MİMARLIK
383
MAYIS-HAZİRAN 2015
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARİ TASARIM

Melek İpek Kız Öğrenci Yurdu

Gülşah Güleç, Arş. Gör., Gazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Formal biçimlenişi ile bildik yurt tipolojisi içerisinde ayrıksı duran ve yeni bir “yüz” arayışında olan Melek İpek Kız Öğrenci Yurdu, 2014 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde “Yapı Dalı Ödül Adayı” olmuştu. Öğrencilerin sadece barınma ihtiyacını karşılamanın ötesinde önerdiği sosyal mekânlarıyla bir yaşam alanı olarak tasarlanan yapıyı değerlendiren yazar, yapı tasarımı ve yaşam kültürü arasındaki sıkı ilişkinin nasıl yaşadığımız ya da nasıl yaşamak istediğimiz üzerine olan etkilerine değiniyor.

Sıradışı yapı diliyle dikkat çeken Melek İpek Kız Öğrenci Yurdu, Eskişehir Yolu’nda ODTÜ, Hacettepe, Bilkent ve TOBB gibi üniversitelere yakın bir konumda yer almaktadır. Yapı, üniversite öğrencileri için konaklama ve gençlik merkezi olarak tasarlanmıştır. Bu açıdan konumu oldukça avantajlıdır.

Yapının gençlik merkezi programını oluşturan fitness, pilates ve sinema salonu gibi mekânlar, daha geniş bir grubun kullanımına sunulmak üzere yapıdan bağımsız olarak çalışabilecek alt katlara yerleştirilmiştir. Bu katlar, yatayda daha geniş bir alana yerleşirken, konaklamanın olduğu üst katlara teraslarla ve üç kat derinliğindeki balkonlarla hareket kazandırılmıştır. Dolayısıyla mekânsal canlılık kadar kütlesel hareketlilik de dinamik bir yapının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yapı, parsel sınırları ve program yoğunluğu gibi nedenlerle on üç katlı olarak tasarlanmıştır. Ancak teras ve balkon boşlukları ile her biri üç kattan oluşan kütlelere bölünmüş olması, yapının hafifletilmesini ve insan ölçeğine yaklaşılmasını sağlamıştır.

Balkon ve teras boşlukları ile yakalanan kütlesel hareket, başlı başına, yapıyı ülkemizde genellikle çeşitli revizyonlarla mevcut apartmanlara yerleşen ve apartman benzeri sıradan yapılar olarak inşa edilen ya da iki boyutlu bir cephe hareketi yakalayarak bu tipik örneklerden farklılaşma çabası gösteren diğer yurt yapılarından ayırmaktadır. Üç boyutlu kütle hareketi, bu yapının diğerlerinden farklı bir tipoloji anlayışı ile biçimlenmesini sağlamıştır. Bu farklılık, sıradışı ve dinamik bir yapı dili oluşturmanın ötesinde yapıyabir model oluşturma potansiyeli kazandırmıştır. Bir yapı bu potansiyeli açısından ele alındığında, öncelikle yapıyı diğerlerinden ayırt edilir hale getirerek ona belirli bir imajve beraberinde bir kimlik kazandıran kamusal yüzü öne çıkar. Bu yapının kamusal yüzünü boşluklu ve hareketli kütle kompozisyonu karakterize etmiştir. Bu kompozisyonu yapı boyunca duvar etkisi oluşturarak yükselen düşey kütle tamamlamaktadır. Bu, önde yatay kütlelerin eklemlendiği, arkada merdiven boşluğu ve ıslak hacimler gibi mekânların perdelendiği bir kütledir. Bu nedenle üzerinde bu mekânların gün ışığı almasını ve havalandırılmasını sağlayan dar pencereler açılmıştır. Ancak, bu kütle hariç, yapıyı oluşturan diğer kütlelerin geniş cam yüzeyleri ve boşlukları bulunmaktadır. Böylece, genel olarak geçirimli bir yapı elde edilmiş, mahremiyet gerektiren konaklama programı buna engel oluşturmamıştır. Diğer taraftan geçirimlilik, yapının gençlik merkezi imajının daha baskın olmasına neden olmuştur. Başka deyişle yapı, bir konaklama merkezinden çok bir gençlik merkezi gibi görünmektedir.

Alt katlardaki sosyal ve kültürel mekânlarıyla gençlik merkezi olarak çalışan yapı, bu mekânları hem içeriden hem de dışarıdan kullananları biraraya getirerek bir etkileşimortamı sağlamaktadır. Konaklamanın olduğu üst katlarda da ortak mekânların oda gruplarıyla etkileşimli olduğu görülür. Konaklama kapasitesi 228 öğrenci olan bu yapıda iki kişilik odalardan oluşan toplam on iki kişilik oda grupları oluşturulmuş; bu gruplar, ortak kullanılan mekânlar ve ıslak hacimlerle birlikte tasarlanmıştır. Odalar, iki kişilik kullanım için ideal büyüklüğe sahiptir. Kullanıcıların çalışmak ve dinlenmek için biraraya geldikleri ortak mekânlara ise geniş alanlar ayrılmış, ayrıca balkon ve teras boşlukları gibi açık alanlar oluşturulmuştur. Doğal peyzaj, bu boşluklara yerleştirilen ağaçlarla, kent peyzajı ise balkon boşluğuna yerleştirilen panoramik asansörlerle yapının parçası haline gelmiştir. Dolayısıyla yapının planlama yaklaşımı da genellikle ortak mekânları bulunmayan ve sıkışık oda düzenine dayanan yurt yapılarından farklıdır. Bu yapıda bireysel yaşam alanları olan odaların konforu ortak mekânlarla artırılmış, ortak mekânlar kullanıcıların günlük yaşam rutinlerine uygun olarak tasarlanmıştır.

Yapı tasarımı ve yaşam kültürü arasında sıkı bir ilişki vardır. Yapılar, nasıl yaşadığımızı ya da nasıl yaşamak istediğimizi yansıtır. Bu yapı sıradışıtasarımıyla sıradanlaşmanın ötesinde standartlaşmış olan yurt yapılarından ayrılmakta, kullanıcılarına farklı bir kamusal ve bireysel yaşam deneyimi sunarak yurt yaşam kültürüne yeni bir bakış kazandırmaktadır. Böylelikle fiziksel ve kültürel açıdan kendi bağlamını oluşturmaktadır. Dolayısıyla yapı ölçeğinde kullanıcılarına sunduğu kalitenin yanı sıra kentsel ölçekte de başka bir kaliteanlayışını temsil etmektedir. Bu, yapı malzemesi ve teknolojisiyle olduğu kadar sıradışı olma niteliğiyle de sağlanmış bir kalitedir. Bu açıdan yapı, mimarlığın temsiliyet gücünün daha önce hiç olmadığı kadar fark edildiği ve kullanıldığı bugünlerde özellikle tipolojiyi yeniden yorumlama yaklaşımıyla öne çıkmaktadır.

Bugün tipolojik yaklaşımlar, kentlerde genellikle jenerik ve klasik olarak nitelendirilebilecek olan yapıların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Oysa yersiz ve zamansız bir yapılaşma anlayışına dayalı olan jenerik mimarlık da, geçmişte bir yer ve zamana özgü bir yapılaşma anlayışına dayalı olan klasik mimarlık da kentlerin kimliksizleşmesine yol açmaktadır. Kimlikkaybı ile birlikte mimarlıkta anlam da yok olmaktadır. Böyle bakıldığında, bu yapının yurt tipolojisini yeniden yorumlayarak dönüştürme yaklaşımının önemi anlaşılır. Bu yaklaşımıyla yapı, mevcut yapı stoku içinde, mimarlıkta kimliğin ve anlamın geri kazanılması gerektiğini hatırlatmaktadır. Bu geri kazanım, yer ve zamanın güncel ve gerçekçi bir bakışla ele alınmasına bağlıdır.

KÜNYE

Proje Adı         : MELEK İPEK KIZ ÖĞRENCİ YURDU

Proje Yeri        : Söğütözü, Ankara

Mimarlar          : Yeşim Hatırlı, Nami Hatırlı (Hatırlı Mimarlık)

Proje Grubu    : Orçun Köken, Berrak Pınar Ünal, Egemen Berker Kızılcan

İşveren            : İK Akademi İnşaat Proje ve Taahhüt AŞ

Yapımcı           : İK Akademi İnşaat Proje ve Taahhüt AŞ

Statik               : Portal Mühendislik Ltd. Şti. (Gökhan Beşbaş)       

Mekanik           : OTM Mühendislik Ltd. Şti. (Onur Tuğa)

Elektrik            : Özay Mühendislik Ltd. Şti. (Kemal Aykaç)

İç Mekân         : Craft 312 Studio (Onur Karlıdağ, Deniz Ertek Karlıdağ)

Peyzaj             : Anser Peyzaj Mimarlık

Proje Tarihi     : 2011

Yapım Tarihi   : 2013

Arsa Alanı       : 2.900 m2

Toplam İnşaat Alanı: 10.500 m2

Fotoğraflar      : Koza-İpek Holding AŞ

Bu icerik 2085 defa görüntülenmiştir.