MİMARLIK
379
EYLÜL-EKİM 2014
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK MÜZESİNE DOĞRU

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

MİMARLIK DÜNYASINDAN

MİMARLIK GÜNDEM

ANMA

GÜNCEL

UIA KONGRELERİ

KIRDAN / KENTTEN

MİMARLIK ELEŞTİRİSİ

MİMARLIK EĞİTİMİ

YARIŞMA

KENTSEL PLANLAMA

KATILIMCI PLANLAMA

TASARIM

MİMARİ TASARIM

KIRSAL MİMARLIK

ÇEVRE DUYARLI MİMARLIK

CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

YAYINLAR

TEMA[S]

  • Dilsiz Anıtlar
    Melih Emre Acar, Arş. Gör., Osmangazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü




KÜNYE
MİMARLIK'tan
Aslı Tuncer

Ülke gündeminin daha sakin olmasına alıştığımız yaz aylarını Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle oldukça hareketli geçirdik. Bir seçim döneminde daha iktidarın, gücünü tek merkezde toplamak için her türlü mücadeleyi verdiğine tanık olduk. Bu sayıda, merkezileşmenin planlama alanına yansıması olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı tek yetkili kurum haline getiren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ni gündeme taşıdık. Şehir plancısı Remzi Sönmez, yönetmeliğin ihtiyaç duyulan hangi düzenlemeleri getirdiğine ve olumlu sayılabilecek yönlerine genel bir bakış sunarken, yaratacağı olası sorunlara dair de birkaç önemli vurgu yapıyor.

Bu sayıda yer alan Ferhat Hacıalibeyoğlu'nun makalesi, planlama ve tasarım süreçlerinde bir demokratikleşme yöntemi olarak sıklıkla telaffuz edilen “katılım” olgusuna dair bir model önerisi sunup, konunun Türkiye’deki algılanma biçimlerini sorgulamamıza neden olurken, çıkan bir haber, konuyu örnekleyerek ‘merakımızı’ giderdi. Eylül 2013’te uzun zamandır sıkça karşılaşmadığımız bir yargı sonucu olarak, Beyoğlu imar planları mahalle derneklerinin açtığı dava ile “planların katılım sağlanmadan hazırlandığı” gerekçesi ile iptal edilmiş idi. Karar sonrasında yeniden hazırlanmakta olan planlarla ilgili Temmuz 2014’te hane halkları ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı bir toplantı yapılmıştı. Tabii ki katılım esası ‘gereği’ ile düzenlenen toplantıda, planlara dair bir bilgilendirme yapılmaksızın, sadece katılan 50 kişilik gruptan görüşlerini iletmeleri istenmişti. Bu şekilde planlanan bir saatlik toplantı için, “süreçte tamamlanması gereken bir adım olmanın ötesine geçemedi” demek çok da yanlış olmayacaktır sanırım.

“Katılımcı planlama”yı, “planlama sonrası (sözde) katılım” olarak algılayan anlayış değişmediği sürece, "katılım" bizim için sadece 'içimizi ferahlatan' bir olgu olmaya devam edecek gibi duruyor.

Aslı Tuncer
Bu icerik 4110 defa görüntülenmiştir.