331
EYLÜL-EKİM 2006
 

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

MİMARLIK DÜNYASINDAN

GÜNDEM: Türkiye’nin Endüstri Arkeolojisi Örnekleri Yok Oluyor

KORUMA(MA)

DOSYA: Çağdaş Cami Mimarlığı

MİMAR

YARIŞMA

KORUMA-YAŞATMA

YASAL DÜZENLEMELER

YAYINLAR

MEA ARCHITECTURA MEA CULPA

MİMARLIK’tan 331




KÜNYE
MİMARLIK’tan 331
A. Derin İnan

Dergi baskıya giderken ikinci haftasına giren İsrail’in Lübnan’a karşı başlattığı saldırı ve Beyrut’un ağır bombardıman altında yıkılarak yerle bir olması hâlâ bütün dünyanın ve uluslararası çevrelerin hareketsizce izlediği bir kıyım ve yıkım felaketi olmaya devam ediyor. Binlerce insanın katledilmesi ve kentin yerle bir olması ile yaşam olanaklarının hızla sıfıra indirgendiği 5 bin yıllık geçmişe sahip olan Beyrut kenti, barındırdığı tarihi doku bir yana 15 yıl süren iç savaş sonrası uygulamaya koyduğu kentsel yeniden yapılanma projesi ile de özgün bir dönüşüm örneği oluşturuyordu. İç savaştan pek çok kentsel fonksiyonunu yitirmiş olarak çıkan Beyrut için uygulamaya koyulan bu proje ile yok olan yaşam alanları canlandırılırken yıkımın sildiği kentsel bellek de tekrardan oluşturulmaya başlanmıştı. Tam da bu sırada İsrail bombalarının ağır tahribiyle yeniden karşı karşıya kalan Beyrut örneği üzerine sadece politik söylemler geliştirmekle kalınmamalı ve savaşın beraberinde getirdiği etnik ayrımcılık adına sürdürülen bu saldırının bir yandan da dünyanın kültürel mirasına karşı yürütülen bir saldırı olduğu hatırlanmalıdır.

Kentleri olduğu kadar toplumu da doğrudan etkileyen kentsel belleğe yönelik tahribatların oluşması, günümüzde yalnızca savaşlar gibi ağır yıkımlarla ortaya çıkmıyor. Hiç şüphesiz ki savaşlar kadar aşırı boyutlara gelmese de, çoğu zaman bu tür tahribatları kentlerin işleyişi içinde alınan birtakım idari kararlar sonucunda da görebiliyoruz. Özelikle son dönemlerde Türkiye’de gündeme gelen kentsel dönüşüm projelerinde, arazilerin ekonomik değerine gösterilen ilgi nedense yapılı çevreye karşı gösterilen hassasiyeti gölgelemekte. Ankara’da süregelen operasyonlar sonucu Cumhuriyet’in önemli endüstri yapılarından biri olan Maltepe Gaz Fabrikası’nın büyük oranda yıkılarak tarihe gömülmesinde ya da bu hareketliliğin devamında yerel yönetim tarafından uygulanması düşünülen diğer ‘kentsel’ projelerde, kentlerin yıllar içinde oluşturduğu kültürel birikimlerin “kenti kent yapan, kentliyi de o kente ait hissettiren” etmenler olduğu bilincine erişilmiş görünmüyor. Derginin bu sayısında küçük bir dosya olarak ele aldığımız bu konuyu diğer sayılara da taşıyarak bu tip araştırmalara, kentlerimizin tarihinin belgelenmesine ve bu bilginin yayılmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

Kentlerin barındırdığı yapılı çevrenin tartışılması, korunması, tanıtılması ve belgelenmesi anlamında Eylül ayı zengin bir etkinlik takvimi içeriyor. İstanbul’da ayın başında gerçekleştirilecek 42. Uluslararası ISoCaRP Kongresi’ni takip eden IX. DOCOMOMO Konferansı ile özellikle ‘Modern Mimarlık’ın belgelenmesi, korunması ve bu konuda yapılan çalışmaların uluslararası bir platformda kalabalık bir katılımla tartışılıp tanıtılacağı bir ortam yaratması hedefleniyor. Toplum ile mimarlık kültürü arasındaki etkileşimin geliştirilmesi açısından değinilmesi gereken diğer bir etkinlik ise Mimarlar Odası tarafından düzenlenecek olan “Türkiye Mimarlık Politikası”na Doğru Mimarlık ve Kent Buluşmaları. Temelinde ülke çapında bir mimarlık politikası ve stratejisi oluşturmayı ve çeşitli kentlerde düzenlenecek toplantılarla bu konu üzerinde bir düşünce alanı yaratarak kamuoyuna sunmayı hedefleyen buluşmaların ilki Eylül ayında Kayseri’de gerçekleştirilecek. Bundan sonra Samsun, Mersin, Muğla, Gaziantep ve Eskişehir olmak üzere toplam 6 ilimizi dolaşacak olan buluşmaların her bölge için farklı temalarla ve bölge mimarlarından yerel yönetime, kentlilerden uzman görüşlere kadar kalabalık bir katılım ile gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Çeşitli forum, panel, gezi ve poster sunuşlarının yer alacağı etkinliğin güncel bilgilerine hem internet sitemizde hem de derginin ileriki sayılarında yer vereceğiz.

***

Derginin bu sayısında dosya konusu olarak seçtiğimiz Çağdaş Cami Mimarlığı teması altında ise kentlerimizde baskın bir doku oluşturan cami mimarlığına bir parantez açarak çağdaş cami uygulama pratiklerine, cami mimarlığının ne tür ihtiyaçlara cevap verip nelere veremediğine ve kendine has dinamikleri olan bu konunun ne tür platformlarda tartışabileceğine dair farklı görüşlere yer verdik. Konu daha pek çok ölçekte ele alınabileceği gibi, özellikle içinde bulunduğumuz güncel politik uygulama süreçleri dikkate alındığında, konuyla ilgili çağdaş mimari yaklaşım ve görüşlerin hızla ortama kazandırılması önem kazanıyor…

A. Derin İnan
Bu icerik 693 defa görüntülenmiştir.