MİMARLIK
381
OCAK-ŞUBAT 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Ildırı: Yerleşilemeyen Köy
    Ela Çil, Yrd. Doç. Dr., İYTE, Mimarlık Bölümü
    F. Nurşen Kul, Yrd. Doç. Dr., İYTE, Mimari Restorasyon Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARLIK VE ÇOCUK

Türkiye’de Yapılan Çocuk ve Mimarlık Çalışmalarının Literatür Eşliğinde Değerlendirilmesi

Burcu Gülay Taşçı, Dr., DEÜ, Mimarlık Bölümü
Hikmet Gökmen, Doç. Dr., DEÜ, Mimarlık Bölümü

Çocuklarda mimarlığa ve yapılı çevreye ilişkin farkındalık yaratmak için yürütülen çalışmalar, belki de en çok mimarlığı çocukların gözünden okumamızı sağlayarak bizlere yeni bakış açıları kazandırıyor. Ülkemizde ve Mimarlar Odası bünyesinde yürütülen projelere değinen yazarlar, böylelikle toplum-mimarlık diyalogunun yoğunlaştığına dikkat çekiyorlar.

“Mimarlık ve yapılı çevre eğitimi” dünyanın pek çok yerinde özellikle Avrupa ülkelerinde, meslek eğitiminin ötesinde, yaşam kültürü olarak benimsenmektedir. Mimarlık ve yapılı çevre eğitimi hakkında gelişen bu yaklaşımın nedeni, çocukların ve gençlerin yapılı çevrenin gelecekteki niteliği ve sürdürülebilirliği hakkında önemli birer etmen olmaları ile ilişkilidir. UIA Yapılı Çevre Eğitim Ağı (UIA Built Environment Education Network) bu görüşten yola çıkarak, Çocuk ve Mimarlık Çalışma programı çerçevesinde 1999 yılından beri çeşitli çalışmalar yapmaktadır.

Yapılı çevre eğitimi her ülkede farklı yöntem ve içerik üzerinden tanımlansa da ortak amacın, “görmeyi öğretmek, görsel düşünmeyi sağlamak, estetik duygusunu geliştirmek, çevreye karşı duyarlılık oluşturmak, planlama ve tasarım süreçlerine katılımı artırmak” olduğu söylenebilmektedir. Bu amaçlarla Avrupa’da İrlanda, İngiltere, Almanya, Finlandiya gibi ülkelerdeki toplum-mimarlık çalışmalarına bakıldığında, “yapılı çevrenin” eğitim alanında araçsallaştırılarak, milli eğitim sistemi içerisinde yer aldığı görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde mimarlık kültürünün toplumun değişik katmanlarına ulaşması ve yerleşmesi, erken yaşlarda eğitim yolu ile sağlanabilmektedir. Bu alanda yapılan en kapsamlı ve sistemli çalışmalara Finlandiya’da rastlanmaktadır. Bu bağlamda 1993 yılında Finlandiya’da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, “İlköğretim Okulları için Ulusal Mimarlık Eğitimi Müfredatı” hazırlanmıştır. Bu program öncelikle çevre ve sanat eğitimi ile ilişkilendirilmiş, daha sonra diğer birçok alanla da bağlantı kurarak okullarda yerini almıştır. Arkki (School of Architecture for Children and Youth), Lastu (School of Architecture, Environment and Culture), Jyväskylä Çocuk Sanat Okulu bu müfredat programını rehber alan okullardan bazılarıdır. Finlandiya’da tüm çalışmalar Milli Eğitim Bakanlığınca ve Alvar Aalto Müzesi tarafından desteklenmektedir.

İngiltere’de ilk defa “Front Door” projesi ile mimarlar ve sanat öğretmenleri Pimlico Okulu’nda çocuklar için mimarlık ve tasarım konulu bir program geliştirilmiştir.(1) İngiltere’de yapılı çevre bilinci edinilmesine yönelik günümüzde sürdürülen başka çalışmalar da vardır. Bu çalışmaları ACE (Avrupa Mimarlar Konseyi) desteklemektedir. Merkezlerin yaptığı çalışmalara, çoğunlukla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından desteklenen CABE (Commission for Architecture and the Built Environment) çıkardığı yayınlar rehber olmaktadır.(2)

İrlanda’da da 1994 yılında devlet yönetimi, mimarlık alanında gençlerin bilinçlenmesi amacıyla İrlanda Devlet Mimarlık Enstitüsü’ne “shaping space” isimli bir program hazırlatmıştır. İrlanda eğitim sisteminde, “mimarlık ve yapılı çevre” konularına ilişkin çalışmalar, okul öncesi dönemden itibaren yapılmaktadır. Ortaöğretim içerisinde “transition year” (geçiş yılı) adı verilen dönemde, “Shaping Space” (Mekânı Şekillendirme) programı ile “mimarlık” eğitimine yoğun olarak yer verilmektedir.(3)

Diğer birçok Avrupa ülkesi gibi Almanya’da da eğitim sistemi içerisinde çocuk ve mimarlık çalışmalarına yer verildiği görülmektedir. Almanya Mimarlar Odası (The Architects’ Chambers of the German Länder) ve BAK (Federal Chamber of Architects) çocuklara ve gençlere ulaşmanın en ideal yolunun, okul projeleri olduğunu söylemekte, bu nedenle okullarda milli eğitim sistemine entegre edilmek üzere “Architecture Macht Schule” isimli programı önermektedir.(4)

TÜRKİYE’DE ÇOCUK VE MİMARLIK ÇALIŞMALARI

Türkiye’de yapılı çevre eğitimi ve mimarlık ile ilgili atölye çalışmaları ve etkinlikler, UIA ile bağlantılı olarak başta Mimarlar Odası Ankara Şubesi olmak üzere, pek çok ilde Mimarlar Odaları tarafından yürütülmektedir. Ankara Mimarlar Odası, 2002 yılından bu yana, toplum-mimarlık diyalogunu geliştirmek için, pek çok çocuk ve mimarlık çalışmasına destek vermiştir. Odanın çalışmalarının genel amaçları: “Mimarlığın kendi kurgu ve kavramlarını çocuk diline çevirip onlara anlatmak ve anlattıklarını onlardan geri dinlemek, çocuk sadeliği ile gereksiz ayrıntılardan sıyrılıp mesleğe bakışı yenilemek, algıları henüz şartlanmamış çocukların yaratıcılıklarını teşvik etmek, onlara söz ve eylem hakkı verme yoluyla çocuk kültürüne ve mimarlık kültürüne katkıda bulunmak, çocuklarda kentlilik bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak” olarak ifade edilmiştir.(5)

Ankara Şubesi’nin yaptığı çalışmalardan biri 2003 yılında “1000 Mimar 1000 Okulda Projesi” ile Ankara merkez ve sekiz ilçesinde hayata geçmiştir. Proje ile amaçlanan “çocuk kültürü ile mimarlık kültürünü karşılıklı etkileşim içerisine sokarak her iki alanın da gelişmesine olanak sağlayacak verimli bir üretim ve paylaşım ortamını sağlamaktır.”(6) 1000 Mimar 1000 Okulda Projesi ile yapılı çevre eğitimine milli eğitim sistemi içerisinde belirli bir yer açılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla farklı sosyo-ekonomik yapılardaki okullarda çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Proje kapsamında çocuklara, çevre ve duyarlılık, park tasarımları, kent yaşamı ve iletişim, çocuk oyun alanları, mimarlık mesleği, koruma ve mimarlık gibi çeşitli konularda bilgi aktarımları yapılmıştır. (Resim 1) Bu proje dışında Ankara Şubesi’nin ÇEKÜL (Çevre Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) ve İTÜ Mimarlık Fakültesi ile ortaklaşa yaptığı “kültürel miras ve tarihi koruma” konulu çalışmaları da bulunmaktadır. Bu çalışmalarda da, tarihî çevrenin korunması için çocuklara gerekli bilincin verilmesi, bunun yanında daha yaşanılabilir mekânların oluşturulması amaçlanmıştır. Ankara Şubesi’nin yaptığı benzer daha pek çok çalışmadan söz edilebilir. Bu çalışmaların ortak bir amaçla yapıldığı; çocuk ve mimarlık çalışmalarındaki “kent kültürünü kavratarak kentlilik bilincini kazandırma” amaçlarının, sadece çocukları kapsayan bir eğitim sürecini içermediği; çocukla diyalog kurabilmek için toplumun birçok kademesi ile ilişki içerisinde olmak gerekliliği belirtilmektedir.(7)

Çocukları mimarlık kültürü ile tanıştırmak konusunda Ankara Şubesi’ne benzer şekilde, Kayseri Şubesi’nin de girişimleri olmuştur. Bunlardan biri olan “Nerede Yaşıyorsun” temalı çalışmada “mekân, ev, sokak, mahalle ve kent temaları üzerinden, öğren­cilerin yaşadıkları çevrenin farkına varmaları, hayallerindeki çevreyi tasarlamaları” amaçlanmıştır. (Resim 2)

Yapılan çalışmalara son dönemlerde diğer illerdeki Mimarlar Odası şubeleri, resim ve fotoğraf yarışmaları düzenleyerek destek vermeye çalışmaktadır. Konya Şubesi’nin düzenlediği “sokak ve çocuk” temalı yarışma bunlardan biridir. Yarışmanın amacı, “çarpık kentleşme sorununa çocuklarla birlikte çözüm önermek, sokakları çocuk mekânları olarak onların gözünden yeniden değerlendirmek” şeklinde özetlenebilir. (Resim 3) Mimarlar Odası Konya Şubesi, çocukların mimarlık ve yapılı çevre farkındalığını artırmak için ayrıca çeşitli çocuk kitapları da hazırlamaktadır. Çatalhöyük-Leoparın Yurdu ve Hoşgörü Vadisi Sille son dönemde bu amaçla hazırlanan yayınlardır. (Resim 4)

Nazilli Temsilciliği de benzer şekilde fotoğraf ve resim yarışmaları düzenleyerek çocuk ve mimarlık çalışmalarına destek vermeye çalışmaktadır. “Çocuk ve Mimarlık” temalı resim yarışması ile “Mimarlık, Çocuk, Nazilli” temalı fotoğraf yarışması bu çalışmalardan bazılarıdır. Bu çalışmalar ile Nazilli’de, mimarlık mesleğini önplana çıkarmak, çocuklarla mimarlık ve şehrin iletişimini sağlamak hedeflenmektedir.

Benzer şekilde resim yarışmaları düzenleyen Balıkesir Şubesi de, bu yarışmalar sayesinde çocuklar ile mimarlığı buluşturmaya çalışmaktadır. Bu yıl on dördüncüsü düzenlenen geleneksel resim yarışmalarına örnek olarak “Uzay Çağı Mimarlığı”, “Ben Mimar Olsaydım”, “Mimarlık ve Engelsiz Çevre” temalı yarışmalar verilebilir. 2013 yılında yapılan “Mimarlık ve Engelsiz Çevre” temalı resim yarışması ile “çocuklarda engellilik bilincini geliştirmek ve kentleri engelsiz bir şekilde tasarlama konusunda çocukların fikirlerini almak” amaçlanmıştır.

Bursa Şubesi de çocuk ve mimarlık çalışmaları kapsamında yine “engellilik” teması ile ilgili bir etkinlik yaparak ve “engellilik” kavramını “oyun” teması ile ilişkilendirerek “Oyun Engel Tanımaz” isimli projeyi gerçekleştirmiştir. Projede öğrenciler, engelli ve engelsiz tüm çocukların birarada oyun oynayabileceği bir oyun alanı tasarlamıştır.

İstanbul BK Şubesi de resim yarışmaları, yayınlar ve çeşitli atölye çalışmaları yolu ile çocuk ve mimarlık alanında yapılan çalışmalara destek vermeye çalışmaktadır. “Kent ve Su”, “Sokaklarımız” ve benzeri pek çok resim yarışması da bu çalışmalara birer örnektir. (Resim 5) İstanbul BK Şubesi Çocuk ve Mimarlık Çalışma Grubu, resim yarışmaları dışında çeşitli atölye çalışmaları da düzenlemektedir. Atölye çalışmalarında temel amaç, “çocukların yaşadığı çevreye karşı sorumlu birer birey olarak yetişmesini sağlamak, çocuklarda kentlilik bilincini geliştirmek ve yaratıcı düşüncenin değerini açığa çıkarmak” şeklinde özetlenebilir.

Son dönemlerde çocuk ve mimarlık alanında çok sayıda çalışma gerçekleştiren bir şube de İzmir Şubesi’dir. Odanın Çocuk ve Mimarlık Komisyonu tarafından İzmir çevresinde yer alan okulların öğrencileri ile gerçekleştirilen çalışmalara zaman zaman belediyeler de destek vermiştir. Her sene Mimarlık Haftası etkinlikleri kapsamında yapılan çalışmalara örnek olarak, “Kültürel Miras, Ekolojik Ev, Köprü, Çocuk Dostu Kent, Çocuk Dostu Sokak, Dünyamı Tanıyorum, Kentim ve Ben” atölyeleri sayılabilir. (Resim 6) “Kentim ve Ben” atölyesi 2010 yılında Dünya Mimarlık Günü teması olarak belirlenen “Daha İyi Kentler, Daha İyi Yaşamlar” başlığı ile ilişkili olarak hazırlanmıştır. Bu çalışmayla çocukların mimarlık kültürü ve kent üzerine düşünmelerini sağlamak, çocukların kent ve mimarlıkla kurdukları ilişkinin temelini güçlendirmek amaçlanmıştır. (Resim 7) Mimarlar Odası şubeleri tarafından yapılan tüm bu çalışmalara bakılarak, Türkiye’de son dönemde çocuklar için yapılı çevre ve mimarlık eğitiminin önemsendiği ve konunun Mimarlık Politikası içinde yer aldığı söylenebilmektedir.

Türkiye’de Mimarlar Odası’nın çocuk ve mimarlık ile yapılı çevre eğitimi alanında yaptığı çalışmalara alternatif ve tekil olarak yapılan başka çalışmalardan da söz edilebilir. Bu çalışmalar çoğunlukla proje şeklinde gerçekleştirilmektedir. İncelenen projeler değerlendirildiğinde, Milli Eğitim Bakanlığı destekli de olsa, yapılan projelerin genellikle yerel sorunlara çözümler üretmeyi hedeflediği görülmüş, ülke genelinde yaygın etkileri henüz sağlanamamıştır. Milli Eğitim desteği ile yürütülen bu projelerden biri, “İstanbul Dersi Projesi”dir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul genelindeki okullarda “serbest etkinlikler” dersinin haftada bir saatini “İstanbul Dersi” uygulamalarına ayırmıştır. Bu kapsamda, İstanbulluluk ve kent kültürü bilincini artırmaya yönelik çalışmalar yapılmakta, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı işbirliği ile “Evimiz İstanbul” adında bir proje sürdürülmektedir.(8)

İstanbul Tarlabaşı’nda yaşayan çocukları mimarlıkla tanıştırmaya yönelik yapılan örnek bir çalışma da Simla Sunay’a aittir. Mimarlık ve yazarlık yönü ile çocuk ve mimarlık çalışmalarına katkıda bulunan Sunay, ilk olarak 2007 ve 2008 eğitim yılında Taksim Tarlabaşı Toplum Merkezi’nde dar gelirli göçmen ailelerin çocuklarıyla öykü atölyesi yürütmüştür. 2007’den bu yana İstanbul’da çocuklara “kent bilinci” kazandırmak amacıyla çeşitli projeler yürütmektedir.(9) İstanbul dışında, merkezlerden bağımsız yapılan tekil çalışmalara bir örnek de çocuk gelişimi ve eğitimi üzerine uzman Dilek Acer’in çalışmasıdır. Acer, Amerika’da Anne Taylor’ın geliştirmiş olduğu “Children-Architecture” (Çocuk-Mimarlık) programını Ankara’da pilot ilköğretim okullarında uygulamaya çalışmıştır. Çalışmanın amacı, “anaokulundan lise çağına kadar olan çocuklara, öğretmenlere, ebeveynlere ve okul yöneticilerine, tasarıma ilişkin bilgi ve becerileri kazandırmak, onları içinde yaşadıkları kültürel ve doğal dünyaya duyarlı bireyler haline getirmek” olarak açıklanmaktadır.(10) Eğitimci gözü ile gerçekleştirilen bir başka proje örneği de uzman pedagog Nilgün Binışık’a aittir. Nilgün Binışık’ın gerçekleştirdiği “Geleceği Tasarlamak” projesinde, İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencileri ile ortaklaşa atölye çalışmaları yapmış, bu atölyelerde mimarlarla çocukların birlikte tasarım yapma tecrübesi kazanmasını hedeflemiştir.(11) TÜBİTAK tarafından desteklenen başka bir proje mimar Zehra Ersoy’un yürütücülüğünü yaptığı “Smyrna’ya Yolculuk: İzmir Kent Tarihi Atölyeleri” isimli projedir. Bu projede, İzmir’in kent tarihini çocuklara aktarmaya yönelik etkinliklere yer verilmektedir. Başka bir proje ise, Mimar Meltem Uçar’a aittir. Uçar, “Ben bir kâşifim, yaşadığım kenti keşfediyorum” isimli projede, “öğrencilere bilimsel bakış açısı kazandırarak, yerel tarihî çevrenin sahip olduğu değerler konusunda çocuklarda farkındalık oluşturmayı” amaçladığını söylemektedir. Yerel kültürel mirası tanımaya yönelik yapılan bir proje çalışması da, “Akdeniz’de Tarihöncesi Eğitim, Öğretim ve Planlama” adı altında Avrupa Birliği ve Euromed Heritage’in desteği ile yürütülen “Çatalhöyük Çocuk Yaz Arkeoloji Atölyeleri” projesidir. Projenin amacı, temel eğitim öğrencilerine “kültür varlıklarını koruma ve sahiplenme konusunda bilinç kazandırmak” olarak özetlenebilir. Bir başka çalışma örneği de Soygeniş ve Erktin’e aittir. Soygeniş ve Erktin tasarladıkları program aracılığıyla geometri ile mimarlık alanı arasında ilişki kurarak, tasarım eğitimi, mimarlık ve matematik konularını birlikte ele almaktadır.(12) Bu tip çalışma örneklerinin daha pek çok merkezle ve tekil çalışmayla ilişkili olarak çoğaltılabilmesi mümkündür. Ancak verilen örnekler üzerinden genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, Türkiye’de Mimarlar Odası’nın toplum-mimarlık diyalogunu artırmak konusundaki çabalarının yadsınamayacak kadar büyük olduğu söylenmelidir. Özellikle son yıllarda çocuk ve mimarlık çalışmalarının Mimarlar Odası tarafından sahiplenilmesi, Türkiye için önemli bir gelişmedir. Ancak bu çalışmalar Türkiye’nin her ilinde ve ilçesinde aynı şekilde ya da yoğunlukta ele alınamamaktadır. Bunun nedeni, çalışmaların bir sistem dâhilinde hazırlanamaması ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından milli eğitim müfredatı içerisine alınmamasıdır. Oda tarafından yapılan çalışmalarda ele alınan temaların müfredattan bağımsız olması ve sadece belirli okullarla çalışılması bir sıkıntıdır. Çünkü bu çalışmalar “eğitim hakkı” bağlamında ele alındığında, çocuk ve mimarlık çalışmaları ile tanışmayan çocukların, bu çalışmalara katılan çocuklarla kıyaslanamayacak kadar çok fazla olduğu görülmektedir. Şanslı bir kesim olan, Mimarlar Odası çalışmalarına dâhil olan çocuklar, benzer çalışmaların her yıl ve diğer derslerde de sürekliliğini istemekte, ancak yapılan çalışmaların sürekliliği de sağlanamamaktadır.

Ayrıca yapılan bazı çalışmaların örneğin resim ve fotoğraf yarışmalarının, çocuk ve mimarlık etkinliği kapsamında ele alınması da eleştiriye açıktır. Çünkü yurtdışında çocuklar için mimarlık eğitimini, eğitim ve mimarlık politikası kapsamında ele alan ülkelerde yapılan çalışmalara bakıldığında, yapılı çevre eğitimde, çocuk ve mimarlık çalışmalarında özellikle “sürecin” önemli olduğu görülmekte, çocukların başarılarının asla mukayese edilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Resim yarışmaları çocukların fikirlerinin alınması açısından faydalı olabilir, ancak çocuklara bilgi vermek, onları yapılandırmacı bir eğitim sürecinde eğitmek gibi bir kaygı taşımamaktadır. Sadece “birinciyi” seçmeye yönelik olarak yapılan bu yarışmalar, yurtdışında yapılan ve ülkelerin milli eğitim sistemleri içerisinde yer alan çalışmalardan farklı bir amaç taşımaktadır. Ayrıca Odaların desteklediği veya bağımsız olarak hazırlanan pek çok yayın, kitap ve benzeri atölye çalışmalarında olduğu gibi rastlantısal olarak belirlenen temalar üzerinden hazırlanmaktadır. Yapılan pek az çalışma belirli bir dersin belirli bir alt öğrenme alanının içinde geçen kavramı konu edinmekte ve bu yolla mevcut ders kazanımlarını desteklemeyi amaçlamaktadır. Bu eksikliklerden yola çıkarak hazırlanan doktora tezinde de Gülay Taşçı, yapılan çalışmaların milli eğitim sistemi içerisinde yer alması gerektiğini savunmuş ve başlangıç olarak ilkokul 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde uygulanmak üzere bir eğitim programı önerisi geliştirmiştir. Bu programda hem içerik açısından hem de yöntemsel olarak mimarlık eğitim kuramı ile ilişki kurulmuştur.(13)

Çocuk ve mimarlık alanında yapılan diğer tekil çalışmalar incelendiğinde ise, çoğu çalışmanın sadece tarih öğretimi üzerinde yoğunlaşması, bazılarında ise eğitim sürecinin sadece ders föyleri üzerinden planlanması, uygulamalı etkinliklere yer verilmemesi bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Mimarlık ile ilişkili bir eğitim programında, sadece içerik olarak değil, yöntemsel olarak da mimarlık öğretim yöntemleri ile ilişki kurulması beklenmektedir. İlköğretim müfredatı ile içerik olarak ilişki kuran bu çalışmaların, mimari öğretim yöntem ve teknikleri olan, yapılandırmacı öğrenme süreçlerini hedef alan çizim, üç boyutlu çalışma ve maket yapma gibi deneyimleri de barındırması gerektiği düşünülmektedir.

Dünyadaki pek çok ülkeden sonra Türkiye’de de çocuk ve mimarlık çalışmalarının bir şekilde hayata geçiriliyor olması tabi ki önemlidir. Ancak bu eğitimin gerçekleşmesinde asıl önemli olan, bu çalışmaların mimarlar, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları ve devlet işbirliği ile yürütülmesidir. Verilecek yapılı çevre eğitiminin sisteme doğru şekilde kazandırılması, belirlenen amaca yönelik olarak yıldan yıla değişebilmesi (farklı sınıflara göre uyarlanabilir olması) ancak içerik dönüşse dahi sürecin kesintiye uğratılmaması önemlidir. Müfredatın kapsamı ve eğitimin metodunun öğrencilerin yaş, seviye ve yerel koşulları dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmaların, sadece çocuğa yapılı çevre bilinci kazandırması değil, çocuğun geleceği hakkında fikir yürütebilen, karar verebilen, çevresini ve kendini ilgilendiren kararlarda söz sahibi bir vatandaş olarak yetişmesi için de önemli olduğu unutulmamalıdır.

 

KAYNAKLAR

Acer, Dilek; Gözen, Göksu, 2013, Çocuk ve Mimarlık: Çocuklar için Mimari Tasarım Öğretim Programı, Anı Yayıncılık, Ankara.

Bishop, Jeff; Eileen, Adams; Joan, Kean, 1992, “Children, Environment and Education: Personal Views of Urban Environmental Education in Britain”, Children's Environments, cilt:9, sayı:1, ss.80-109.

Boran, Deniz, 2008, “Kültürel Mirasın Koruyucusu Eğitimdir Diyen Küçük Büyük Gönüllü Yürekler Bir Arada...”, Arkitera. v3.arkitera.com/h28379-kulturel-mirasin-koruyucusu-egitimdir-diyen-kucuk-buyuk-gonullu-yurekler-bir-arada.html [Erişim: 10.02.2009]

Bundesarchitektenkammer, Almanya Mimarlar Odası Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları,  www.bak.de/baukultur/architektur-macht-schule [Erişim: 03.11.2011]

Cebecigil, Altan Sinan, 2007, “Bir Uzmanın Gözünden ‘Geleceği Tasarlamak’”, Arkitera. v3.arkitera.com/haber_18732_biruzmaningozundengelecegi tasarlamak.html [Erişim: 30.01.2014]

Commission for Architecture and the Built Environment, webarchive.nationalarchives.gov.uk/20110118095356/http://www.cabe.org.uk/education [Erişim: 07.05.2011]

Gülay Taşçı, Burcu, 2014, Çocuk-Mimarlık Çalışmalarının Değerlendirilmesi ve İlköğretim İçin Yapılı Çevre Eğitim Programı Önerisi (Sosyal Bilgiler Dersi İçin), Yayımlanmamış Doktora Tezi, DEÜ FBE, İzmir.

İrlanda’da Gençler için Mimarlık Eğitimi: www.riai.ie/education/architecture _young_people/downloads [Erişim: 09.07.2012]

İstanbul Dersi, 2012, istanbul.meb.gov.tr/www/istanbul-dersi-e-kitaplari/icerik/70 [Erişim: 15.06.2013]

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları, 2013, www.mimarlarodasiankara.org/index.php?Did=1397 [Erişim: 09.07.2013]

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi, 2009, Çocuk ve Mimarlık: Toplumsal bir Eğitim Modeli, Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yayınları, Ankara.

Mimarlar Odası Kayseri Şubesi Çocuk ve Mimarlık Komisyonu, 2009, Nerede Yaşıyorsun? Mimarlar Odası Kayseri Şubesi Yayınları, Kayseri.

Soygeniş, Sema; Erktin, Emine, 2010, “Juxtaposition of Architecture and Mathematics for Elementary School Students”, International Journal of Technology and Design Education, cilt:20, sayı:4, ss.403-415.

Sunay, Simla, 2012, Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları. simlasunayatolye.wordpress.com [Erişim: 30.01.2014]

 

NOTLAR

1. Bishop; Eileen; Joan, 1992.

2. Commission for Architecture and the Built Environment.

3. İrlanda’da Gençler için Mimarlık Eğitimi.

4. Bundesarchitektenkammer.

5. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları, 2013.

6. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi, 2009.

7. Boran, 2008.

8. İstanbul Dersi, 2012.

9. Sunay, 2012.

10. Acer; Gözen, 2013.

11. Cebecigil, 2007.

12. Soygeniş; Erktin, 2010.

13. Gülay Taşçı, 2014.

 

Bu icerik 5490 defa görüntülenmiştir.