MİMARLIK
381
OCAK-ŞUBAT 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Ildırı: Yerleşilemeyen Köy
    Ela Çil, Yrd. Doç. Dr., İYTE, Mimarlık Bölümü
    F. Nurşen Kul, Yrd. Doç. Dr., İYTE, Mimari Restorasyon Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
KORUMA - YAŞATMA

Antakya Tarihî Kent Dokusu Çıkmaz Sokaklarının Mekânsal-Kültürel Değerleri ve Koruma Sorunsalı

Mert Nezih Rifaioğlu, Yrd. Doç. Dr., Mustafa Kemal Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Kent planlamasının girdileri, kentin kendiliğinden planlandığı durumlarda toplumsal ilişkiler, değer yargıları ve kültürel parametreler tarafından belirleniyor. Sahip olduğu çok kültürlü kimliği ile farklı kullanımların izlenebildiği Antakya sokaklarında sıklıkla görülen çıkmaz sokakları inceleyen yazar, çıkmaz sokakların mülkiyet hakları ışığında tarihî çevrede oluşturdukları mekânsal-kültürel değerleri tanımlıyor ve sahip olduğu değerlerinin korunması sorunsalına değiniyor.

Kentin kamusal yaşam alanlarından biri olarak nitelenen sokaklar aynı zamanda kent sürecinin bir parçası olarak kentin gelişiminde ve dönüşümünde rol oynayan önemli mekânsal birimlerdir. Kent süreci “bir kentin biçimini oluşturan toplumsal, siyasal, teknik ve sanatsal güçlerin bir bileşimi olarak ortaya çıkar”(1) ve “herhangi bir sokağın kendine özgü niteliklerini”(2) tanımlamada yer alır. Kent sürecinde toplumsal ilişkilerin, değer yargılarının, kültürel parametrelerin kentsel biçimdeki mekânsal temsili sokakların oluşumunda ve kullanımında kendini var etmektedir. Bu nedenle, sokaklar “her toplumun kendine ilişkin bir öykü anlatma gereksinmesini karşılayan kültürel sürece”(3) yönelik kentsel kodları barındırmaktadır. Sokakların sahip olduğu kentsel kodların çözümlenmesi kent kültürünün mekân ile kurduğu anlamların deşifre edilmesine yardımcı olmaktadır. Bu kentsel-bağlamsal çözümleme toplumun yer ile kurduğu eytişimsel ilişkilerin kavranmasını sağlamakta ve kentteki mekânsal-kültürel değerlerin tanımlanmasına yardımcı olmaktadır. Bu kapsamda, kültür, mekân ve yerleşim arasındaki ilişkileri çözümlemeye yönelik yapılan kentsel strüktür kuramları, kent tarihi ve kentsel koruma çalışmalarının yanı sıra mülkiyet odaklı biçimbilim araştırmaları güncel bir kuramsal yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Olgu bilimsel felsefeye dayanan kuram, mülkiyet haklarını kentsel bağlam ile ilişkilendirip tarihî çevrenin fiziksel, kavramsal ve anlamsal öz niteliklerini açığa çıkarıp kültürel biçimlenmenin tanımlanmasını hedeflemektedir.Mülkiyet hakları kentsel mekânın oluşumunda ve dönüşümünde etkili bir mekanizma olarak kentsel biçimlenmeye katkı sağlamaktadır.(4) Öte yandan mülkiyet hakları, tarihî çevrenin sakinleri tarafından nasıl kullanıldığına dair kentsel dokuda var olmuş / olan yaşam prensiplerinin belirlenmesine de referans sunmaktadır. Böylece, mülkiyet hakları kentsel koruma disiplininin araştırma konusu olan tarihî kentsel bağlamı oluşturan somut (maddi) ve soyut (manevi) değerlerinin tanımlanması için bir kaynak olmaktadır.

ÇIKMAZ SOKAK: KAVRAMSAL ÇÖZÜMLEME

Çıkmaz sokak girişi ve çıkışı bir olan sokak(5) olarak tanımlanmakta ve tarihsel süreç içinde Helenistik ve Roma dönemi büyük ızgara planlarının Ortadoğu’da İslam kenti kavramıyla birçok parsele ve hâneye bölünerek oluşturduğu organik kentsel biçimde meydana gelmiştir. İslam kenti kavramı İslam hukuku ile örgütlenmiş bir kentsel örüntüde var olan dolambaçlı dar sokaklar, çıkmaz, avlulu ev gibi fiziki özelliklerle tanımlanmaktadır.(6) Ortadoğu kentlerinin sokak sistemi İslam hukuku açıdan iki kategori altında sınıflandırılmıştır: “Bütün cemaatin ortak malı sayılan iki tarafı açık yol ve yalnız sokak sakinlerinin (komşularının) ortak mülkü sayılan çıkmaz sokak”(7).

Çıkmazda bulunan hâneler arasındaki mülkiyet durumu çıkmazın içindeki konumlarına göre farklılık içermektedir. Çıkmazın girişinden iç tarafa gidildikçe mülkiyet statüsü artmakta özel alana doğru bir gidiş gerçekleşmektedir.(8) Ortak mülkiyet mülk sahiplerinin çıkmazın başından sahip oldukları hânenin girişine kadar olan alanla sınırlıdır. Doğal olarak çıkmazın sonundaki hâne sahibinin çıkmazın tümüne yönelik mülkiyet hakkı bulunmaktadır.(9)

Çıkmaz sokağın mülkiyet sınırı tanımı içerisinde İslam kentinde sokaklar için tanımlanan “finâ” kavramı da yer almaktadır. “Finâ” kavramına göre şahıs mülkiyetinde bulunan bir yapının sokağa doğru uzanım ve / veya kullanım hakkı bulunmaktadır.(10) Sınırı belli olmayan finâ genelde 1.00-1.50 metre sokak duvarı boyunca uzanan alanı nitelemektedir.(11) Finâ alanı içerisinde şahıs mülkiyetinde bulunan yapının üst katında sokağın üstüne çıkma yapma hakkı, kapının önünde oturma hakkı, hayvanlarını bağlama hakkı gibi haklar mevcuttur. Finâ alanına yönelik sokak üzerindeki haklar çıkmaz sokaklarda sokağın sahiplerinin uzlaşısı / izni ile gerçekleşebilmektedir.(12) Bir çıkmazda hâne sahibinin evinin önünde bulunan finâ alanına yönelik yapacağı müdahale ortak uzlaşı olmadan gerçekleştirilememektedir. Bu bakımdan çıkmaz sokaklarda ki finâ alanlarının oluşumu, kullanımı diğer sokaklardan ayrışmaktadır. “Uzlaşı” çıkmaz sokaklar için mutlaka olması gereken bir kavramdır. Uzlaşı olmadan çıkmaz sokak sakinlerinin sokağa yönelik hiçbir girişimi gerçekleşememektedir. Çıkmaz sokağa pencere açmak, sokak kapısının önünde eşya depolamak, çıkmazın başına kapı yerleştirmek, çıkmaz sokakta hayvan bulundurmak gibi tüm faaliyetler için çıkmazın sahiplerinin uzlaşısı gerekmektedir. Bir aykırı görüşün bile olmaması mutlak zorunluluktur.(13) Çıkmazın ortak sahiplerinden birinin yapılacak bir faaliyete yönelik rahatsızlığının beyanı yapılması istenen faaliyetin olmasına engel teşkil etmektedir. İslam hukukundaki mülkiyet hakları ile örgütlenmiş çıkmaz sokaklar kentsel bağlam içinde farklı mekânsal özellikler barındırmaktadır. Mimari elemanları, kullanım pratikleri, fiziksel biçimlenmeleri ortak aklın uzlaşısı ile ilişkili olarak oluşmakta ve çıkmazları birbirinden farklı ve kendine özgü kılmaktadır.

ANTAKYA TARİHÎ KENT DOKUSU SOKAK SİSTEMİ

Antakya şehri MÖ 300 yılında Seleukos krallığı yönetiminde Habib Neccar Dağı ve Asi Nehri arasında kurulmuştur. Kent, Habib Neccar Dağ’ın batı sırtı ile Asi Nehri arasında kalan bölgede mimar Xenarius tarafından Hippodamos Şeması’nın ilkelerine göre birbirini 112 metre x 56 metre dik açılarla kesen sokakların oluşturduğu yapı adaları üstünde inşa edilmiştir.(14) Kentin kurulumunda uygulanan 2:1 oranlı sokak düzeni Suriye ve Mezopotamya’da bulunan Seleukos kentlerinde tipiktir.(15) Roma Dönemi’nde (64-395) ızgara plan geliştirilmiş ve kentin kuzey-güney istikametinde 2 Roma mili (1 Roma mili= 1478 metre) uzunluğunda sütunlu cadde inşa edilmiştir.(16) Sütunlu caddenin doğusunda yeni mahalleler ızgara plana bağlı olarak gelişmiştir.(17) Roma Dönemi’ni takiben Antakya sırasıyla Bizanslılar, Müslüman Araplar, Selçuklu Türkleri, Hıristiyan Haçlılar, Memlûkler, Osmanlılar ve Fransız Mandası tarafından yönetilmiştir.

Antakya’nın ızgara sokak sistemindeki dönüşüm Ortaçağ’da Bizans döneminden itibaren başlamıştır. Osmanlı Dönemi’nde (1516-1918) kent organik sokak dokusuna sahip olmuştur. Yakın tarihli yapılan çalışmalarda Helenistik dönem sokak yapısının tarihî kent dokusunun kuzey-doğusunda 112 metre x 58 metre olarak devam ettiği saptanmıştır.(18) Pinon, Helenistik dönem sokak yapısının kısmen de olsa Antakya’da devam etmesinin önemini vurgulamakta ve tespit edilen grid düzenden yola çıkarak tarihî dokunun genelindeki Helenistik dönem sokak yapısı ve kentsel biçimlemesi üzerine yorumlamalar yapmaktadır.(19)

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Antakya, Fransız mandası (1918-1938) tarafından yönetilmiştir. Bu dönemde, tarihî dokuda birçok imar faaliyetleri gerçekleştirilmiş, kent genelinde kadastral çalışmalar yapılmış ve 1/500, 1/1000 ve 1/2000 ölçeklerinde kadastral planlar üretilmiştir. Bu çalışmalara paralel olarak, 1929 yılında tüm gayrimenkuller için mülkiyet tescili yapılmıştır. Fransız döneminden sonra kent 1938-1939 yılları arasında bağımsız Hatay Cumhuriyeti’nin başkenti olmuş, ardından da Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmıştır.

ÇIKMAZ SOKAK: MÜLKİYET İLE OLUŞMUŞ KÜLTÜREL BİÇİM

Antakya tarihî kent dokusunun genelinde Osmanlı dönemi sokak sisteminin temel niteliklerinden olan eğrisel, dar sokaklar ile onlara bağlanan ve araştırma konusu olan çıkmaz sokakları görmek mümkündür. Genişlikleri 3-4 metreyi bulan sokak ve caddeler ile genişliği 80 santimetre ile 2 metreyi bulan çıkmaz sokakların oluşturduğu örüntü kentsel doku içinde farklılaşan mekânsal pratikleri barındırmaktadır. Çıkmaz sokaklar Antakya tarihî kent dokusu sokak sisteminde yer alan temel kentsel elemanlardır ve uzunlukları çıkmaza açılan hâne sayısı ile ilişkilidir.(20) Çalışmanın bu kısmında Antakya tarihî kent dokusu sokak sisteminin mülkiyet düzeni 1929 yılına tarihlenen kadastral planlar üzerinden ve aynı tarihli tapu kayıt bilgilerinden yola çıkılarak çözümlenmeye çalışılmıştır.(21) Çıkmaz sokakların kullanım prensipleri ve mekânsal özellikleri tapu kayıtlarında mevcut olan mülkiyet hakları ile ilişkili olarak tanımlanmış ve tarihî dokuda oluşturdukları mekânsal-kültürel değerler ortaya çıkarılmıştır.

Mülkiyet Düzeni

Antakya tarihî kent dokusu, sokak sistemi mülkiyet bilgisine göre kamusal, yarı-kamusal / yarı-özel ve özel sokaklar olarak üç gruba ayrılmıştır. Kamusal sokaklar, kamunun mülkünde olan caddeleri ve sokakları nitelemektedir. (Harita 1) Kamusal sokak ve caddelerin yanı sıra 1929 tarihli kadastral planlarda mülkiyeti kamuya ait olan çıkmaz sokakların mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu tip sokaklar için kadastral planda mülkiyet sınırı bulunmamaktadır ve tapu kayıtlarında çıkmazda bulunan hâne sahiplerinin çıkmaz üstünde mülkiyet hakkı beyanı yapılmamıştır. Bu nedenle belirtilen nitelikteki çıkmazlar bu çalışma kapsamında kamusal çıkmaz olarak sınıflandırılmıştır. (Harita 2-3) Yarı-kamusal / yarı-özel çıkmaz sokaklar, çıkmazın bir kısmının kamu mülkiyetinde diğer kısmının ise özel çıkmaz olarak şahıs mülkiyetinde bulunan sokakları nitelemektedir. Bu tip sokaklarda hem kamu mülkiyeti hem de şahıs mülkiyeti bulunmaktadır. Yarı-kamusal / yarı-özel olarak sınıflanan bu tip çıkmaz sokaklarla ilgili tapu kayıtlarında beyan edilen mülkiyet hakları çıkmazın şahıs mülkünde bulunan kısmı için geçerlidir. Çıkmazın kamusal kısmına açılan hâneler için çıkmaza yönelik mülkiyet ortaklığı ve / veya mülkiyet hakkı bulunmamaktadır. (Harita 4-5)


Dokuda mevcut olan kamusal ve yarı-kamusal / yarı-özel sokakların yanı sıra 1929 kadastral planlarında parsel numarası ile nitelenmiş ve tapu kayıtlarında “hususi yol” olarak tescillenmiş özel mülkiyete ait çıkmaz sokaklar-mekânlar bulunmaktadır. Çalışmada bu tip sokaklar “özel çıkmaz sokak” olarak tanımlanmıştır. Özel çıkmazlar kamusal sokağın başından çıkmazın sonuna kadar olan kısmın ortak şahıs mülkiyeti altında bulunması ile oluşmaktadır. (Harita 6) Bu tip çıkmazlarda yarı-kamusal ve kamusal çıkmaz tipleri bulunmamaktadır. Özel çıkmazların tek bir parselden oluşmuş olanlarının yanı sıra, farklı şahıs mülkiyetleri altında bulunan birkaç özel çıkmazın birarada bulunması da sözkonusu olabilmektedir. (Harita 7) Özel çıkmazların hepsi ortak şahıs mülkiyetindedir ve sokak özelinde tanımlanmış mülkiyet hakları ile kentsel form içerisinde farklılaşan özel kullanımlara ve kültürel biçimlenmelere referans olmaktadır.

Mülkiyet Hakları

Özel çıkmaz sokaklar üzerinde tanımlanan mülkiyet hakları tapu kayıtlarında beyanlar kısmında yer almaktadır. Çıkmazın mülkiyetine ortak olan parsel sahiplerine yönelik mülkiyet hakları tanımlanmıştır. Bunun yanı sıra, çıkmazda mülkiyeti bulunmayan parsel sahiplerine yönelik belirli koşullar dâhilinde özel çıkmazları kullanmaları için mülkiyet hakkı da bulunmaktadır. Bu çerçevede, özel çıkmaz sokaklar üzerinde ki mülkiyet hakları geçiş hakkı, kullanım hakkı, ibadet hakkı ve finâ hakkı olarak dört başlık altında sınıflandırılmıştır. Bu başlıklar altında yapılan araştırma, tarihî dokunun içinde var olan sosyal ilişkileri, kültürel etkileşimleri, fiziksel biçimlenmeye sebep olan etkenleri ortaya çıkarıp çıkmaz sokakların sahip olduğu kültürel-mekânsal değerleri tanımlamamıza yardımcı olmaktadır.

Geçiş Hakkı: Geçiş hakkı, Antakya tarihî kent dokusunda bulunan özel çıkmaz sokaklar için en yaygın olarak kullanılan mülkiyet hakkıdır. Geçiş hakları çıkmazlardan “sadece geçmek” ve “belli bir amaç için geçmek” olmak üzere iki farklı şekilde verilmektedir. Sadece geçmek için verilen mülkiyet hakkı genelde birden fazla özel çıkmazın birlikteliğinin bulunduğu koşullarda görülmektedir. Bu hakka sahip olanlar kendi hânelerine giderken komşu özel çıkmazlardan geçmek zorunda olanlardır. Bu güzergâh üzerinde bulunan konutlar hâk sahibinin geçişine izin verme mükellefiyetine sahiptir. (Harita 8) Özel çıkmazlardan belli bir amaç için geçmek tapu kayıtlarında ayrıntılı olarak ifade edilmiştir. Bu durumda belli kişilere belli amaca yönelik özel çıkmazdan geçiş hakkı tanınmaktadır. Örneğin, özel çıkmazdan yana mülk hakkı olmayan bir komşu, sadece kendi evine gitmek için veya çıkmazda bulunan su kuyusundan su almak amacıyla çıkmazdan geçebilmektedir. Belli amaca yönelik geçişler için özel güzergâh tanımlarının yapıldığı durumlar bulunmaktadır. Örneğin, bir kişi ulaşmak istediği yere giderken geçebileceği çıkmaz sokaklar, girebileceği evler (evlerin sadece avlusu veya giriş mahali diye ayrıca belirtilmiştir) tanımlanmıştır. Bu güzergâh üstünde geçiş hakkına sahip olan kişi mülkiyet hakkında belirtilen amaç için bu güzergâhı kullanma hakkı bulunmaktadır. Güzergâh üzerindeki parseller de kişinin amacına yönelik geçişine izin verme mükellefiyetindedir. Bu özel amaçlı geçişler genelde helâ kullanımı, ahır kullanımı gibi kullanım haklarının gerçekleşebilmesi için de tanımlanmıştır.

Kullanım Hakkı: Özel çıkmaz sokaklar genellikle bir kapı ile yarı-kamusal çıkmaz sokaklardan veya kamusal sokaklardan ayrışmaktadır. Özel çıkmazlarda çıkmaza açılan konutların kullanımına yönelik inşa edilmiş tuvalet, mutfak, ahır, su kuyusu, depo gibi mekânlar mevcuttur. Tapu kütüğünde beyan edilen mülkiyet hakkı ile gerek mülk sahipleri gerekse komşu parsellerde bulunan ve bu tip servislere ihtiyaç duyan kişiler özel çıkmazı belirli koşullarda kullanabilmektedirler.

Tarihî kent dokusu genelindeki özel çıkmaz sokaklarda tuvalet, su kuyusu ve mutfak kullanımı yaygındır. Ahır ve / veya depo ise daha nadir bulunan mekânlardır. Özel çıkmaz sokaklar kentin sosyo-ekonomik koşullarının zayıf olduğu bölgelerde daha yaygındır. Bu bölgelerdeki çıkmaz sokaklar kentin refah seviyesi yüksek olan bölgelerindeki çıkmaz sokaklardan biçimsel olarak farklılaşmaktadır. Genellikle kısa ve dar biçimlenen sokaklar iki, üç kişinin mülkündedir. Fakat özel çıkmazdan kullanım hakkı olan haneler 10-15’e kadar ulaşabilmektedir. Bu bölgelerdeki özel çıkmazlarda ortak kullanım için bir helâ ve su kuyusu genellikle bulunmaktadır. (Harita 9) Su kuyusunun kullanım hakkı helâya nazaran daha yaygındır. Çıkmaz sokak özelinde tanımlanan mülkiyet haklarıyla çıkmazın yakınında bulunan haneler ya sadece su almak için özel çıkmaza girebilmekte ya da hem su almak hem de tuvaleti kullanabilmek amacıyla özel çıkmazdan faydalanabilmektedir. Özel çıkmaz sokakta mutfak kullanımı ender olan bir kullanım hakkıdır. Günümüzde mutfak hakkının bulunduğu bir çıkmazda mutfak hâlâ mevcuttur. (Resim 1)


Kentte yaşayan farklı dini-etnik gruplara yönelik yapılan incelemede özel çıkmaz sokakların azınlıkta olan etnik grupların olduğu bölgelerde çok sayıda konuta hizmet edecek şekilde biçimlendiği ve buna paralel olarak çok sayıda mülk sahibi tarafından paylaşıldığı tespit edilmiştir. Bu tip özel çıkmaz sokakların kent içinde alt bölgeler oluşturduğu ve belli topluluklar için kullanıldığı düşünülmektedir. Kapının ardından açılan ortak kullanımdaki özel çıkmazlarda aynı etnik grubun birlikte zaman geçirdiği mekânlar, sohbet ettiği ve ortak aktivitelerde bulunduğu alanları barındıran bir kültürel biçimlenme ile karşılaşılmaktadır. (Harita 10)


İbadet Hakkı: Özel mülkiyet altındaki çıkmazlarda dini yapıların konumladığı örnekler bulunmaktadır. Kentlilerin bu yapılarda ibadet edebilmeleri için, içinde bulunduğu özel çıkmaza giriş hakkı bulunmaktadır. Özel çıkmazın sahipleri ibadete gelen cemaatin çıkmazı kullanmasına izin vermekle mükelleftir. (Harita 11) Bu çıkmazın kullanımında herhangi bir kısıtlama mevcut değildir. İbadet yerinin içinde bulunduğu mahalle dışındaki mahallelerde yaşayanların da bu çıkmaza yönelik geçiş hakkının bulunduğu tapu kayıtlarında tespit edilmiştir. Bu sebeple ibadet hakkına yönelik verilen hakların incelenmesiyle kentin farklı bölgelerinde yaşayan din mensuplarının kentteki dolaşım ağlarını da tanımlamak mümkün olabilmektedir.

Finâ Hakkı: Özel çıkmazda tanımlanan mülkiyet haklarından bir diğeri de finâ hakkıdır. Çıkmazdan yana ortak mülk sahibi olanlara tanınan finâ hakkı ile ilgili “kapı yapma hakkı”, “çıkma yapma hakkı”, “ahır yapma hakkı” gibi haklar tespit edilmiştir. Çıkma yapma hakkıyla ilgili bazı parsellerde yapılacak çıkmanın sokağın içindeki konumu, yapının hangi odasının sokağa çıkma yapabileceği gibi hususlar dahi tanımlanmıştır. (Resim 2-3)

DEĞERLENDİRME

Antakya örneğinden yola çıkarak mülkiyet haklarının kentsel biçimlenmenin ardında yatan kültürel sebepleri ve kültür ile mekân arasındaki ilişkileri anlamamıza yaradığını söyleyebiliriz. Mülkiyet bilgisinin kentsel mekân ile ilişkilendirilmesi, kentin sosyo-ekonomik, idari, fiziksel, anlamsal, dinsel ve kültürel parametrelerine yönelik gerçek ve doğru sonuçlar çıkarılmasına yardımcı olmaktadır. Bu çıkarımlar ışığında, kentsel biçim salt bir fiziksel olgudan sıyrılıp, kullanıcı ile kullanılan arasındaki eytişimsel ilişkileri de içeren yaşayan ve yaşamın ardındaki gereksinimleri açığa çıkaran bir form olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında mülkiyet ile yapılı çevrenin ilişkisi, kültürel biçimin gizli kalmış yönlerinin açığa çıkarılmasına yardımcı olmakta ve kentsel formda yer alan mekânsal-kültürel değerlerin tespitinde kullanılmaktadır. Mülkiyet hakları ile kentsel biçiminin ilişkilendirilmesi toplumun kenti kullanım prensiplerini de açığa çıkmaktadır. Kullanımla ilişkili olarak, kentsel dokuda yaşayanların yer ile kurdukları anlamsal, fiziksel, sosyal ve kültürel ilişki şemaları tanımlanmakta ve kentsel dokudaki süreklilikleri irdelenmektedir. Bu açıdan bakıldığında, mülkiyet haklarının sürekliliği kentsel dokunun kullanım biçiminin de sürekliliğini beraberinde getirmektedir.

Bu çalışma ışığında, Antakya tarihî kent dokusu çıkmaz sokaklarının mülkiyet düzenine göre çözümlemesi yapılmış ve özel çıkmaz sokaklar özelinde var olan kültürel yansımalar keşfedilmiştir. Kent kültüründe var olan ortak kullanımlar, ibadet mekânları, yaşayanların kentsel biçimi deneyimleri ve paylaşımları açığa çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra, kültürün mekâna yansıması olan fiziksel biçimlenmelere yönelik nitelikler tespit edilmiştir. Bu kapsamda, mevcut kentsel dokuda yapılan tespit çalışmasında özel çıkmazlarda bulunan kapıların çoğunun yok olduğu, bazılarında kapıların varlığına yönelik izlerin kaldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, finâ haklarıyla ilişkili oluşan çıkmaların yok olduğu, özel çıkmaz sokakların özgün sınırlarının değiştiği, dokuda yıkılan konutlar nedeniyle çıkmaz sokakların artık çıkmaz sokak olarak mevcut olmadığı durumlar gözlenmiştir.

Özel çıkmaz sokaklarda bulunması gereken su kuyularının izlerinin sokakların zeminine dökülen beton şap nedeniyle kaybolduğu ve/veya kapatıldığı tespit edilmiştir. Ahır hakkı bulunan özel çıkmaz sokaklarda ahır kütlelerinin yok olduğu tespit edilmiştir. Antakya tarihî kent dokusunda konut dışında oluşan kültürel yaşamın ve yaşamla ilişkili mekânsal biçimlenmenin temsilini oluşturan çıkmaz sokakların özgün niteliklerinin kaybolması önemli bir koruma sorunsalı olarak ortaya çıkmaktadır. Kenti salt fiziksel biçimlenme olmanın ötesinde kavramamıza yarayan sokakların somut ve soyut değerlerinin bütüncül bir koruma yaklaşımı ile korunması gerekmektedir. Kentsel varoluşun öğesi olan sokakların kentsel yaşam pratiklerinin bir aynası olarak korunması toplumsal bir sorumluluktur.

 

* Makalede, yazarın ODTÜ FBE Restorasyon Lisansüstü Programı’nda Prof. Dr. Neriman Şahin Güçhan danışmanlığında 2012 yılında tamamladığı “An Enquiry into the Definition of Property Rights in Urban Conservation: Antakya (Antioch) from 1929 Title Deeds and Cadastral Plans” başlıklı doktora tezinde oluşturduğu ArcGIS veritabanına yeni veriler girerek yaptığı yeni analizler ve değerlendirmeler yer almaktadır.

 

NOTLAR

1. Kostof, S., 1992, The City Assembled, Boston, s.280. Çelik, Z.; Favro, D.; Ingersoll, R., 2005, “Sokaklar ve Kentleşme Süreci Spiro Kostof’a Armağan”, Şehirler ve Sokaklar, Kitap Yayınevi, İstanbul, s.7.

2. Çelik; Favro; Ingersoll, 2005.

3. Geertz, C., 1993, The Interpretation of Cultures: Selected Essays, New York, s.448. Çelik; Favro; Ingersoll, 2005, s.11.

4. Günay, B., 1999, Property Relations and Urban Space, METU Faculty of Architecture Press, Ankara.

5. www.tdk.gov.tr [Erişim: 30.11.2014]

6. Yerasimos, S. 1996. “Tanzimat’ın Kent Reformları Üzerine”, Modernleşme Sürecinde Osmanlı Kentleri, (ed.) Paul Dupont, François Georgeon, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, s.10.

7. Yerasimos, 1996, s.10.

8. Yerasimos, 1996, s.11.

9. Hakim, B. S., 1986, Arabic-Islamic Cities: Building and Planning Principles, Kegan Paul International, Londra, s.27.

10. Akbar, J., 1988, Crisis in the Built Environment The Case of the Muslim City, Concept Media, Singapore, s.107.

11. Hakim, B.S., 2008, “Mediterranean Urban and Building Codes: Origins, Content, Impact and Lessons” Urban Design International, cilt:13, sayı:1, s.25.

12. Akbar, 1988, s.125.

13. Akbar, 1988, s.126.

14. Demir, A., 1996, Through the Ages Antakya, Akbank Yayınları, İstanbul.

15. Pinon, P., 2004, “Permanences et transformations dans la topographie d’Antioche apres l’Antiquité”, Topoi, ek:5, ss.191-219.

16. Downey, G., 1961, Antioch in the Age of Theodosius the Great, University of Oklahoma Press, Oklahoma City.

17. Bouchier, E. S., 1921, A Short History of Antioch 300 B.C.-A.D. 1268, Blackwell, Oxford.

18. Sauvaget, J., 1935, “Le Plan de Laodicée-Sur-Mer, Institut Français de Damas”, Bulletin d’Etudes Orientales, cilt:4, Kahire. Downey, G., 1961, Antioch in the Age of Theodosius the Great, University of Oklahoma Press, Oklahoma City. Pinon, 2004. ss.191-219.

19. Pinon, 2004.

20. Rifaioğlu, M. N.; Şahin Güçhan, N.; Larkham, P. J., 2010, “The influence of Land Ownership and Control on Urban Form in the Historic Urban Core of Antakya (Antioch)”, Formation and Persistence of Townscape, 17th Conference International Seminar on Urban Form (ISUF), 20-23 Ağustos 2010, Hamburg/Lübeck, Almanya.

21. Çalışmanın yöntemi iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamasını 1929 yılı tapu kayıtları ve kadastral planlar üzerinden yapılan araştırma oluşturmaktadır. Bu aşamada kadastral planlar, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamına aktarılarak koordinatlandırılmış ve tüm çıkmaz sokaklar CBS ortamında çizilmiş ve alan olarak tanımlanmıştır. Çıkmaz sokaklar ile ilgili mülkiyet hakkı beyanları CBS ortamına aktarılarak veri tabanı oluşturulmuştur. Veri tabanı aracılığı ile Antakya tarihî kent dokusu çıkmaz sokakların mülkiyet dokusu, kullanım hakları, mekânsal özellikleri, kentsel form - çıkmaz sokak ilişkileri özelinde analizler ve değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirmeler ışığında, çalışmanın ikinci etabında tespit edilen mekânsal-kültürel değerlerle ilgili alan tespit çalışması gerçekleştirilmiştir. Alan çalışması ile çıkmaz sokakların sahip olduğu mekânsal-kültürel değerlerin mevcut durumu ve korunma sorunsalı ile ilgili tespitler ve değerlendirmeler yapılmıştır.


RESİMLER

* Harita ve resimler yazara aittir.

Bu icerik 5279 defa görüntülenmiştir.