374
KASIM-ARALIK 2013
 
MİMARLIK’tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • “Yol” Üzerine
    Ela Babalık Sutcliffe, Doç. Dr., ODTÜ, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
KONUT

Değişen Yaşam Biçiminin Konutun İç Mekân Örgütlenmesine Yansımaları: 1950-1980 Dönemi Trabzon Apartmanları

Tülay Zorlu, Yrd. Doç. Dr., KTÜ, İç Mimarlık Bölümü
Serap Faiz, Arş. Gör., KTÜ, İç Mimarlık Bölümü

1950’li yıllardan itibaren artan kente göç hareketi, Cumhuriyetle birlikte ekonomik anlamda önemi artan Trabzon’da da yaşanmış; kentin değişen ekonomik ve sosyo-kültürel yaşamı yapı tipolojilerine de yansımıştır. Değişen yaşam biçimlerinin doğrudan yansıması, bireyin gündelik yaşamının mekânı olan konutta, dönemi için yeni bir tipoloji olan apartmanda kendini gösterir. Yazarlar, Trabzon kent merkezinde 1950 ile 1980 arasında inşa edilmiş apartman tipolojileri üzerine yürüttükleri geniş bir alan çalışmasının sonuçlarını aktarıyorlar.

Endüstrileşmenin yanı sıra siyasi, ekonomik, mimari ve sosyo-kültürel faktörlerin etkisiyle gelişen yeni bir konut biçimi olarak apartmanlar, bir tipoloji olarak ortaya çıktıklarından bugüne, önceki dönemde görülen konutların pek çok özelliğini taşısa da, biçimsel ve anlamsal bir değişimi ve dönüşümü ile yeni bir model oluşturmuştur.(1)

Batıda apartman tipi konuta geçiş 17. yüzyılda başlarken, Osmanlı’nın apartmanlarla ilk tanışması 19. yüzyıl sonlarında, özellikle İstanbul’da ve genellikle Müslüman olmayan azınlıkların yerleşim bölgeleri olan Galata ve Beyoğlu’nda olmuştur.(2) Apartmanlaşma, İstanbul ve Ankara gibi ülkenin büyük kentlerinde Cumhuriyetin daha ilk yıllarında etkisini

gösterirken, Anadolu kentlerinde 20. yüzyıl ortalarına kadar geleneksel konut kültürü devam etmiştir. 1950’lerde gelişen sanayileşme ile kente göçler hızlanmış ve kentlerde hızlı nüfus artışı yaşanmaya başlamıştır. Bu dönemde kentlerde artan nüfusun konut ihtiyacını karşılamak üzere apartmanlar gündeme gelmiştir. Ancak bu yıllarda henüz Kat Mülkiyeti Yasası yürürlükte olmadığı için, tek kişinin mülkiyetindeki bu apartmanlar, yapımı ekonomik şartların ağır olması nedeniyle sınırlı sayıda kalmıştır. 1965 Kat Mülkiyeti Kanunu ile kentlerdeki konut sunum biçimi tamamen değişime uğramış ve konut yapımında ekonomik maliyetlerin paylaşılması ile apartman türü yapılaşma artış göstermiştir.(3)

TRABZON’DA APARTMANLAŞMA

Cumhuriyet sonrası süreçte Trabzon’un Türkiye ekonomisi içindeki yeri ve önemi her geçen gün artmış ve kentin gelişimi hızlanmıştır. 1950’li yıllardan itibaren Türkiye’de köylerden kent merkezlerine bir göç hareketi başlamış, Trabzon da bu nüfus artışından payını almıştır.(4) Nüfustaki bu beklenmedik artışın yarattığı barınma sorunu ile apartmanların yapımı gündeme gelmiştir, ancak bu yıllarda sayıları oldukça azdır.

Trabzon’un yerleşim tarihinde 1960’lı yıllara gelinceye değin fiziki yapısında çok belirgin bir farklılık görülmemiştir. İlk önemli değişim sahilden geçen devlet karayolunun 1960’ta yapılmaya başlanması ile yaşanmıştır. 1964’te bitirilen bu yol bir sahil kenti olan Trabzon’un deniz ile olan ilişkisinde ciddi değişimlere sebep olmuş, cazibe bölgesi olan kıyı şeridinde yol boyunca hızlı bir yapılaşma başlatmıştır. (Resim 1-5)

Trabzon’da ilk imar planı uygulaması 1957 yılında gerçekleştirildiği için, bu tarihten önce inşa edilmiş yapılar sadece irat kayıtları ile takip edilebilmektedir. Ancak bu dönemde tapudaki irat kayıtları sağlıklı tutulmadığından bugün büyük çoğunluğu yıkılmış olan bu yapılara ilişkin yeterli ve sağlıklı bilgiler edinilememektedir. Trabzon Belediyesi İmar Müdürlüğü Arşivi’nde de 1957 yılı sonrası inşa edilmiş yapılara ilişkin mimari projelerin tamamına ulaşılamamaktadır. Bu nedenle çalışma kapsamında tespit edilip projelerine ulaşılamayan yapıların rölöveleri çıkarılmıştır.

Makalede, Trabzon’da inşa edilmiş, bir dönemin sosyal ve kültürel yaşamına tanıklık etmiş ve dönemin tasarım anlayışının belgesi niteliğindeki bu apartmanların morfolojik analizlerle plan kurgularını inceleyerek değişen toplumsal yapının konut iç mekân kullanımına olan etkileri ele alınmaktadır. Değerlendirmeler, ilki Trabzon’da apartmanlaşmanın başladığı 1950’li yıllar ile Kat Mülkiyeti Yasası’nın yürürlüğe girdiği 1965 yılı arası, ikincisi 1965 yılı sonrasından Toplu Konut Yasası’nın yürürlüğe girdiği 1981 yılına kadar olmak üzere iki dönemde ele alınmaktadır.

 

Makalede, Trabzon kent merkezinde yer alan ve kentin kuruluşundan itibaren önemli yerleşim alanlarından olmasının yanı sıra tarihsel dönemleme açısından yeterli sayıda apartman barındırdığı düşünülen ve farklı kullanıcı profiline sahip İskenderpaşa, Kemerkaya, Çarşı, Gazipaşa ve Cumhuriyet mahalleleri başta olmak üzere 7 mahalle kapsama dahil edilmiştir. Bu mahallelerde yapılan alan çalışması sonucunda cephe karakteristiklerine bakılarak tespit edilen 165 konuttan 94’ünün mimari projelerine ulaşılmış, 1950’li yıllara ait 3 apartmanın rölövesi yazarlar tarafından alınarak makaleye eklenmiştir. Bu makalede, ait oldukları dönemin özelliklerini belirgin biçimde yansıttığı düşünülen 24 örneğe yer verilmiştir. (Resim 6)

1950-1965 DÖNEMİ APARTMANLAR

1950’li yıllar Trabzon’da konut açığı sorununun yoğun yaşanmaya başladığı yıllar olup, bu dönemde belediye tarafından çözüme yönelik çalışmalar başlatılmış ve 1953 yılında belediyenin yaptıracağı ucuz evlerin temeli atılmıştır.(5) (6) Apartmanlaşmanın yaygınlaşması 1960’lı yılların başlarında artmaya başlamıştır. (Örnekler 1-6)

1950’li yılların başlarında inşa edilmiş apartmanlarda mekân örgütlenmesine baktığımızda, geleneksel konutlarda sofaya açılan mekânlar anlayışının devamı olarak değerlendirebileceğimiz bir orta hol ve bu hole açılan mekânlar anlayışı göze çarpar.  (Örnek 1, 2, 3) Dolayısıyla gece ve gündüz holü ayrımı yoktur. Bazı konutlarda banyo ve WC ayrı ayrı yerlerde konumlanırken genelde banyo, WC, lavabo gibi ıslak hacimler birarada ve ayrı bir holde örgütlenmişlerdir. (Örnek 2, 3) Plan şemalarında odalar benzer büyüklüklerde olup işlevsel olarak tanımlanmış değildir. Mutfaklar ise büyüklük olarak sadece yemek hazırlama, pişirme eylemlerine yetecek büyüklüktedir ve yemek yeme eylemi için alan öngörülmemiştir. Tespit edilen konutlardan birinde mutfağın merdiven holünden ayrı bir servis girişi bulunmaktadır. (Örnek 3)

1950’li yıllardan 1960’lı yıllara gelindiğinde apartmanların plan şemalarında değişimin başladığı görülmektedir. 1960’lı yılların başlarında inşa edilmiş apartmanlarda konuk ağırlama ve günlük oturma için ayrı ayrı mekânlar kurgulanmış olup, bu mekânlar genelde geniş camlı kapılar ya da yarı bölücü elemanlar ile birbirine bağlanmıştır. Bu dönem apartmanının plan şemalarında mutfağın sadece yemek hazırlama işlevi için kullanıldığı, yeme eyleminin ise genelde holde, ayrı bir odada ya da günlük oturma odası gibi mekânlarda yapılmakta olduğu görülmektedir. (Örnek 4, 5, 6) Bu mekânlar özellikle mutfak, oturma odası ya da misafir odası ile doğrudan ilişkilendirilmiştir.

1960’lı yıllarda inşa edilmiş örneklerde gece / gündüz holü ayrımı belirgin olup, WC’ler giriş holünde yer almıştır. (Örnek 4, 5, 6) Ayrıca bir konutta banyoya “soyunma” olarak adlandırılmış bir mekândan geçilerek ulaşıldığı görülmüştür. (Örnek 4) Birçok örnekte hol ve yatak odalarında gömme dolaplar için nişler yapıldığı ve mimari projelerde dolap tefrişlerinin ayrıntılı olarak çizildiği görülmektedir. (Örnek 5, 6) Konutta gece holü, antre ve yaşama mekânlarının kotlarla birbirinden ayrıldığı ve misafir odalarında şöminenin yer aldığı örnekler de tespit edilmiştir. (Örnek 5, 6)

1950-1965 dönemine ait konutlarda iki ayrı sirkülasyon şeması saptanmıştır. 1950’li yıllarda inşa edilmiş apartmanlarda tek sirkülasyon mekânı mevcuttur ve bütün mekânlar bu sirkülasyon mekânına bağlanmıştır. Bu dönem konutlarında 1960’lı yıllara kadar gece / gündüz holü ayrımının olmadığı, (Örnek 1, 2, 3) ancak bu tarihten sonra artık gece / gündüz holü ayrımının belirginleşmeye başladığı görülmektedir. (Örnek 4, 5, 6)

1965-1980 DÖNEMİ APARTMANLAR

Bu dönem, Kat Mülkiyeti Yasası’nın yürürlüğe girmesi ve Trabzon Sahil Yolu’nun tamamlanmış olmasının etkisiyle, Trabzon’da apartmanlaşmanın hızla yayıldığı bir dönem olmuştur.(7) (Örnekler 7-24)

1965-1980 döneminde incelenen apartmanlarda 1970’li yılların başlarına kadar misafir odası, günlük oturma ve yemek yeme mekânı ayrı ayrı örgütlenmişlerdir. Bu konutlarda misafir odası ve günlük oturma genellikle birbiriyle doğrudan ilişkili olmasına karşın, bazı örneklerde (Örnek 17, 18) bu iki mekân birbirinden tümüyle ayrılmıştır.

Bu dönemde yemek yeme alanı, plan şemalarında yemek odası, yemek nişi, yemek köşesi ve yemek holü gibi isimlerle ayrılmış alanlarda örgütlenmiştir. Yemek holleri, plan şemasında

giriş holüne bağlanan, mutfak ve oturma alanları ile doğrudan ilişkili geniş holler olarak, hem konutun gece ve gündüz hollerini bağlamakta hem de yemek yeme alanı olarak kullanılmaktadır. (Örnek 9, 16, 19) Mutfaklar ile yemek holleri arasındaki ilişkinin genellikle servis pencereleri ya da kapıları ile sağlandığı görülmektedir. Yemek yeme alanlarının birçoğu mutfak ile doğrudan ilişkili olmasına karşın, bazı örneklerde (Örnek 13, 17) yemek odası ile mutfak arasında doğrudan bağlantı yoktur. Bu dönemde inşa edilen apartmanların bazılarında ise (Örnek 8) mutfağın merdiven holünden ayrı bir servis girişi bulunmaktadır.

Tüm plan şemalarında gece ve gündüz holü ayrımı belirgin olup gündüz holünün de kendi içinde birbiri ile bağlantılı iki ayrı hol olarak örgütlediği örnekler de (Örnek 7, 9, 11, 13) oldukça yaygındır. Bu ayrım bazen sadece mutfağa geçişi ayıracak şekilde (Örnek 9, 13) bazen konutun gündüz bölümünü ayıran ikinci bir hol olarak (Örnek 7, 17) kurgulanmıştır.

1965 sonrası 1975’lere kadar geçen sürede inşa edilen apartmanların bir kısmında ana sirkülasyon mekânının yanı sıra bir ya da bazılarında iki ek sirkülasyon mekânının daha olduğu tespit edilmiştir. İki sirkülasyon mekânına sahip apartmanların bir çoğunda ikincil sirkülasyon mekânı gece holü olarak kurgulanmıştır. (Örnek 8, 14, 18, 20) Bu örneklerde, WC biriminin ana sirkülasyon mekânına karşılık gelen giriş holünde yer aldığı görülmektedir. Üç sirkülasyon mekânına sahip konutlarda ise ana sirkülasyon birimine ek olarak iki yardımcı sirkülasyon mekânı mevcuttur. Bu örneklerin hepsinde ikincil sirkülasyon mekânlarından biri gece holü olarak kurgulanırken, (Örnek 7, 9, 10, 11, 13, 15, 16, 17, 19) diğer ikincil sirkülasyon mekânı ise bazı örneklerde antre, (Örnek 7, 10, 13, 15, 16, 17, 19) bazılarında ise yemek holü (Örnek 10, 17, 20) olarak kurgulanmıştır. Bu apartmanların birçoğunda WC giriş holündedir. (Örnek 8, 11, 12, 14, 16, 17, 18, 20)

Bu dönemde 1975’lerden sonra inşa edilen apartmanlarda, konuk ağırlama ve günlük yaşama eylemlerinin aynı mekânda gerçekleşmeye başladığı ve bu mekânların bütünleşip “salon” adını alarak tek bir mekân haline dönüştüğü görülmektedir. Bu dönemde günümüzde de yaygın olan gece ve gündüz holü ayrımının çok net olduğu, klasik plan şeması görülmektedir. Bu plan şemasında salon, mutfak ve WC ana giriş holüne açılmakta, yatak odaları ve banyo ise gece holünde yer almaktadır. (Örnek 21, 22, 23, 24) Bazı konutlarda (Örnek 20, 24) yemek yeme eyleminin salon dışında ayrı bir yemek odasında örgütlendiği plan şemalarına da rastlanılmıştır. Bu plan şemalarında yemek odası salona ve gece holüne geçişin sağlandığı bir mekândır.

SONUÇ

Konutlar bulundukları bölgenin ve toplumun kültürü, yaşam biçimi, refah düzeyi, insan ilişkileri gibi birçok konuda önemli bilgiler aktarır. Konut insanın barınma gereksinimini karşılayan bir yapı türü olarak içinde birçok farklı eylemi barındırır. Kullanıcıların kültürü, yaşam biçimi, gereksinmeleri, sosyo-ekonomik özellikleri, dünya görüşü ve benzeri birçok etkene bağlı olarak konutta gerçekleştirilen eylemler, eylemlerin yapılış biçimi, sıklığı, bu eylemler için ayrılan alanlar değişir ve çeşitlenir. Konutun mekânsal kurgusunun oluşumundaki en önemli etmen kullanıcıların gereksinmeleri, yaşam biçimleri ve konuttan beklentileridir. Konut, kullanım şekli ve donatılarının örgütlenme biçimi ile kullanıcısının yaşam biçimi ve tercihlerini yansıtır. Bu bağlamda belirli bir dönemde ve bölgede inşa edilmiş konutların mekânsal kuruluş prensipleri incelendiğinde, kullanıcıların gereksinmeleri, yaşam biçimleri ve mekân kullanım kalıpları gibi birçok konuda bilgi edinmek mümkündür.

Bu makalede, Trabzon’da apartmanlaşmanın başladığı 1950’ler ile Toplu Konut Yasası’nın yürürlüğe girdiği 1981 yılı arasındaki yaklaşık 30 yıllık periyotta inşa edilmiş apartmanların plan şemalarındaki değişimler, Kat Mülkiyeti Yasası’nın yürürlüğe girdiği 1965 yılı öncesi ve sonrası olmak üzere iki ayrı dönemde ele alınmıştır.

1950-1965 dönemi apartmanlarında 1960’lı yılların başlarına kadar plan şemaları, geleneksel konutlardaki sofanın bir devamı olarak değerlendirilebilecek bir hol ve bu hole açılan mekânlar anlayışıyla örgütlenmiş olup gece / gündüz holü ayrımı yoktur. Islak hacimler bu hole bağlı tek bir çekirdekte örgütlenmişlerdir. 1960’lı yıllara kadar inşa edilen apartmanların mimari projelerinde odalar öngörülen bir işleve ilişkin olarak adlandırılmamış ve istenilen işlevi barındıracak biçimde, sadece “oda” olarak belirtilmiştir. Bu bağlamda oda büyüklükleri de benzer metrekarelerde kurgulanmış ve genellikle odalar arası geçişe yer verilmemiştir. Bu durum geleneksel konuttan sonra apartmanlarda da odaların aynı anda birden fazla işleve cevap verebilmesinin yanı sıra aynı mekânın kullanıcının istek ve gereksinmeleri doğrultusunda farklı işlevler için kullanılabilmesi imkânına sahip olması anlamına gelmektedir.

1960’lı yıllardan sonra plan şemaları farklılaşmaya başlamış, bir hol etrafına dizili mekânlar anlayışından, konutun gündüz ve gece bölümlerinin ayrıştığı plan şemalarına geçiş gerçekleşmiştir. Mimari projelerde de odalar içinde gerçekleşecek eylemlere göre adlandırılmaya başlamıştır. Bu durum mimarın daha en baştan o mekân için işlevi tanımladığını göstermektedir. Bunun sonucu olarak mekânların konumu ve mekân büyüklükleri de işlevine göre biçimlenmeye başlamıştır. Konuk ağırlama ve günlük oturma için ayrı ayrı mekânlar kurgulanmış olup, bu mekânlar geniş camlı kapılar ya da yarı bölücü elemanlar ile birbirine bağlanmıştır. Bu dönem apartmanlarının plan şemalarında yemek yeme eylemi için genelde ayrı bir odada, holde ya da günlük oturma odası gibi mekânlarda ayrı bir yer tanımlanmıştır. Yemek yeme alanı, özellikle mutfak, oturma odası ya da misafir odası ile de doğrudan ilişkilendirilmiştir. Bu planlarda sirkülasyon şeması açısından gece ve gündüz holü ayrımı belirgin olup yemek yeme eyleminin holde (yemek nişinde) gerçekleştiği konutlarda, konutun gündüz bölümünde ikinci bir hol daha kurgulanmıştır. Mutfağın giriş holü ile doğrudan bağlantısının olmadığı bu planlarda erişim yemek alanından sağlanmıştır.

1965 yılı sonrasında 1975’e dek konutun gündüz bölümünde günlük oturma, misafir odası, yemek odası ayrımı devam etmekle birlikte özellikle 1970’lerin ilk yıllarında inşa edilmiş apartmanların plan şemalarında konutun gece holüne geçişin yemek holü üzerinden sağlandığı örnekler fazladır. Bu durum belirtilen dönem apartmanlarının planlarında sirkülasyon şemasını farklılaştırmıştır. Plan şemalarında misafir odası ile oturma odası, mutfak ile yemek odası arasında doğrudan bağlantı olması da konut içinde sirkülasyonu değiştiren diğer unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu dönem apartmanlarında mutfağa yakın konumda ya da mutfak ile doğrudan ilişkili kilerlerin varlığı da dikkat çekmektedir.

1975’ten sonra inşa edilen apartmanlarda toplumsal değişime bağlı olarak misafir odası, oturma odası, yemek odası ayrımının ortadan kalkarak konuk ağırlama, günlük yaşama, yemek yeme eylemlerinin “salon” adı verilen tek mekânda gerçekleşmeye başladığı görülmektedir. Bu dönemde gece / gündüz holü ayrımının çok net olduğu, günümüzde de yaygın olan klasik plan şeması görülmektedir. Bu plan şemasında salon, mutfak ve WC ana giriş holüne açılmakta, yatak odaları ve banyo ise gece holünde yer almaktadır. Gece holünde yer alan yatak odaları mimari projelerde ebeveyn, çocuk ve misafir yatak odası gibi özel adlar almıştır. Bu dönemde mutfakların büyüklüğü içinde yemek yeme alanını da barındırabilecek şekilde artarken, yatak odası büyüklüklerinin ise kullanım amacına göre değişiklik gösterdiği tespit eilmiştir.

Bu otuz yıllık dönemde toplumsal, ekonomik ve sosyal hayatta yaşanan değişimler, özellikle eğitimli ve çalışan kadın sayısının artışına da bağlı olarak aile yapısında değişimlere neden olmuştur. Ailede çocuk sayıları azalırken çocuğun eğitimine verilen önem artmıştır. Kadınların çalışma hayatında daha yoğun bir biçimde yer alması ve daha pek çok etkenin bir sonucu olarak konutta konuk ağırlama, yemek yeme alışkanlıkları da değişime uğramıştır. Bu değişimler konuttan beklentilerin ve kullanım kalıplarının değişiminin temelini oluştururken, konuttaki plan şemalarında mekân sayıları, çeşitlilikleri, büyüklükleri ve mekânlar arası ilişkilerin değişmesine neden olmuştur.

EK: Erişim Grafiği Lejantı

 

NOTLAR

1. Gökmen, 2011.

2. Öncel, 2010.

3. Balamir, 1994; Görgülü, 2010; Bozdoğan, 2002.

4. Çapa, 2005.

5. Halk Gazetesi, 1 Eylül 1953.

6. Faiz, 2012.

7. Faiz, 2012.

 

KAYNAKLAR

Balamir, M., 1994, “Kira Evi”nden “Kat Evleri”ne Apartmanlaşma: Bir Zihniyet Dönüşümü Tarihçesinden Kesitler, Mimarlık, sayı:260, ss.29-33.

Bozdoğan, S., 2002, Modernizm ve Ulusun İnşası : Erken Cumhuriyet Türkiye'sinde Mimari Kültür, Metis Yayınları, İstanbul, 1. Basım, ss.214.

Bölükbaşı, A., 2006, Anılarda Trabzon, Cilt:1, Serander Yayınları, Trabzon, s.170.

Çapa, M., 2005, “İkinci Dünya Savaşı’nda Trabzon”, Karadeniz Tarihi Sempozyumu 25-26 Mayıs 2005 Bildiriler Kitabı II, Trabzon, ss.1013-29.

Faiz, S., 2012, Cumhuriyet Modernizmi Bağlamında 1960-1979 Dönemi Apartman Tipi Konutlardaki mekânsal Değişimler: Trabzon Örneği, KTÜ FBE, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Trabzon.

Gökmen , G. P., 2011, “Türkiye’de Apartmanlaşma Süreci ve Konut Kültürü”, Güney Mimarlık, sayı:5 ss.12-17.

Görgülü, T., 2010, “Türkiye’de İlk Apartmandan Günümüze; Çok Katlı Konutlarda Yaşanan Dönüşümler”, Kent Kültür Konut Bildiri Kitabı, Yem Yayınları, İstanbul, 1. Baskı, ss.90-98.

Halk Gazetesi, 1 Eylül 1953.

Kardeş, O. N., 2005, Eski Fotoğraflarda Trabzon: Albüm: 3, Karadeniz Teknik Eğitim Vakfı Yayını, Trabzon.

Öncel, A. D., 2010, Apartman Galata’da Yeni Bir Konut Tipi, Kitap Yayınevi.


RESİMLER

* Görsel belgeler, aksi belirtilmedikçe yazarlara aittir.

Bu icerik 6743 defa görüntülenmiştir.