MİMARLIK
381
OCAK-ŞUBAT 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Ildırı: Yerleşilemeyen Köy
    Ela Çil, Yrd. Doç. Dr., İYTE, Mimarlık Bölümü
    F. Nurşen Kul, Yrd. Doç. Dr., İYTE, Mimari Restorasyon Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
KIRDAN / KENTTEN

Medeniyetler İttifakının Başkenti İznik-Nikaia

Mustafa Şahin, Prof. Dr., Uludağ Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü

Bursa ilinin ilçelerinden birisi olan İznik, Nikaia adı ile Hellenistik Çağ’da yeniden kurulmuş ve Bithynia Krallığı döneminden başlayarak Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar’dan günümüze kadar farklı medeniyetlere evsahipliği yapmış eşsiz bir örnektir. İznik’in ilk olarak M.Ö. 4. yüzyılda kurulmuş olduğu öne sürülse de, Çakırca Höyük gibi yakın çevrede bulunan prehistorik yerleşimler, kentin kuruluş tarihinin daha erkene gidebileceğini akla getirmektedir. Doğu Roma İmparatoru I. Teodor Laskaris, İstanbul’un Latinler tarafından istila edilmesi üzerine İznik’e kaçmış ve burada İznik Bizans İmparatorluğu’nu (1204/1265) kurmuştur. Selçukluların kurucusu Süleyman Şah, 1075'te İznik’i kısa bir süre için başkent yapmıştır. Bu nedenlerden dolayı İznik, Osmanlılar için önemlidir. İznik’in müslümanların yanı sıra Hristiyanlar için önemi ise I. ve VII. Konsillerin İznik’te toplanmış olmasıdır. I. Konsil’in toplandığı Senato Sarayı’nın yeri henüz bilinmese de, VII. Konsil’in toplandığı Ayasofya Kilisesi günümüzde restore edilerek ibadete açılmıştır. Ayrıca, I. Teodor Laskaris, Koimesis Kilisesi’ni İznik Doğu Roma İmparatorluğu’nun merkez kilisesi olarak ilan etmiştir.

İznik’te Selçuklular döneminden çok fazla eser günümüze ulaşmasa da, özellikle erken Osmanlı dönemine ait çok sayıda yapı vardır: Yeşil Cami, M. Çelebi Cami, Orhan Bey Cami ve Hamamı, Rüstem Paşa Hanı, Meydan Hamamı, Kırgızlar Türbesi, Çandarlılara ait türbe ve İmaretler, Abdülvahhap Sancaktarı Türbesi. İznik’te görülebilecek yerler arasında neredeyse tamamı korunan sur duvarları da yer almaktadır. Izgara plan düzenindeki kent, düzenli bir şekilde birbirini kesen sokak ve caddelere sahiptir. Ana caddelerin sonunda giriş kapısı bulunmaktadır: İstanbul, Lefke, Yenişehir ve Göl kapıları. Göl Kapı hariç diğerleri günümüzde hâlâ ayaktadır. İznik’te gezilip görülecek yerler arasında Berber Kaya Mezar Anıtı, Dört Tepeler Tümülüs’ü, Obelisk (Beştaş) Mezar Anıtı bulunmaktadır. Roma Tiyatrosu, oturma yerleri üzerinde yer alan şapeli ve çini fırınları ile Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine işaret eden yaşayan bir müze gibidir.

2014 yılında İznik Gölü’nün kıyısında tarafımızdan keşfedilen bazilika, Amerika’da yayımlanan Arkeoloji Magazin isimli dergi tarafından 2014 yılında dünyada keşfedilen en önemli 10 keşif arasına seçilmiştir. Bunun en önemli nedeni, arkeoloji biliminde kullanılan bir yöntem olan havadan görüntüleyerek keşfetme tekniğinin dünyada ilk defa sualtında bir kültür varlığının keşfedilmesinde kullanılmış olmasıdır. UNESCO Dünya Mirası’na aday olarak kabul edilen İznik, böylece adını bir defa daha bütün dünyada duyurma şansını elde etmiştir. Nilüfer Hatun İmareti’nde yer alan Arkeoloji Müzesi’nde İznik’te değişik zamanlarda bulunmuş çok sayıda önemli eser ziyaretçileri ile buluşmaktadır. İznik’ten çini almadan dönmemek gerekir. Gün sonunda göl kıyısında yenecek tatlı su balığı günün bütün yorgunluğunu alacaktır.

* Fotoğraflar yazara aittir.

Bu icerik 2720 defa görüntülenmiştir.