MİMARLIK
385
EYLÜL-EKİM 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ANMA

Leyla Baydar’a Veda

Esin Boyacıoğlu, Doç. Dr., Gazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Sevgili Leyla Hocamızı yitirdik, onu sonsuzluğa uğurladık, hepimiz çok üzgünüz…

Leyla Baydar, Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nden Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi olarak 1945 yılında mezun oldu. İstanbul’da başladığı mimarlık pratiğini 1960’lı yıllarda Ankara’da sürdürürken, Ankara’nın ilk özel yüksekokulları olan Zafer ve Yükseliş Mimarlık Mühendislik Yüksek Okullarının eğitim kadrosunda yer aldı. Bu okulların devletleştirilmesiyle, Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Yüksek Okulu ve Akademisi’nde, 1980’den itibaren de Gazi Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde Mimari Tasarım, Sanat Tarihi, Mimarlık Tarihi ve Kuramı dersleri verdi ve idari görevlerde bulundu.

Cumhuriyet’in ikinci kuşak kadın mimarlarından biri olan Leyla Baydar için Cumhuriyet’in kazanımları, Aydınlanma Felsefesi ve eleştirel bakış çok önemliydi. Her türlü dogma bilgi onun için tabu idi. Türkiye’de son yıllarda olup bitenler bu anlamda onun için üzüntü kaynağı oldu.

Leyla Baydar, akademik ortamda kişisel kariyerinden çok eğitmenliği ön sırada tutan, sorgulamak, araştırmak ve en önemlisi öğretmek işini adeta tutkuyla ve aşkla yapan bir karaktere sahipti. Etkisi ve ünü çalıştığı kurumların dışına taştı, unutulmayan bir hoca olarak, onun öğrencisi olmuş her mimarın belleğinde yer etti.

Leyla Hoca, öğrencilerin sanat, mimarlık tarihi ve kültürü ile kurdukları klişe ilişkiyi ters yüz etmiş bir eğitmendi. Üniversite öncesi eğitimde öğrencilerin tarih disiplinleri ile kurdukları genelde olumsuz ilişki, Leyla Baydar’ın tarih anlatımlarıyla değişmiştir. Onun sanat ve mimarlık tarihindeki gelişmeleri, toplumsal olgu ve değişimler eşliğinde ve bağlamıyla aktarması birçok öğrencisini derinden etkilemiş, farkındalıklarını artırmış, birçoğunu da bu derslerin bağımlısı yapmıştır.

Mimarlığın, salt biçimlerden oluşan bir kompozisyon olarak değil, karmaşık bileşenleriyle birlikte, arkasındaki kavramsal düşüncesi, içindeki yaşantısıyla tasarlanması ve okunması gerekliliği Leyla Hoca’nın mimarlık söyleminde her zaman öne çıkmıştır.

İdareci kimliği, 1980 öncesinin gerilimli ve güvensiz ortamında, özellikle Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi ve Yüksek Okulu’nda süregiden siyasi gerginliklerde öğrencileri gözeten tavrı, onları korumak için gösterdiği cesur duruşlar da hafızalardan silinmemiştir.

Leyla Baydar, bizim biricik hocamız, hocalığın yanında saygıdeğer dostumuz; bilgeliği ve zarafetiyle bizlere yaşam dersleri vermiş, vazgeçilmeyen değerler katmış, zihinlerimizi kıymetli bilgilerle donatmış, bilginin yanı sıra eleştirel bakışın önemini kavratmış az sayıda öğretim üyesinden biriydi. Gençliğini ve heyecanını hiç yitirmeyen Leyla Hocamızın, iki yıl önce 90 yıllık varoluşunu kutladık, bugün ise onu sonsuzluğa uğurladık. Hepimiz çok hüzünlüyüz.

Leyla Hoca ile hayatımızın kesişmesi, onun öğrencisi, arkadaşı, dostu olma onuruna ulaşmamız bizim için büyük bir şanstı.

Teşekkürler Leyla Hoca, iyi ki doğdunuz, iyi ki hocamız oldunuz.

Bize ışık oldunuz, ışıklar içinde yatın hocam...

Bu icerik 1249 defa görüntülenmiştir.