MİMARLIK
384
TEMMUZ-AĞUSTOS 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KENTSEL TASARIM

Denizli Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı Yayalaştırma Düzenlemesinin Sosyo-Ekonomik ve Mekânsal Sonuçları

Dilek Darby, Doç. Dr., Yeditepe Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
İrem Selçuk, Mimar

Hızla büyüyen kentlerde kent içi fonksiyonlarının değişmesi ve otomobil kullanımının artışı, özellikle kent merkezlerinin durup gezilen değil, geçip gidilen duraklar olmasına neden oluyor. Bu sürece katkısı olan bir diğer değişiklik ise kentlerdeki ulaşımın otomobil odaklı olarak düzenlenmesi ve ulaşımda ana unsurun aslında yaya olduğunun unutulması. Bu gidişatı düzenlemek için önerilen yayalaştırma projelerinin bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten yazarlar, Denizli’nin tarihî akslarından birinde gerçekleştirilen projeyi değerlendiriyor.

Kentlerin hızla büyümesi merkez fonksiyonlarında da hızlı bir değişim ve dönüşüm yaratmıştır. Bu değişim, kent merkezlerinde trafik sıkışıklığı ve çevre kirliliğine yol açarak, ekonomik, sosyal ve fiziksel bakımdan çekiciliklerinin azalmasına neden olmuştur. Banliyölerde kurulan yeni ticaret merkezleri de merkeze olan ilginin azalmasında önemli rol oynamıştır. Kent merkezlerinin içinde bulunduğu bu durum Amerika ve Avrupa’da, 1960-1970’lerden başlayarak yerel yönetimlerin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu problemlere çözüm niteliğinde ilk yayalaştırma örnekleri yaygın bir şekilde Almanya’da görülmüştür. Bu uygulamalar herhangi bir planlama kuramına dayanmaktan çok, dar sokaklarda alışverişi engelleyen trafik sıkışıklığına bir cevap olarak ortaya çıkmıştır.(1)

Yazının amacı, kent merkezlerinde yayalaştırmanın sosyal, ekonomik, fiziksel ve çevresel etkilerini, Denizli Delikliçınar Caddesi örneği üzerinde inceleyerek ortaya koymaktır. Bu araştırma yayalaştırmanın çok yönlü ve bütüncül bir şekilde ele alınmasının önemi ve gerekliliğini göstermeyi hedeflemektedir. Yayalaştırma projeleri çok yönlü olarak ele alınmalıdır, aksi takdirde yalnızca sokakların trafiğe kapatılmasından ibaret çözümler başarısız olmaktadırlar. Bu bağlamda, alandaki diğer önemli ticari odakların göz önünde bulundurulması, erişilebilirliğin sağlanması, yaya-taşıt bağlantılarının kurulması, ticari fonksiyonlara servisin sağlanması gibi birçok koşulun dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, sürecin alandaki ticari işletmelerin ekonomik canlılıklarını zedelemeyecek şekilde yürütülmesi önemlidir. Kapsamlı bir kentsel tasarım projesi olmaksızın yapılan yayalaştırma, alanı canlandırmadığı gibi, tam tersi, çöküntüye yol açan bir müdahaleye dönüşebilir. Bu hipotez yapılan anket ve mülakatlar yoluyla test edilmeye çalışılmıştır.

DENİZLİ’NİN ESKİ VE YENİ KENT MERKEZLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Kaleiçi, Denizli’nin en eski çarşısıdır. Günümüzde, konut alanı olan bu bölge varlığını hâlâ devam ettirmektedir.(2) 1955-1960 yıllarında kent merkezi kuzey-güney yönünde gelişmiş, ayrıca yoğun merkez işlevlerinin yer aldığı Enver Paşa - Delikliçınar ve devamı olan İstiklal Caddesi, kentin omurgası haline gelmiştir. 1960’lı yıllarda ise sanayileşmenin ivme kazanması ile kente göç artmıştır.(3) Kentin kuzeyi ve güneyindeki mahalleler arasında gelir düzeyindeki farklılaşma belirginleşmiş, güney kesiminde Delikliçınar meydanının devamı bulunan İstiklal caddesi ve çevresi ile Lise Caddesi üst gelir grubunun yerleştiği bölgeler haline gelmiştir.(4) (Resim 1)

II. Dünya Savaşı sonrasında motorlu taşıtlarda artış görülmüştür. Ancak o dönem için uygun ulaşım ağı ve gerekli trafik düzenlemeleri yapılamamıştır. (Resim 2-4) Bunun üzerine başta İstanbul olmak üzere ülkenin birçok kentinde Tekeli’nin “Menderes Operasyonu” olarak adlandırdığı modernite projesi denenmiştir.(5) Dönemin Başbakanı Adnan Menderes Denizli’ye gelmiş ve kenti gezerken geçtiği yerlerde, gelişigüzel “açın bu yolları” demiştir.(6) Bayramyeri-İstiklal-Lise Caddesi o dönemde açılmıştır. Yolların açılması ile kente güzellik katan, hatta Delikliçınar caddesine adını veren asırlık çınarlar kesilmiştir. Yavuzçehre’nin belirttiği gibi, “Modern kent imajı yaratmaya yönelik projenin diğer boyutlarının ihmal edilmesi ile Denizli

modernitenin yıkıcı yüzü ile tanışmıştır.”(7) (Resim 5) 1990 sonrası, kent merkezi Kaleiçi-Bayramyeri (Resim 6) çevresinde yoğunlaşarak buradan güneye doğru uzanmıştır. Bunun sonucunda Delikliçınar’da ikinci, Çamlık’ta ise üçüncü bir merkez oluşumu başlamıştır. (Resim 7)

DELİKLİÇINAR MEYDANI VE GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA BULVARI ÇEVRESİ

Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde kentlerin kendilerine özgü meydanları vardır. Kentliler bu geniş park ve aktivite alanlarında dinlenip, vakit geçirmektedirler. Denizli kenti kendine özgü sembolü bulunan “meydan” özelliğinde bir açık alana sahip değildir. Bu sebeple Denizli halkı, kavşak olarak nitelendirilebilecek bir alan olan Delikliçınar’ı, meydan olarak benimsemiştir. Ulaşım akslarının kesiştiği noktadaki bu kavşağın devamında resmî kurumlar bulunmaktadır.(8) (Resim 8)

Denizli Belediyesi, kent merkezinde bu bölgeye uygun bir meydan kazandırabilmek amacıyla Aralık 2010’da Pamukkale Üniversitesi’nin hazırladığı ulaşım master planına dayanarak Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nı kapatmış ve Delikliçınar’ı bir yaya meydanı olarak planlamıştır. Konuyla ilgili 10.01.2014 tarihinde mülakat yapılan Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Halim Ceylan, amaçlarının sürdürülebilir bir ulaşım planlaması ile insanları yürümeye sevk etmek ve trafikten kaynaklanan olumsuz etkileri minimuma indirmek olduğunu belirtmiştir. İnsan sağlığına zararlı karbonmonoksit ve dioksit partiküllerinin %25’inin trafik sıkışıklığı nedeniyle ortaya çıkıyor oluşu da caddenin trafiğe kapatılmasında önemli rol oynamıştır. Alanın kent merkezinde insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri tek yer olduğunu da aktaran Ceylan, yapılan yayalaştırma sonrasında günlük 40-50.000 araçlık bir trafik yükünün ortadan kalktığını söylemiştir.

Yayalaştırılan alanda uygulamayı etkileyen bir diğer proje ise “Denizli Hükümet Konağı Mimari Projesi ve Yakın Çevresi Kentsel Tasarım Projesi” yarışmasıdır. Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nın sonunda bulunan eski hükümet binasının bulunduğu alanda, Denizli kentinin ve yöresinin mimari, tarihî ve kültürel özelliklerini yansıtmak amacıyla 2009 yılında yarışma yapılacağı duyurulmuştur. Bu yarışma ile kentin eksikliğini hissettiği gece ve gündüz kullanıma açık meydan ve beraberinde kültür hizmetlerinin sunulacağı bir alan elde etmeye çalışılmıştır. (Resim 9-10) TMMOB Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin 1-2 Mayıs 2009 tarihinde düzenlediği sempozyumun sonuç bildirgesi ve Valiliğin kentteki sivil toplum örgütleriyle yaptığı çeşitli toplantı kararları dikkate alınarak 11 Haziran 2009 tarihinde, Valilik ve TMMOB tarafından serbest, ulusal ve tek kademeli bir yarışma düzenlenmiş, 3 Ekim 2009 tarihinde mimar Yavuz Selim Sepin ve ekibinin hazırladığı proje birinci seçilmiştir. 2010 yılında uygulamasına başlanılan proje, 2012 yılında bitirilmiştir. (Resim 11-12)

Sempozyum ve arama toplantılarından çıkan sonuçlara dayanarak, İl Koordinasyon Kurulu ve Valilik arasında imzalanan protokolde yarışma alanı içinde bulunan taş binalar ve eski hükümet konağının yerinde kalmasına karar verilmiştir. Ancak Mimarlar Odası’nın tüm itirazlarına rağmen Kız Meslek Lisesi (taş binalar) bir gece operasyonu ile Denizli Belediyesi tarafından yıkılmıştır. Kentin en merkezî yerinde bulunan bu binalar kent belleğinin de en somut öğeleridir. 1930-1940’ların sonunda yapılan binalar Cumhuriyet dönemine ait nadir örneklerdendir. Ayrıca yarışmada jürinin projeyi seçmesindeki en büyük nedenlerden biri Hükümet Konağı ve taş binaların oluşturduğu bellek izinin içine yeni hükümet konağının yerleştirilmesi olmuştur.(9)

Projenin amacı, Delikliçınar-Bayramyeri arasındaki aksın tam ortasında, çevredeki odak noktaları da dikkate alınarak, yönetim ve kültür hizmetleri verebilecek bir meydanın tasarlanması olarak belirlenmiştir. Konuyla ilgili olarak Nisan 2014’de görüşülen dönemin Mimarlar Odası Başkanı İbrahim Şenel yarışma sonucunda birinci olan projede yarışma alanı önünden geçen yolun (Gazi Bulvarı) trafiğe kapatılarak, alanın bir yaya meydanına dönüşmesinin öngörüldüğünü söylemiştir. Proje kapsamında binanın önünden geçen yolun yeraltına alınmasına karar verildiğini, ancak uygulama aşamasında yolun yerinde bırakılarak sadece taşıt geçişine kapatıldığını belirtmiştir. Alanda meydan düzenlemesi yapılması kararı verildiği halde, bunun uygulanmadığını ve bu sebeple projenin ana dayanak noktalarından biri olan meydan oluşturma ve buna uygun olarak yayalaştırma düzenlemelerinin yapılamadığını belirtmiştir. Bu da yayalaşma çalışmalarını olumsuz etkilemiştir.(10)

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA BULVARI YAYALAŞTIRMA UYGULAMASI ANKET VE MÜLAKAT SONUÇLARI

Araştırma kapsamında Denizli Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nda bulunan 50 esnaf ve 100 yaya ile Kasım-Aralık 2013’de anket yapılmıştır. On iki sorudan oluşan anket, alanın sorunlarını, ihtiyaçlarını ve farkındalıklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Anket sorularının bazıları evet / hayır olarak; diğerleri ise 1 ile 5 arasında likert ölçeğine göre değerlendirilmiştir. Yaya ve esnaf anketi sonuçları Tablo 1 ve 2’de verilmiştir.

Anketlerin değerlendirilmesi neticesinde Denizli kentinde yapılan yayalaştırmanın hem yayalar, hem de esnaf tarafından başarılı bulunmadığı anlaşılmıştır. Tablo 1 ve 2’ye göre yayaların % 72’si, esnafın % 94’ü alanın çevresindeki sokaklarda trafik sorununun arttığını düşünmektedir.(11) Bu sorunun alanın çekiciliğinin azalmasında önemli bir olumsuz faktör olarak rol oynadığı görülmektedir. Bu bağlamda yaya anketlerinden çıkan sonuçlara göre, alanın popülaritesini kaybetmesini, katılımcıların % 52’si ulaşılabilirlik / erişilebilirlik sorununa, % 18’si Forum Çamlık AVM’nin açılmasına, % 24’u otopark sorununa bağlamaktadır. Esnafın % 94’ü yayalaştırma sonrası gelen müşterilerde bir artış olmadığını belirtmektedir.

Yaya ve esnafın “Katılıyorum” ve “Tümüyle katılıyorum” cevaplarının toplanması ile elde edilmiş sonuçlar neticesinde yayaların % 63’ü, esnafın ise % 94’ü alana gelen yerli ve yabancı turist sayısında da bir artış olmadığını söylemektedir. Esnafın % 84’lük bir bölümü alanda birçok eski ve küçük işletmenin kapandığını belirtmektedirler. Ayrıca dükkan sahiplerinin % 64’ü alanın görsel ve estetik olarak güzelleşmediği fikrindeyken, yayaların bu konuda bir görüş birliği içinde olmadığı görülmektedir.

Sorulara verilen yanıtlar göstermektedir ki yayalaştırma uygulamasında bir alanı salt trafiğe kapatmak kendi başına yeterli değildir. Yayalaştırma, yaya-taşıt akslarının etkili çözümlendiği, erişilebilirliği kolaylaştıran, kentsel tasarım araçlarını alanda barındıran ve alanda vakit geçirme isteği uyandıran, özellikle de çok yönlü düşünülmesi gereken bütüncül bir yöntemdir. Ayrıca AVM‘lerin kentin gelişim sürecinde etkin olduğu görülmektedir. Kentin yeni gelişen merkezlerinden olan Çamlık semtindeki Forum Çamlık AVM, kent merkezindeki küçük esnafı olumsuz etkilemiştir.

Planlanması sırasında kent, çok-merkezli olacak şekilde tasarlanmamıştır. 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 2006 yılında ilk kez yapıldığında kentin ana ulaşım aksları ve yerleşim deseni zaten oluşumunu tamamlamış bulunmaktaydı. Artan nüfus karşısında kentin tek merkezli olarak sadece Delikliçınar aksı üzerine yerleşmesi zaten mümkün olmadığından, zaman içinde konut kullanımlı binalar, kafe, banka, doktor muayenehanesi gibi ticari fonksiyonlara dönüşmüştür.(12)

Bir kentte yayalaştırma fikrinin daha hızlı oturması için öncelikle alanın kentsel simgelere ihtiyacı vardır. Ticari canlılığını kaybeden kent merkezinin yaşayan bir alan haline dönüştürülmesi gerekmektedir. Denizli, kentsel mekân kalitesi açısından da eleştirilere konu olmaktadır. Örneğin, Denizlili Mimar Cengiz Bektaş kent için şunları söylemektedir: “Kentin belirli bir ağırlık merkezi, kent merkezi yok. İkincil merkezleri yok. Kent, yeterli oksijen üreten yeşili olmayan kişiliksiz, kimliksiz bir beton yığını. Kentin anılarda kalacak bir özelliği yok. Tarihî yapıları yok. Olanlar algılanamıyor. Tarihsel kırılım noktaları yok edilmiş. Tarih üretme olanağı veren alanları yok. Yayalar için alanları, parkları yok… Kentin kentlisine sağladığı ortamda sağlıksızlık var. Havası kirli, oksijen yetersiz. Yaşlılar, çocuklar, engelliler düşünülmemiş.”(13)

2000’li yıllara dek Denizli’de Kaleiçi’nden Delikliçınar’a uzanan kentsel merkez, en yoğun ve kentsel olanakların en fazla olduğu bölge olmuştur. Kentin en eski ve işlek alışveriş bölgesi olan Bayramyeri, Kaleiçi'ne sadece 1250 metre mesafededir. Popüleritesini kaybetmiş olmasına rağmen, Delikliçınar-Bayramyeri aksı kentin kimlikli ve tarihi dokusu en yoğun olduğu bölgesidir. Geçmişten günümüze bu aks doğrusal ve saçaklı gelişen bir kent merkezi haline gelmiştir. (Resim 13) Dolayısıyla Delikliçınar ile Bayramyeri’ni birbirine bağlayan Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı Cumhuriyet döneminden itibaren, en önemli taşıt ve yaya aksı görevini üstlenmiştir. Kent bu aks üzerinde gelişmiş, daha sonra Lise Caddesi, Çamlık Caddesi, İstiklal Caddesi, İstasyon Caddesi olarak büyüme göstermiştir. Bu büyümenin sonucu olarak, kamu kurumları, okullar ve bunlara bağlı resmî kurumlar Gazi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı üzerinde yer almıştır. Ayrıca zamanla kent merkezindeki apartmanlar dershanelere dönüşmüş, hizmet sektörünü destekleyen ticaret alanı haline gelmiştir. Bu durum, Bayramyeri-Delikliçınar aksını kentin en güçlü ulaşım ve ticaret alanı haline getirmiştir.(14) (Resim 14)

2011 yılında ulaşım master planıyla alanda yayalaştırma kararı alınmıştır. Bu karar üzerine Gazi Mustafa Kemal Bulvarı özel araç trafiğine kapatılmıştır. Yaya yolları 4 metre, tek taraflı toplu taşıma trafiğine açık olan taşıt yolu ise 8 metre genişliğe ulaşmıştır. Kentin toplu taşıma yükünü hafifletmek amacıyla kente metrobüs getirilmiştir. (Resim 15)

Yayalaştırılan alanın başlangıcındaki Delikliçınar Meydanı’na simgesel nitelik kazandırmak amacı ile cam horoz heykeli konulmuştur. (Resim 16) Kapatılan caddenin yükünü taşımak için alternatif olarak Çaybaşı Caddesi, Halk Caddesi ve Saltak Caddesi gösterilmiş, fakat kentin akış şemasında bu yollar Gazi Mustafa Paşa Bulvarı’nın yükünü kaldıramamıştır. Mimarlar Odası eski Başkanı İbrahim Şenel, Oda olarak uzun bir süre bu yolun yayalaştırılmasını savunduklarını, ancak cadde üzerindeki ticari fonksiyonların, bu aksın önemine paralel olarak tanımlanamadığını, 30-35 bin öğrenciye sahip Pamukkale Üniversitesi’nin kentten kopuk olduğunu, Denizli’nin bir turizm ve kültür kenti olması öngörüldüğü halde turizme hizmet etmesi beklenen yeme içme yerlerinde içki satışı yapılmadığını ve bunun da kente çizilen misyon ile çeliştiğini belirtmiştir.

Ayrıca gösterilen alternatif yollardaki trafik sıkışıklığı ve tek yön uygulaması sonucunda çevre yollardan merkeze ulaşımın zorlaştığı tespit edilmiştir. Konu çerçevesinde görüşülen, şehir plancısı Server Munis alanın sınırlarının sadece siyasilerin keyfine göre belirlendiğini ve projede bilimsel bir plana bağlı kalınmadığını belirtmiştir. Kentin omurgası olan bu alan, yayalaştırma projesinin ardından bir çöküntü alanına dönüşme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Esnafın bu durumdan şikayetçi olduğu gibi vatandaşlar da buradan alışveriş yapmayı bırakmışlardır. Munis, Forum Çamlık AVM’nin açılmasının Kaleiçi ve Bayram yerindeki esnafı büyük ölçüde etkilediğini; zamanında uygulamayı durdurma davası açılmasına ve kazanılmasına rağmen belediyenin bu uygulamayı yerine getirmediğini aktarmıştır.

Alanda yapılan anketler de küçük esnafın AVM’lerle rekabet etmekte zorlandığını göstermiştir. Kentin merkezindeki bu alanın yürürlükteki yasalarla yeniden canlanması olanaksız görülmektedir. Burada yapılacak herhangi bir mekânsal düzenlemenin başarılı olabilmesi için kapsamlı bir çalışma ve tasarım ekibi gerekmektedir. Ayrıca alanda bulunan mevcut perakende ticaretin varlığını koruyabilmesi için küçük sermayeli ticaret faaliyetlerinin merkezde yer alması desteklenmelidir. Tüm bunlara ek olarak yayalaştırma sadece bir yolun trafiğe kapatılması değil, alan ve çevresindeki diğer ulaşım ve erişim sorunlarının da çözülmesidir. Bu bağlamda Denizli kentinde yayalaştırma sonrasında (küçük çaplı birkaç düzenleme dışında), alanın daha erişilebilir ve yaşanabilir olması adına bir müdahale yapılmamıştır.

SONUÇ

Denizli örneğinde görüldüğü gibi, bir alanın yayalaştırılması, kapsamlı bir biçimde ele alınması gereken bir uygulamadır. Bir taraftan Denizli Hükümet Konağı Projesi yapılırken diğer taraftan aynı aksta bulunmalarına rağmen yayalaştırma projesinin bağımsız olarak ele alınması, kentin tasarım ilkelerinden yoksun planlandığının göstergesidir.

Yayalaştırılması düşünülen caddeye ulaşan diğer taşıt ve yaya yollarının erişilebilirliğini gözardı ederek, sadece sözkonusu caddeyi taşıt trafiğine kapatmak, kentin omurgası durumundaki bu çok önemli caddenin hem sosyal (alana gelen ziyaretçiler ve alışveriş yapan halk açısından) hem de ekonomik olarak canlılığını yitirmesine yol açmıştır. Yurtdışı örneklerinde, yayalaştırma uygulamaları da kendi içlerinde kademelenmekte ve değişen oranlarda sınırlanmış bir taşıt trafiğini içlerinde barındırabilmektedirler. Üzerinde Hükümet Konağı ve Büyükşehir Belediyesi gibi önemli kamu kurumlarının da bulunduğu Delikliçınar-Bayramyeri aksının yayalaştırılması, buraya iş için gelen yurttaşların erişebilirliği açısından da sorunlar yaratmıştır.

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Pamukkale, 2013 yılının ilk 9 ayında 1,2 milyondan fazla yerli ve yabancı turiste evsahipliği yapmıştır.(15) Kentin merkezindeki erişilebilirlik, kimliksizlik sorunları, ticari açıdan bir çöküntü alanına dönüşmekte oluşu gibi nedenlerle, kent ayağına kadar gelen 1 milyonluk ziyaretçiyi kent merkezinde ağırlayamadan, Pamukkale’ye göndermektedir. Kapsamlı ve çok yönlü düşünülmüş planlama ve kentsel tasarım uygulamaları olmadığından kent merkezi canlılığını yitirmeye başlamıştır. Bu bağlamda kent merkezinde uygulanan yayalaştırma uygulaması yanlış değil, ancak yetersizdir. Kapsamlı bir çalışma ile alan kentin ekonomisine katkıda bulunan ve canlı bir merkez haline dönüştürülebilecek iken, bu fırsat kaçırılmıştır.

KAYNAKLAR

Baykara, Tuncer, 2007, Selçuklular ve Beylikler Çağında Denizli 1070-1520, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, s.139.

Bektaş, Cengiz, 2007, “Denizli’nin Geleceği”, Uluslararası Denizli ve Çevresi Tarih ve Kültür Sempozyumu Bildiriler Kitabı, PAU Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yayınları: 1, Denizli, ss.264-272.

Dökmeci, Vedia, 1989, “Batı Alman Şehirlerinde ve İstanbul’da Yaya Ticaret Aksları Planlaması”, Yapı, sayı: 94, ss.36-40.

Savaş Yavuzçehre, Pınar, 2010, Kentsel Mekan Kullanımında Değişim: Denizli Kent Örneği, Yayımlanmamış Doktora Tezi, SDÜ SBE, Isparta.

Tekeli, İlhan, 2001, Modernite Aşılırken Kent Planlaması, İmge Kitabevi, Ankara, ss.79-80.

URL 1. www.denizlihaber.com/yazarlar/haftanin-roportaji/denizlideki-tas-atolyeleri-yikmak-o-kadar-kolay-mi/ [Erişim: 12.04.2014]

URL 2. www.denizlihaber.com [Erişim: 23.01.2014]

URL 3. www.dengizli.com [Erişim: 04.09.2014]

URL 4. www.resimler.tv/resim4904.htm [Erişim: 02.04.2014]

URL 5. www.mimdap.org/?p=19213 [Erişim: 16.11.2014]

URL 6. www.foursquare.com/çınar-denizli [Erişim: 16.11.2014]

URL 7. v3.arkitera.com/yp363-denizli-hukumet-konagi-mimari-projesi-ve-yakin-cevresi-kentsel-tasarim-yarismasi.html?year=&aID=2523 [Erişim: 20.03.2015]

URL 8. www.skyscrapercity.com/showthread.php?t=752558&page=100 [Erişim: 20.03.2015]

NOTLAR

1. Dökmeci, 1989.

2. Baykara, 2007, s.139.

3. 2012 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) göre Denizli’nin toplam nüfusu 950.557 kişi olup, İzmir’den sonra Ege Bölgesi’nin en büyük kentidir.

4. Denizli Şehir Plancılarından Server Munis ile 21.11.2013 tarihinde yapılan mülakat sonucu elde edilen bilgiler.

5. Tekeli, 2001.

6. Tekeli, 2001.

7. Savaş Yavuzçehre, 2010.

8. Büyükşehir Belediyesi, Hükümet Konağı, Nüfus İl Müdürlüğü.

9. 2009 yılında sempozyumdan sonra taş binaların yıkımı konusunun son bulduğu düşünülürken, alanda yapılacak Ahmet Nazif Zorlu Müzesi’nin yapımı dolayısıyla bu konu tekrar gündeme gelmiştir. Zorlu’ya protokolle verilen müze yapım işinde, Denizli kenti ve mimarları uzak tutulmuştur. Mimarlar Odası ve Müze Girişimcileri Derneği, Vali Vefki Ertür ile görüşmüşler ve sıkıntılarını dile getirmişlerdir. Ancak Vali Ertür kendisinin de konuyla ilgili bilgilendirilmediğini, proje görülmek istendiğinde de ‘’Merak etmeyin. Çok başarılı bir proje olacak.’’ cevabı ile karşılaştıklarını söylemiştir. URL 1.

10. Denizli Mimarlar Odası eski Başkanı İbrahim Şenel ile 14.04.2014 tarihinde yapılan görüşme sonucu elde edilen bilgiler.

11. Yaya ve esnafın “Katılmıyorum” ve “Çok az katılıyorum” (likert ölçeği ile 1 ve 2 değeri) cevaplarının toplanması ile elde edilmiş sonuçlardır.

12. Denizli Mimarlar Odası geçmiş dönem Başkanı İbrahim Şenel ile 18.11.2013 tarihinde yapılan mülakat sonucu elde edilen bilgiler.

13. Bektaş, 2007.

14. Denizli Mimarlar Odası geçmiş dönem Başkanı İbrahim Şenel ile 18.11.1023 tarihinde yapılan mülakat sonucu elde edilen bilgiler.

15. URL 2.

Bu icerik 1618 defa görüntülenmiştir.