MİMARLIK
389
MAYIS-HAZİRAN 2016
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KENTSEL DÖNÜŞÜM

Fikirtepe’de ‘Piyasanın Görünmez Eli’ne Kamu Sektörünün Görünür Müdahalesi

Dilek Özdemir, Doç.Dr., Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü
Dinçer Aydın, Arş. Gör., Trakya Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Son yıllarda “kentsel dönüşüm” adı altında yürütülen özel sektörün kâr amacına uygun uygulamaların, kamu sektörü tarafından kayıtsız şartsız her koşulda desteklenmesiyle niteliksiz yeni yerleşim alanları oluştu. Bunlardan biri olan Fikirtepe’deki projeyi ele alan yazarlar, alanın serbest piyasa etkisiyle yaşadığı dönüşümü ve bu dönüşüme katkıda bulunan kamu sektörünün süreçteki müdahalelerini kronolojik sırayla ortaya koyuyor.

1980 sonrasında neoliberal ekonomik politikalardan destek alan kentleşme pratikleri kentleri giderek zenginlerin iktidarına bırakırken, bir yandan da birbirinden kopuk konut alanları, sürekli güvenlik denetiminde olan kamusal alanlar yaratmışlardır. Kentlerin geçirdiği bu dönüşümün en etkili araçları kentsel dönüşüm projeleri olmuştur. Bu süreç başta Avrupa ve Amerika olmak üzere, dünyanın birçok yerinde birbirine benzer, kopyala-yapıştır yöntemiyle üretilmiş ve klonlanmış kentsel peyzajlar olarak da tanımlanan bir yapılı çevre üretilmesine neden olmuştur.(1)

Kentlerin bu topyekûn dönüşümünün gerçekleşmesinde önemli rol oynayan büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri neredeyse değişmez bir biçimde adil ve şeffaf olmayan yollarla üretilerek üst gelir grubuna hitap eder hale gelmişlerdir. Çoğunlukla içinde bulundukları bağlamdan bağımsız olarak tasarlandıklarından, sözkonusu kentteki / bölgedeki planlama kararlarıyla uyumsuz ve özel sektörün çıkarlarına hizmet eden bir yapıda olup mevcut sosyo-ekonomik ayrışmayı ve eşitsizliği daha da güçlendirecek şekilde kurgulanmışlardır.(2) Harvey bu durumu “‘yaratıcı yıkım’ yöntemiyle birbiri ardına gelen kentsel dönüşüm evreleri her zaman yıkıcı bir boyut arz eder, zira süreçten ilk ve en fazla etkilenen çoğu kez yoksullar, yoksunlar ve siyasi iktidarın marjinalleştirdiği kesimler olmaktadır”(3) diyerek özetlemektedir.

Türkiye’de de son on yılda kentsel dönüşüm uygulamalarının oturduğu çizgi, özel sektörün kâr arayışına uygun projelerin, kamu sektörü tarafından her koşulda desteklenmesi yönünde olmuştur.(4) Bu yaklaşım sadece Tarlabaşı ve Sulukule gibi kentin merkezî alanlarındaki yoksul mahallelerin üst gelir grupları için yeniden tasarlandığı projelerde değil, serbest piyasa dinamikleri içinde kolayca dönüşeceği düşünülen durumlarda bile eğer dönüşüm başlamamışsa ya da uygun koşullar oluşmakta gecikmişse, bir diğer deyişle piyasanın “görünmez eli”(5) henüz harekete geçmemişse uygulamaya konulmuştur. Bu bağlamda kamu sektörü, özel sektör lehine, dengeye gelmeyen piyasa dinamiklerine son derece görünür müdahalelerle dönüşüm çalışmalarını yönlendirmiştir.

Bu bağlamda İstanbul’un Anadolu yakasındaki Fikirtepe’nin dönüşüm sürecinin incelenmesi, merkezî yönetimin, kentsel dönüşüm politikasını ne yönde oluşturduğu ve neyi amaçladığını göstermek açısından iyi bir örnektir. Her ne kadar yerinde dönüşüm için “pilot bölge” olacağı söylemiyle yola çıkılsa da, aradan geçen 10 yıla yakın sürede dönüşümün bir türlü başlayamamış olması, 2005 yılından beri alınan birbiriyle kimi zaman çelişir nitelikte çeşitli karar ve uygulamalar, özel sektörün rant arayışının kamu sektörü eliyle nasıl desteklendiğini göstermektedir. Bu çerçevede yazının amacı, Fikirtepe’de 2005’ten bu yana çıkan karar ve uygulamalarını Resmî Gazete, internet ve basında çıkan haber kaynaklarından bir tarihsel dizin olacak şekilde derleyerek kamu sektörünün bu projedeki müdahalelerinin boyutunu ve niteliğini ortaya çıkarmaktır.

2000 YILI SONRASI TÜRKİYE’DE KENTSEL DÖNÜŞÜM POLİTİKALARI

2000’li yıllar Türkiye ekonomisinde inşaat sektörünün motor güç olarak kullanılmaya başlandığı dönemdir. Bu süreçte ülke ekonomisinin ağırlıklı olarak inşaat sektörüne dayanmasını enflasyon nedeniyle rantın en popüler sermaye birikim aracı haline gelmesi,(6) dünyada ve Türkiye’de inşaat sektörünü tek çözüm olarak gören ekonomi politikalarıyla(7) açıklamak mümkündür. Bu dönemde, “kentsel dönüşüm” kavramı da çıkartılan yasalarla, uygulama olarak Avrupa örneklerine öykünür görünen, ancak kavramın içi boşaltılarak bir rant ve yerinden etme modeline dönüştürülme sürecine sahne olmuştur.(8) Bu sürecin en çarpıcı yönü ise bir önceki dönemde “ekonomik döngü içine girmemiş, metalaşmamış mekanların” yapılaşmaya açılması ve rant aracı haline dönüştürülmesi olmuştur.(9) Bu bağlamda dört metalaşmamış alan tanımlanmaktadır: “Doğal kaynakların (ormanlar, tarım alanları) yapılaşmaya açılması; Kamu arsalarının satış, devir, tahsis ve benzeri yollarla özelleştirilmesi; Acil kamulaştırma gibi yasal araçlarla mülkiyetin el değiştirerek bu alanların dönüşüme açılması; Yüksek imar hakları verilen bir arsanın çeşitli finansman yolları ile rant getirir hale getirilmesi.”(10)

Üst gelir grupları için kamu ve özel sektör tarafından üretilen birçok konut projesi incelendiğinde, bu projeler yoluyla estetikten yoksun, çirkin tasarımlarında “Avrupa modeli” adı altında pazarlanarak yaygınlaştırmaya, olağanlaştırılmaya çalışıldığı görülmektedir. Öte yandan herkesçe beklenen deprem ve bunun halk üzerinde yarattığı tedirginlik ve korku, kamu sektörü tarafından kentsel dönüşüm projeleri için geçerli bir ikna zemini olarak kullanılmakta ve bu projeler katılımcılık, kamu yararı, çevre ve sosyal sürdürülebilirlik gibi birçok önemli konu yeterince tartışılmadan halka kabul ettirilmeye çalışılmaktadır.(11) Ancak birçok örnekte görüldüğü gibi projelerin hayata geçirilmesi esnasında katılım ve uzlaşma süreçlerinin gerekli şeffaflıkta olmaması, kamu vicdanı ve sosyal adalet anlayışıyla çelişmektedir. Kuyucu(12), kentsel dönüşüm projelerinde yerel yönetimler ile emlak geliştiricilerinin, hukuki süreçteki karmaşıklığı, alanda yaşayan ailelerin ellerindeki konutların mülkiyet durumunun belirsizliği ve projenin bitiminde nasıl bir mekânsal sonucun oluşacağına dair muğlaklığı kullanarak avantajlı duruma geçtiklerini ve bu durumu müzakere süreçlerinde kendi lehlerine kullandıklarını belirtmektedir. Benzer şekilde Harvey(13) de mülkiyet haklarına netlik kazandırmanın getirdiği yararların yanında “kolektif, kâr amacı gütmeyen toplumsal dayanışma ve destek biçimlerinin çözülmesine yol açtığını” vurgulamaktadır.

FİKİRTEPE’DE SOSYO-EKONOMİK YAPI

İstanbul’un Anadolu Yakası’nda Kadıköy ilçesi sınırları içinde yer alan Fikirtepe, her iki tarafı vadilerle sınırlı olan Kurbağalıdere’ye doğru yükselen alçak bir tepe üzerinde konumlanmıştır.(14) Bölgenin kuzey sınırını ana ulaşım akslarından biri olan D-100 (E-5) karayolu oluştururken, batıda ise E-80 çevreyolu bağlantısıyla alanı Avrupa Yakası’na bağlayan metrobüs hattı ve güneyde Anadolu Yakası’nın en önemli caddesi olan Bağdat Caddesi oluşturmaktadır. Kadıköy-Kartal metro hattı üzerinden alana erişilebilen iki istasyona sahip olan Fikirtepe, bu konumuyla kolay ulaşılan önemli bir odak noktası olup, E-5 üzerinde veya çevresinde açılmış yeni alışveriş merkezi, konut projelerinin de yakınındadır. (Resim 1)

1950 öncesinde Fikirtepe’de sadece Osmanlı padişahı V. Murat’ın avlanmak için inşa ettirdiği av köşkü olduğu bilinmektedir.(15) Fikirtepe’ye aktif olarak yerleşim,1950 sonrasında İstanbul’a gelen, bu bölge ve çevresinde çalışan işçi sınıfının konut sorununu çözmek için yaptıkları gecekondularla başlamıştır. Böyle bakıldığında Fikirtepe Anadolu Yakası’ndaki ilk gecekondu bölgelerinden birisidir. Özel mülkiyetteki büyük parsellerden oluşan Fikirtepe’de 1950’lerin sonlarından itibaren arsa tapularını alan göçmenler, satın aldıkları araziler üzerine gecekondularını yaparak burada yaşamaya ve çevredeki fabrikalarda çalışmaya başlamışlardır. 1984 yılında çıkarılan 2981 sayılı imar affı kapsamında gecekondular yasallaştırılmış, gecekondu sahipleri hisseli tapu sahibi olmuştur. 1991’de yapılan Islah İmar Planı ile bireysel tapular dağıtılmıştır.(16) (Resim 2-5)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) verilerine göre, Fikirtepe’de 2009 yılında, yaklaşık 50.000 kişi yaşamakta olup, 14.629 konut, 420 ticaret ve 530 sanayi birimi vardı. Ayrıca % 72 oranında özel mülkiyet, % 25 oranında kamu mülkiyeti ve % 3 oranında vakıf mülkiyeti bulunmaktadır.(17) Fikirtepe’de yapı yoğunluğu yüksek olup, net nüfus yoğunluğu 613 kişi/ha’dır. Alan düşük ve orta gelirli işçi ailelerinden oluşmakta olup, halkın büyük çoğunluğu 1950 sonrasında göçle gelen ve çevredeki fabrikalarda çalışanlardır.(18)

FİKİRTEPE’DEKİ KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Sürecin başlangıcı 2005 yılında İBB’nin çıkarmış olduğu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’na (NİP) dayanmaktadır. İBB’nin NİP sonrasında Kadıköy Belediyesi yapması gereken 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planını (UİP) 6 yıl içerisinde oluşturmamış ve bu bölge için 1/1000 ölçekli UİP Fikirtepe’nin “Özel İmar Alanı” ilan edilmesi sonucu İBB tarafından yapılmıştır. Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi çeşitli dönemlerde çeşitli aşamalardan geçmekle birlikte projenin başlangıç süreci ve projeye yönelik geliştirilen planların gelişim seyri on yılda oldukça değişken bir yapı göstermiştir. (Tablo 1)

Bu zaman içinde, alanın büyüklüğü ve hak sahiplerinin fazlalığına rağmen, süreç planlı ve programlı olarak yürütülememiş ve “dönüşüm olsun da, nasıl olursa olsun” yaklaşımı ile Fikirtepe birçok kanun ve düzenlemelere konu edilmiş; bu da her defasında uyulması gereken yeni bağlam ve şartlar ortaya çıkarmıştır. Başından sonuna kadar bu süreçte düzenleyici olması ve hakem görevi üstlenmesi gereken kamu sektörünün (İBB ve ÇŞB) herhangi bir uzun erimli stratejisi olmamıştır. Fikirtepe’yi alanın sınırları içinde barındıran Kadıköy Belediyesi’yse bu süreçte hiç rol alamamıştır.(19)

Merkezî yönetim Fikirtepe’nin dönüşebilmesi için alana verilen imar haklarını iki katına çıkarmış, ancak elde edilecek rant konusunda anlaşamayan hak sahiplerinin uzlaşmaya yanaşmaması yüzünden alanı, herhangi bir afet riski olmamasına rağmen, 6306 sayılı Afet Yasası kapsamına almıştır. 2014 yılında ÇŞB, yıkım çalışmalarının hâlâ başlamamış olması nedeniyle, alanda zorunlu kamulaştırma kararı almıştır. Tablo 1’de detaylı olarak özetlenen bu süreç, yazının başında sözü edilen metalaşmamış bir mekânda kamu sektörü eliyle yasal araçlar devreye sokularak nasıl mülkiyetin el değiştirdiği ve yüksek imar haklarıyla donatılıp rant döngüsünün bir parçası haline getirildiğine örnektir.

Mevcut nüfusu 50.000 olan Fikirtepe, 4 milyon m² inşaat alanı üzerinde, yaklaşık 140.000 kişinin yaşadığı, 60.000 kişinin çalıştığı yeni bir kent olarak tasarlanmıştır.(20) Bölgedeki imar hakları incelendiğinde yapı ve nüfus yoğunluğunun zaten fazla olduğu bir alanda, yol, yeşil alan ve diğer donatılarda artış yapılmaksızın daha yüksek emsal ve yoğunluk verilmesi şehircilik ilkeleri ve kamu yararıyla çelişmektedir. TMMOB ve diğer STK’ların sürece müdahale etmeleri de bu yüzdendir. Alanda yapı adası ölçeğinde dönüşümün yapılıyor oluşu ve verilen yüksek imar hakları nedeniyle, yeni yapılacak binaların kütle ve yükseklik olarak çevredeki dönüşüm programı içinde olmayan yapıları ölçek olarak çok ezeceği açıktır. (Resim 6-8)

Tablo 1: Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Sürecinin Tarihçesi

TARİH

UYGULAMALAR / KARARLAR / KANUNLAR / DEĞİŞİKLİKLER

09.03.2005

İBB’nin çıkarmış olduğu “1/5000 ölçekli Kadıköy Merkez ile D-100 (E-5) Otoyolu Ara Bölgesi Nazım İmar Planı” ile Fikirtepe Mahallesi’nin tamamı ve Dumlupınar, Eğitim ve Merdivenköy Mahallelerinin bir kısmının “Özel Proje Alanı” ilan edilmesiyle sürecin başlangıcı

22.03.2007

Alana plan değişikliğiyle “Kentsel Dönüşüm Alanı” ifadesi eklenmesi

26.03.2008

“1/1000 ölçekli Kadıköy Fikirtepe Uygulama İmar Planı Teklifi”ne ilişkin raporun İBB meclisinde oybirliğiyle kabul edilmesi

 

İBB’nin NİP sonrasında Kadıköy Belediyesi’nin yapması gereken 1/1000 ölçekli UİP’yi 6 yıl içerisinde oluşturmaması, sonrasında bu bölge için 1/1000 ölçekli UİP’nin İBB tarafından yapılması

14.01.2011

1/5000 ölçekli NİP ilke ve prensipleri doğrultusunda hazırlanan “1/1000 ölçekli Fikirtepe ve Çevresi Uygulama İmar Planı”nın İBB meclisinin 119 sayılı kararıyla uygun bulunması

22.02.2011

1/1000 ölçekli Fikirtepe ve Çevresi Uygulama İmar Planı”nın İBB Başkanı tarafından onaylanması

 

Uygulamadan doğacak problemlerden sorumlu olmak istemeyen kamunun (İBB) yasal düzenlemelerden (imar planları) sonra anlaşmaları hak sahibi ile özel sektöre (müteahhitlere) bırakması(21)

 

Alana özel sektörü çekmek için Kadıköy genelinde yaygın olan 2,07 emsalin yerine 2 katı olan 4,14 emsal ve yükseklik sınırlaması olmaması hakkının tanınması(22)

 

Tanınan emsallerin parsel ve ada bazında farklılık göstermesi ve ada bazında dönüşüme daha fazla emsal verilmesiyle müteahhitlerin parsel birleştirmeye başlamaları

 

Alandaki dönüşümün tüm hak sahiplerinin onayıyla olması, daha çok hak elde etmek isteyen hak sahiplerinin uzlaşmayıp süreci uzatmaları

 

Alandaki müteahhitlerin yeterliliklerine dikkat etmeden anlaşmaların yapılması sonucu – “Çantacı Müteahhitler”in(23) alana girmesinin sürecin uzamasına neden olması(24)

 

Özel İmar Planı’nın sunduğu imar haklarının alanın yapılaşmasını iki katına çıkarması, buna karşılık dönüşüm sonrası alandaki nüfusun dört katına çıkması. Ancak bu artışı engelleyici ya da artış sonucu alanın ihtiyaç duyacağı altyapı, kamu alanı ve yeşil alan artırımına yönelik planlamanın olmaması sonucu TMMOB, STK’lar ve diğer kuruluşların askıya çıkarılan imar planlarına itiraz etmeleri(25)

 

Yüksekliğin serbest bırakıldığı alanda siluete yönelik itirazların olması ve imar haklarının yeniden ele alınması(26)

14.03.2012

İBB’nin görüşmeler sonucunda yükseklikler için 80 metre (27 kat) hakkının devam etmesi kararını almasıyla sürecin kaldığı yerden devam etmesi(27)

 

Alandaki anlaşmalarını yapmış firmaların ruhsatsız şekilde hafriyat alımlarına ve yıkımlara başlaması(28)

10.09.2012

Anlaşma yoluna gitmeyen hak sahipleri ve imar haklarına yönelik itirazlar karara bağlanamadığı için ruhsat dağıtımına geçilememesi ve alandaki müteahhitler ile hak sahiplerinin mağdur olduğu gerekçesiyle alanın 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi” kanunu kapsamına alınmaya çalışılması(29)

10.10.2012

Fikirtepe ve Çevresi Uygulama İmar Planı’nda uygulamada görülen aksaklıkları giderilebilmek ve kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırabilmek için alanın 6306 sayılı kanun kapsamında “Riskli Alan” ilan edilmesi konusunda meclis kararı alınması için İBB meclisine başvurulması

Meclis komisyonunun reddetmesi(30)  

28.11.2012

İmar planına yapılan tüm itirazlar değerlendirilerek plan notlarının yeniden düzenlenmesi ve onaylanması(31)

17.05.2013

Bakanlık kararıyla şimdiye kadar verilen tüm izinlerin kaldırılması(32)

31.05.2013

Resmî Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla alanın 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanlar” kanunu kapsamına alınması           

06.08.2013

Özel İmar Planı kapsamında şimdiye kadar tanınmış olan haklarının yeniden düzenlenmesi ve bu kapsamda emsaller en fazla 4.00 olmak üzere sosyal donatı alanları, kamu alanları, yeşil alanlar ve altyapının yeniden belirlenmesi ile yol hakkının hak sahiplerinden geri alınarak yolların genişletilmesinin planlanması(33)

6306 ile dönüşüm için %100 katılımın gerekli olmadan 2/3’lük kesim onayıyla alanda dönüşümün mümkün hale getirilmesi

Yol haklarının alınması ve emsallerin azaltması alandaki firmaların yeniden planlama zorunda kalması. Ancak firmalara bu durumun bir zarar olarak geri dönmemesi ve 6306 sayılı kanunun sunduğu %1’lik KDV, harç ve pul masraflarının alınmaması gibi uygulamalarla firmalara avantaj sağlanması(34)

Kasım 2013

Alanda ÇŞB adına bilgilendirme ve sürecin takibi için bir ofisin kurulması(35)

29.11.2013

Ruhsat verim işleri başlamasıyla bu süreçte ilçe belediyesi olan Kadıköy Belediyesi’nden imar durumu ve vaziyet planlarını alan firmaların ÇŞB İl Müdürlüğü’nde ruhsatlarını alma hakkı elde etmesi(36)

02.03.2014

Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi Yıkım ve Temel Atma Töreni(37)

04.05.2014

İstanbul Fikirtepe bölgesinde kentsel dönüşüm projesi yapan şirketlerin hak sahiplerinin 2/3’si ile anlaşması yeterli olmasına rağmen bu kuralın uygulanamaması(38) 

09.05.2014

644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince dönüşüm projelerinde uygulanacak olan kamulaştırmanın, Fikirtepe için de uygulanma kararının alınması(39)

26.05.2014

ÇŞB’nin, İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü, Fikirtepe’de proje yapacak inşaat firması yetkililerine gönderdiği mesajla kamulaştırmanın başlayacağını duyurması(40)

28.05.2014

İBB’nin kontrolünde yıkım işlemlerinin ve inşaatların başlayamaması nedeniyle, dönüşümü hızlandırmak için bakanlığın 200.000 hak sahibinin bulunduğu 57 imar adasında kamulaştırma yapılmasına karar vermesi(41)

04.07.2014

Alandaki inşaat firmalarının süreçten olumsuz etkilenmesi, Fikirtepe’de kentsel dönüşüm projesinde ilk kazmayı vuran firma olan Anka Yapı’nın iflas erteleme talebinde bulunması(42)

24.10.2014

Fikirtepe’de 2/3’lük kesimin onayını almış alanlarda zorunlu kamulaştırma değer tespitinin yapılmaya ilk başta Vartaş Yapı adasıyla başlanması(43)

Mayıs 2015

Fikirtepe’de sekiz firmanın ruhsatlarını alarak inşaat aşamasına gelmesi

Fikirtepe projesi mülk sahipleri ile özel sektörün anlaşması esasına dayalı olarak gerçekleşecek alan sakinlerinin korunacağı bir “yerinde dönüşüm” modelinin pilot uygulaması olarak tanıtılsa da aradan geçen 10 yıl içinde bir türlü ivme kazanamamıştır. Salt rant-odaklı ve fiziki mekân düzenlemeleri üzerinden dönüşümün yapılıyor oluşu, sosyal dokuda ve katılım süreçlerinde birçok sorun yaratmıştır.

Yüksek yapılaşma beklentileri alanı cazip hale getirmiş ve hak sahiplerinin daha fazla kâr elde etmek için beklemelerine ve sürecin uzamasına neden olmuştur. Uzun bir mahallelilik geçmişinden kaynaklanan birlik ve bütünlük temelli olması gereken sosyal ilişkilerde bireysel beklentilerin çokluğu, ortak fayda ve çıkarların önüne geçmiştir. Bunun sonucunda sosyal bağlar zayıflamış, alandaki mahalle derneklerinin bile birbirlerine cephe almalarına neden olmuştur.(44) Yüzlerce aile yıllardır yaşadıkları evlerinden ayrılarak kiraya çıkmışlardır. Bu sürecin daha ne kadar devam edeceği bilinmediği gibi, alanda önemli bir sosyo-ekonomik değişim de başlamıştır.(45) Fikirtepe’nin aslında üst gelir grubu için bir yaşam alanı olarak tasarlanıyor oluşu, konutları tamamlandıktan sonra burada yaşayacak olan eski Fikirtepelilerin burada ne kadar dayanabilecekleri sorusunu akıllara getirmektedir. Yapılan çalışmalar, mahalle sakinlerinin % 88’inin dönüşüm sonrasında alanda yaşayamayacaklarını düşündüğünü göstermektedir.(46)

Ocak 2013’de Fikirtepe’de yazarların yaptıkları mülakatlarda da benzer görüşler dile getirilmiş, hak sahipleri proje sonrası alana gelecek olan yeni kullanıcı ve yaşam tarzı karşısında barınamayacaklarını ve alıştıkları yaşamlarını devam ettirebilecekleri başka alanlara haklarını devrederek / kiralayarak gitmeyi planladıklarını belirtmişlerdir. 2014 yılı itibariyle Fikirtepe’den Zümrütevler ve Fındıklı (Maltepe), Ünalan ve Bulgurlu (Üsküdar), Kayışdağı (Ataşehir) gibi mahallelere doğru bir mekânsal kayma başladığı gibi, bu mahallelerde de mülk sahipleri spekülatif olarak konutlarının kiralarını artırmışlardır.(47) İnşaat şirketleriyle anlaşmayıp hâlâ alanda kalanlara ek olarak, boş evlere Suriye’den gelenlerin yerleşmesiyle, alanda başka sorunlar da ortaya çıkmıştır. Mahallenin yarı boşalmış durumda olması ise hem mülteciler hem de alan sakinleri için güvenlik problemleri yaratmaktadır.(48) Bu anlamda hak sahipleri ile müteahhit firmalar arasındaki müzakere süreçlerindeki tıkanıklığın izlerini mekanda sürmek mümkündür. (Resim 9-13)

SONUÇ

Fikirtepe’nin kronolojik olarak incelenmesi, alanın dönüştürülebilmesi için merkezî yönetim ve İBB’nin ellerindeki tüm yasal araçları, kamu yararını göz ardı ederek, özel sektörün kârını maksimize edecek şekilde kullandıklarını göstermektedir. Kamu eliyle verilen yüksek imar hakları, alanın “yerel halkı koruyarak dönüşüm” için değil, konum nedeniyle rant elde etmek amacıyla projenin tasarlandığını gözler önüne sermektedir.

Sadece Fikirtepe değil, Türkiye’de son dönemde yapılan bütün kentsel dönüşüm projeleri, yerinden etme ve soylulaştırmaya zemin hazırlayarak, düşük gelir gruplarını kent içinde bir yerden diğerine adeta süren, ekonomik sıkıntıları katlayarak yeniden-üreten kısır döngüye girmiş bir kentleşme deneyimini yaygınlaştırmaktadır. Birçok Avrupa ülkesinde özel sektörün ürettikleri konutların bir kısmını sosyal konut / erişilebilir konut olarak yapmaları zorunlu hale getirilmiştir. Böyle bir uygulamanın Türkiye’de de yapılması, Fikirtepe’de kiracıların yerlerinde kalmalarına yardımcı olacağı gibi; müteahhitlerle anlaştığı halde, dönüşüm sonrası alanda barınamayacağını düşünerek gitmeye hazırlanan konut sahiplerinin de mahallelerinde kalmalarını sağlayacaktır. Ayrıca, özel sektör imar haklarıyla orantılı olarak elde ettiği kazançlarının bir bölümünü alanın ihtiyacı olan sosyal donatıların yapımını üstlenerek kamu yararına geri dönüşümü sağlamalıdır.

Ulaşım açısından ise, Ak’asya, Dumankaya İKON konutları, Nautilius, Optimum Outlet, Ak’asya Alışveriş Merkezleri ve Hilton Oteli gibi klonlanmış kentsel peyzajlar üretmeye çok yatkın projelerin hemen yanı başındaki Fikirtepe’nin kendisi de uzun zamandır basında “Manhattan olma” klişesiyle yer bulmaktadır.(49) Ancak bu projeler ve Ataşehir’e giden bağlantı yolları yüzünden taşıma kapasitesinin çok daha fazlasını yüklenmiş E-5 aksının, yeni gelen 200,000 kişinin yaratacağı nüfus ve trafik yükünü nasıl taşıyacağı hiç tartışılmamaktadır. E-5 aksı kentin en önemli iki ana omurgasından biri olup (diğeri TEM), hafta sonları ve içinde özellikle iş ve okul giriş / çıkış saatlerinde özel araç, dolmuş / minibüs / otobüs ve servis araçlarının çok yoğun yükünü kaldırmaya çalışmaktadır. Kentlerdeki yaşam kalitesi, yüksek katlı binalara sahip olmak değil; ulaşılabilirlik, trafik sıkışıklığı nedeniyle karbondioksit salınımından kaynaklanan hava kirliliği ve benzeri birçok sorunu başarıyla çözmeyi gerektirmektedir. Bu anlamda “yeni” Fikirtepe’nin daha işin başında bu ölçütleri sağlamadığı açıktır.

Sözü edilen uygulamalar, dönüşümü sadece verilen emsal üzerinden algılamaya alışmış arsa spekülatörleri ve müteahhitlerine, kamu sektörünün dönüşüm sürecindeki oynaması gereken rolü kavratabilir. Aksi takdirde İBB başkanı Topbaş’ın, “İstanbul’da böyle bir emsalin daha önce hiçbir yere verilmediği ve bundan sonra da Bakanlık / İBB izinlerinde verilmeyeceği”(50) açıklaması, iddia ettiğinin tersine kamunun ileride buna benzer değerli alanları dönüştürebilmek için de aynı yollara başvuracağının bir göstergesi olarak anlaşılmaya devam edecektir.

NOTLAR

1. Harvey, David, 2013, Asi Şehirler: Şehir Hakkından Kentsel Devrime Doğru, Metis Yayınları, İstanbul. Hall, Tim, 1998, Urban Geography, Routledge, New York.

2. Swyngedouw, Erik; Moulaert, Frank; Rodriguez, Arantxa, 2002, “Large-Scale Urban Development Projects and the New Urban Policy”, Antipode, cilt:34, sayı:3, ss.542–577.

3. Harvey, 2013, s.58.

4. Türkün, Asuman (der.), 2014, Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul.

5. Ünlü ekonomist Adam Smith’in piyasa ekonomisinin faydalarını savunmak için ortaya attığı piyasa işleyişi içinde müdahale olmaksızın piyasa dinamiklerinin kendiliğinden bir dengeye geleceğini savunan görüş.

6. Çavuşoğlu, Erbatur, 2011, “İslamcı Neo-Liberalizmde İnşaat Fetişi ve Mülkiyet Üzerindeki Simgesel Hâle”, Birikim, sayı:270, s.43.

7. Küresel makroekonomik politikaların dünya üzerindeki etkileri için bakınız Harvey, 2013, 1.Bölüm. Harvey, David, 2014, Seventeen Contradictions and the End of Capitalism, Profile Books, Londra, 3.Bölüm.

8. Özden, Pelin Pınar, 2010, “Türkiye’de Kentsel Dönüşüm Politikaları ve Mevzuatına Eleştirel Bir Bakış”, Kentsel Dönüşümde Politika, Mevzuat, Uygulama: Avrupa Deneyimi, İstanbul Uygulamaları, (ed.) Dilek Özdemir, Nobel Yayınları, Ankara, ss.194-224.

9. Çavuşoğlu, 2011.

10. Çavuşoğlu, 2011, s.44.

11. Ayik, Uğurcan, 2014, “Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi Örneğinden Hareketle Siyasal Alandaki Hegemonik Söylemin Kentsel Mekâna Yansımaları”, Coğrafyacılar Derneği Uluslararası Kongresi Bildiriler Kitabı, 4-6 Haziran 2014, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla, s.781.

12. Kuyucu, Tuna, 2014, “Law, Property and Ambiguity: The Uses and Abuses of Legal Ambiguity in Remaking Istanbul's Informal Settlements”, International Journal of Urban and Regional Research, cilt:38, sayı:2, s.624.

13. Harvey, 2013, s.63.

14. Fikirtepe’de yaşanan dönüşüme ilişkin detaylı bir rapor için bkz. Akkoyunlu, Nazım, 2011, “Fikirtepe’de Depremin Adı Rantın Tadı Var, Toplum İçin Şehircilik”, www.toplumicinsehircilik.org/documant/FikirtepedeDepremBahane.pdf [Erişim: 14.04.2013]

15. Hür, Ayşe, 1994, “Fikirtepe”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi 3, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, İstanbul, s.315.

16. Gökşin, Zeynep Ayşe, 2009, “Sürdürülebilir Mahalle Yenileşmesinde Toplum Tabanlı Model: Kadıköy-Fikirtepe İçin Bir Model Önerisi”, MSGSÜ FBE, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, ss.199-201.

17. İBB Şehir Planlama Müdürlüğü, 2005. 1/5000 Ölçekli Kadıköy Merkez-E-5 (D-100) Otoyolu Ara Bölgesi Nazım İmar Planı Raporu, İBB, İstanbul

18. Gökşin, 2009, ss.199-201.

19. Bu konuda Kadıköy Belediye Başkanı Aykut Nuhoğlu belediye olarak sürece dâhil edilmemelerinden yakınmıştır. Kaynak: URL1. “Dönüşüm Sancısı, Fikirtepeye Kış Geri Döndü!” www.fikirtepehaber.com/kentsel-donusum/donusum-sancisi-fikirtepeye-kis-geri-dondu-h2363.html [Erişim: 01.12.2014]

20. URL2. “Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesinin Temel Kriterleri!” emlakkulisi.com/fikirtepe-kentsel-donusum-projesinin-temel-kriterleri/247846 [Erişim: 18.01.2015]

21. URL3. “Akılları Fikirleri Fikirtepe’de” www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/28150.aspx [Erişim: 30.11.2014]

22. URL4. “Fikirtepe’de Neler oluyor?”  www.aktifgd.com/aktivitelerimiz.php [Erişim: 30.11.2014]

23. Çantacı müteahhit; hak sahipleriyle anlaşma yapıp daha sonra aradan komisyon alarak topladığı hisseleri daha büyük firmalara inşaatı yapması için devreden aracı kişiler.

24. URL3.

25. URL5. “Fikirtepe İmar Planı” www.arkitera.com/haber/17097/fikirtepe-imar-plani1 [Erişim: 18.01.2015]

26. URL6. “Fikirtepe’de Gökdelene 80 metre Sınırı” www.sabah.com.tr/yasam/2012/01/16/fikirtepede-gokdelene-80-metre-siniri  [Erişim: 18.01.2015]

27. URL7. “Fikirtepe’de vatandaşların yükseklik hakkı korunuyor” www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/Haber.aspx?NewsID=20100#.VFNbvvmsXiM [Erişim: 31.10.2014]

28. URL8. “Bir Garip Fikirtepe” www.arkitera.com/haber/10129/bir-garip-fikirtepe [Erişim: 31.10.2014]

29. İBB 2039 Karar No.lu “Fikirtepe ve çevresinin Riskli Alan ilan edilmesi hk.” karar

30. İBB 2039 Karar No.lu “Fikirtepe ve çevresinin Riskli Alan ilan edilmesi hk.” karar

31. URL9. “Fikirtepe Planları Onaylandı” www.csb.gov.tr/turkce/index.php?Sayfa=faaliyetdetay&Id=653 [Erişim: 30.11.2014]

32. URL10. “‘28.11.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Fikirtepe ve Çevresi Uygulama İmar Planı Plan Notu Değişikliği’ itirazları” www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/MeclisKarari.aspx?KararID=27142 [Erişim: 31.10.2014]

33. URL9.

34. URL9.

35. Gazete Kadıköy (29 Kasım – 5 Aralık 2013) “Fikirtepe’de Faaliyet Başladı” sayfa:8

36. Gazete Kadıköy (29 Kasım – 5 Aralık 2013) “Fikirtepe’de Faaliyet Başladı” sayfa:8

37. URL11. “Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi Yıkım ve Temel Atma Töreni Gerçekleşti” www.csb.gov.tr/turkce/index.php?Sayfa=faaliyetdetay&Id=894 [Erişim: 30.11.2014]

38. URL12. “Fikirtepe İnatçısı” www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26348646.asp [Erişim: 31.10.2014]

39. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü 26648133-020 sayılı ve İstanbul İli, Kadıköy İlçesi Kamulaştırma Yetkisi konulu bakanlık yazısı

40. URL13. “Fikirtepe'de kamulaştırmayı başlatan SMS!” emlakkulisi.com/fikirtepede-kamulastirmayi-baslatan-sms/256334 [Erişim: 31.10.2014]

41. URL14. “Fikirtepe'de Kamulaştırma Harekatı” emlak.bugun.com.tr/fikirtepede-kamulastirma-harekati-haberi/1121997 [Erişim: 31.10.2014]

42. Güvemli, Özlem, 2014, “Fikirtepe ‘Dönüşemiyor’”, Cumhuriyet, 4 Temmuz 2014, s.9.

43. URL15. “Fikirtepe'de Kamulaştırma Değer Tespiti Yapıldı” fikirtepegundem.com/fikirtepe-haberleri/fikirtepede-kamulastirma-deger-tespiti-yapildi-h580.html [Erişim: 31.10.2014]

44. FİDEM Derneği ile Fikirtepe Haber sitesini çıkaranlar arasında internete de yansıyan sorunlar için bakınız: URL16. “Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Derneği'nden Toplantı ve Bakanlığın Dernekler Arası Ayrımcılık Açıklaması” www.fikirtepehaber.com/fikirtepe-kulusi/fikirtepe-kentsel-donusum-derneginden-toplanti-ve-bakanligin-dernekler-arasi-ayrimcilik-aciklamasi-h2359.html [Erişim: 01.12.2014]

45. URL1.

46. Ayik, 2014, s.784.

47. Ayik, 2014, s.786.

48. Ocak, Hazal, 2015, “Fikirtepe’deki Suriye”, Cumhuriyet, 10 Nisan 2015, s.12.

49. URL17. “Fikirtepe Manhattan mı olacak?” emlakkulisi.com/fikirtepe-manhattan-mi-olacak/311624 [Erişim: 27.01.2015]

50. URL18. “Fikirtepe benzeri emsal artışı başka bir yerde olmayacak” www.arkitera.com/haber/8944/fikirtepe-benzeri-emsal-artisi-baska-bir-yerde-olmayacak [Erişim: 22.01.2015]

Bu icerik 1109 defa görüntülenmiştir.