439
EYLÜL-EKİM 2024
 

MİMARLIK'tan



KÜNYE
KORUMA / YAŞATMA

Eyüp’ün Gözden Kaçan Tarihi: Gayrimüslim Toplulukların Yerleşimleri Üzerine Bir İnceleme

Mehmet Ali Karagöz, Arş. Gör., Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü; Mine Topçubaşı, Dr. Öğr. Üyesi, Gebze Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli bölgelerinden Eyüp’e yerleşen Müslüman ve gayrimüslim topluluklar, Eyüp’te zamanla hem yapısal hem de sosyokültürel katmanlaşmalar oluşturmuştur. Eyüp’te Müslümanlara ait cami, türbe, tekke gibi yapılarla birlikte, Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi ve Nişancı Mahallesindeki Surp Yeyğa Kilisesi’nin bulunduğu mahallelerin yerleşimi hakkında yeterince bilgi bulunmamasından yola çıkan yazarlar, çalışmada, Eyüp’teki gayrimüslimlerin yerleşim yerlerinin günümüzdeki izlerinin tespit edilmesini amaçlıyor. Bunun için başta 1882 Stolpe Haritası ve farklı dönem haritalarının koruma amaçlı imar planları ile karşılaştırılması ve yerinde incelenmesi yöntemleri kullanılıyor. Yazarlar, Eyüp’ün tarihinin ve çeşitli toplulukların bu bölgedeki izlerinin günümüzdeki durumunun belgelenmesiyle, bölgenin sosyal, kültürel ve tarihsel mirasının anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Eyüp’ün, tarihi süreç içerisinde farklı milletlerden ve farklı inançlardan topluluklara ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Osmanlı Dönemi’nde Müslümanların yoğun olarak yaşadığı yer olan Eyüp’te, gayrimüslimler de yaşamıştır. Farklı inançlar ve kültürlerin birarada olduğu Eyüp yerleşiminde, zamanla kültürel katmanlaşmalar oluşmuş; topluluklar barınmak için konutlar ve ibadet edebilmek amacıyla inançlarına göre dini yapılar inşa etmişlerdir. Eyüp’le ilgili yapılan bazı çalışmalarda, Eyüp’te gayrimüslimlerin yaşadığı, belirli mahallelerde yoğunlaştığı ve bir doku oluşturduğu belirtilmektedir. Gayrimüslimlerin Eyüp’teki en önemli fiziki izleri, günümüze ulaşan Surp Asdvadzadzin ve Surp Yeğya Ermeni Kiliseleridir. Kaynaklara göre, bu kiliseleri çevresinde gayrimüslim yerleşimlerinin olduğu ifade edilse de kiliseler etrafında oluşan doku üzerinde yeterince tespit çalışması yapılmamıştır.

Bu çalışmanın amacı, gayrimüslimlerin Eyüp’te sosyokültürel ve mimari açıdan bıraktığı izlerin tespit edilmesidir. Bu bağlamda, C. Stolpe’un 1882 yılında hazırlamış olduğu İstanbul’un demografik yapısı gösteren harita ele alınmış; Eyüp, içinde yer aldığı tarihi ve güncel haritalarıyla Stolpe haritası katmanlayarak gayrimüslim yerleşim yerleri güncel durumları değerlendirilmiştir.

C. Stolpe Haritası

İstanbul’un demografik yapısını gösteren Stolpe haritaları, C. Stolpe ve Jul. Strauby tarafından ilk olarak 1863 yılında Sultan Abdülaziz’e ithafen hazırlanmış, 1882 yılına kadar güncellenmiştir [1]. Stolpe haritalarında, Tarihi Yarımada ve yarımadayı çevreleyen Eyüp, Beyoğlu, Kadıköy ve Üsküdar yer almaktadır. Haritada yer alan bölgelerin demografik çeşitliliği, Müslüman ve gayrimüslim yerleşkeleri, mezarlıkları ve dini yapıları ifade eden farklı simgelerle oluşturulan lejantla ifade edilmiştir (Resim 1).

Harita 1/15000 ölçekte olup, bazı anıtsal yapıları kütleleriyle belirtilirken, bazı yapılar lejantlarla işaretlenmiştir. Lejantlarda yerleşim yerleriyle camiler, mezarlıklar, tekkeler, kiliseler, sinagoglar, karakollar, fırınlar, türbeler, bahçeler ve bağlar, saraylar, külliyeler ve hamamlar sembollerle işaretlenmiştir. Haritada, demografik yapının yerleşimleri, Müslümanlar pembe, Hristiyanlar gri ve Museviler sarı renkte gösterilmiştir. Yeşil renkte kullanılan lejant mezarlıkları göstermekte olup, mezarlıklar üzerinde belirtilen semboller ile mezarlığın, hangi inanca ait olduğu anlaşılmaktadır (Resim 2).

Eyüp Tarihi ve Gayrimüslimleri

Eyüp, Bizans Dönemi’nde zengin bitki örtüsü nedeniyle imparatorların av sahası olarak kullanılmış, 408 - 450 yılları arasında buraya bir manastır inşa edilmiş ve Eyüp’e “Kosmidion” ismi verilmiştir. Bizans Dönemi’nde sur dışı olan bu bölge savaşlarda yağmalanmış, buradaki yapılar tahrip edilmiştir [2]. 7. yüzyılda Emevîler tarafından İstanbul kuşatılmış, fakat fethedilememiştir. Bu kuşatmada Eyyûb el-Ensarî’ şehit olmuş [3], naaşı surlara en uzak noktaya defnedilmiştir [4]. Zamanla kaybolan Eyüp Sultan’ın kabri, İstanbul kuşatması sırasında Akşemseddin tarafından bulunmuştur. Fatih Sultan Mehmet, 1454 yılında kabrin bulunduğu bölgeye türbe, 1459 yılında cami inşa ettirmiştir. Zamanla, caminin etrafına medrese, kütüphane, imaret, hamam yapılarının inşasıyla bir külliye dönüşmüştür [5]. Akşemseddin’in mezarı bulması ve türbenin inşasından sonra, türbe halk arasında Eyyub Sultan olarak anılmaya başlanmış ve semt ismini buradan almıştır [6]. Fetih’ten sonra İstanbul’un demografik yapısını güçlendirmek için Anadolu’dan ve farklı yerlerden İstanbul’a göçler sağlanmış, Eyüp’e imparatorluğun diğer bölgelerinden gelen tebaa yerleştirilmiştir [7]. Bunların içerisinde “Zımmi” olarak adlandırılan: Yahudiler, Bulgarlar, Ermeniler ve Rumlar, Eyüp’te Otakçılar, Emani Çelebi, Cebecibaşı, İlyaszade, Takyecibaşı, Yavedud, Hacı Hüsrev, Baba Haydar, Nakşibendi, Koca Kasım Paşa, Kiremitçi Süleyman, Servi ve İslambey mahallelerinde yaşamıştır [8]. Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Döneminde Eyüp gayrimüslimleri, çeşitli nedenlerle Eyüp’ten ayrılmışlardır. Eyüp’te yaşayan toplumlardan biri de Ermenilerdir. Ermenilerin Eyüp’e ilk olarak yerleşmesi Kırkçeşme Su Yollarının 16. yüzyılda inşasıyla başlamaktadır. Ermeniler su yolları için su künkü, çömlek üretmesi için görevlendirilmiş [9], 17. yüzyılda bahçeler ve bostanlarda bahçıvan olarak çalışmışlardır [10]. 18. yüzyılda Eyüp’te İslambey ve Nişancı mahallelerinde iki Ermeni mahallesinin varlığından söz edilmektedir [11]. 18. yüzyılda Nişancı Paşa’da bir Ermeni mahallesi olduğunu, İslambey Mahallesi’nde de Ermenilere ait menzil yer aldığı, bu menzillerden yola çıkarak Ermenilerin İslambey’de de belirli bir yaşam alanı içerisinde yaşadığından söz edilebilir. Fakat bu yaşam alanlarında Müslümanlar ve Ermeniler arasında kesin bir ayrım olduğu söylenemez. İki toplum birbirinden mülk alışverişi yapıp, komşuluk yapmışlardır. 1705 yılında İslambey Mahallesinde 100 kadar [12], 1818 yılında 135 hane, 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra 110 hane ve 1940 yılında ise beş - altı aile mevcuttur [13]. Ermenilerin izini günümüze taşıyan en önemli kanıtlar, Surp Asdvadzadzin ve Surp Yeğya Ermeni kiliseleridir. Bu kiliselerin varlığı ve inşası bu bölgede ibadet mekânına ihtiyaç duyulacak kadar Ermeni nüfusunun olduğunu ifade etmektedir. Çalışmanın yapıldığı dönemde (2024), Eyüp’te birkaç Ermeni ailesi dışında başka bir aile yaşamamaktadır.

Stolpe Haritasında Eyüp’te Gayrimüslim Yerleşim Yerlerinin Analizi

Çalışmada, İstanbul’un demografik yapısını ve anıtsal yapılarını gösteren Stolpe haritalarında Eyüp yerleşimi incelenmiş, haritada Hristiyanlara ait on bölgenin olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgeler kuzeyden başlayarak numaralandırılmış ve harita üzerinde gösterilmiştir (Resim 3). Çalışmanın temel amacı, Stolpe Haritalarında Eyüp özelinde tespit edilen bu on bölgenin, Osmanlı Dönemindeki Gayrimüslim yerleşim yerlerinin günümüzdeki kent yapısı ve sokak ağları ile nasıl örtüştüğünü, bu grupların tarihsel olarak yaşadıkları alanlarda günümüzdeki mekânsal yerleşimlerinin nasıl değiştiğini ve bu bağlamda Eyüp’ün ne gibi dönüşümler geçirdiğini analiz etmektir. Stolpe Haritaları, günümüz sokak yapısını ve ölçeklendirme standartlarını tam olarak yansıtmadığı için, Hristiyan topluluklarının yaşadıkları bölgeleri tespit etmek zordur. Bu nedenle, bu haritaları modern kent haritalarıyla eşleştirerek mekânsal karşılaştırmalar yapılmış ve demografik yapıyla mekânların günümüzde nasıl bir dönüşüm geçirdiğini anlamamıza olanak sağlamıştır. Stolpe haritalarıyla 1913-1914 Alman Mavileri, koruma amaçlı imar planları (1977 - 2014) ve 2024 Google Earth uydu fotoğrafları dijital ortamda biraraya getirilmiş, coğrafi özelliklerinin hizalanması için dijital ölçeklendirilme ve mekânsal eşleştirme yapılmıştır. Mekânsal eşleştirmeler yapılarınken sokaklarla birlikte anıtsal yapıların da (cami, medrese, kilise, vb.) yerle dikkate alınmıştır. Özellikle yerleşim yerinin ana sokak kurgusunun bozulmaması ve anıtsal yapıların birçoğunun yerinde olması yer tespitini kolaylaştırmıştır. Haritaların dijital eşleştirmesiyle beraber tespit edilen bölgelerde alan çalışmaları yapılmış, bu bölgeler araştırılmıştır. Elde edilen bulgular haritalar üzerinde işaretlenerek harita görselleri oluşturulmuştur.

1. Bölge - Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi ve çevresi

Stolpe Haritası ve 2014 KAİP’in eşleştirilmesi sonucunda çalışmada 1 numara olarak belirtilen bölge, Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi ve çevresidir. Stolpe Haritasında kilise olduğu düşünülen sokakta yapının üzerinde haç sembolü görülmekte, kilise merkezli bir mahalle olduğu anlaşılmaktadır. Eyüp ilgili yapılan çalışmalarda, Eyüp’te iki Ermeni mahallesinin varlığından

söz edilmekte, bunlardan birinin de Surp Asdvadzadzin Kilisesi çevresinde olduğu belirtilmekte, fakat mahalle sınırları net olarak bilinmemektedir. Stolpe Haritasında kilise ve çevresinden başlayan yerleşim alanı günümüz İslambey Caddesine kadar inmekte ve caddenin karşı sında da devam etmektedir. Haritada Hristiyan olarak taranan bu bölgenin bir mahalle dokusu oluşturduğu söylenebilir. Stolpe Haritalarında tespit edilen bölgeler KAİP ile değerlendirilmesi sonucunda 1. Bölgenin sınırları belirlenmiştir. Bu veriler sokak yapısının değişmediğini ve parsellerin benzer nitelikte büyüklükte kaldığı göstermektedir. Çalışmanın yapıldığı dönemde bölge sınırları içerisinde bir kilise, bir çeşme ve beş adet tescilli konut bulunmaktadır. Haritaların katmanlanmasıyla tespit edilen sınırlar içerisindeki günümüzde diğer yapılar betonarme olarak inşa edilmiş ve yerleşim yerinin dokusunun büyük bir bölümü kaybolmuştur (Resim 4). Günümüzde hala varlığını sürdüren Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi (Resim 5), Hristiyanların bu bölgede yoğun olarak yerleştiğinin bir kanıtıdır. Yerleşim yerinin tarihi süreç içerisinde gelişimine en iyi örnek olan yapı, günümüzde İslambey Mahallesi Kanuni Sokakta yer almaktadır. Kilise Ermeni Apostolik bir kilise olup, İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne bağlıdır. Kilisenin 1675 yılından beri varlığı bilinmekte olup, Kırkçeşme Türbelerinin inşasında çalışan Ermeni ustalar için yapıldığı inşa edilmiştir. Kilisenin zaman içerisinde harap duruma gelmiş, 1812 yılında ahşap, 1855 yılında kilise kagir olarak yeniden inşa edilmiştir [14]. Eyüp’te, Hristiyan yerleşim yeri tespiti açısından diğer önemli durum ise kilisenin vakfına ait olan mülklerdir. Vakfa ait mülklerin konumları değerlendirildiğinde, Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi Vakfına ait 1936 yılı beyannamesinde vakfın 24 adet taşınmazı mevcuttur. Vakfa ait Eyüp’te Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi, kilise çevresindeki parseller (Resim 6) 2024 yılında İslambey’de Pazar alanı olarak kullanılan parseller ve konutlar (Resim 7), Arekelyan / Ardemyan Okulu, Eyüp Ermeni Mezarlığı mevcuttur [15]. Kilise etrafındaki vakıf taşınmazlarının, çalışmada tespit edilen alan içerisinde yer aldığı ortaya çıkmış ve bu tespit, çalışmada 1. Bölge olarak belirlenen alanların doğruluğunu destekler niteliktedir.

2. Bölge – Düğmeciler Mahallesi sivil mimarlık örneği

Çalışmada, Stolpe haritası üzerinde işaretlenen 2. Bölge’de bir yapının varlığı görülmektedir. Bölgenin tespitinde öncelikli olarak 1913 - 1914 tarihli Alman Mavileri haritalarına bakılmış, sokaklar ve anıtsal yapıların konumu değerlendirilmiş ve 2. Bölge’de işaretlenen alanın bir yapı olduğunu tespiti yapılmıştır. Alman Mavilerinde anıtsal yapılar yer aldığı için bu yapı haritada gösterilmemiştir. Yapının tespiti için 1977 ve 2014 yıllarına ait KAİP’ler ele alınmıştır. 1977 tarihli Eyüp’e ait KAİP, Türkiye’nin ilk koruma amaçlı imar planlarından biri olup, yerleşim yerinin dokusunun değişiminin KAİP’lerin karşılaştırılmasıyla anlaşılmaktadır. Yapının tam olarak

bugünkü konumu Düğmeciler Mahallesi 494/156 parseli işaret etmektedir. 1977 KAİP’te bu ada parselde tescile önerilen bir yapı olarak, 2014 KAİP’te yapı kayıp sivil mimarlık örneği olarak belirtilmiştir. 1977 ve 2014 KAİP’te tespit edilen yapının, Stolpe Haritasında tespit edilen ve gayrimüslim olarak nitelendirilen yapıyla aynı yapı olduğu düşünülmektedir.

3. Bölge - Surp Yeğya Ermeni Kilisesi ve Çevresi

Çalışma kapsamında, Stolpe Haritalarında tespit edilen 3. Bölge, bir mahalle oluşturacak kadar büyük bir alan Hristiyan olarak işaretlenmiş ve haritada bu işaretli bölgenin merkezinde de bir kilise olduğu tespit edilmiştir. Stolpe haritalarıyla Alman Mavileri, 1977 ve 2014 yıllarındaki KAİP’ler katmanlandığında, 3. Bölgede varlığını devam ettiren Surp Yeğya Ermeni Kilisesi / çevresinin olduğu tespit edilmiştir (Tablo 5). 2024 yılında yapılan yerinde gözlem çalışmalarında, bölgede kilise ve konut yapılarından altısının tescilli olduğu tespit edilmiş, ancak 1977 yılana ait olan KAİP’te, bu bölgede yer alan kilise ve çevresinde daha fazla yapının tescile önerildiği belirlenmiştir. Tescile önerilen bu yapıların çoğunluğunun mevcut olmadığı ve yerine betonarme yapıların inşa edildiği görülmüştür (Resim 8). Günümüzde varlığını sürdüren Surp Yeğya Ermeni Kilisesi (Resim 9), Hristiyanların bu bölgede yoğun olarak yerleştiğinin bir kanıtıdır. Yerleşim yerinin tarihi süreç içerisinde gelişimine en iyi örnek olan yapı, Nişancı Mahallesi, Karayel Sokakta yer almaktadır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kırk Çeşme suları yapımı için Ermeni ustaları çalıştırmış, su künkleri, çömlekler, kiremit ve tuğla imal ettirmiştir. Çalışmak için Eyüp’te Ermeniler, bu bölgeye yerleşmiş, mahalle kurmuş ve kilise inşa etmiştir. Hançer, kilisenin 1700’lü yıllarda Serviler Mahallesi’nde yapılmış olabileceğini, kilise farklı tarihlerde yıkılıp tekrar inşa edildiğini tespit etmiştir [16]. 19. yüzyılda kiliseyle Bezciyan Okulu açılmış, fakat belirli bir süre sonra kapatılmıştır [17]. Çalışmanın yapıldığı dönemde kilisenin cemaati olmadığı için ibadet gerçekleşmemektedir. Eyüp’te mevcut olan diğer bir Emeni vakfı, Surp Yeğya Ermeni Kilisesi Vakfıdır. Vakfın 1936 yılında beyannamesinde, vakfa ait 10 taşınmaz mevcut olup, vakfın Eyüp’te olan mülkleri; kilise, okul ve çevresindeki bazı yapılardır. Vakfın bazı yapılar satılmış, bazıları ise kamuya geçmiştir [18]. (Resim 10, 11). Çalışmada, kilise etrafındaki vakıf taşınmazlarının, Stolpe Haritalarında tespit edilen alan içerisinde kaldığı tespit edilmiş, bu mülkleri konumları değerlendirildiğinde, çalışmadaki 3. Bölge’nin doğruluğunu nitelendirir şekildedir.

4. Bölge - Topçular Mahallesi

Stolpe haritasında ‘Topdschilar’ ismiyle belirtilen bölge, çalışmada 4. Bölge olarak işaretlenmiş ve Alman Mavileri, 2017 KAİP katmanlanarak incelendiğinde bugünkü Topçular mahallesinin sınırlarıyla örtüştüğü görülmüştür. Bu bölge, Topçubaşı Eşref Cami’nin güneyinde yer almaktadır. Stolpe Haritasında, 4. bölgenin en güneyinde Hristiyan yerleşimi olarak gösterilen yerde bir fırının olduğu görülmektedir (Tablo 7). Bu yapının günümüzdeki durumu değerlendirildiğinde, buraya betonarme binalar inşa edilmiştir (Resim 12). Tespit edilen diğer alan ise günümüzde 415 / 1 parselde yer almaktadır. 2014 KAİP’te (Tablo 8) parsel sınırları içerinde üç adet yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Sadrazam Mehmet Paşa Çeşmesi ve Karagöz Evi olarak isimlendirilen, ahşap karkas sivil mimarlık örneğidir. Aynı parsel içerisinde bir kagir yapı mevcut olup, yapı günümüzde ticari işlevde kullanılmaktadır. Bu yapının özgün işlevi tespit edilememiştir. 3 numaralı bölgenin güneyinde günümüzde betonarme karkas yapılar mevcuttur.

5. Bölge - Eğrikapı Ayios Kiryakos Mezarlığı ve Mezarlık Kilisesi ve 6. Bölge - Musevi Mezarlığı

Çalışmadaki 5. Bölge, Eğrikapı’nın kuzey doğusunda, Karasurlarının önünde 2024 yılında özgün işlevini koruyan, Ortodoks Rumlara ait Ayios Kiryakos Mezarlığıdır. Mezarlık alanı, Eyüp’ü içine alan tarihi haritalarda da mezarlık alanı olarak işaretlenmiş, Stolpe Haritasında Hristiyan mezarlığı, Talat Anal haritasında Bulgar Mezarlığı, Alman Mavileri Haritasında (1913 -1914) alanın fonksiyonu belirtilmemiştir. Mezarlığın içerisinde tek nefli bazilikal planlı bir kilise yapısı mevcut olup, herhangi bir kitabeye sahip olmadığı için yakın dönemde inşa edildiği düşünülmektedir [19]. Yapı, mezarlık kilisesi olduğu için çok sayıda cemaati yoktur ve cenaze törenlerinde kullanılmaktadır [20].

Stolpe Haritalarında 6. Bölge’deki, Eğrikapı Ayios Kiryakos Mezarlığı’nın batısında bir mezarlık tespit edilmiştir. Alman Mavileri ve Talat Anal Haritasında bu alan, Musevi Mezarlığı olarak belirtilmektedir. Günümüzde 98/1 parselde bulunana alanda mezarlığın yerinde İstanbul Halk Ekmek Fabrikası yer almaktadır. Eyüp Belediyesi arşivlerinde bu alanın mezarlık olduğuna ve 1970 yılında istimlak şerhi olduğuna dair bilgiler yer almaktadır [21].

7, 8, 9, 10. Bölgeler

Stolpe haritalarında tespit edilen 8. Bölge, günümüzde Eyüp sınırları içerisinde varlığını sürdüren Edirnekapı Ermeni Mezarlığı’dır. Mezarlık, İstanbul Ermenilerinin dört eski mezarlığından biri olup, tespit edilen en eski mezar taşları 17. yüzyıla aittir [22]. Çalışmada, Stolpe Haritalarında tespit edilen 7, 9 ve 10.bölgelerde farklı büyüklüklerde yapılar görünmektedir. Bu yapılara ilişkin yeterli bilgi elde edilememiş, yapılar çalışmanın yapıldığı döneme ulaşamamıştır. Günümüzde 7. ve 9. bölgelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet binaları bulunmakta, 10. Bölge’den ise D100 Karayolu geçmekte olup, bu bölgelere dair herhangi bir tespit yapılamamıştır.

SONUÇ

Çalışmada, Eyüp’ün Hristiyan yerleşim yerlerinin tespit edilebilmesi için İstanbul’un 19. yüzyıl demografik yapısını ve yerleşimini inceleyen Stolpe Haritası (1882) ele alınmış, bu haritada Eyüp’te yoğunlukla on bölgede Hristiyan yerleşimi olduğu görülmüştür. Bu bölgeler İslambey, Düğmeciler, Topçular, Nişancı ve Defterdar mahalleleridir. Tespit edilen bölgeler içerisinde kiliseler, konutlar ve mezarlık alanları bulunmakta, bazı yapılar varlığını devam ettirse de bazılarının kaybolduğu tespit edilmiştir.

Stolpe haritalarında, İslambey ve Nişancı mahallelerinde Hristiyan yerleşimi yoğunluğu görülmektedir. Eyüp’le ilgili tarihsel süreç incelendiğinde, İslambey ve Nişancı mahallelerinde Ermeni Mahallesi olduğu belirtilmekte, fakat mahallelerin büyüklükleri hakkında yeterince bilgiye ulaşılamamaktadır. Çalışmada, Stolpe Haritası’ndan yola çıkılarak yapılan tespit çalışmaları ve farklı dönemlere ait olan haritaların katmanlanmasıyla mahalle büyüklükleri ve sınırlarının tespit edilebildiği düşünülmektedir. İslambey ve Nişancı mahallelerindeki yerleşim yerlerinin merkezinde olan kiliseler Ermenilere ait olması nedeni ile Eyüp’te Ermenilerin yerleşimi incelenmiş, süreç içerisinde nüfus değişiklikleri de ele alınmış ve Eyüp’te az sayıda Ermeni’nin yaşadığı tespit edilmiştir. Literatürde, Ermeni vakıflarına ait olan bazı mülkler tespit edilmiş, bu mülklerin konumlarının çalışma kapsamında Stolpe Haritaları ile eşleştiği ortaya çıkmıştır. Ermeni vakıflarına ait yerlerin doğrulanması ile çalışma kapsamında tespit edilen yerlerin doğru olma olasılığı yüksektir. Bu eşleşme sonucunda Stolpe Haritalarında, Ermeni Kilise vakıflarına ait olmayan yerlerde Ermeni vatandaşların yaşadığı, buralarda bir doku ve bir mahalle oluşturabileceği söylenebilir. Stolpe Haritasında Hristiyan yerleşimi olarak gösterilen kilise bölgeleri hariç diğer bölgelerde hangi toplumun yaşadığına dair bir bilgi edinilememiştir.

Süreç içerisinde de bu mahallelerde de yaşayan toplumların göç etmesiyle kültürel katmanlar ortadan kaybolmaya başlamış olduğu ve fiziki olarak kalan yapılarla varlığını devam ettirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Farklı tarihi haritaların katmanlanması sonucunda bölgeler içerisinde kalan tescilli yapıların mevcut olduğu ve bazılarının tescilinin 1977’de olduğu tespit edilmiştir. 1970’li yıllardaki bir yapının tescil edilme durumuna bakıldığında, yüz yılı aşan yapıların tescil edilmesi söz konusu olduğu için, çalışmada tespit edilen bu yapıların en geç 19. yüzyılın ortaları ve sonlarında var olduğu söylenebilir. Yapılan alan çalışmasında tescilli yapıların cepheleri incelenmiş, incelemelerde yapıların ortak bir dili olmadığı ve bina kütlelerinde benzerlik göstermediği tespit edilmiştir. Yapıların bir kısmının zemin katı kagir, üst katları ahşap karkas, yapılardan bazıları tamamen ahşap karkastır. Tüm bu özellikler değerlendirildiğinde yapıların Hristiyanlara ya da Müslümanlara ait özelliklerinin olduğu söylenemez. Bu nedenle yapılar üzerinde detaylı rölöve ve restitüsyon çalışması yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.

Çalışmada tespit edilen diğer alanlar mezarlık alanlarıdır. Bu mezarlıkların bir kısmı, çalışmanın yapıldığı döneme kadar varlığını sürdürmüştür. Özellikle Tarihi Yarımada’yı çevreleyen surların etrafında tespit edilen mezarlıklar, Hristiyan Ortodoks, Ermeni ve Musevi topluluklara aittir. Hristiyan mezarlıkları arasında Ortodoks ve Ermeni mezarlıkları hâlâ varlığını sürdürmektedir; ancak Musevi mezarlığı ise yitirilmiştir. Kaynaklarda Eyüp’te bir Musevi mezarlığından bahsedilmesine rağmen, mezarlığın yeri hakkında bilgi verilmemiştir. Bu nedenle çalışmada Musevi mezarlığının yerinin tespiti, Eyüp ve çalışma açısından önemlidir.

Çalışmada, 19. yüzyıl Eyüp’ün Hristiyan bölgelerindeki yerleşimleri ve günümüze ulaşan somut mirasları ele alınmıştır. Çalışmanın, Eyüp’ün tarihsel mekân algısının günümüz kentsel yapısına nasıl yansıdığını ve farklı inanç gruplarının mekânsal yerleşimlerinin tarihsel sürekliliğini veya değişimini anlamaya yönelik özgün bir katkı sunacağı düşünülmektedir. Çalışmada yapılan gayrimüslim yerleşimlerinin tespiti, günümüzdeki durumunun değerlendirmesiyle Eyüp’teki toplumların yerleşim yerlerinin, dini yapılarının yakınlığı, konutlarının benzer olması ve mezarlıklarının benzer bölgelerde toplanması Hristiyan toplum ve Müslüman toplumların iç içe yaşadığının bir göstergesidir.

Eyüp, tarih boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yaparak somut ve somut olmayan kültürel mirasını zenginleştirmiştir. Toplulukların yerleşimi, Eyüp’ün sosyoekonomik ve sosyokültürel açıdan gelişimini sağlamış, tüm bunlara paralel olarak yerleşim yerindeki fiziki doku ve sosyal doku gelişmiş, Eyüp’e özgü mekânlar ve gelenekler oluşturmuştur. Dolayısıyla sadece somut mirasın korunması, buradaki katmaların korunması için yeterli olmayacaktır. Yapıların içerisinde bulundurduğu kültürler ait izlerin korunması, onların geleneklerinin bilinmesi, kayıt altına alınması ve bunların yapılara / mekânlara yansıması Eyüp’ün hem yapısal hem kültürel katmanlaşmasının göstergesi olacaktır.

* Resimler, aksi belirtilmedikçe yazar, Mehmet Ali Karagöz’ün 2012-2024 tarihli fotoğraf albümüne aittir.

KAYNAKLAR

2012 Beyannamesi İstanbul Ermeni Vakıflarının El Konan Mülkleri, 2012, Hrant Vakfı Yayınları, İstanbul.

Alman Mavileri: 1913-1914 I. Dünya Savaşı Öncesi İstanbul Haritaları I-II-II, 2006, İrfan Dağdelen (yay. haz.), İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü Yayınları, İstanbul.

Artan, Tülay, 1995, “Eyüp”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA) , cilt:7, ss.1-6.

Atatürk Kitaplığı, Talat Anal Haritası, Hrt-005357, İ.B.B. Atatürk Kitaplığı Sayısal Arşiv ve e-Kaynaklar

Yetişkin Kubilay, Ayşe, 2010, İstanbul Haritaları 1422-1922, Kaptan Yayıncılık LTD. ŞTİ., Denizler Kitabevi, İstanbul, ss.160-162.

Ayvansarayı, Hüseyin, 1864, Hadîkakatü’l-Cevâmi, Matbaa-i Amire, İstanbul.

C. Stolpe Haritası, 1882, “Plan de Constantinople avec ses faubourgs le port et une partie du Bosphore levé et dessiné par C. Stolpe verifié d’après les changements les plus récents jusqu’en 1882 [1:15.000]”, Salt Araştırma Arşivleri

Eyüp Belediyesi Arşivi, 19.03.1984 tarihli 1683 sayılı tapu evrakı.

Eyüpsultan Belediyesi, 1977 Koruma Amaçlı İmar Planı.

Eyüpsultan Belediyesi, 2017 Koruma Amaçlı İmar Planı.

Hançer, Elmon, 2005, “Eyüp Ereni Kiliseleri”, Eyüp Sempozyumu VIII, Eyüp Belediyesi, İstanbul, ss.164-175.

Haskan, Mehmet Nermi, 1996, Eyüpsultan Tarihi, Eyüpsultan Belediyesi, İstanbul.

İpek, Nedim, 2015, “Fetihten Cumhuriyete İstanbul’a Yönelik Göçler”, Büyük İstanbul Tarihi, İSAM, İstanbul, ss.520-530.

Kara, Fahrunisa, 1994, “Eyüp”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı, İstanbul, cilt:3, ss.254-250.

Kömüciyan, Eremya, 1988, İstanbul Tarihi - XVII. Asırda İstanbul, K. Pamukciyan, Dü.(çev.), H. D. Andreasyan (çev.), Eren Yayıncılık ve Kitapçılık Ltd. Şti., İstanbul.

Kuşu, Selma, 2019, “XVIII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Eyüp’te Sosyal ve Ekonomik Hayat”, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı.

Ortaylı, İlber, 2015, “İstanbul’da Tarihi Yaşamak”, Şehir ve Kültür İstanbul, İstanbul, Profil Yayıncılık, ss.65-104.

Osmanoğlu, Özlem, 2018, “İstanbul Rum-Ortodoks Kiliselerinde Epitafion İşlemeleri ve İkonografiler”, Yüksek Lisans Tezi, Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Programı, İstanbul.

Sevindik, Bahri Murat, 2010, “Koruma planı Bulunan Kentsel Sit Dokularında Mekânı Fiziki Mekân Değişimi-Eyüp Örneği”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü.

Sönmez Pulat, Ece, 2020, “19. Yüzyıl İstanbul Mimarlık Ortamında Rum Ortodoks Kiliselerinin Yapım ve Onarım Süreçleri”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Anabilim Dalı Restorasyon Programı İstanbul.

Tuğlacı, Pars, 1991, İstanbul Ermeni Kiliseleri, Pars Yayın Ltd. Şti., İstanbul.

Türkiye Ermenileri Patrikliği, 2023, (http://www.turkiyeermenileripatrikligi.org/site/edirnekapi-ermeni-mezarligi-mezarliklar/). [Erişim: 25.06.2023]

Yetişkin Kubilay, Ayşe, 2010, İstanbul Haritaları 1422-1922, Kaptan Yayıncılık Ltd. Şti., Denizler Kitabevi, İstanbul, ss.160-162.

NOTLAR

[1]Yetişkin Kubilay, Ayşe, 2010, İstanbul Haritaları 1422-1922, Kaptan Yayıncılık Ltd. Şti. Denizler Kitabevi, İstanbul, ss.160-162.

[2] Kara, Fahrunisa, 1994, “Eyüp”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı, İstanbul, cilt:3, ss.254-250.

[3]Ayvansarayı, Hüseyin, 1864, Hadîkakatü’l-Cevâmi, Matbaa-i Amire, İstanbul.

[4]Artan, Tülay, 1995, “Eyüp”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA) , cilt:7, ss.1-6.

[5]Sevindik, Bahri Murat, 2010, “Koruma planı Bulunan Kentsel Sit Dokularında Mekânı Fiziki Mekân Değişimi-Eyüp Örneği”, İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi.

[6]Ortaylı, İlber, 2015, “İstanbul’da Tarihi Yaşamak”, Şehir ve Kültür İstanbul, İstanbul, Profil Yayıncılık, ss.65-104.

[7]İpek, Nedim, 2015, “Fetihten Cumhuriyete İstanbul’a Yönelik Göçler”, Büyük İstanbul Tarihi, İSAM, İstanbul, ss.520-530.

[8]Kuşu, Selma, 2019, “XVIII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Eyüp’te Sosyal ve Ekonomik Hayat”, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yayımlanmamış Doktora Tezi, Edirne.

[9]Kuşu, 2019.

[10]Kömüciyan, Eremya, 1988, İstanbul Tarihi- XVII. Asırda İstanbul, (K. Pamukciyan, (düz.), H. D. Andreasyan, (çev.) İstanbul: Eren Yayıncılı ve Kitapçılık Ltd. Şti.

[11]Haskan, Mehmet Nermi, 1996, Eyüpsultan Tarihi , Eyüpsultan Belediyesi, İstanbul.

[12]Kuşu, 2019.

[13]2012 Beyannamesi İstanbul Ermeni Vakıflarının El Konan Mülkleri, 2012, Hrant Vakfı Yayınları, İstanbul.

[14]Tuğlacı, Pars, 1991, İstanbul Ermeni Kiliseleri, Pars Yayın Ltd. Şti., İstanbul.

[15]2012 Beyannamesi İstanbul Ermeni Vakıflarının El Konan Mülkleri, 2012.

[16]Hançer, Elmon, 2005, “Eyüp Ereni Kiliseleri”, Eyüp Sempozyumu VIII, Eyüp Belediyesi, İstanbul, ss.164-175.

[17]Tuğlacı, 1991.

[18]2012 Beyannamesi İstanbul Ermeni Vakıflarının El Konan Mülkleri, 2012.

[19]Sönmez Pulat, Ece, 2020, “19. Yüzyıl İstanbul Mimarlık Ortamında Rum Ortodoks Kiliselerinin Yapım ve Onarım Süreçleri”, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Anabilim Dalı Restorasyon Programı Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.

[20]Osmanoğlu, Özlem, 2018, “İstanbul Rum-Ortodoks Kiliselerinde Epitafion İşlemeleri ve İkonografiler”, Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Programı Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.

[21]Eyüp Belediyesi Arşivi, 19.03.1984 tarihli 1683 sayılı tapu evrağı.

[22]Türkiye Ermenileri Patrikliği, 2023, (http://www.turkiyeermenileripatrikligi.org/site/edirnekapi-ermeni-mezarligi-mezarliklar/). [Erişim: 25.06.2023]

Bu icerik 217 defa görüntülenmiştir.