332
KASIM-ARALIK
 

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

MİMARLIK DÜNYASINDAN

MİMARLIK VE KENT BULUŞMALARI

ETKİNLİK

GÜNCEL

YARIŞMA

GÜNDEM

MİMARLIK EĞİTİMİ: ODTÜ ve YTÜ Yaz Uygulamaları

YAYINLAR

MEA ARCHITECTURA MEA CULPA

Mimarlık’tan 332




KÜNYE
Mimarlık’tan 332
N.Müge Cengizkan

Mimarlar Odası, 2006-2008 çalışma döneminde, Mimar Kemalettin Bey’i “Anma Programı” içerisinde yayın, sergi, sempozyum, film gibi etkinliklerle gündeme taşımak için çalışmalar yürütüyor. Programın “mimarlığımızın çeşitli alanlarına nitelikli çalışmaları ile katkıda bulunmuş isimleri anımsamak, onlara sahip çıkmak, onları ve görüşlerini yeniden gündeme getirmek” hedefi çerçevesinde kendi düzenlediği etkinliklerin yanısıra, kamuoyunu da bu yönde teşvik ediyor.

Neden Kemalettin Bey, sorusunun yanıtını, hem Kemalettin Bey’in bu programa alınması kararını veren X. Ulusal Mimarlık Ödülleri Seçici Kurulu Üyesi, hem Anma Programı Komisyonu Üyesi Günkut Akın şöyle veriyor:

Kemalettin Bey, mimarlıkta modernliği biçimin yeniliği ve evrenselliği üzerinden tanımlayan bir anlayışın getirdiği radikal kırılma noktasında saf dışı edilen ve başka ülkelerdeki birçok meslektaşıyla aynı kaderi paylaşan bir mimarlar kuşağının Türkiye'deki temsilcilerinden biridir. Türkiye mimarlık tarihinde zaten çok sınırlı bir yeri olan historisizmi benimsediği için, her yerde olduğu gibi, modern söylemi gerekçelendirmek için ihtiyaç duyulan olumsuz ‘öteki'dir. Son on yıllarda ortaya çıkan ve hem Modern, hem de Postmodern kurama mesafeli duran bir mimarlık eleştirisi, bu yapay gerekçeleri sorgulayarak, klişelerin altını oyarak, tam da Kemalettin Bey kuşağının yeniden değerlendirilebilmesi için uygun kuramsal altyapıyı oluşturmaya başlamıştır. Bu yeni kuramsal yaklaşımın yola çıkış noktası çok yalın bir gerçeğe dayanıyor: Historisist mimarlık dışlandığında, onun ardındaki yoğun düşünsel emek de görmezden gelinmiştir. Oysa 19. yüzyılda, mimarlığın ve tasarımın kendi iç varlığını dolaysız sorunsallaştıran çok boyutlu bir mimarlık kuramı oluşturulmuştu. Bugün bu kurama eklemlenip, kaldığı yerden düşünmeyi sürdürmeye ihtiyaç vardır.

Kemalettin Bey için planlanan yayın çalışmasını Yıldırım Yavuz, sergiyi Afife Batur, sempozyumu Ali Cengizkan, filmi Günkut Akın kurguluyor/çerçeve oluşturuyor. Etkinliklerin ilki, Kemalettin Bey’in ölüm yıldönümünde, 13 Temmuz’da mezarı başında anılması idi. Çalışmaların haberlerini ve ürünlerini, dergimizden izleyebilirsiniz.

9. Uluslararası DoCoMoMo Konferansı, önemsediğimiz diğer bir etkinlikti. Mimarlar Odası’nın yine 2006-2008 Çalışma Programı’na aldığı modern mimarlık ürünleri ve çevrelerinin korunması konusunda çalışan DoCoMoMo’nun konferansı İstanbul ve Ankara’da Ekim ayında gerçekleşti. Sunulan bildiriler, yapılan tartışmalar ve yürütülen atölyelere daha geniş kapsamlı değinmeyi planlıyorduk. Sayımızdaki “güncel” bölümü ile bu konuya bir giriş yaptık. Umarız ki bu etkinliklerin ürünleri DoCoMoMo_tr tarafından hızla mimarlık ortamına kazandırılır. Oda, konuya, mimarlık tarihi bilgisi üretimi boyutundan çok, bu konudaki belgeleme çalışmaları, hızla atılması gereken adımlar ve somut önerilerin elde edilmesi açısından yaklaşmaya çalışıyor. Bu nedenle, konferansta çizilen üst çerçeve, uygulamada atılacak adımların bağlamını oluşturacak.

“Gündem” bölümünde, mimarlık ve yıkım konusuna değiniyoruz. Yıkılan ve yeniden yapılan kent parçaları, doku içinde referanslarını barındıran katmanlardan oluşuyorlar: “Palimpsest olarak mimarlık”. Geçen sayımızın Mimarlık’tan bölümünde Lübnan’daki İsrail işgaline değinmiştik. Özellikle başkent Beyrut’un, on sekiz yıl süren iç savaş sonrası 1990’dan bugüne yeniden yapılanmasına değinen Khalid Tadmori’nin yazısı, Temmuz 2006’da sıfırlanan tüm bu çabaları/çalışmaları aktarıyor. Okumanızı öneririz.

N.Müge Cengizkan
Bu icerik 815 defa görüntülenmiştir.