310
MART-NİSAN 2003
 
MİMARLIK'TAN

ODADAN

MİMARLIK DÜNYASINDAN

ÖDÜL

YÖNETMELİK

DOSYA: MİMARLIK EĞİTİMİ: Ağaç Yaşken Eğilir

DEPREM

RETROSPEKTİF

YARIŞMA

DÜNYADAN

SERGİ

YAYINLAR

MEA ARCHITECTURA MEA CULPA

ENGLISH SUMMARY

YİTİRDİKLERİMİZ




KÜNYE
MİMARLIK'TAN
Ekim-Kasım 2003 / 310

MİMARLIK, 40. yılının ilk sayısı 309 ile birlikte yeni bir tasarıma 'kavuştu'. Bu 'kavuşma'nın, yeni olana karşı her zaman duyulan ilk tepkiden nasibini aldığı söylenebilir. Fakat, olumlu ve yapıcı tavırlar bunun içinde büyük çoğunluğu oluşturuyor. Dergimizin 310. sayısı ile birlikte, kapağından son sayfasına kadar yenilenen tasarımı konusundaki fikirlerinizi gerçekten duymak isteriz. Bunun için mimarlikdergisi@mimarlarodasi.org.tr adresine görüşlerinizi yazmanızı içtenlikle bekliyoruz. Derginin yaygın iletişim ve tartışma platformu niteliğini geliştirmek için, satış ve abonelik olanaklarıyla farklı okur kitlelerine de ulaşabilmesi üzerinde titizlikle duruyoruz. Çünkü mimarlık kültürüne ilgi duyan farklı kitleleri de bu yayın ortamına dahil etmek, daha fazla okunur olmak kadar önemli. MİMARLIK’ın internet üzerinden yayına başlamasının yanı sıra, Oda’nın çalışmalarından haberdar olabileceğiniz “Mimarlık Haberler” bülteninin de, Oda’nın web sitesinden izlenebildiğini tekrar hatırlatalım.

İnternetin ve dijital ortamın tüm olanaklarını kullanmak, iletişimi artırmanın ve yaygınlığı sağlamanın en etkili yollarından biri. Temmuz 2005’te İstanbul’da toplanacak olan 22nci UIA Dünya Kongresi çalışmaları, artık www.uia-istanbul2005.org adresinden izlenebiliyor. Kongreye yönelik logo tasarımı yarışması ise internet üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu ortam, haberdar olmanın ötesinde, katılımı da sağlamalı. Sahte “katılım” çağrıları yapmak yerine, tüm dünyadaki mimarlar için önemli olan bu kongrenin, özellikle ülkemizde gerçekleşiyor olmasını bir fırsat olarak görmeliyiz. Bölgelerdeki yerel örgütlenmelerin ya da kişisel çabaların, bu kongreye nasıl bir katkı yapabileceğini düşünmek gerekli.

UIA 2005 İstanbul Kongresi’nin 6 ana temasından bir olan “Küresel Ortamda Mimarlık” başlığının altında tartışılması öngörülen “Mesleğin ve Eğitimin Yeni Biçimleri”, bu sayımızın dosya konusunun şekillenmesinde önemli rol oynadı. Şubat ayında ODTÜ’de gerçekleştirilen 7. Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşması ile eş zamanlı ele aldığımız “mimarlık eğitimi” konusu kapsamında, daha çok “öğrenciler konuşuyor”. “Buluşma yedi” için farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesini fırsat bilerek, kendilerinin yönettiği bir forumda gelecek için ‘genç’ bir perspektif oluşturmaya çalıştık. Mimarlar Odası tarafından, ilki Aralık 2001’de düzenlenen Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın ikincisini gerçekleştirmek üzere çalışmalar sürüyor. Dosya kapsamında geliştirilen düşüncelerin, Aralık ayında İstanbul’da düzenlenmesi planlanan kurultayın hazırlık çalışmalarını zenginleştirebileceğini düşünüyoruz.

Bir sonraki sayımızın dosya konusu “Cumhuriyet Dönemi Mimarlık Mirasımız”. Geçtiğimiz Eylül ayında, Paris’te gerçekleştirilen docomomo-international 2002 Kongresi’nden sonra docomomo-Türkiye kuruldu. Bu çalışmalara da katkı sağlayabileceğini düşündüğümüz dosya için, mimarlık kültürümüzde önemli yeri olan, korunması gerekli yapıları tespit etmeye çalışacağız. Bu yapılara ilişkin değerlendirmeleri de içerecek olan dosyanın, hem envanter oluşturma çalışmalarına katkıda bulunmasını, hem de gerekli kurumları harekete geçirmesini bekliyoruz.

* * *

Mimarlığın, içinde bulunduğumuz savaş tehdidi karşısındaki duruşu ne olmalıdır? Her meslekten 100’er temsilcinin bir araya gelerek “100'ler Bildirgesi” adı altındaki savaş karşıtı görüşlerini açıklamaları görevimizi yaptığımız anlamına gelir mi? Ya da Oda’dan ve Şube Danışma Kurulları ardından yapılan deklerasyonlar? Ya da başını İngiliz Mimar Lord Richard Rogers’ın çektiği ve içinde RIBA Başkanı Paul Hyett, Charles Jenks, Sir Terry Farrell, Zaha Hadid, Rem Koolhaas ve Frank Gehry gibi tanınmış bir grup mimarın “Mesleki olarak bir tutum almamak suskunluğa, suç ortaklığına varır!” yargısıyla çağrı yapması 'işe yarar’ mı? Bu tehdit karşısında Türkiye'nin hazırlıklı olması gereken durumlar nelerdir? Mardin, Diyarbakır, İskenderun gibi kentlerimizde, tüm kent yaşamını değiştirecek yeni yapılanmalar veya Güneydoğu Anadolu sınırlarımıza dayanacak göçmenlerin durumu, toplumun ve çevrenin uyumlu birlikteliği için varolan profesyonellerin konusu değil midir? Bu konuda, mimarlar olarak bize düşen görevler ve toplumsal sorumluluğumuz nereyi gösteriyor?

N. Müge Cengizkan

Bu icerik 823 defa görüntülenmiştir.