343
EYLÜL-EKİM 2008
 
MİMARLIK’tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

DOSYA: UIA 2008 TORİNO: Mimarlığı Aktarmanın Yolları Üretilebildi mi?

KONGRE OTURUMLARINDAN

  • Küreselleşme
    Gaetan Siew
    UIA Eski Başkanı

    İngilizceden çeviren: Aydan Erim

MİMARLIK MÜZESİNE DOĞRU
İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY
TÜRKÇE ÖZET
YAYINLAR



KÜNYE
KONGRE OTURUMLARINDAN

Pratikte ve Eğitimde Herkes için Mimarlık Özel Oturumu ve Evrensel ve Kapsamlı Tasarım: Herkes için Mimarlığa Doğru

Deniz İncedayı

UIA çalışma programları arasında yoğun katılımla yürütülen bir diğeri ise "Herkes için Mimarlık" (Architecture for All) programı. Kongrede çalışma programı kapsamında son dönemde gerçekleştirilen çalışmaları iletmek, bilgi ve deneyimleri paylaşmak amacıyla 30 Haziran 2008'de özel bir oturum düzenlenmişti. Toplantıda ilk önce UIA'nın V. bölgesinden Arjantinli Luis Grossman deneyimlerini aktardı. Ardından II. bölgenin AfA (Architecture for All) başkanlığını yürüten Krzysztof Chwalibog, bu konuda öncü ülkelerden örnekler sundu. Kopenhag metrosundaki düzenlemeler, batı ve kuzey Avrupa ülkelerindeki gelişmeleri özetleyerek Atina Akropolü örneğini tanıttı. Başarılı örneklerin eğitim sistemlerinde de ulaşılabilirlik düşüncesine entegre bir yaklaşımla ele alınması gereğini savunan mimar, Avrupa ülkelerinden diğer başarılı örnekler olarak Louvre Müzesi (Paris), Bilim Müzesi (Paris-La Vilette), Kraliyet Kütüphanesi (Kopenhag), Dior Binası (Tokyo), TGV İstasyonu, AREP, (Avignon) uygulamalarını sundu.

 

Diğer bir başarılı örneği tanıtan Eduardo Elkouss, Senda Viva Park iç ve dış mekân bütünlüğüne dikkatleri çekerek, ulaşılabilirlik açısından mimaride bu kriterin önemini yineledi. II. bölge çalışmalarına Yunanistan'dan katılım sağlayan Sotiris Papadopoulos ise, evrensel kriterleri karşılayan örnekler olarak kendi ülkesinden Atina metrosu ve Akropol örneklerini getirdi. Atina'da tarihî kentte yapılan rehabilitasyon çalışmalarında da ulaşılabilirliğin temel bir kriter olarak alındığını belirten Papadopoulos, ancak bu süreçte kentlilerin katılımının ve bilinç kazanmalarının da önemini vurguladı. Diğer bir konuşmacı, Aldo Bottoli, konuya mekânsal algı, tasarım kalitesi, renk kullanımı, estetik, ışık ve aydınlatma açılarından yaklaşarak müşterinin de bu süreçte eğitimli ve bilinçli olmasının önemine değindi.

 

Toplantının devamı niteliğinde düşünülmüş olan "ulaşılabilirlik" kavramının çok yönlü tartışıldığı ve mimarlık eğitimi ve pratiğinde yerinin araştırıldığı bir diğer tartışma ortamı 2 Temmuz 2008 tarihinde "Evrensel ve Kapsamlı Tasarım: Herkes için Mimarlığa Doğru" başlığıyla düzenlenmişti. Tematik bir sunuşu da içeren bu oturum, bir yuvarlak masa toplantısı şeklinde hazırlanmıştı. Toplantıda öncelikle çalışma grubunun kısa tarihçesi gündeme getirildi. Başlangıçta "özürlüler" için planlanan çalışma grubunun giderek "Herkes için Mimarlık " başlığıyla daha düşünsel ve kapsayıcı bir mimari tasarım anlayışı üzerinde yoğunlaştığı belirtildi. Kavramın, mimari tasarım alanı için geliştirilerek, meslek pratiği ve eğitimi alanlarında tartışılarak yaygınlaştırılması üzerinde odaklanılıyor.

 

UIA içinde belirlenmiş bölgelerin tümü bu alanda çalışmalar sürdürmekteler. Toplantıda da her bölge temsilcisi örneklerle kendi deneyimlerine ait bilgileri ve temel yaklaşımlarını sundu ve tartışmaya açtı. Yuvarlak masanın amacı, mimarlıkta "bir düşüncenin yeniden doğuşu" olarak tanımlandı. Sözkonusu düşünce, modern mimarlıkta Vitrivius, Palladio, Wagner ve Aalto tarafından mimarlık gündemine taşınmıştı. Günümüzde de geçerliliğini koruyan bu düşünce, sosyal sürdürülebilirlik araştırmalarının temelini oluşturuyor. Mimarlığın görkemli, ulaşılamaz, özelleştirilmiş uygulamalarından çok bugün gereksinim duyduğu, herkesin ulaşabildiği, tüm insanlık durumlarını karşılayan ve sosyal ayrımcılığa karşı çıkan bir yaklaşım olmaktadır. Bu düşünceyi teşvik etmek hatta ödüllendirmek amacıyla UIA II. bölge çalışma grubu "en dost ve ulaşılabilir kamu projesi" araştırmasını bir ödül programıyla destekledi ve oturumun sonunda Herkes için Mimarlık Grubu II. bölgenin başarılı projeleri ve uygulamalarını ödüllendirdi.

 

Oturumun tematik konuşmasını "Bir Düşüncenin Yeniden Doğuşu" başlığıyla Fransa'dan Louis-Pierre Grosbois yaptı. Prof. Grosbois konuşmasında modern mimarlık tarihinde, sadece özürlülük değil, insanların farklı fiziksel ve mental durumları karşısında çözüm önermiş mimarlara değindi ve bugün bu konuyu güncelleştirmeyi mimarlığın bir sorumluluğu olarak gördüğünü vurguladı. Süreçte iyi bir tasarımın kimin için olduğu sorusunun önemini belirten mimar, sürdürülebilir gelişme stratejileri açısından mesleğin sosyal rolünün ilk sırada yer aldığına ve mimarlık dilinin bu yöndeki katkıları beklediğine değindi.

 

Diğer konuşmacılar da sırayla kendi bölgelerinden gelişmeleri ve vurgulanmasını istedikleri yaklaşımlarını aktardılar. Söylemlerde, tasarım kalitesinin sadece "ulaşılabilir" olmakta değil, aynı zamanda "mutlu eden" nitelikte olması gereği ön plana çıkıyordu. UIA yöneticileri böylesine önemli bir konunun belgelerde de yer almasını ve bunun politik bir kararlılıkla sürdürülmesinin önemine değindiler. Oturuma katılan İtalyan konuşmacı Tiziana Nasi, Torino 2006 Özürlüler Olimpiyatları'nı belgeleyen bir film sundu. II. bölge temsilcisi Vassilis Sgoutas ise konuyla ilgili olarak sadece teknik servis sağlamanın yeterli olmayacağına, kaliteyi geliştirici servislerin önem kazandığına dikkat çekti. III. bölge temsilcisi olarak sözalan Luis Enrique L. Cardiel ise, konuyu insan hakları çerçevesinde ele aldı ve tasarımın dışlanmaları ve sosyal ayrımcılığı engelleyici sosyal rolüne vurgu yaptı.

 

Oturum katılımcılarının sözlerini tamamlamalarının ardından salondan konuyla ilgilenen katılımcılar da düşüncelerini paylaşma ve katkılarını aktarma fırsatını buldular.
 
"Herkes için Mimarlık" başlığı, bu platformlarda da açıkça vurgulandığı gibi, bugün mimari ve kentsel alanda bir tasarım felsefesi olarak görülmektedir. Mimarlığın bu bağlamda geliştireceği çözüm önerileri ve tasarım kriterleri özellikle bir sorun çözmek üzere üretilmiş çözümler olarak değerlendirilmemeli, mekânda tasarımın bir kararlılığı, doğal varlığı olarak yer almalıdır. Bu amaca yönelik olarak UIA, çalışma grubunun farklı kavramsal açılımlarla geliştirilmesini, konunun tasarım sürecinde sosyal bir sorun olarak tanımlanmasını öneriyor.
 

Bu icerik 764 defa görüntülenmiştir.