem probleminin çözümü için de surları çevreleyen beton zemin kaldırılmalı, drenaj sorunu çözülmeli ve düzenli kontrolü sağlanmalıdır.

Tamamlanacak restorasyon çalışmalarından sonra, burçların ve sur duvarlarının yakın çevresi, yapının kimliğini bozmayacak eklenti ve bünyesel değişiklik içermeyen yeni işlevlerle kullanılmalıdır. Böylece yapının sürekli koruma ve bakımı sağlanacağından ömrü uzun olacaktır. İlgili kurumlar tarafından kullanıcılar denetlenmeli, kötü kullanımlara izin verilmemelidir.

KAYNAKLAR

1. Sözen, M. 1971, Diyarbakır’da Türk Mimarisi, Diyarbakır’ı Tanıtma ve Turizm Derneği Yayını, No:21.

2. Gabriel, A. 1993, Diyarbakır Surları, Çeviren: Kaya Özsezgin, Diyarbakır Tanıtma, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Yayını: 4, Ankara; s: 6, 7, 26.

3. Tekin, A. 1997, Diyarbakır, Anadolu’nun Taşlara Yazıldığı Kent, DÜ Basımevi, Diyarbakır; s.33.

4. Şahin, N., Gökçe, F. vd. 1999, ODTÜ Araştırma Grubu’nun Diyarbakır Surları ile ilgili Hazırladığı Rapor, Diyarbakır.

5. Beysanoğlu, Ş. 2001, Anıtları ve Kitabeleri ile Diyarbakır Tarihi, Cilt:III, Neyir Matbaası, Ankara; s:1035-1037, 1114.

6. Halifeoğlu, M., Dalkılıç, N., Soyukaya, N., vd. 2004, Diyarbakır Surlarının İncelenmesi ve Müdahalesinde Öncelikli Bölümlerin Tespiti, Diyarbakır Valiliği Raporu, Diyarbakır.

Bu icerik 4935 defa görüntülenmiştir.