356
KASIM-ARALIK 2010
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • İstanbul
    Murat Belge, Prof. Dr., Bilgi Üniversitesi

  • İstanbul Dekorlaşıyor
    Çiğdem Şahin, Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahiplerinin ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği (FEBAYDER) Genel Sekreteri, İstanbul S.O.S Oluşumu Kurucu Üyesi

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARİ PROJE YARIŞMASI

YARIŞMA DEĞERLENDİRME: Bir Nefes Opera

Şebnem Yücel Young, Yrd. Doç. Dr., IYTE Mimarlık Bolumu

Opera binalarının, içinde yeraldıkları kent özelinde ve ülke genelinde pek çok sembolik anlamları olabilir. Bu kentin kültürlü, kozmopolit ve büyük olduğunu göstermelerinden bahsetmiyorum bile. Mesela ben İzmir’in opera binasına Karşıyaka’da kavuşuyor olmasını çok anlamlı ve yerinde buluyorum. Bu haber Karşıyakalıların kendilerine yakıştırdığı 35,5 plaka numarasını hakli çıkartacak kadar büyük. Aynı zamanda da isminde saklı ötekilikten İzmir’in dışında sayıldığı aşikâr karşı-yaka’yı esas-yakayla, İzmir’le, sembolik olarak birleştirecek kadar da kudretli. Bu durum, hem çeşitli aktiviteler için “İzmir’e” gitmeye alışkın Karşıyakalılara evsahipliği yapma şansını vermesinden, hem de opera arazisinin körfez girişinde önemli bir görselliğe sahip olmasından ötürü deniz yoluyla körfeze gireceklere İzmir adına merhaba diyecek potansiyelinden kaynaklanıyor.

İzmir’e bir opera sahnesi kazandırılması çabası aslında yeni değil. Fakat 1950’lerde Harbi Hotan’ın tasarladığı, içinde operanın da yer alacağı bir sanat merkezinden, 1970’lerde açılan opera konulu sınırlı mimari proje yarışmasına kadar pek çok çaba sonuçsuz kalır. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi Opera Binası Mimari Proje Yarışması’nın yapıldığı alan da daha önce benzer bir amaç için düşünülür. 1994 yılında sonuçlanan mimari proje yarışması ile Karşıyaka Belediyesi Zübeyda Hanım Kültür ve Sanat Merkezi’nin yeri olarak kararlaştırılan bu alanda 600 kişilik tiyatro salonu, 800 kişilik kongre ve konferans salonu, kitaplık, sergi salonu, sanat işlikleri, alışveriş birimleri, kafeterya ve 300 kişilik nikah salonunun yeralması öngörülür. Emine Öğün ve Mehmet Öğün’ün birinciliği aldığı bu yarışmada birinci proje yerine Dilek Topuz Derman, Bünyamin Derman ve Yılmaz Kuyuman’ın ikinciliği alan projesinin uygulama çalışmalarına başlanır. Sonuçta bu proje de gerçekleşmez ve konut alanlarının yanıbaşındaki bu arazi yıllardır başıboş köpeklerin ve zaman zaman da atların kendini gösterdiği toprak bir arazi olarak kalır. Bugün, yarışma sonucu seçilen Teğet Mimarlık’a ait projenin uygulanacağını ümit ediyor, bu çabanın da sonuçsuz kalma ihtimalini aklımıza dahi getirmek istemiyoruz. Bu varsayımdan hareketle ve 6 senelik de olsa bir Karşıyakalı olarak opera binasının yerinden bahsetmek istiyorum. Burada amacım opera binasından ziyade opera alanın kent için önemine işaret etmek ve üzerinde düşünülmesi gerektiğine inandığım bir takım soruları sunmak.

İzmir Operası’nın arazisi, Karşıyaka-Bostanlı hattının denize bakan Yalı Caddesi’nin Mavişehir’e döndüğü yerde, tipik İzmir apartman ölçeğinden Mavişehir’in çok katlı Amerikan sosyal konutlarını hatırlatan büyük ölçeğine geçildiği bölgede yer alır. Bu bölge, aynı zamanda doğudan batıya (Karşıyaka-Mavişehir) ve kuzeyden güneye (Semikler-Mavişehir/Atakent) arsa ve bina fiyatlarının arttığı bir kesişim noktasıdır. Yüksek blokların arasına sıkışmış gözüken müstakil evler olsa da, karakterini 18–20 katlı bloklardan ve onların içine yerleştiği yeşil alanlardan alan Mavişehir’in İzmir’in en pahalı semtlerinden (üçüncü sırada) olması ilk bakışta insanı hayrete düşürür. Ama İzmir’in pek çok semtinin 1970’ler sonrası ulaştığı noktaya bakınca, bu durum biraz daha anlaşılır hale gelir. İzmir’de ve özellikle Karşıyaka’da, denize cephesini veren yalı apartman dairelerinin arkasında, yeşile hasret, pekçoğunda bir ya da daha fazla odası apartman boşluğuna bakan, güneş görmeyen dairelerin yer aldığı apartmanlar daracık sokaklara dizilir. Bu sokaklarda araçlar binbir cambazlıkla kimi zaman kaldırımlara, bir kaldırım bile olmayan sokaklarda ise yola bırakılır. Buralarda yaşayan insanlar da sıcak yaz gecelerinde ve tatil günlerinde soluğu sahil boyunca uzanan rekreasyon alanlarında alırlar.

Halkın nefes alması ve bir kıyı şehrinde olduğunu hissetmesi için çok değerli olan bu kıyı boyunca giden rekreasyon alanına dikine saplanan ince uzun opera arazisi, opera binası ve onun getireceği etkinliklere ek olarak, arkada Semikler’e dek uzanan arazisiyle yeşilin, sanatın ve deniz havasının yoğun konut bölgesine girmeye başladığı bir eşik olacaktır. Yarışma, özellikle opera binası genelinde ve fuaye özelinde mimarinin bu durumu nasıl mümkün kılacağına dair pekçok başarılı çözüm üretti. Yarışmaya katılan projelerin genelinde, ekiplerin mimari proje raporları ve jüri raporlarından anlaşıldığı kadarıyla, kıyı-kamusal alan-opera ilişkisi üzerinde oldukça durulmuş. Buna rağmen, belki de ölçek nedeniyle anlaşılamayan bazı noktalar ve onların getirdiği endişeler var:

Pekçok projede olduğu gibi birinci projede de karşımıza çıkan seyir terası (kent terası) ve seyir merdivenleri (kentsel merdivenler) ve geniş platformlar yaz günleri sıcaktan ve güneşten, kış aylarında da rüzgârdan ve yağmurdan insanların uzak durduğu yerler olarak kalır mı? Bu seyirler sadece yaz gecelerinde yapılacaksa bu yerler ona göre mi tasarlanmıştır? Bu açık alan, opera sahnelenmediği günlerde nasıl bir yaşam sunacaktır? Yarışmaya katılan pek çok projede karşımıza çıkan açıkhava tiyatrolarında sanatçıları ve dinleyicileri İzmir’in değişken hava koşullarından koruyacak düzenekler sonradan mı eklenecektir? Eminim bu ve gündelik yaşama dair benzer soruların cevapları birinci seçilen projenin uygulaması esnasında detaylandırılacaktır. Beklentim bu açık alanların halkın nefes alabilmesi için ne derece değerli olduğu ve bu nefesin alınabilmesi için gerekli çözümlerin de mimaride yattığının unutulmaması. Son olarak Ankara Opera binasının bize hatırlattığı gibi, mimari proje yarışmasının sonuçlanması, bir kentin o yapıya kavuşması için yeterli değil. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun “İzmir’e Metro Kadar Opera da Lazım” sloganıyla yola çıktığını ve inşası sözünü verdiğini herkese duyurur, bu projeye en kısa zamanda kavuşmayı dileriz.

Bu icerik 3991 defa görüntülenmiştir.