338
KASIM-ARALIK 2007
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

ETKİNLİKLER

DOSYA: Koruma Alanına Yeniden Bakış

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY
TÜRKÇE ÖZET
YAYINLAR



KÜNYE
KORUMA-YAŞATMA

Çocukların Kültür Evi: Mavitay

İsmail Erten

Mimar

Çanakkale’de, 1924 yılındaki mübadelenin ardından boş kalan ve çeşitli yapısal-işlevsel deformasyonlara uğrayan, halk arasında “papazevi” olarak bilinen yapı, çocuklar için “kültürevi”ne dönüştürüldü.

Algılaması en hızlı yaş grubu olan 5-15 yaş arası çocukların artık Çanakkale’de bir kültür evi var. “Mavitay” adlı bu mekân, adıyla da ilgi çekiyor. “Hiç tayın mavisi olur mu?” demeyin; hepimiz bu yaşlardaki hayal dünyamızı hatırlayalım. Ayla Çınaroğlu, çok önemli bir çocuk kitapları yazarı. Deniz Çınaroğlu, Bayramiç kökenli ve İstanbul’da yaşayan önemli bir sanayici. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın da katkı ve desteğiyle, Çanakkale’nin içinde tescilli eski eser bir yapıyı, “çocukların kültür evi” yapmak üzere satın aldılar. Biz de bu amaca uygun restorasyon projesini hazırlayarak, inşaat uygulama danışmanlığını yürüttük. Kısa sürede tamamlanan restorasyon süreci sonunda yapı, 20 Haziran 2007 tarihinde açıldı.

 

PAPAZ EVİNDEN KÜLTÜR EVİNE

 

Yapı, 1890’lardan sonra inşa edilen ikinci Rum mahallesinin ortasında, Hasan Mevsuf Sokak ile Asaf Paşa Caddesi’nin birleşim köşesinde yer alır. Karşı köşesi eski Rum Kız Sübyan Mektebi olarak 1905 yılında hizmete açılan ve halen eğitim hizmetine İstiklal İlköğretim Okulu olarak sürdüren eski eser bir yapıdır. Batı bitişiğindeki birkaç yapı da kimliğini sürdürmektedir. Bu yapıların arasındaki Cumhuriyet İlköğretim Okulu da, Rum Erkek Sübyan okulu olarak inşa edilmiştir. Mavitay Çocukların Kültür Evi’ne, bölgede oturan ve yaşayan yerleşik halk hâlâ “papaz evi” demektedir. Rumların mübadeleyle 1923-24’lerde gitmesinden sonra, karşı kıyıdan gelen muhacirlerin mülkiyetine geçen yapıda, “İnanöz” otobüslerinin sahiplerinin oturduğu anlatılır.

 

MİMARİ ÖZELLİKLERİ

 

Yapı, nitelikli bir mimariye sahiptir. Eklektik mimari tarzın bütün belirgin özelliklerini bünyesinde taşır. Özellikle ön cephesindeki ince yontu taş işçiliğiyle yapılan yatay ve düşey kabartmalar, sütunlar, ara kat silmeleri, ana giriş kapısı ile balkon ve pencere korkuluklarındaki özgün ferforje demir elemanlar, estetik açıdan nitelikli bir duruşu sergiler.

 

Yapı iki katlı olup, zemin katı 132 m2’dir. Arka tarafında, yan yoldan da girilebilen 60 m2’lik bir bahçesi vardır. Yapı 4 yöne kırmalı bir kiremit çatı ile örtülüdür. Dış duvarları taş ve tuğla karışımı malzemeden örülmüş olup, iç duvarla ile ara kat döşeme ve çatı taşıyıcıları ahşap malzemedir. İç duvarlar bağdadi sıva, dış duvarlar ise klasik sıva ile sonlanmıştır. Tavanlar, çıtalı ahşap, tabanlar ise rabıta döşeme ile kaplanmıştır. Yapının ön yüzü tamamen kesme taş ile kaplama yapılmıştır. Yan ve arka cephede ise taş kaplama, sadece kapı ve pencere kenarlarındaki nişler ile kat arası ve çatı bitiş silmelerinde kullanılmış, diğer bölümler sıva ile kapatılmıştır. Ön kapı işlemeli dövme demir malzemedendir. Diğer kapı ve pencereler ise ahşaptır.

 
AZ MÜDAHALE, ÇAĞDAŞ MALZEME
 
25 yıldır kullanılmayan yapıya çeşitli müdahaleler yapılmış, çökme ve deformasyonlar başlamıştır. Yapıya, restorasyon tekniği açısından az müdahale edilerek, çağdaş malzeme bitişleri uygulanmıştır. Çeşitli dönemlerde yapılan eklenti ve müdahaleler temizlenmiş ve yapının özgününü elde etmek hedeflenmiştir. Yapıda kullanılan özgün taşıyıcı malzeme korunmuştur. Dış duvarlardaki taşların bozulan bölümleri onarılmış, tüm sıvalar soyularak tekrar yapılmıştır. Duvar, ara katlar döşemeleri ve çatı ahşap taşıyıcılarının tümü sökülmüş ve ileri teknoloji kullanılarak yine ahşap malzeme ile tekrar inşa edilmiştir. Elektrik, telefon, klima, yangın, alarm, görüntüleme ve sıhhi tesisat tamamen yenilenmiştir. Duvar ve tavan bitişleri alçıpan üzeri saten boya, yer kaplaması ise şap ve rabıta üzere PVC kaplama ile bitirilmiştir. Ferforje demir balkon korkulukları ile zemin kat pencere korkulukları yerinden alınarak, eksik bölümleri özgünü ile aynı olan yeni üretimle tamamlanmış, bütün bölümler elden geçirilerek aşı boya ile boyanmıştır. Ahşap kapı ve pencereler orijinal formu korunarak yeniden yapılmıştır. Bahçe düzenlenerek kullanılabilir hale getirilmiştir.
 
KENTE ARMAĞAN
 
Çağdaş dünya, kültürün devlet dışı yapılarla, daha başarılı sonuçlar getirdiğini bizlere gösteriyor. Eğitimde ise, kültürün örgün sistemin yanısıra yaygın sitem tarafından da sahiplenilmesi ve sürdürülmesi daha iyi sonuçlar verdiği biliniyor. Çocuklara yönelik kültürel eğitimin, tarihsel ve kültürel açıdan özgün kimliğini koruyan bu yapıda verilmesi anlamlıdır. Çınaroğlu ailesi, düşlerindeki mekânı gerçeğe dönüştürdü; Troia Vakfı, yapının işletilmesi için sürece etkin biçimde katıldı. Bu noktadan sonra, kente armağan olan bu yapının, eğitmenlik yapacak gönüllüler ve çocuğunu sanat ve kültürle bütünleştirecek ebeveynlerin yanısıra, bilinçli kentsel aktörler, kurum ve kuruluşlara ihtiyacı bulunuyor.
 

Bu icerik 3001 defa görüntülenmiştir.