410
KASIM-ARALIK 2019
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK MÜZESİNE DOĞRU

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

MİMARLIK DÜNYASINDAN

MİMARLIK GÜNDEM

ANMA

GÜNCEL

ETKİNLİK

MİMARLIK ELEŞTİRİSİ

KRİZ ORTAMINDA MİMARLIK

ANMA PROGRAMI: NEZİH ELDEM

TEHDİT ALTINDAKİ KÜLTÜR MİRASI

KENT TARİHİ

MİMARİ TASARIM

CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

YAYINLAR

TEMA[S]




KÜNYE
MİMARLIK'tan

 

Sık sık bahsetmeye başladığımız bir konu var: Müşterekler. Her geçen gün kaynakların özelleştiği günümüzde, eksikliğini duymaya başladıkça önemsemeye de başladığımız ve kamunun olanı kamuya vermeyi öngören bir kavram olarak “müşterekler”, önemli bir alternatif sunuyor. Kentsel mekânı yeniden şekillendirmemize olanak verecek bu anlayışın, kent suçlarına karşı ayakta durmamızı sağlayacak bir güç olduğunu söyleyen İpek Akpınar, bu sayının MİMARLIK Gündem’inde bu yeni toplumsal ilişkiler ağına dikkat çekiyor. Müştereklerin “katılım, işbirliği, özyönetim, üretim ve paylaşım üzerine temellenen toplumsal pratiklere” işaret ettiğini belirten metin, bu kavramların tam karşısında duran kapalı kapılar ardındaki projeleri aklımıza getiriyor. Mesela İstanbul’da “Şehir Senin, Deniz Senin” / “Tarih Senin, Gelecek Senin” ve benzeri, sözde “katılım” kokan sloganlarla yıllardır kapalı olan Galataport projesi tamamlandığında ne kadar “bizim” olacak, heyecanla beklemeye devam ediyoruz. Bu yılki 16. İstanbul Bienali ise sergi mekânlarından İstanbul Resim ve Heykel Müzesi aracılığıyla Galataport proje alanında neler olup bittiğine uzaktan bir göz atabilmemizi sağladı. Ben gibi eminim birçok kişi, Antroposen’e referans veren işleri görmek kadar, sergi mekânlarının aralarından dışarıya bakabilmek için de bienali ziyaret etti. Bu sayıda yer alan bienal değerlendirmesinde Can Boyacıoğlu, “Yedinci Kıta”da yaptığı gezintiyi bizlere aktarıyor ve “yapmanın büyüsüne kapılmadan yapmak mümkün mü?” sorusunu sorarak sergilenen eserlerle yapının bulunduğu projenin ikircikli birlikteliğini sorguluyor. Benim de aklıma bir soru düşüyor: Acaba bienal bizi temasıyla müsemma bir mekânda ağırlayarak gizliden gizliye “Bakın, sizi Yedinci Kıta’nın içine getirdik!” diyor olabilir mi?

Son aylarda birçok kişinin gezi planları arasında Eskişehir var. Eylül ayında açılan Odunpazarı Modern Müze hem müellifi hem tasarım kararlarıyla daha uzun süre ilgiyi üzerinde tutacak ve konuşulacak gibi duruyor. Bu sayıda yer alan değerlendirme, yapının tasarım kararları kadar müzenin adındaki “modern bir müze” vurgusuna da dikkat çekiyor. Proje elde etme sürecinin yine yarışma olmamış olması her ne kadar noksan olsa da şahıs inisiyatifiyle kentlerin sanat hayatlarına yapılan katkı oldukça önemli. Başka bir şahıs katkısı olan Vehbi Koç Vakfı’nın ellinci yılı dolayısıyla düzenlenen Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923-1933 sergisi, sevgili Ali Cengizkan ve dergiye uzun yıllar emek veren N. Müge Cengizkan küratörlüğünde gerçekleşecek. 13 Kasım’da açılacak olan sergi, şimdiki Kızılay’ın “Yenişehir” olma ve yeni şehirleşme hikayesine yakından bakıyor. Serginin hayalini kurduğu / kurdurduğu “Ankara Şehir Müzesi”nin gerçek olduğu ve o yapının mimarisine dair değerlendirmelerin yazılacağı sayıları bir gün görebilmek dileğiyle…

Aslı Tuncer Madge

Bu icerik 1049 defa görüntülenmiştir.