406
MART-NİSAN 2019
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

Sürdürülebilir Tasarımdan Terk Edilmişliğe: Foça Club Méditerranée

Hayriye Oya Saf, Dr. Öğr. Üyesi, Mersin Üniversitesi Mimarlık Bölümü

2005’ten beri atıl halde çürümeye bırakılmış Foça Club Méditerranée (Med) Tatil Köyü, Akdeniz mimarisine referans veren detaylarıyla dönemini yansıtan oldukça nitelikli bir modern mimarlık eseri. Yapıya ait planlar ve belgeler ışığında yapının ömrünü aşama aşama belgeleyerek sunan yazar, tesisin hem yöre halkı hem de turizm sektörü için önemine dikkat çekiyor.

 

1960’ların Türkiye mimarlık pratiğini temsil edebilecek yapı ve yapı gruplarının sayıları günümüzde oldukça azdır. Bu nedenle, mimarlık nesnesi olarak bu döneme ait bir yapının incelenmesinin, hem o dönemin mimarlık pratiği hem de mimarının mimarlık pratiğindeki rolü hakkında ipuçları vereceği düşünülebilir. Savaşır ve Ultav’a göre “mimarlık nesneleri üzerinden ya da mimar özneler üzerinden iki farklı yöntemle yol alması mümkün olan bir okumanın, ‘mimarlık nesnesinin Türkiye’deki dönemdeşlerine referanslarıyla’, ‘mimarlık nesnesinin uluslararası dönemdeşlerine referanslarıyla’, ‘mimarlık nesnesinin zamansal değişimi / dönüşümü üzerinden’, ‘mimar öznelerin birbirleriyle karşılaştırılmasıyla’ ve/ya ‘mimar öznelerin dönemdeşlerine referanslarıyla’ gerçekleştirilmesi mümkün olabilir.”(1) Bu makale kapsamında Foça Club Med Tatil Köyü özelinde “mimarlık nesnesinin uluslararası dönemdeşlerine referanslarıyla” bir okuma gerçekleştirilmeye çalışılacaktır. Yazıda; yeni bir tatil konseptinin ortaya çıkışı ve Club Méditerranée, Foça Club Med Tatil Köyü’ne olan benzerliği ile yapının tasarım felsefesinin anlaşılması adına önemli olan Cap de Creus (Cadaqués) Köyü, mimarları Jean Weiler ile Pelayo Martínez ve Salvador Dali’nin tasarım konseptine katkıları anlatılmakta, Akdeniz mimarisinin modern mimari ile etkileyici bir şekilde bütünleştiği Foça Club Med Tatil Köyü ve mimarisi üzerine açıklamalarda bulunularak, yapı çizim ve fotoğraflarıyla birlikte incelenmektedir. Bu bağlamda, yapının turizm sektörü ve turizm mimarlığı adına önemi vurgulanarak, korunmasının gerekliliği ortaya konulmaya çalışılmaktadır.

CLUB MÉDİTERRANÉE: YENİ BİR TATİL KONSEPTİ

Gérard Blitz 1950 yılında, “cennet gibi” olarak tanımladığı yerler ve spor konseptlerini birleştirdiği tatil konsepti fikrini, Fransız Gilbert Trigano ile işbirliği içerisinde gerçekleştirerek, Club Méditerranée projesini hayata geçirmişlerdir. İspanya’nın Alcùdia (Mayorka) sahilinde ilk tatil köyü açılmıştır. Bugün kimseye yabancı olmayan “her şey dahil” felsefesi, Club Med ile doğmuştur. Bu anlamda Club Méditerranée kendi sembollerine sahiptir: Örneğin, 1957’de Jean-Pierre Bécret renkli inciden küçük bir kolye tasarlamıştır ve Club Med’in para birimi olarak kabul edilmiştir. Şirket 1960’lı yıllardan itibaren büyümeye başlamış ve dünyanın birçok yerinde yeni tesisler açılmıştır: İsrail, Fas, Guadeloupe Adası, Fildişi Sahili, Bora Bora, Malezya, Brezil, Meksika, Bahamalar, Suudi Arabistan, Maldivler ve Japonya gibi bugün dünya çapında seksen tane tatil köyü bulunmaktadır.(2) Aynı dönemde Türkiye’de ise, Turizm Bakanlığı kurularak, turizm sektörü resmî anlamda kamusal bir kimlik kazanmaya başlamıştır. 1963 yılından itibaren Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan beş yıllık kalkınma planlarında turizm sektörüne önem verilmesi vurgusu yapılır.(3) Yabancı sermaye konusundaki çalışmaların hızlandığı bu dönemde Foça Club Med Tatil Köyü, Club Méditerranée firmasının Türkiye’de yaptığı en önemli yatırımlardan biridir. (Resim 1, 2) Turizm ve Tanıtma Bakanlığı eski müsteşarı Mukadder Sezgin, Foça Tatil Köyü’nün kuruluş sürecini söyle anlatmaktadır: “Foça Tatil Köyü zamanın Turizm Bakanlığı’nın en çok değer verdiği konulardan biri olmuştur. Atina’dan bir arkadaşımın aracılığı ile Atina’daki Club Méditerranée’in temsilcisi ile görüşmeler yapıldı. Türkiye’nin turizm imkânlarından bahsettik. Çok kısa bir zaman sonra Club Med’in ilk kurucusu Gérard Blitz, Atina’daki müdürü de yanına alarak Ankara’ya geldi. Bakanlığa uğradı, bizim de davetlimiz oldular. Gérard Blitz savaştan bunalmış, yorulmuş, birçok inancını kaybetmiş, yeni bir hayatı arayan, yeni bir huzur dünyası arayan kişilerin yönelebileceği, sığınabileceği bir belde-mecra olarak tatil köylerini tercih etmişti bize anlattığına göre. Club Méditerranée’in felsefesinde, insanla doğanın bütünleşmesi teması vardı. Egotizm dediğimiz, yani insanın kendi bedensel varlığını en iyi şartlarda hissetmesini sağlayacak araçlar bütünlüğünden yararlanmak. Tabiatı sevmek, tabiatla bütünleşmek ve bu yolla da tabii olmak. Kendisine dayatılan değerlerden kurtarılıp, yeni, doğaya saygılı, yani ekosisteme saygılı bir ortamda yaşamasını sağlamak.”(4) Kuruluş felsefesini ve mimari yansımalarını daha iyi anlayabilmek adına Cadaqués kompleksini incelemek faydalı olacaktır. Turizm sektörünün popüler ve evrensel olmaya başladığı bir dönemde İspanya’da, Cala Culip ve Pla de Tuleda arasındaki bölgede yapılan bu köy, 1961’de mimar Jean Weiler ve Pelayo Martínez tarafından tasarlanmıştır.

CAP DE CREUS (CADAQUÉS) KÖYÜ: JEAN WEILER, PELAYO MARTINEZ VE SALVADOR DALI

“Le Club Med et le parc naturel de Cap de Creus: patrimoine et paysage en conflit” isimli makalede Gemma Doménech Casadevall, Cap de Creus (Cadaqués) Köyü kompleksi ile ilgili olarak şunları söylemektedir: “Kompleksin inşaatı, Katalonya’da kıyı şeridinin gelişmeye başladığı zamanlara denk gelmektedir. Daha önce görülmemiş bir inşaat yoğunluğuna sahip olan Katalonya’da, turizm sektörünün gelişimi nedeniyle artan talebe yönelik tasarlanan Club Med Köyü, tasarım yaklaşımıyla bir istisna olarak karşımıza çıkmaktadır. Projenin inceleme yazısını okuduktan sonra, mimarların temel probleminin var olan peyzajı korumak olduğu görülmektedir.” Makalede mimarların, yapıları peyzajın topografyasına göre ayarlamaya çalıştıkları belirtilmekte; yapıları konumlandırırken özellikle ilginç formlarda olan kayaların korunmasına dikkat ettikleri söylenmektedir. Makalede belirtildiğine göre, Pelayo Martínez şirketin mimarı Jean Weiler ile birlikte, çevre ile mükemmel uyum sağlayan bir yapı oluşturmak için, öncelikle bölgenin topografyası ve iklimini incelemiş. Bölgeyi vuran “tramontane” rüzgarından korunmak için pencere ve kapı gibi, küçük ve tek açıklığa sahip olan ve projede hücre olarak tanımlanan yapıların küçük iç avlular oluşturacak şekilde bir araya getirilmesine karar verilmiştir. Makalede Pelayo Martínez’in şu açıklamasına yer verilmiştir: “Konaklama kapasitesinin yüksek olması gerektiği için, köydeki ‘hücre’lerin sayısı oldukça fazla olmuştur. Bu yapılar iki kişilik olarak tasarlanmıştır ve bundan dolayı büyük olmayan bu hacimleri gizlemek çok zor olmamıştır. Onları küçük birimler olarak bir araya getirdik ve denizden bakıldığı zaman sanki martılar uçuyorlar gibi bir izlenim oluşturmaya dikkat ettik.”(5)

Başka bir deyişle, bağlamsal olarak minimalist yapıların tercih edildiği görülmektedir. Aynı yazıda turizm mimarlığı konusunda bir analist olan Sílvia Musquera’nın yapı kompleksi ile ilgili yorumlarından da bahsedilmektedir. Masguera Club Med’i “Costa Brava’nın kıyısında bulunan ve çevreye saygı gösteren toplu konutların en nadir örneği” olarak tanımlamaktadır.Sonra da kompleks hakkındaki yorumlarına şu şekilde devam etmektedir: “Club Med Köyü sürdürülebilir mimarlığın bir modelidir. Peyzajın korumasından başlayarak, onu güçlendirerek ve aynı anda daha çekici ve misafirperver hale getirerek, bölgeye yeni bir ölçü veren bir yaklaşım seçeneğidir.” Mimarlık ve peyzajın mükemmel bütünleşmesi aynı metinde ayrıca yapımcıların kişiliğinin ve bölge hakkındaki bilgi ve deneyimlerinin sonucu olarak vurgulanmaktadır. Projenin tasarlanması sırasında, Pelayo Martínez hem çocukluk hem de Pla de Tudela’da kamp arkadaşı olan ressam Salvador Dalí’nin görüşlerinden de yararlanmıştır.(6)

Foça Club Med Tatil Köyü’nde de tüm bu tasarım kararlarının ve bağlamsal yaklaşım tarzının benimsendiğini ve uygulandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu noktada Mukadder Sezgin’in Foça Club Med Tatil Köyü’nün yapım süreci ve mimarıyla olan görüşmeleri hakkındaki söylemlerine bakmak yerinde olacaktır. Sezgin konuşmasında projenin Foça’da yapılmasının kararlaştırılması ve tasarım kararlarının alınması sürecinde yaşananları şöyle anlatmaktadır: “Emekli Sandığı projeyi kabul etti, proje daha önce Kuşadası’ndaki arazi için konuşulmasına rağmen, Club Méditerranée tarafından, havaalanı bağlantısı ve Marsilya dolayısıyla Foça kentine duydukları yakınlık gibi nedenlerle tatil köyü kompleksinin Foça’da yapılmasına karar verildi ve arazi bakıldı. Buraya kendisini o zamanlar yakından tanıdığım, sonra da dost olduğum, projenin mimarı Jean Weiler geldi. Bana Foça için nasıl bir şey düşündüğünü anlatıyordu. Burayı Costa Brava’da kurdukları tatil köyüne benzetti. Foça için, çevreye tamamen uyumlu, en az bir zeytin ağacına sahip, birbirinden dağınık, farklı mesafelerde, bir araya gelip bir yığın manzarası oluşturmayacak, tabiata gayet dengeli bir şekilde yayılmış ve öbek öbek birimlerden kurulu bir tatil köyü düşündüğünü söyledi. Foça’nın eskileri, çiftçiler, köylüler, yaşayanlarla bir bir gidip oralarda sohbet ediyor, tanışıyor; rüzgar ne taraftan esiyor, yazın-kışın-baharda hava nasıl oluyor, insanlar nasıl yaşıyor gibi konularda da fikir alışverişi yapıyordu. Bütün bu ekolojik, sosyolojik ve aynı zamanda ekonomik etütleri yerinde yaparak topografik durumu da dikkate alan mimar, ben burada en güzel ve aynı zamanda en kalıcı ne yaratabilirim arayışı içine giriyordu. Onun için derlerdi ki, burası ilk aşkları, Türkiye’deki ilk büyük aşkı, Foça Tatil Köyü”(7). Bu noktaya kadar Foça Club Med Tatil Köyü’nün mimari felsefesi, tasarım kararları ve bağlamsal yaklaşımı konusunda, bağlam olarak benzerliği nedeniyle örnek alındığı söylenen Cap de Creus (Cadaqués) Köyü kompleksi ile karşılaştırmalar yapılarak bir mimari okuma gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu ilkesel yaklaşımlar ışığında Foça Club Med Tatil Köyü’nün mimarisi üzerine bir anlatımın gerçekleştirilmesiyle, yapının bağlamsal ve mimari özelliklerinin neden sonuç ilişkileriyle beraber daha net bir şekilde okunabileceği düşünülmektedir. (Resim 3)

FOÇA CLUB MÉDİTERRANÉE TATİL KÖYÜ VE MİMARİSİ ÜZERİNE

Yapım tarihinden günümüze kadar geçen süre zarfında, gerek konaklama hizmeti vererek turistlere, gerekse sosyal ve kültürel etkinliklere mekân sağlayarak ve istihdam yaratarak çevre halkına hizmet vermiş olan Club Med Tatil Köyü, Foça ilçesi İsmetpaşa Mahallesi’nin batısında, Foça-Yenifoça Karayolu üzerinde yer almaktadır. Alan batısından Ege Denizi, kuzey ve doğusundan orman alanları, güneyinden ise turizm alanları ve ikinci konutlarla çevrelenmiştir. Ege Denizi’ne 700 metre cephe veren doğal plajları mevcuttur. Tatil köyü topografik açıdan eğimli bir arazide konumlanmıştır. Alan 0 ile 31 kotu arasında değişen eğime sahiptir. Alan genelinde yapılaşmanın olduğu bölgede, yükseklik deniz seviyesinden başlayıp, ortalama % 5 eğim ile 18 metreye ulaşmaktadır. Alanın doğusunda ise ortalama % 18 eğimle yüksekliğin 31 metre kotuna kadar ulaştığı görülmektedir.(8)

Yapı, Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi ve I. ve II. Derece Doğal Sit Alanları içerisinde bulunmaktadır. Koruma Amaçlı İmar Planı sınırları içerisinde kalan bölümü 187 ada 7, 8, 10, 14, 15, 16 parseller ve 191 ada 2 ve 5 parselleri kapsamakta olup, ayrıca kuzeyde kalan 19 parsel no.lu orman arazisi üzerinde de mevcut yapıların bulunduğu gözlenmektedir. Foça Club Med Tatil Köyü 1960’lı yıllarda Fransız yatırımcılar tarafından yukarıda ada-parsel numaraları belirtilen araziler üzerinde, 16 Eylül 1966 yılında ilk yapı ruhsatları alınarak kurulmuş, 1967 yılında faaliyete geçmiştir.(9) Kuruluş sürecinde hazineye ait araziler Emekli Sandığı tarafından kamulaştırılmıştır. Foça Belediyesi kendisine ait araziyi bağışlamış, Orman İdaresi’ne ait arazi ise kira yoluyla alınmıştır. Şahıs arazilerinin ise bedelinin altında satın alınması söz konusudur.(10) Fransız Agence Daniel Paterne Architecte grubu tarafından tasarlanan tesise Emek ve İnşaat A.Ş. tarafından 1972’de, Yütaş Yapı Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından ise 1982’de revizyon ve tadilat projeleri de uygulanmıştır.(11) 1982 ve 1983 yıllarında alınan ilave yapı ruhsatları ile birlikte tatil köyü kompleksi 330 oda ve 690 yatak

kapasitesine ulaşmıştır.(12) Foça Belediyesi arşivinden elde edilen yapı ruhsatlarına ilişkin belgeler incelendiğinde Club Med Tatil Köyü kompleksinde yer alan ruhsatlı yapılar; A grubu ve B grubu konaklama yapıları, bungalovlar, idari bina, lokanta-1, lokanta-2, ev, hamam, amfi tiyatro, atölye, hangar, su deposu ve arıtma tesisi olarak saptanmıştır. (Resim 4-7) Bu yapılara ait bilgiler ve yapıların genel özellikleri Tablo 1’de, alan üzerindeki dağılımlarına ilişkin bilgiler de Tablo 2’de belirtilmektedir. Tatil Köyü kompleksi içerisinde yer alan ancak ruhsatlarına ulaşılamayan diğer yapılar ise; müdür lojmanı, revir binası, bar, amfi tiyatro ve müştemilâtı, dalma binası, spor tesisleri, gece kulübü, yelken kulübü, atlı spor tesisleri, plaj tesisleri, mutfak ve ek mekânları, çamaşırhane, sıcak su tesisleri olarak sıralanabilir.(13) Yapılara ilişkin genel özellikler Tablo 3’te belirtilmektedir. Ayrıca Tatil Köyü, Türkiye’deki ilk örneklerden biri olan olimpik havuzu ile de dikkat çekmektedir. (Resim 8)

Foça Club Med Tatil Köyü’nün tasarımında mimari yaklaşım olarak, işlevsel olanı kullanarak sade bir biçim oluşturmanın amaçlandığı görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda, beyaz duvarlar, geometrik boşluklar, teras çatılar, çörtenler, panjurlar gibi mimari ögeler kullanılmıştır. (Resim 9) Yapıda malzeme seçiminde Foça taşı, beyaz sıva, ahşap, tuğla gibi yerel malzemeler tercih edildiğinden, yapı grupları doğa içinde kaybolmuş gibidir. Topografyaya uyum, iklimsel verilerin dikkate alınması yapı gruplarının yerleşiminde öne çıkmaktadır. Teras çatılı, sade, kübik mimariye sahip “hücre” olarak ifade edilen yapılar bir araya gelerek organizasyonda bütünü oluşturmaktadır. Tüm bu özellikleriyle yapı kompleksi Akdeniz mimarisinin ve modern mimarinin izlerini taşımaktadır. Burcu Kütükçüoğlu “yaşam tarzları ve manzaraların yanı sıra, Akdeniz ikliminin yarattığı en önemli ortaklık, şüphesiz mimari biçimlerdir”(14) demektedir. Foça Club Med Tatil Köyü’nde de yapıların belirleyici biçimsel özeliklerine baktığımızda, benzer iklim özelliklerini gösteren Cap de Creus (Cadaqués) Köyü kompleksi gibi birçok yerle ortak mimari bileşenleri görmemiz mümkündür.  

Tatil Köyü kompleksi içerisinde yer alan konaklama ünitelerinin, yani hücrelerin, boyutların minimal olması dikkat çekmektedir. (Resim 10-12) Yapılar, basit prizmatik kütlelerden oluşur. Beyaz boyalı yalın kütleleri, üstüne oturdukları taş bazalarla birleşerek mimarlarının hücreler olarak tanımladığı birimlere Akdenizli modern bir dil kazandırır. Konaklama birimlerinin Akdeniz mimarisine uyumunu destekleyen diğer özellikleri arasında, cephelerde çok sınırlı sayıda ve küçük açıklıkların olması ve kaba dokulu sıva ile bitirilen yüzeyleri sayılabilir.

Yapının cephelerinde ısı kontrolüne yönelik çözümler geliştirildiği saptanmıştır. Özel duvar örme sistemleri ve havalandırma sistemi kullanımının yanında, mevcut açıklıklarda ek mimari ögelerin kullanılarak güneş ve diğer iklimsel verilere karşı önlemler alındığı gözlemlenmektedir. Güneş ışığının iç mekânlara doğrudan girişine engel olan mimari ögeler, yeri geldiğinde yatay, yeri geldiğinde düşey güneş kırıcılar ve bazen de panjur ya da kepenkler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu birimlerde yatay panjurların tercih edildiği görülmektedir. Bu elemanlar ayrıca cephedeki açıklıkları tamamen örterek cepheye ritmini ve dokusunu, bir diğer deyişle mimari dilini kazandıran ögeler durumuna da gelmiş denilebilir. Tatil köyü kompleksi içerisindeki yapılar arasında dikkat çeken bir diğer mimari yapı restorandır. Konaklama birimlerinde yalın bir tarz ve kübik yapılar söz konusuyken, tatil köyü kompleksinde sosyal alanların ve teknik birimlerin tasarımında konaklama yapılarından farklı olarak kubbe, tonoz, topuz çatı ve kemer elemanlarının kullanıldığı gözlenmektedir. Bu bağlamda restoran yapısı da çatısıyla ve kemer kullanımlarıyla mimari anlamda konaklama birimlerinden ayrılmaktadır. (Resim 13, 14) Amfi tiyatro ve çevresindeki yapı grupları ise özellikle kubbeli çatılarıyla ve geçiş alanlarında kullanılan tonozlarla dikkat çekmektedir. (Resim 15) Hamam yapısı da nitelikli bir mimari yapı olarak tanımlanabilir. (Resim 16) Tüm bu yapı gruplarında Akdeniz mimarisinin özellikleri gözlemlenmektedir.

SONUÇ

Akdeniz mimarisinin modern mimari ile etkileyici bir şekilde bütünleştiği bu kompleks, Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 28.09.2016 tarihinde alınan 7052 numaralı karar ile tescillenmiştir. Kararda da belirtildiği üzere kompleksin taşınmaz kültür varlığı olarak tescili, barındırdığı yapıların turizm tesisi olarak kullanılmasına engel değildir.(15) Türkiye’nin ilk tatil köyü olan ve her şey dahil konseptinin ortaya çıkmasını sağlayan Club Med Fransız Tatil Köyü’nün turizme kazandırılması öncelikli hedeflerden biri olmalıdır. 2005’den bu yana kapalı olan tatil köyü aktif olduğu yıllarda Foçalı halk ve işletmeciler tarafından ekonomik, sosyal, kültürel ve daha pek çok getirisi olması sebebiyle benimsenmiş, uzun yıllar boyunca bölge kalkınmasını olumlu ölçülerde etkilemiştir. Yapının turizm sektörü adına bölgeye kattığı önemli artıları mevcuttur. Yapı ayrıca turizm mimarisinin ve tatil köyü mimarisinin gelişimi açısından da bir ilk olması nedeniyle önem taşımaktadır.

Günümüzde atıl durumda olan yapı, fiziksel anlamda yıpranmaya maruz kalmıştır. Alanda izinsiz kullanımlar nedeniyle çok fazla çöp ve atık biriktiği gözlenmektedir. Peyzajda ciddi bozulmalar vardır. Bakımsızlık nedeniyle kuruyan bitkiler yapıların girişlerini kapatmıştır ve

tehlike oluşturmaktadır. Teknik yapıların konaklama yapılarına göre daha fazla fiziksel eskimeye uğradığı görülmektedir. Ancak strüktürel yapıda kompleks genelinde çok ciddi bir bozulma bulunmamaktadır. Sonuç olarak, bu değerli tesisin gerekli restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden kullanıma açılması önem taşımaktadır.

* Verdiği değerli bilgiler ve kaynaklar konusunda yönlendirmeleri için Turizm ve Tanıtma Bakanlığı eski Müsteşarı Mukadder Sezgin’e, Foça Belediyesi Arşivinden faydalanılması hususunda yardımlarından dolayı Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’a, Başkan Yardımcısı İsmail Ası’ya ve Mimar Hande Gürsoy’a, çizimlerin düzenlenmesi sırasında yardımlarından dolayı Hatice Gökçe Türkoğlu’na, Fransızca çeviriler için yardımlarından dolayı İslam Yıldırım’a, fotoğraf çekimlerimde yardımlarından dolayı Bahar Durmaz’a, diğer fotoğraflar için Saniye Poyraz, Özlem Taş ve Burcu Taşçı’ya makaleye katkılarından dolayı teşekkür ederim.

*Foça Belediyesi arşivinde yer alan orijinal mimari projeler kullanılarak, autocad ortamında tekrar çizilip düzenlenerek hazırlanmıştır. Çizimler aksi belirtilmedikçe H. Oya Saf tarafından hazırlanmış olup, düzenlenmesi H. Oya Saf ve H. Gökçe Türkoğlu tarafından gerçekleştirilmiştir. Fotoğraflar aksi belirtilmedikçe H. Oya Saf’a aittir.

NOTLAR

1. Savaşır, Gökçeçiçek; Tuna Ultav, Zeynep, 2009, “1960’ların Modern Mimarlık Mirası’na İki Örnek: Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel”, Mimarlık, sayı:350.

2. Doménech Casadevall, Gemma, 2017, “Le Club Med et le parc naturel de Cap de Creus: patrimoine et paysage en conflit”, ss.205.

3. Kozak, Metin; Coşar, Yeşim, 2017, “Foça Club Med Tatil Köyü: Tarihçesi, Özellikleri ve Türkiye Turizmi için Sonuçları”, Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi, cilt:28, sayı:1, s.45.

4. Sezgin, Mukadder, 2017, “Foça Club Med Tatil Köyü Kuruluş Öncesi ve Sonrası”, 15-22 Nisan Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi Reha Midilli Foça Turizm Fakültesi ve Foça Belediyesi işbirliği ile düzenlenen konferans, 21.04.2017, İzmir.

5. Doménech Casadevall, 2017, ss.206.

6. Doménech Casadevall, 2017, ss.206-207.

7. Sezgin, 2017.

8. Batı Plan, 2015, “Foça, İsmetpaşa Mahallesi, 187 Ada 7, 8, 10, 14, 15, 16 Parseller İle 191 Ada 2, 5 Parsele İlişkin Koruma Amaçlı İmar Planı Çalışmaları: Plan Raporu”, ss.3, 4, 9, 23, Foça Belediyesi Arşivi, İzmir. Yapı, “22.10.1990 tarih ve 90/1117 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen ve 21.05.2007 tarih ve 2007/12212 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla sınırları genişletilerek yeniden düzenlenen ‘Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi’ ile, Mülga İzmir 1 no.lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 04.01.1991 tarih ve 2560 sayılı kararı ile belirlenen I. (Birinci) ve II. (İkinci) Derece Doğal Sit Alanları” içerisinde kalmaktadır. (Batı Plan, 2015, ss.9).”

9. Batı Plan, 2015, ss.3, 26, 28.

10. Kozak, Coşar, 2017, s.47.

11. Türkseven Doğrusoy, İlknur, 2008, “Club Med Fransız Tatil Köyü”, Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları IV, Bursa Uludağ Üniversitesi, 26-27 Aralık 2008.

12. Batı Plan, 2015, ss.26.

13. Dirim, 1967, ss.152-157.

14. Kütükçüoğlu, Burcu, 2013, “Akdeniz ikliminde Modernizm, Modernist İklimde Akdeniz: Yirminci Yüzyıl Katalan Mimarlığında Yerel Öğeler”, Mimarlık, sayı:372, ss.47-50.

15. Foça Belediyesi Arşivi, 2015. T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı, Toplantı Tarihi ve No: 28.09.2016-294, Karar No:7052.

Bu icerik 1137 defa görüntülenmiştir.