355
EYLÜL-EKİM 2010
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR

  • İki Kitap
    Gürhan Tümer, Prof. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü



KÜNYE
CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

Isparta’da Modernizm Etkisindeki Konutların Mimari Kimliği Üzerine

Ş. Gülin Beyhan, Yrd. Doç. Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
Huriye Öçal, Y. Mimar

Isparta’nın kent kimliğinde 1950-70 arasında üretilen modern dönem konutları, önemli bir yer tutar. Yazar bu dönem konutlarının tipik örneklerini tipolojik açıdan inceleyerek, Anadolu kentlerinde modernizmin etkilerinin belgelenmesi ve değerlendirilmesine olanak sağlayacak verileri sunuyor.

Günümüzde kentler için kimliksizleşme, monotonlaşma ve tekdüze gibi kavramlarla kimlik konusu ele alınmaktadır. Kimlik bir nesnenin diğer nesnelerden farkını ortaya koyan, teklik, bireysellik ve özgün olma halidir. [1] Toplumlar kimliklerini çevreleri ile yansıtırlar, çevrenin oluşumunda da toplumun kültürel yapısı etkilidir. [2] Kimlik kültürel ve sosyal olgu olarak mimarlık alanında çalışma alanı oluştururken, kimliğin sosyo-davranışsal boyutunu içeren çevresel kimlik alt açılımında kentsel kimlik de çoklu etkileşimler içerisindedir. [3] Kentler özgün karakterleri ile kimlik kazanırlar. Mimari ve kentsel açıdan özgün karakterlerini kaybeden kentler ise herhangi bir kent, köy veya yerleşim kimliğine bürünürler ve hatta kimlik karmaşasına düşerler. [4] Bu bağlamda araştırmaya konu olan Isparta’nın kent kimliği, geçirmiş olduğu dönemler itibariyle her kent kadar dikkat çekmektedir. Mimari, toplumsal, kültürel açılardan Isparta’nın kent kimliği çeşitlilik göstermektedir.

Isparta’nın kent kimliğinde modern dönem özellikleri ve kent kimliğinde önemli yer tutan aynı döneme ait konutlar, bu yazıda ele alınmıştır. Her kentte olduğu gibi Isparta’da da zaman faktörü, değişim olgusu, çağdaş gereksinmeler ve bilinçsiz uygulamalar nedeniyle modern döneme ait mimari yapıların sayıları azalmıştır. Bu bağlamda yakın gelecekte de tamamıyla yok olma tehlikesi yaşayan bir dönemin kamu ve sivil mimarlık eserlerinde nasıl ve ne şekilde biçimlendiğinin gösterilmesi, kente dair mimari mirasın sorgulanması ve sahip çıkılması açısından önem taşımaktadır.

ISPARTA’NIN KENT KİMLİĞİNDE MODERN DÖNEM İZLERİ

İç Anadolu, Ege ve Akdeniz’i birbirine bağlayan önemli bir coğrafi konuma sahip olan Isparta, kentleşme ve gelişmelerini Cumhuriyet Türkiyesi’nde göstermiştir. 1960 yılına kadar olan dönemde bayındırlık hizmetleri kente gelmiştir. Gülcülüğün yaygınlaşması ve halıcılığın gelişmesinin yanı sıra, 1936 yılında başlayan demiryolu ulaşımı da kenti olumlu yönde etkilemiştir. 1960’lı yıllarda modern şehirleşme çalışmaları Isparta’da hızla etkisini göstermiştir. [5] (Resim 1)

Modernizmin kente girdiği dönemler olan 1960 yılında toplam nüfus 242.352’dir. [6] Halk geçimini daha çok gül, halıcılık ve tarımdan sağlamaktadır. Modernizm, bir Anadolu kenti olan Isparta’da 1950’lerin sonu ve 1960’lı yıllarda üretilen yapılarda görülmüştür. Özellikle kent merkezinde bu dönemin izlerini görmek mümkündür.

Isparta’da modern dönem mimari özellikleri aynı dönemde farklı kentlerdeki yapılarla benzerlik göstermektedir. Aynı döneme ait yapılar dönemin mimari akımlarına uyacak şekilde biçimlenmiştir. Bu nedenle modernizm etkisindeki kamu ve sivil mimarlık yapıları da tam anlamıyla rasyonalist, brütalist veya ‘yumuşamış’ rasyonalist izler taşımaktadır.

Dönemin sokak ve cadde fotoğraflarında, ölçek, oran, kütle plastiği, mekânsal ve işlevsel gereksinmeleri sağlayan ve mahalle, sokak, bahçe kavramları ile bütünleşen bir kent dokusu görülmektedir. Bu dönemde değişim sadece tasarımda değil, kullanılan malzemede de görülmektedir. Artık yerel malzeme kullanımı azalmış, demir ve çimento ile birlikte camın kullanımı artarak betonarme yapılar çoğalmıştır.

Bu dönemde modernizmin yansımaları daha çok 1960 ve sonrasında yapılan Isparta Oteli (Resim 2), Halil Hamit Paşa Kütüphanesi (Resim 3), Isparta Lisesi, Orduevi, Kız Meslek Lisesi, Tekel Binası, İş Bankası ve Postahane Binası (Resim 4) ve çeşitli dini yapılar gibi kamu yapılarında görülmüştür.


ISPARTA’DA MODERN DÖNEM KONUT MİMARİSİ

Türkiye’deki modern dönem mimarisine ait konutlardan Ankara’da yer alanlar dikkat çekmiş ve Anadolu kentlerinde modernizmin etkisinde olan konutlar için model olmuşlardır. Ankara’da 1950’li yıllarda inşa edilen konutların etkisi, Isparta’ya daha çok 1950’lerin sonu ve 1960, 70’lerde gelmiştir. Özellikle kent merkezindeki mahallelerde, örneğin Ankara 14 Mayıs Evleri ile hem plan hem de üslup olarak benzerlik gösteren konutlar mevcuttur. (Resim 5, 6 ve 7)

Kentin konut mimarisinde modern dönemin izlerini daha çok kent merkezinde yer alan İstiklal, Kepeci, Çelebiler, Yayla, Karaağaç mahalleleri ve Halk Pazarı çevresinde görmek mümkündür. Yapılan araştırmalar sonucunda İstiklal Mahallesi’nde 40, Kepeci Mahallesi’nde 21, Çelebiler Mahallesi’nde 8, Yayla Mahallesi’nde 32, Karaağaç Mahallesi’nde 17 ve Halk Pazarı çevresinde 32 adet modern dönem konutu tespit edilmiştir. (Şekil 1)

Konut örneklerinin mahalle, sokak ve bahçe dokusuyla bütünleşerek biçimlendiği görülmektedir. Mikro, mezo ve makro ölçekte insan ile uyumlu olmanın yanı sıra bahçenin oluşumu ve yeşil öğenin konut ile ilişkisine önem verilmiştir. (Resim 8-9)

 

Dönemin modernist çizgilerini taşıyan cephe karakteristiği bu konutlara kimlik kazandırmıştır. Konutlar, gerek mekân organizasyonu gerekse cephe anlayışı ve diğer konutlarla ilişkisi ile kendine özgüdür. Konutların yoğun olarak yer aldığı mahallelerde, konutların cepheden okunabilirliği (Resim 10) algısal boyutu, cephesel hiyerarşisi, mekân organizasyonunun dışavurumculuğu, ortak karar vermişlik adına kat adedinin benzerlik göstermesi ve renk seçimi ile ortak kimlik sergilenmektedir. (Resim 11)

ISPARTA MODERN DÖNEM KONUT MİMARİ KİMLİĞİNİN ANALİZİ

Isparta kent merkezinde 1950-70’li yıllara ait modern dönem mimari kimliğine sahip konutlar tipolojik değerlendirmelerle incelenmiştir. Farklı mahallelerden 1950–70 yılları arasında inşa edilmiş 10 konut seçilmiş ve rölöveleri alınmıştır: [7]

MAHALLE

YAPIM TARİHİ

KONUT ADI

İstiklal Mah.

1958

Ahmet Konyalı Evi

Çelebiler Mah.

1959

Hüseyin Karadoğan Evi

İstiklal Mah

1962

Ecir ve Meliha Kara Evi

İstiklal Mah.

1963

Sadettin ve Şefika Uysal Evi

Çelebiler Mah.

1964

Ahmet Kılıç Evi

Kepeci Mah.

1965

Ayten Buyurgan Evi

İstiklal Mah.

1966

Ali Yüceer Evi

İstiklal Mah.

1968

Ayşe Saraçoğlu Evi

Kepeci Mah.

1974

Osman Özkal Evi

İstiklal Mah.

1977

Kadir Benzet Evi

Bu konutların seçiminde, farklı tarihlerde inşa edilmiş olmalarına, konutların yoğun olarak görüldüğü mahallelerden seçilmelerine ve farklı sokaklarda konumlanmalarına dikkat edilmiştir. Bu konutlarda tespit edilen dört ayrı plan şeması ve üç ayrı cephe şeması ile benzer yapım teknolojisine sahip olan örnekler ele alınarak rölöve çalışmasında kullanılmıştır. (Şekil 2)

Rölöve çalışmasında elde edilen planlar mekânsal analiz ve plan tipolojisi, görünüşler cephe tipolojisi, kesitler de yapım teknolojisi tipolojisi incelemesinde kullanılmıştır. Cephe değerlendirmelerinde aynı döneme ait benzer konutların cephe fotoğrafları da kullanılmıştır. Konutların mekânsal kurgu, cephe özellikleri, strüktür ve malzemelerinin tespiti ile detaylı bir mimari, sosyal ve kültürel açılımda inceleme sistematiği oluşturulmuştur.

İncelenen konutlardan günümüze ulaşabilenlerin sayısı azdır. Konutların dış cepheden ve iç mekânlardan alınabilen fotoğrafları plan ve cephe çizimlerini desteklemektedir. (Resim 12-13 ve 14-15) Konutların iç mekânlarından da dönemin plan anlayışı, kullanılan malzeme konusunda fikir sahibi olunabilmektedir. (Resim 16-17)

Plan Tipolojisi

Kent merkezindeki konutlar plan tiplerinde birbirine benzerlik göstermektedir. Geleneksel Türk evinden betonarmeye geçiş olan bu dönemde plan tiplerinin geleneksel evlere benzerlik gösterdiği de görülmektedir. Geleneksel evlerin odalardan ve odaların açıldığı sofalardan oluşan plan kurgusu, modern dönem konutlarında da kullanılmıştır. Kompakt plan anlayışı, bir mekândan diğerine geçiş ve iç içe kullanım (Şekil 3), ana mekân olan “salon”un etrafında toplanma (Şekil 4) ve ıslak hacimlerin birarada tasarlanması fikrinin uygulandığı görülmektedir.

Planlar, geleneksel ev plan tipindeki iç ve dış sofalı tip ile benzerlik göstermektedir. Erken tarihli örnekler iç sofalı (Şekil 5 ve 6), geç tarihli örnekler de dış sofalı (Şekil 7) plan tipine uymaktadır. Diğer bir plan kurgusu da, merdivenin binanın cephesinin merkezinde olması (Şekil 5) veya yapının ucunda / köşelerden girişli (Şekil 7) olmasına göre oluşmaktadır.

Genel şema, tüm mekânların salona açılması şeklindedir. Erken tarihli örneklerde salon, odaların arasında ve cephede yer almaz iken (Şekil 8) geç tarihli örneklerde salonun penceresi cephede yer almış ve balkon kullanılmıştır. (Şekil 7 ve 10)

1950’lilerin sonundaki plan anlayışı 1960 ve 1970’lerdeki plan anlayışından mekân oluşumu açısından farklıdır. Erken tarihli örneklerde “antre” kavramı yok iken (Şekil 5) geç tarihli örneklerde antre yer almakta (Şekil 9 ve 11), yatak odası, banyo ile bir hol oluşturmakta (Şekil 12), mutfak ve yemek odası ilişkisi kurularak (Şekil 10) salonun mekânsal kurgusunda da değişiklikler göze çarpmaktadır. Mekânların biraraya gelişleri, büyüklük olarak tanımlanmaları, iç mekânların yarı açık mekânlarla olan bağlantıları ve her bir mekânın tek tek oluşumu sırasındaki düzen ve işlevlerin takibi açısından mekân organizasyonu dikkat çekmektedir.

Planların incelenmesi sonucu şu ortak özellikler saptanmıştır:

  • Kompakt plan anlayışı,
  • Salon işlevi gören ana mekânın hareket merkezi görevi yüklenmesi,
  • Merdivenin konumuna göre bina girişlerinin, cephenin merkezinden ya da köşesinden verilmesi,
  • Islak hacimlerin tesisat birliği nedeni ile birarada çözülmesi,
  • Mekânlar içerisinden birbirine geçiş verilmesi,
  • Farklı işlevsel programlar: Salon + misafir odası + 2 yatak odası veya salon + misafir odası + yemek odası + 2 yatak odası gibi...
  • İlk örneklerde antre yokken, geç dönem örneklerinde antrenin oluşması,
  • İlk örneklerde ıslak hacimler bir hat üzerinde dizilirken, son örneklerde mutfağın bu gruptan ayrılarak salon ile ilişkilendirilmesi,
  • İlk örneklerde salon mekânlar arasında dağılım holü görevi üstlenirken, geç dönem örneklerinde salonun cephede yer alması,
  • Geç dönem örneklerde WC, banyo ve yatak odası ilişkisi ile banyo-yatak odası holü oluşturulması,
  • Mutfak içerisinde yemek yeme eylem alanı düşünülmeden mutfağın minimum ölçülerde tasarlanması,
  • Depolama alanı olarak evin giriş kısmında sandık odası bulunması ya da bodrum katların kullanılması,
  • Konutların ortak kimlik sergilemesi,
  • Kat adedi bodrum + iki kat, bodrum + üç kat olmak üzere çeşitlilik göstermesi.

Konutların plan tipolojisi açısından incelenmesi sonucunda farklı plan tiplerine ve özelliklerine ulaşılmıştır. (Şekil 13-16)

Cephe Tipolojisi

Dönemin sivil mimarlık ürünlerinin hem plan hem cephe anlayışı, sadelik ve işlevsellik üzerine yoğunlaşmıştır. Yalın ve sade düzenlenmiş, süslemesiz, abartılı olmayan temel formlar üzerine kurgulanmıştır. (Şekil 17 ve 18) Dönemin modernist prensiplerine göre, temel renklerin yanı sıra pembe-gri gibi ara tonlar ve renkler kullanılmıştır. Balkonlar önemli cephe elemanlarıdır. Bütün bir cephe boyunca uzanan dar balkonlar, bazı yapılarda zeminden saçağa kadar kolonlarla da desteklenmiştir. Merdiven boşlukları farklı biçimlerde düzenlenerek cepheye hareketlilik getirilmiştir. Bazı konutların balkonlarında yer alan sık aralıklı veya tek kolonlar taşıyıcılığı simgelerken, cephe kompozisyonunu da güçlendirmiştir. (Şekil 19-21)

Bu dönem yapılarında simetri kullanılmıştır. Özellikle merkezî girişli yapılarda merdiven boşluğunun her iki tarafında simetrik bir kurgu vardır. (Şekil 23) Konutlarda dik açıların yoğun kullanımı, işlevsellik, süslemenin cephe öğesi olarak çok az veya hiç kullanılmadığı (Şekil 22) ancak mekân ve cephe kompozisyonunun oluşturduğu bir anlayış göze çarpmaktadır.

Cephede merdiven boşluklarının hemen algılanması, salonun pencere açıklıklarının geniş biçimde bırakılması gibi özellikler, içerideki işlevleri dışarıya yansıtmaktadır. Ayrıca döşemelerin dışarıya taşırılması, kesme taş ve doğal taşın kullanılması (Şekil 22, 24), kolonların dışarıdan okunabilir şekilde strüktürü belirlemesi de brütalist bir kimlik ifadesidir. (Şekil 25-26)

Cephe tipolojisinin incelenmesi sonucu şu ortak özellikler saptanmıştır:

  • Renk olarak sarı, gri, pembe, kırmızı, kahverengi, krem ve açık renkler kullanılması,
  • İri formların küçük kütlelerle hafifletilmesi,
  • Plandaki taşıyıcıların cephede düşey etkili bantlar şeklinde yer alması,
  • Merdiven boşluklarının cephede farklı şekillerde tasarlanması,
  • Cephe boyunca uzanan dar balkonlar,
  • Plan tipine göre beşik ya da kırma çatı,
  • Betonarme saçak ve çatıda kiremit örtü,
  • Cephelerde düşey ve yatay etki veren söveler,
  • Evlerin dıştan merdivenlerle desteklenmesi,
  • Merdivenin sokakla ev arasında bağlantı sağlaması,
  • Cam yüzeylerin yoğun kullanımı,
  • Yapılarda simetri,
  • Merdiven boşluklarında düşey betonarme elemanlar veya metal malzeme kullanımı,
  • Brütalist ve rasyonalist bir anlayışa sahip olmaları,
  • Cephesel ritm, birlik ve modül anlayışı,
  • Giriş kapılarında betonarme markiz,
  • Balkonlarda beton, metal ya da işlenmiş demirden parapet,
  • Özellikle balkonlarda farklı biçimlerde betonarme dikmeler,
  • Cepheden mekânların okunabilirliği, algılama kolaylığı,
  • Dengeli kütle hareketleri.

Cephe tipolojisinde, konutların biçimlenmesini etkileyen üç tarz tespit edilmiştir. (Şekil 27)

Yapım Teknolojisi Tipolojisi

Konutlarda yığma yapım tekniği kullanılmıştır. 1950’li yıllarda yapılan konutlarda dış duvarların kalınlığı 0.50 metre, iç duvarların kalınlığı ise 0.35 metredir. (Şekil 28) 1960’lı yıllarda ise betonarmenin kullanımı ile duvar kalınlıkları değişmiştir. (Şekil 29) Subasmanlarda doğal taş ve kesme taş, cephelerde mozaik kaplama ve serpme sıva kullanılmıştır.

Yapım teknolojilerinin incelenmesi sonucu şu ortak özellikler saptanmıştır:

  • Yığma taşıyıcı sistem kullanımı,
  • Erken tarihlerde duvar kalınlığı fazla iken geç tarihlerde duvar kalınlığının incelmesi,
  • Yığmadan betonarmeye geçiş yapılması,
  • Balkonlarda betonarme kolonların destekleyici olarak kullanımı,
  • Subasmanlarda doğal ve kesme taş kullanımı,
  • Camın yoğun kullanımı,
  • Cephede mozaik kaplama tekniğinin kullanımı.

SONUÇ

Isparta’nın kent kimliğinde, mahalle, sokak oluşumu ve komşuluk ilişkilerinin gelişiminde önemli olan ve modernizm etkisiyle tasarlanan bu dönem konutları, bugün de özgünlüklerini korumaktadırlar. Bu dönem konutlarının plan, cephe ve yapım teknolojisi açısından değerlendirmeleri, dönemin mekân biçimlenmesini göstermektedir. Bulundukları mahalle ve sokaklara anlam kazandıran bu modern dönem konutları, kent kimliğinde önemli mimari kimlik değerleridirler.

Ancak bu dönem sivil mimarlık eserlerinin her gün bir tanesi için apartmana dönüşmek üzere yıkım kararı alınmaktadır. Bu uygulama nedeniyle, küçük ölçekte parsel, orta ölçekte mahalle ve büyük ölçekte kent dokusunda kentsel ve mimari kimlikte ciddi hasarlar oluşmaktadır. Kent merkezinde dönemin konutlarından oluşan mahalle dokularının tahrip edilmemesi ve yerine bu dokuya yabancı çok katlı ve farklı mimari anlayışta apartmanların gelmemesi için 1950-1970 dönemine ait modern mimari mirasın korunması, tescillenmesi gerekmektedir.

 

NOTLAR

* Araştırma, SDÜ Bilimsel Araştırma Projesi Fonu tarafından desteklenmiştir. Yazarlar desteği için SDÜ’ye teşekkürlerini sunarlar.

1. Lynch, 1960.

2. Tosun, 1999.

3. Beyhan, 2004.

4. Erten, 1995.

5. Kültür Envanteri, 1998.

6. www.isparta.gov.tr (Nisan 2007)

7. Beyhan, Ş.G. ve H. Öçal, 2008.

KAYNAKLAR

1998, Kültür Envanteri, Isparta Valiliği İl Kültür Müdürlüğü, Isparta.

Balamir, A. 2003, “Mimarlık ve Kimlik Terimleri-I, Türkiye’de Modern Yapı Kültürünün Bir Profili”, Mimarlık, sayı:313, ss.24-29.

Beyhan, Ş.G. 2004, Kültürel Süreklilik ve Çağdaş Gereksinmeler Bağlamında Sürdürülebilir Turizm ve Kimlik Kavramsal Modeli: Pamukkale Örneği, İTÜ FBE, Mimarlık ABD Bina Bilgisi Programı, yayımlanmamış doktora tezi, İstanbul.

Beyhan, Ş. G. ve H. Öçal, 2008, “Isparta Kent Kimliğinde Modernizmin Yansımaları ve Modernizm Etkisindeki Konut Mimarisi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Yönetim Birimi Araştırma Projesi (SDÜBAP), Proje No: 1491-YL-07, Isparta.

Erten, M. 1995, Kent Kimliği: İznik ve Mudurnu Yerleşmeleri Örneği, İTÜ FBE, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul.

Isparta Belediyesi internet sitesi, http://isparta-bld.gov.tr (4 Nisan 2007)

Isparta Valiliği internet sitesi, www.isparta.gov.tr (24 Nisan 2007)

Isparta Valiliği, 2001, Isparta İl Yıllığı, 1880-1980, İl Özel İdare Müdürlüğü Yayınları, sayı:1, Isparta.

Lynch, K. 1960, The Image of the City, MIT Press, Cambridge, Massachusetts.

Tosun, Ş.G. 1999, Turizm Yapılarında (Özelde Tatil Köylerinde) Kimlik Sorunu, İTÜ FBE, Mimarlık ABD Bina Bilgisi Programı, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul.

 

RESİMLER

* Çalışmadaki konutlara ait plan, kesit, görünüş çizimleri ve şematik anlatımlar Huriye Öçal tarafından çizilmiştir (2007, 2008).

* Konut fotoğrafları Huriye Öçal (2007) ve Ş. Gülin Beyhan (2010) arşivindendir.

* Konutların yer aldığı haritalar Ş. Gülin Beyhan ve Huriye Öçal, (2009) tarafından düzenlenmiştir.

Bu icerik 6729 defa görüntülenmiştir.