313
EYLÜL-EKİM 2003
 
MİMARLIK'TAN

ODADAN

MİMARLIK DÜNYASINDAN

OKURLARDAN

MEDYADA MİMARLIK

SORUŞTURMA 2003

ÇAĞDAŞ MİMARLIK

DOSYA: ULUSLARARASI SÜREÇLERDE TÜRKİYE MİMARLIĞI

MİMARİ PROJE YARIŞMASI
TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ MERKEZ BİNASI VE KÜLTÜREL VE SOSYAL TESİSLERİ

ÖĞRENCİ BULUŞMASI

KENT TARİHİ

DEPREM

YAYINLAR

MEA ARCHITECTURA
MEA CULPA

  • Eski New York'lar
    Gürhan Tümer

    Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi,

    Mimarlık Bölümü

YİTİRDİKLERİMİZ




KÜNYE
MİMARLIK'TAN
313 - EYLÜL-EKİM 2003

Dünya Felsefe Kongresi kısa bir süre önce Türkiye'de yapıldı. Kongreyi, özlenenden daha az sayıda kişi izlemiş olsa da, etkinliğin basında genişçe bir yer bulduğunu ve ilgili herkesin konuyla çeşitli şekillerde ilişkilendiğini söyleyebiliriz. Gazete ve dergilerin yanısıra, televizyon ve haber sitelerinin yoğun ilgisi -ya da bilgilendirilmesi- sayesinde, kongre öncesi ve sonrası tartışmalarını, haberdar olmanın ötesinde takip edebildik. Felsefenin her türlü rengi, Türkiye gibi felsefe alanıyla çok yakından ilgili olmayan bir toplumda bile, çoğu zaman konuların popüler yanı ile ilgilenen görsel ve yazılı medyada da kendine yer buldu.

Mimarlar olarak, bizim de önümüzde önemli bir uluslararası kongre bulunuyor: UIA 2005 İstanbul Kongresi. Kongreye büyük bir katılım bekleniyor ve hedefler bu beklentiye göre belirleniyor. Felsefe Kongresi ile toplumun konuya ilgisinin çekilmesi gibi, biz de UIA 2005 Kongresi ile mimarlığın hak ettiği ilgiyi görmesini sağlayabilecek miyiz? Almanya Başbakanı Schröder'in UIA 2002 Berlin Kongresi'nin en önemli getirisini nitelerken belirttiği gibi, "Bir yıl boyunca, ülke kamuoyunu mimarlıkla besleyebilecek miyiz", ya da en azından Felsefe Kongresi'ndeki gibi, öncesi ve sonrasıyla kendi konularımızın kısa süre için olsun tartışılmasını sağlayabilecek miyiz?

Şu ikisi arasında hangisinin daha etkili olduğuna karar vermeli: Çok katılımlı ama "duyum alanı" ilgili kesimi geçmeyen bir etkinlikler dizisi mi, yoksa Türkiye'de mimarlığın etkinliğini ve kentlerin geleceği konusunu tartışmak için iyi bir ortamın yaratılmasının yanısıra, kamuoyunda, "daha iyi kentlerde yaşayabileceğimiz" düşüncesinin geliştirilmesi ve bu yönde katılımcı bilincin oluşturulması mı? İkincisini hedefleyeceğimiz kuşkusuz.

Elimizdeki araçlar neler? Bu araçları düşünebiliyor, potansiyel olanaklarımızı kullanabiliyor muyuz? Kapsamlı düşünülürse, medyayı harekete geçirebilecek potansiyele sahibiz: En azından 30.000 üyesi olan bir mimarlar topluluğu olarak, bunu başarma olasılığımız oldukça yüksek. Üstelik mimarlık hayatın her alanına girebilen bir pratik; mimarlar da onun öznesi... Daha iyi konutlarda yaşamak isteyen semt sakinleri, çocuklarını iyi yetişme mekanlarına sahip okullara göndermek isteyen veliler, daha sağlıklı fabrika ve işlik mekanına sahip olmak isteyen işveren ve işçiler, tedavi ve bakım koşullarının ruhsal etkileri de düşünülmüş sağlık yapılarında ele alınmasını isteyen doktor ve hastalar... Kentsel mekan ve mimarinin varolan nitelik ve düzeyinden hoşnut olmayan herkes, kongrenin yaratacağı atmosfer ve etkin diyalog ortamının potansiyel birer aktörü olarak görülmeli. Felsefe gibi bir konuda bile, "sokaktaki insan"ın kulak kabartmanın ötesinde tartışmaya da çekilebilmesi, UIA 2005'in yaratacağı etkinin kapsamı ve boyutları açısından daha umut verici görünüyor. Yayın Komitesi olarak gün geçirilmeden bu çok aktörlü ortamın kurulabilmesi için, yazılı ve görsel medya da dahil olmak üzere her türlü ortamın kullanılmasının, konunun öneri olmanın ötesine götürülmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.

Elimizdeki önemli araçlardan bir diğeri ise Yaşasın Kentler Yarışması. UIA tarafından örgütlenen ve önce ulusal düzlemlerde başlatılan yarışma, bir sonraki aşamada uluslararası boyuta taşınıyor. Yarışmaya ilişkin her türlü bilgiye yasasinkentler.org adresinden ulaşılabiliyor. Öğrenciler ve mimarlar olmak üzere iki kategoride düzenlenen yarışma, kentler üzerine, genç ve yenilikçi düşüncenin önünü açmayı ve böylelikle, kent üzerine ütopik girişimleri harekete geçirmeyi hedefliyor. Yarışmanın katkısı, bildik anlamda bir sonuç ürün elde etmenin ötesinde, kente olumlu anlamda dönüşü olacak fikirler elde etme amaçlı bir etkinlik olarak görülmeli.

Kongreye kayıtlar, yeni açılan kongre sitesi uia2005istanbul.org adresinde çok yakında başlayacak. Kongrenin örgütleyici ögelerinden pazaryeri (grand bazaar) imgesinin de, kent ile kongre etkinliklerini buluşturarak, kongrenin geneline yayılması planlanıyor. Kente yayılacak etkinliklerin kamuoyunda da yankı uyandırması dileğiyle, "kent kültürü" ile "mimarlık kültürü"nün tasarlanan bu 'pazaryeri'nde kesişmesi bekleniyor.

* * *

Sayının dosyasında ele aldığımız "Uluslararası Süreçlerde Türkiye Mimarlığı" konusu ile GATS ve Avrupa Birliği süreçleriyle şekillenecek Türkiye mimarlığına ilişkin bir perspektif oluşturmaya çalıştık. Dosyada çizilen genel çerçeve, 2005 yılının, hizmet ticaretinin uluslararası düzeyde serbest hale gelmesi ve Kongre'nin yapılacağı yıl olması açısından, Türkiye için önemli olduğunu ve tartışılacak konuların ortak ele alınmasının gerekliliğini vurguluyor.

Bu icerik 866 defa görüntülenmiştir.