408
TEMMUZ-AĞUSTOS 2019
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Mryleia Antik Kenti: Tarihin Üzerinde Yapılaşmak
    Defne Benol , Mimarlar Odası Bursa Şubesi önceki dönem MD-ÇED Kurulu Sekreteri
    Kübra Eğri, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Mesleki Denetim Görevlisi
    Belçin Balçık, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Mesleki Denetim Görevlisi

  • İyi İnsan, İyi Mimar
    Nilgün Fehim Kennedy, Dr., Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Emekli Öğretim Görevlisi

  • Alglerle Yeşeren Cepheler
    Ayça Tokuç, Doç. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü
    Gülden Köktürk, Yrd. Doç. Dr., DEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü
    Kutluğ Savaşır, Yrd. Doç. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
GÜNCEL

Mutlu Haber: Eski Arkeoloji Müzesi Kültür Varlığı Olarak Tescillendi

Mimarlar Odası Adana Şubesi

“Tip proje” olduğu gerekçesiyle tescil başvurusu reddedilen Adana’daki eski Arkeoloji Müzesi binası, Mimarlar Odası Adana Şubesi’nin hazırladığı ayrıntılı raporun ardından yapılan üçüncü başvuru sonrasında tescillendi. Adana Şube tarafından kaleme alınan metin, kent belleğinde oldukça önemli bir yeri olan yapının yeniden işlevlendirilmesi için kayda değer bir öneri getiriyor: Adana Mimarlık Merkezi

 

Eski Arkeoloji Müzesi, inşasından bugüne yaklaşık 50 yıldır, kente ve bulunduğu çevreye katkısı olan ve odak noktası konumuyla kent ve kentli belleğinde süreklilik sağlayan bir yapıdır. Müze olması nedeniyle birçok kentli tarafından ziyaret edilmiş olan merkezî konumdaki yapı, yalnız Adanalıların değil, konumu nedeniyle kentimizden gelip geçenlerin de hafızalarında iz bırakan bir yapıdır.

Eski adıyla E-5 karayolunun kent içinden geçmesi, zaman içinde “karnıyarık” olarak adlandırılan yol çalışmaları gibi belediyelerin yanlış imar uygulamalarıyla tehdit altında kalan yapı ve çevresi, sürekli müdahalelere uğrayarak özellikle güney bahçesi, yol genişletmek adına etap etap daraltılmıştır. Kavşaktaki sıkışıklığın nedeni olarak gösterilen yapı, çeşitli zamanlarda yıkım tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır. (Resim 1)

Her defasında Mimarlar Odası’nın itirazlarıyla engellenen yıkma arzusu son dönemde de ortaya çıkmıştır. Trafiği rahatlatmak adına yapılan teşebbüs, trafiğin yıkım yapılmadan da çözülebileceğinin projelerle anlatılarak çözüm yollarının gösterilmesi sonucunda bir kez daha engellenmiştir. Böylece, söz konusu kavşağın düzenlenebilmesi için gerekirse yıkımı da gündemine alan projelerin gerçekleştirilebilmesi için Vilayetin Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis ettiği eski Arkeoloji Müzesi binası bir kez daha yıkımdan kurtulmuştur. (Resim 2)

TESCİL SÜREÇLERİ

Yapının tescillenmesi ve korunması için ilk olarak 2006 yılında DOCOMOMO Türkiye çalışma grubuyla, ikinci kez 2017 yılında yapılan başvurularımız, “1970’li yılların tip projesi olması ve ülkemizde birçok benzerinin bulunması ve modern mimarinin korunması ve belgelenmesi kapsamında kültür varlığı olarak tescil edilmesinin uygun olmadığına (OLUMSUZ) karar verilmiştir.” denilerek Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nün, Turizm ve Kültür Bakanlığı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden alınan görüşler doğrultusunda reddedilmiştir.

Yönetim Kurulumuz bu karar doğrultusunda, yurt çapında araştırma yapmaya ve o dönemde yapılmış müze binalarını tespit ederek belgelemeye karar vermiştir. Yapılan araştırmalarımız sonucunda, 1972 yılında açılan müze binasının, 1971 öncesinde henüz Kültür Bakanlığı kurulmadan önce Milli Eğitim Bakanlığınca, bakanlık mimarı Y. Mimar İhsan Kıygı tarafından Gaziantep, Kayseri, Sinop, Yalvaç, Alanya, Edirne, Erzurum illerinde olmak üzere, sekiz kentte projelendirildiği tespit edilmiştir. Tüm yapılara ulaşılarak fotoğraflanması sonucunda, Adana Arkeoloji Müzesi binasının diğer müze binalarıyla benzerlik taşımadığı görülmüştür. Olumsuz karara gerekçe gösterilen, “tip proje” savının ortadan kalkmasıyla ilgili kurula, bir rapor eşliğinde durum yeniden hatırlatılarak tescil için yeni bir dosya sunulmuştur. (Resim 2, 3)

Söz konusu raporda yapı şu şekilde betimlenmiş, tescil ve koruma istemimiz yenilenmiştir: “[Yapı] mimari nitelikleri bakımından dönemin özelliklerini taşımasının yanı sıra, iklimsel özellikler de dikkate alınarak tasarlanmıştır. Mimari özellikleri açısından, şeffaf bir giriş mekânına takılan üç kütleden oluşan yapı, giriş holü, bu holden bağımsız olarak yukarıya çıkan şık bir dairesel merdiveni, sergileme, konferans salonu, idari bağlantısındaki kompozisyonu ve cephesindeki dolu, düz yüzeyler, kafes ve şeffaf yüzeyleri, zemin katta yer yer geri çekilen arkatları, iç ve dış sergileme alanları ile dönem mimarisini yansıtmaktadır.

Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te, hatıra değeri taşıyan, kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan yapıların korunması gerektiğinden bahsedilmektedir. Hatıra değeri ve kentsel / çevresel kimlik olguları, kentsel bellek ile doğrudan ilişkilidir. Bellek ise, süreklilik arz eden bir kavramdır ve kesintiye uğramaz. Dolayısıyla kentsel bellekte yeri olan, görece yeni inşa edilmiş yapılar da hatıra değeri taşıyarak kentsel kimliğin fiziksel ifadesinde yer almaktadır. Ülkemizde özellikle 20. yüzyıl yapılarının korunmasında hatıra / anı değerinin vurgulanması önem taşır. […] Bu nedenlerle Adana’nın yakın geçmişinde önemli yer tutan yapının kent belleğindeki yeri ve işlevi ile mimari dönem özellikleri nedeniyle korunması ve kullanıma açık tutulması (sergi, kültürel çalışmalar ve eğitimler) gerekliliği göz önünde tutularak tescil ve bu süreç tamamlanıncaya kadar da inşa faaliyetlerin durdurulması için gerekmektedir.”

Nihayetinde, yapılan çalışmalarımız boşa çıkmamış ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Müdürlüğü, Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü tarafından şubemize iletilen yazı içeriğindeki karar ile söz konusu yapının tescil sürecinin başlatıldığı bilgisi verilmiştir: “Adana ili, Seyhan ilçesi, Reşatbey Mahallesi, mülkiyeti maliye hazinesine ait, 11114 ada, 5 parselde yer alan eski Arkeoloji Müzesi’nin taşınmaz kültür varlığı olarak tescili talebine ilişkin TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi’nin 24.05.2018 gün ve 2018/248 sayılı yazısı, Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarının 26.02.2006 gün ve 2286 sayılı kararı okundu, ekleri ve işlem dosyası incelendi, yapılan görüşmeler sonucunda; […] Eski Arkeoloji Müzesi’nin Milli Eğitim Bakanlığı mimarı İhsan Kıygı tarafından, Adana ili için ve bulunduğu parsel özellikleri göz önüne alınarak müze binası olarak tasarlandığı ve tip proje olmadığı, 1972 yılında faaliyete geçen müze binasında güneş kırıcılarının ve doğal klima amaçlı rüzgar hesaplarının yapılarak cephelerde belli açılarda açıklıkları kullanıldığı, iç mekânların ve açıklıkların yüksek tasarlandığı, iklim ve coğrafyayı dikkate alan bölgesel özelliklerinde tasarlandığı, iklim ve coğrafyayı dikkate alan bölgesel özelliklerin de tasarıma katıldığı, plan ve cephe özellikleriyle aynı dönemde inşa edilen diğer müze yapılarından biri olarak bulunduğu konuma adını verdiği, hatıra ve estetik değerleriyle kent belleğinde yer etmiş yapılardan biri olduğu hususları birlikte değerlendirilerek ‘Adana eski Arkeoloji Müzesi’nin’ tescil sürecinin başlatılmasına, bu süreçte taşınmaza inşai ve fiziki müdahalede bulunulmamasına karar verilmiştir.”

Verilen bu karar, yapının önemini bir kez daha vurgulamıştır. Yapının tarihçesine bakarsak, Adana’da Türkiye’nin birçok ilinden önce 1924 yılında başlayan müze geleneğinin, Cafer Ağa Medresesi, Etnoğrafya Müzesi (şimdiki adıyla Kuruköprü Anıt Müze) ve son olarak 1972 yılında yapılan E-5 karayolu üzerindeki söz konusu Arkeoloji Müzesi ile devam ettiği görülmektedir. Son olarak da Eski Milli Mensucat Fabrikası’nın restorasyonu ile Adana Arkeoloji Müzesi yeni yerine taşınmıştır. Eski müze binası ise, yol düzenlemesi için kendisine tahsis edilen Büyükşehir Belediyesi tarafından “evlendirme dairesi” olarak kullanılmak istenmektedir. (Resim 4)

Ancak, yukarıda saydığımız, Adana’nın yakın geçmişinde önemli yer tutan yapının kent belleğindeki yeri ve işlevi ile mimari dönem özellikleri nedeniyle korunması ve kullanıma açık tutulması (sergi, kültürel çalışmalar ve eğitimler) gerekliliği göz önünde tutularak koruma kurulunun kararına uygun olarak tüm inşa faaliyetlerinin durdurulması gerekmektedir.

Sergi, kültürel çalışmalar ve eğitim salonları bakımından olanakları kısıtlı olan kentimizde bir yıl öncesinden tüm günleri sergi için dolu olan 75. Yıl Sergi Salonu, Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu fuayesi ve Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde bu tür faaliyetler için yer bulmak oldukça güçtür. Birçok sanatçının yetişmesine öncülük etmiş kentimizde, sanat ve sanatçıya verilen önem dikkate alındığında bu fiziki durum yakışmamaktadır. Adana’nın yeni salonlara ihtiyacı vardır.

Eski Arkeoloji Müze binası için bundan sonraki hedefimiz, bu amaçlar için kullanılacak çok değerli bir kültür varlığı olarak kentimize hizmet vermesi; sanat dernekleri, sivil toplum örgütleri ve kamu kurum ve kuruluşlarının kullanabileceği kültürel merkez olarak işlevlendirilmesiyle kentimizin simgesi olmaya devam etmesidir.

Mimarlar Odası olarak, yerel yöneticilerimizin büyük beklentilerle seçildikleri bu dönemde; mimarlığın kapsamından hareketle, toplumsal hakların elde edilmesinde, kaynak ve birikimlerin doğru kullanılmasında, kültürel / sanatsal yaşamın vazgeçilmez parçası olan mimarlığın şemsiyesi altında ortak çalışmalar öneriyoruz.

Kentimizdeki taşınmazlarının sahibi ve işvereni olarak yerel yönetimler iyi bir yapılı çevre elde edilmesinde olduğu gibi mimari miraslarımızın değerlendirilmesinde de önemli bir role sahiptir. Mimari miras, farkındalıkla ele alındığında hem gündelik hayatımızı daha zengin ve anlamlı hale getirir hem de mimari belleğin korunmasında önemli veriler üretir. Bu yeni dönemde, çevre duyarlılığı ve sağlıklı ge­leceğimiz için, kurumlar arası dayanışma ile ortak hedeflere yönelik çalışmaların önemsenmesi ve gündeme alın­ması önemli beklentimizdir. Daha iyi bir yapılı çevre için, birikimlerimizin değerlendirilmesi ve mimarlık algısının geliştirilmesi ihtiyacı vardır. Yerel yönetimler, mimarlar, Mimarlar Odası ve ilgili STK’lar ile ilişki içinde bu hedefe ulaşılabilir.

Kent müzesi niteliğinde “Adana Mimarlık Merkezi” bu işbirliğinin ilk adımını oluşturabilir. Eski Arkeoloji Müzesi binasının “Adana Mimarlık Merkezi” olarak adlandırılması en önemli beklentimizdir. (Resim 5)

Bu icerik 263 defa görüntülenmiştir.