335
MAYIS-HAZİRAN 2007
 

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

MİMARLIK DÜNYASINDAN

FORUM

YAYINLAR

  • Delik Binalar
    Gürhan Tümer Prof. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü

Mimarlık’tan 335



KÜNYE
CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

Bir Mimarlar Odası Projesi: CUMHURİYETİN MİMARİ MİRASININ BELGELENMESİ, KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Kültür mirasımızın çeşitli nedenlerle tahrip ve yokolma süreci, başta yasal düzenlemeler olmak üzere alınan tüm önlemlere karşın devam etmektedir. Bu tahrip ve yokolma süreçlerinin nedenleri ve alınması gereken önlemler uzun yıllardır değişik platformlarda tartışılmış, ancak doyurucu ve etkin sonuçlar alınamamıştır.

Kültür mirasımızın en kolay ve kaygısızca tahrip ve hatta yok edilen bölümünün Cumhuriyet Mimari Mirası olduğu rahatça söylenebilir. Bu “yok olma”nın nedenleri arasında, bu dönem yapılarının “eski” (?) olmaması ya da yakın bir geçmişte yapılmış olmaları, herhangi bir üst düzey mimari, artistik ve estetik değer içermemeleri, çok sayıda bulunmaları vb. sayılmaktadır. Cumhuriyet’in mimari mirasına karşı takınılan olumsuz tavırların bir bölümü ne yazık ki, merkezî ve yerel yönetimler eliyle gerçekleştirilmektedir. Bir diğer deyişle Cumhuriyet, Cumhuriyeti yok etmektedir.

Bu sav Cumhuriyet’in başkenti Ankara ile örneklenebilir. Ankara çok yenilenen ve halen bu süreci yaşayan bir kenttir. Bu süreçte en hızlı yok olan ya da biçim değiştiren yapı stokunu Cumhuriyetin mimari mirası oluşturmaktadır. Örnek olarak Lozan Palas’ın Akbank’a; Belvü Palas’ın Merkez Bankası’na; Körfez Lokantası’nın yeni bir işhanına dönüşmeleri için yıkılarak yok edilmeleri verilebilir. Anafartalar Caddesi’nde 40’dan fazla 1950 öncesi konut/ticarethane yapısı yıkılarak yerlerine eskilerden çok daha fazla getirisi olmayan yeni bloklar yapılmıştır. Türkiye’nin ilk toplu konut uygulaması olan Bahçelievler’de dönem yapıları parmakla sayılacak kadar azalmıştır. Oysa bu uygulamanın bir belge ve kent kimliğinin bir parçası olarak kentteki yaşamının sürdürmesi gerekirdi.

Bu olumsuzluklar sadece Ankara’da değil, ülkemizin birçok kent ve kasabasında gözlenmekte ve izlenmektedir. Ülke halkı bir süre sonra mimari ve mekânsal belleğini yitirecektir. Yitirilecek olan bu bellek, aynı zamanda halen içinde yaşadığımız, bir parçası olmakla övündüğümüz Cumhuriyet’in belleğidir.

CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIK YAPITLARININ KORUNMASININ YASAL DAYANAKLARI

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’nın 3. maddesinde kültür varlıkları; “Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımın iki ana boyutu bulunmaktadır.

Bunlardan ilki ZAMAN boyutudur. Yasada “tarih öncesi ve tarihi devirler” olarak belirlenen ve zamana gönderme yapan tanımlama, herhangi bir zamansal kısıtlama getirmemekte genel olarak tüm devirleri kapsamaktadır. Bu durumda Cumhuriyet’in mimari mirasının günümüze çok yakın süreçlerde tasarlanmaları ve inşa edilmelerinin koruma statüsü kazanmalarında bir engel olmadığı açıkça görülmektedir. İkinci boyut NİTELİK boyutudur. Bu konuda yasa tarafından getirilen ölçütler “…bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunmak…”, “…tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmak…” ve “…bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşımak…” sözcükleriyle tanımlanmıştır. Koruma mevzuatında yer alan ve bir mimarlık ürününün korunacak yapı statüsü kazanması için öngörülen bu değer ve ölçütler, Cumhuriyet’in mimari mirasını da kapsamaktadır. “Bilim, kültür ve güzel sanatlarla ilgili olmak”, “sosyal yaşama konu olmak”, “kültürel açıdan özgün değer taşımak”, “sanat ve bölgesel değer taşımak” ve “yapım teknoloji ve malzemesi bakımından özellik taşımak” vb. tüm nitelikler, bu dönem yapılarında izlenen hususlardır.

CUMHURİYETİN MİMARİ MİRASININ TAŞIDIĞI DEĞERLER

Her çağın ürettiği alan ve yapıların bir “ miras ” sayılabilmesi için bazı değerleri taşımaları gerekmektedir. Bu değerlerin bir bölümü aşağıda verilmiştir:

Toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamını mekâna yansıtması nedeniyle taşıdığı BELGE DEĞERİ:

Bu husus, evrensel koruma söyleminde “...bulunduğu çevrenin, sosyal, kültürel, ekonomik yaşamını yansıtan ve böylece daha sonraki nesillere bu konuda doğru ve doğrudan bilgi aktaran değerler bütünü...” olarak tanımlanmaktadır. Yapılar, yaşam biçiminin mekana yansıması olduğu için, dönemlerinin yaşam biçimini yansıtan somut örnekler olarak belge değeri taşırlar. Cumhuriyetin mimari mirası da tasarlandıkları dönemlerin ve onu tasarlayan mimarın içinde yaşadığı toplumun anlayış, gereksinme ve ilişkilerinin somut göstergeleri olarak ait oldukları dönemin “resmini” veren belgelerdir.

Kentsel belleğin bir parçası olarak KİMLİK DEĞERİ:

Yerleşmelerin de içinde yaşayan insanlar gibi bellekleri vardır. Bu bellek, somut fiziki ögelerden (yollar, meydanlar, yapılar, açık alanlar, kentsel mobilyalar vb.), yazılı, çizili, fotografik belgelerden ya da anılardan oluşabilir. Toplum açısından bazı özellikleri nedeniyle önemli olan yapılar kent içinde kimlik kazanmış eserler olarak öne çıkarlar .

Belleğin, belli bir dönemde kesilmeyeceği ve sürekliliği olduğu düşünüldüğünde, bu bellekte yer alan ve hatırlanan bir dönemin temsilcisi yapı ya da kentsel mekanın kimlik değeri taşıdığı açıktır.

Yapıldığı dönemin tasarım ve mimari anlayışını yansıtması açısından MİMARİ DEĞER:

“Klasik Osmanlı”, “Barok” vb. dönemlerin tasarım anlayışlarını yansıtmaları nedeniyle “o” dönem yapıtlarını tanımlamak için kullanılan ve toplumda kabul görmüş tanımlara koşut olarak, Cumhuriyetin mimari mirasının da mimarlık kültürünün değişim ve dönüşümünü tanımlayan bir dönem olarak kabul edilmesi gerekir.

Toplumun gereksinmesinin halen karşılayabilmesi açısından İŞLEVSEL ve EKONOMİK DEĞER:

Yeryüzünde, doğa ve/ya da insan eliyle oluşmuş her ögenin işlevsel ve ekonomik değeri vardır. Ekonomik değer sadece parasal karşılığı olan, ölçülebilir bir değer olarak anlaşılmamalıdır. Yapının, kültür varlığı olmasından ya da koruma eylemine konu olmasından kaynaklanan değer de bu bağlamda düşünülmelidir.

Toplum tarafından bir gereksinmesini karşılamak üzere kullanılıyor olmak, işlevsel değerin temelini oluşturur. Son dönem yapılarında toplum halen aynı gereksinmeleri duyduğu için bu değer kaybolmayan sürdürülebilir değerlerden bir tanesidir. Cumhuriyetin mimari mirasının diğer dönemlerden daha çok işlevsel ve ekonomik değere sahiptir.

Kendisine çağdaş toplumda bir yer bulabilmesinden kaynaklanan SÜREKLİLİK DEĞERİ:

Bu değer o kültür varlığının kullanımının sürmesi ve kendisine çağdaş toplumda bir yer bulmasıyla ilgilidir. Böylece yapının kullanılarak korunması temel ilkesinin gereği yerine gelecek, yapı günümüzün bir etkinliğine hizmet verecek, böylece “geçmişimiz için bir gelecek” olarak tanımlanan önemli bir koruma söyleminin gereği yerine gelmiş olacaktır. Özellikle özgün işlevini günümüzde de sürdürebilen yapılar “süreklilik” değerinin önemli temsilcileri olmaktadır. Cumhuriyetin mimari mirasının bu bağlamda üst düzeyde süreklilik değeri taşıdığı tartışmasızdır.

Belleğimizdeki bir olayla ilişkisi bakımından ANI DEĞERİ:

Her toplumun geçmişteki olaylarla ilgili anıları vardır. Bu anılar kimi hallerde bir yapıyla özdeşleşir. Bu anı uzun bir tarihsel derinliğin ürünü de olmayabilir. Örneğin, bir kişinin doğup büyüdüğü yapı o kişi için önemli bir değer taşıyabilir. Bazı yapı ya da yapı grupları da tarihteki bir olayın canlı tanıkları olduğu için o yöre ya da tüm ülke halkı tarafından o olaylarla birlikte anılırlar.

Cumhuriyetin mimari mirası üretildikleri dönemin somut yansımalarıdır. Hepimizin bu dönem mimarisi ile anısal bağlantıları vardır ve bu husus bu dönem yapıtlarına eğilmek için ayrı bir önem taşımaktadır. Geleceğin mimarlık kültürünün belgeleri olan bu yapıtların gelecek nesiller aktarılması mimarlık kültürünün sürekliliği açısından da çok önemlidir.

DEĞERLENDİRME

Bu tartışma ve değerlendirmeler, modern mimarlık ürünlerinin belgelenmesi, korunması ve değerlendirilmesi süreçlerinde önemli olumsuzluklar olmadığını göstermektedir. Mevcut koruma mevzuatı, örneğin günümüzden 20 yıl önce tasarlanmış ve inşa edilmiş bir yapı ya da yapı grubunun “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak saptanmayacağı ve tescil edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm içermemektedir. Mevzuatın öngördüğü bir kültür varlığının sahip olması gereken değerler incelendiğinde ise, Cumhuriyetin mimari mirasının bu değerlere sahip olduğu görülmektedir.

Ancak, yeni yapıların belgelenmesi ve korunması bağlamında bir ilginin henüz yeterince oluşmaması, bu konuda toplumun ilgili kesimleri arasında anlayış farkları bulunması Cumhuriyetin mimari mirasının yeterince korunmadığını göstermektedir. Çünkü:

a) Eskilik”, “teklik”, “enderlik” gibi değerler, koruma platformunda kültür varlığı olma ölçütleri arasında hala ön sıradadır.

b) Tasarımcısı halen yaşayan, yapım süreci “sanki dün gibi” toplumun büyük bir kesimi tarafından hatırlanan, yapım teknik ve malzemeleri “ gelenekselleşmemiş ” (geleneksel sözcüğü bu noktada giderek azalan anlamında kullanılmıştır) yapıların koruma altına alınması, “ miras olması ” henüz yeterince benimsenmemiştir.

Mimarlar Odası, Cumhuriyetin mimari mirasının korunması, değerlendirilmesi ve yaşatılması için bir dizi etkinliği başlatmıştır. Bu etkinlikler, Türkiye’de 1920’lerden bu yana üretilen mimarlık yapıtları ve çevrelerine koruma ve değerlendirme bağlamında tekrar bakmayı, geleceğin mimarlık mirasının öğeleri ve mimarlık kültürünün bir dönemi olan bu olguya ilişkin yasal, yönetsel ve parasal süreçleri yeniden tanımlamayı sağlayacaktır.

Mimarlar Odası bu temel yaklaşımını “CUMHURİYETİN MİMARİ MİRASININ BELGELENMESİ, KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ” ana başlığı altında önemli bir proje olarak ele almayı planlamıştır. Projenin amacı, mevcut envanterleri kullanarak, tehdit altında bulunan ve giderek yok olan Cumhuriyet Dönemi mimarlık yapıtlarının halen içinde bulunduğu durumu tespit etmek ve mevcut envanterlerde bulunmayan yapıları belirleyerek onların tescil edilmesini sağlamak şeklinde belirlenmiştir.

Proje iki aşamalıdır ve zaman dilimi olarak 1920-1970 yılları arasında inşa edilen yapılar seçilmiştir. İlk aşamada taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş yapıların bugün içinde bulunduğu durum saptanacaktır. Bu saptama için oluşturulan “KORUMA BİLGİ FÖYÜ”nde, yapının adı, yapım tarihi, mimarı, yapının sahibi, bakımından sorumlu kuruluş, yapının özgün işlevi, yapının bugünkü kullanımı, yapının bugünkü kullanımının özgün bünyeyle uyumu, onarım gerekliliği ve yapıyı tehdit eden tehlikelere ilişkin bilgiler yer alacaktır.

İkinci aşamayı, halen taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmemiş, ancak taşıdıkları değerler nedeniyle tescil edilmesi öngörülen yapıların saptanması oluşturacaktır.

Mimarlar Odası, bu önemli görevini tüm örgütüyle birlikte ele almıştır. Bugüne değin birçok Mimarlar Odası Şube ve Temsilciliği Cumhuriyetin mimari mirasına ilişkin envanter çalışmalarını başlatmış ve belli düzeye getirmiş bulunmaktadır. Bazı Şubelerimiz bu çalışmaları sonucunda kent kültür haritaları ve kitapları da yayımlamıştır. Amacımız bu çalışmaları kapsamını genişleterek sürdürmek, bütünleştirmek ve ortak bir dile kavuşturarak kamunun hizmetine sunmaktır.

Projenin son aşaması, her iki aşamada elde edilen bilgi ve belgelerin derlenmesi, değerlendirilmesidir. Bu aşamanın ürünü, Cumhuriyetin mimari mirasının korunması, yaşatılması ve değerlendirilmesine ilişkin saptama ve önerilerin yer aldığı bir sonuç belgesi olacaktır. Mimarlar Odası bu sonuç belgesini tüm ilgililerle paylaşmayı ve bu belgede yer alacak önlemlerin gerçekleştirilmesinde yer almayı önemsemektedir.

Mimarlar Odası, Cumhuriyetin bir kurumu olarak Cumhuriyetin mimari mirasına sahip çıkmayı temel bir görev olarak görmektedir. Odamız her dönemde kültürel ve doğal mirasın korunması ve kamu yararına değerlendirilmesine yönelik olarak bir meslek odasından beklenen her türlü çabayı göstermiştir ve göstermeye devam edecektir. Cumhuriyetin mimari mirasının belgelenmesi, korunması ve değerlendirilmesi de, bu çabalar içinde yerini alacaktır.

Bu icerik 3899 defa görüntülenmiştir.