416
KASIM-ARALIK 2020
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

DOSYA: 2020 ULUSAL MİMARLIK ÖDÜLLERİ

YAYINLAR



KÜNYE
DOSYA: 2020 ULUSAL MİMARLIK ÖDÜLLERİ

“Yeni Normal” Koşullar Altında 2020 Ulusal Mimarlık Ödülleri

M. Zafer Akdemir, Seçici Kurul Üyesi

Bu yıl 17.si düzenlenen Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Seçici Kurul değerlendirmesi, geçmiş dönemlerden farklı olarak küresel ölçekteki salgının ülke gündeminde geniş yer kapladığı ilk günlere rasgeldi. Seçici Kurul’un Ankara’da Mimarlar Odası Genel Merkezi’nde 12-13 Mart tarihlerinde gerçekleşen Seçici Kurul toplantısının birinci günü, salgına dönük ülke çapında kurumsal kararların (üniversitelerin eğitim-öğretime ara vermesi vb.) alınmaya başlandığı, gündelik yaşantıda ise insanların paniği ve belirsizliği doruklarda yaşadığı ilk günlerle çakıştı. Ödül ve sergi takviminin Mimarlar Odası Genel Kurulu ile bağlantılı olması ve genel kurul takviminin belirsizliğe bürünmesi, Seçici Kurul’un karar süreçlerini etkiledi. İlk toplantıda kurul zamanı daha rasyonel kullanmak için değerlendirmelerin ortak görüş olarak iki ayrı gündemle gerçekleşmesine karar verdi ve bu bağlamda 12-13 Mart tarihlerini öncelikle sergiye yollanan farklı kategorilerdeki çalışmaların değerlendirilmesine ayırdı. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Düzenleme Komitesi’nin titiz çalışmaları ile oluşturulan sergi düzeni, Seçici Kurul’un değerlendirme yöntemi ve zaman yönetimi içinde değerlendirmelere başlandı. İkinci gündemin konusunu oluşturan Anma Programı, Mimarlığa Katkı Dalı ve Mimar Sinan Büyük Ödülü’nün belirlenmesine yönelik Seçici Kurul’a önerilen ve Seçici Kurul üyelerinin de önerileriyle zenginleşen aday listesi içeriğine dönük değerlendirme sürecinin çevrimiçi toplantılarla devam etmesine karar verildi.

Mimarlık üretim ortamının ürünlerini ve ülke mimarlığının fotoğrafının bir anlamda görünür kılmaya dönük bu kurumsal organizasyon, güvenirlilik ve saygınlık açısından ödün vermeden bugüne taşınmıştır. Mimarlık ortamının büyük ölçüde hemfikir olduğu saygınlık düzeyinin bilinci içinde farklı kategorilerdeki üretimleri ödül adayı olarak seçmek ve ödüllerin tanımlanması yoğun bir değerlendirme, tartışma ortamını zorunlu kılıyordu. Sergiye yollanan çalışmaların sayıca azlığına rağmen, nicelikten ziyade niteliğin öne çıktığı çalışmaların seçimi kuşkusuz kendi içinde zorlukları da barındırıyordu. Seçici Kurul, birinci gündem maddesini oluşturan bu aşamayı üstlendiği sorumluluğun bilinci içinde tamamladı. Ödül adaylarına ve ödül kazananlara yönelik gerekçeli kararları içeren Seçici Kurul raporları belirtilen takvim içinde tamamlandı. Farklı kategorilerdeki çalışmaların değerlendirme raporları, katılımcılar ve mimarlık ortamı ile paylaşıldığı için kişisel raporumda sürecin bizatihi kendisini aktarmayı tercih ettiğimi belirtmek istiyorum.

İkinci gündemi oluşturan Anma Programı, Mimarlığa Katkı Dalı ve Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne yönelik değerlendirmeler, küresel ölçekteki salgının yaratmaya başladığı “yeni normal” koşullar içinde, çevrimiçi ortamda, Seçici Kurul toplantılarıyla başlatıldı. Kurula sunulan öneri adayların yanı sıra kurul üyelerinin önerdiği adaylar, farklı alanlardaki üretimleriyle değerlendirilmeye başlandı. İki yılda bir düzenlenen ve bu yıl 17.si gerçekleşen Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nin önceki dönem seçkilerinin farkındalığı içinde, üstlenilen sorumluluğun ağırlığı baskı unsuru olarak hissettiğim bir duygulanımdı. Kurul üyelerinin de hemfikir olduğuna inandığım bu duygu hali ile çevrimiçi toplantılar dizisi devam ediyordu. Öneri adaylar üzerine yapılan titiz çalışmalar, sağlıklı tartışma-değerlendirme süreçleri ve en önemlisi tüm Seçici Kurul üyelerinin oy birliği ile karar alınmasına yönelik ilkesel yaklaşım üzerinden süreç devam etti.

Mimarlık üretim ortamını ve farklı disiplin alanlarından mimarlığa katkı sunan adayların çalışmalarını tüm boyutlarıyla izleyebilmenin belli zorlukları barındırdığı aşikardı. Belli bir yaş grubuna kadar olan adayların, özellikle de genç jenerasyonun, üretimlerinin izlenebilmesi ve ulaşılabilir olması, sosyal medya platformları aracılığı ile günümüz açısından daha mümkünken, geriye kalan adayların üretimlerine erişebilmenin zorlukları da karşımıza çıkıyordu. Çoğunlukla sağlıklı bir arşiv düzenine sahip olmayan öneri adaylarının geçmiş çalışmalarına dönük, ciddi sondaj çalışmaları ile mimarlık ortamının yeterince tanıyamadığı, yeterince görünür olmayan ve fakat mimarlığı bir an olsun gündemlerinden düşürmemiş adayların süreci zenginleştirmeleri sağlandı. “Yeni normal” koşulların kurula kazandırdığı ek zaman diliminde, uzun erimli toplantıların ardından, kurul üyelerinin oy birliği içinde ödüller gerekçeleriyle tanımlandı.

Sonuçların mimarlık ortamında paylaşılmasından sonra, sağlıklı bir değerlendirme sürecinin başlayacağına inancıyla, başka mimarlıkların da mümkün olabildiği, yeni normal koşulları da göz ardı etmeyen üretimlerin tartışıldığı ve en önemlisi ülkemize ait sağlıklı bir mimarlık politikası ekseninde gelişmelerin yaşandığı Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nde buluşmayı diliyorum.

Bu bağlamda mimarlık ortamı içinde saygınlığı tartışmasız olan Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Seçici Kurul üyeliği için görevlendirilmemi sağlayan, süreci tüm yönleri ile kolaylaştıran Düzenleme Komitesi üyelerine ve içinde yer almaktan onur duyduğum Seçici Kurul üyelerine saygı ve şükranlarımı sunarım.

Bu icerik 138 defa görüntülenmiştir.